Kaliforniya'da küçük bir kasabada kız arkadaşı Annie (Kristen Bell) ile yaşayan eski bir banka soyguncusu olan Charlie Bronson (Dax Shepard), kız arkadaşının


sayfa1/3
d.ogren-sen.com > öykü > Evraklar
  1   2   3
Vur ve Kaç

(Hit And Run)
PRODÜKSİYON NOTLARI
vurvekac_3.jpg
Vizyon Tarihi: 21 Eylül 2012

İthalat: Tam Multimedia

Dağıtım: Tiglon
iletişim için: o.conduroglu@medyapim.com
ÖZET
Kaliforniya'da küçük bir kasabada kız arkadaşı Annie (Kristen Bell) ile yaşayan eski bir banka soyguncusu olan Charlie Bronson (Dax Shepard), kız arkadaşının hayalindeki mesleğe ulaşmasına yardımcı olmak için tanık koruma programını bırakmaya ve onunla birlikte Los Angeles'e gitmeye karar verir. Ancak Annie'nin her şeye burnunu sokan eski sevgilisi (Michael Rosenbaum) Charlie'nin eski suç ortaklarını (Bradley Cooper öncülüğünde) ve ABD Koruma Polis Şefini (Tom Arnold) onların peşine takar ve sıcak takip başlar.

PRODÜKSİYON HAKKINDA
Dax Shepard iki şeyi çok seviyor: Arabalarını ve Kristen Bell'i. Tamam tamam üç şey - diğer arabasını da. Yani, iş yeni filmini yapmaya gelince, Parenthood'un (Babalık) yıldızda karar kılındı, neden bu üçü hakkında bir film yapılmasın ki?
Shepard'ın maalesef sığ kalan uzun dönem kankası Nate Tuck ile beraber çektikleri Reunited (Ortak) isimli kısa metraj komedi tecrübesinden sonra 2006 yılında film çekmeye gözü yemeye başlamıştı. "İlk günden itibaren Yüzeyselliğe yöneldik ve üzerine yürüdük, on beş yıl öncesinden toplayıp bizi güldüren her olayı bir araya getirdik." diye ifade ediyor Tuck. "İlk görüşte aşktı. Ve biz o günden beri çok iyi arkadaşız."
Shepard'ın yazdığı ve yönettiği bu kısa metraj film bir müşterilerine yaptıkları eşek şakaları ile eziyet çektiren iki emlakçı hakkındaydı ve en nihayet dört yıllık bir gecikmeden sonra komedi festivallerinde başarıyı yakaladı. Ama tamamlandıktan kısa bir süre sonra yani 2006 yılının sonlarında, komedyen bir sonraki projesinin ne olacağı üzerine kafa yormaya başlamıştı bile. "Bir üçlü bahisimiz vardı - Dax, Nate ve ben. Reunited'ı bitirdikten bir ay sonra birlikte daha neler yapabileceğimi merak ediyorduk." diyor kısa metraj filmin Görüntü Yönetmeni olan ve Shepard'ın sonraki iki projesinin de Yardımcı Yönetmeni olacak olan David Palmer. "Beni Sunset Plaza'da bir yere oturttu ve şöyle dedi 'Dinle, ben bu filmi yapmak istiyorum. Belki parasız yapacağız ama bu sahte belgesel için harika bir fikrim var."
Ortaya çıkan komedi filminin adı Brother's Justice (Abinin Adaleti) idi ve neredeyse hemen bir sonraki altı ay içerisinde çekilmişti ve onu izleyen üç yıl içerisinde de ancak tamamlanmış ve prömiyerini 2010 yılının Ekim ayında Hollywood Film Festivali'nde yapmıştı. Filmin başrolleri aslında Shepard ve Tuck'ındı çünkü böylesine kötü tasarlanmış bir dövüş sanatları filmine ilk başta kendilerine çek git diyen Bradley Cooper, Ashton Kutcher, Jon Favreau, Tom Arnold ve diğerleri gibi oyuncuları toplamayı başarmışlardı. Palmer durumu şöyle açıklıyor: "Aslında temel görevim, Dax ve Nate'in peşinde kamerayla dolaşıp onların bu insanları ikna etme çabalarını ve bu insanların da onları başlarından defetmelerini kameraya çekmekti."
Filmde yer alan yıldızların varlığı kesinlikle tesadüf değildi. "Tüm arkadaşlarımıza ilgili rolleri dağıttık. Bazı yönlerden bir tür sahne ekibi gibiydik."
Bu sahne ekibinin bir üyesi de filmin içerisinde de ufak bir rol üstlenmiş olan ve Ayın Çalışanı ve Yol Göstericisi olarak ortaya çıkacak olan Wedding Crashers (Davetsiz Çapkınlar) filminden tanıdığımız prodüktör Andrew Panay'dı. Panay, Shepard'ın filminden çok etkilenmişti. “Bitmiş olan filmi gördüm ve onun bir dahi olduğunu düşündüm,” diyor Panay. “Üçü de kesinlikle harikaydı ama Dax tamamen doğuştan kabiliyetliydi.”
Brothers Justice'ın basın tanıtımı yapılırken HIT AND RUN (VUR KAÇ)'ın da fikri ortaya çıkmış oldu. "Bundan sonra ne yapacağız diye düşünmeye devam ediyorduk ve daha o zamanlarda bir araba kovalamaca filmi yapalım demeye başlamıştık." diye hatırlatıyor Shepard. "Ne bir senaryomuz ne de önerimiz vardı ama bildiğimiz tek bir şey varsa o da araba kovalamaca filmlerine bayıldığımızdı. Bu yüzden bu sevgimizin hakkını teslim etmemiz gerektiğine gönülden inanıyorduk."
Detroit'te büyümüş birisi olarak Shepard'ın etrafı devamlı otomobillerle çevriliydi. "Babam otomobil satardı, annem General Motors'ta çalışırdı ve üvey babam da bir Corvette grubunda şasi mühendisiydi." diyor Shepard ve sözlerini şöyle sürdürüyor: "Yani bir çocuk için çevrem inanılmaz güzel ve çok sayıda arabayla çevriliydi. Arabalar benim en büyük tutkum olmuştur."
Lise yıllarında, 17 yaşında bir çocuk için çok özel sayılabilecek bir durum olarak bir kısa mesafeli araba yarışına katılmış ve güzel pist süreleri yakalamayı başardığı GM'de aynı zamanda kendisi de çalışmıştı. Aynı zamanda Shepard, Motor Trend and Car & Driver kapağında birkaç defa boy göstermeyi de başarmıştı. "Bütün bu kesikler Camaro'larla ve benzer araçlarla yan yollarda turladığım zamanlardan kalma. Belki fotoğraftakinin ben olduğumu göremeyebilirsiniz ama her şekilde o fotoğrafın bir parçasıydım."
Shepard'ın üzerinde kalıcı bir etki bırakan bir başka şey de daha beş yaşındayken izlediği bir filmdi. Bu film, muazzam bir etki yaratan ve serisi çekilen Hal Needham'ın Smokey and The Bandit (Çılgınlar) filmiydi. Başrollerini Camaro süren bir Haydut lakaplı Burt Reynolds ve kendisine eşlik eden kız arkadaşı Sally Field paylaşıyordu ve kendini beğenmiş, ağzı bozuk, kibirli Şerif Boford T. Justice (Jackie Gleason) da devamlı onların peşlerindeydi. Bandit de içine girdiği bahisi kazanmak için aynı zamanda yasalarla da yarışmaya başlayacaktı.
“Başlarda sadece araba sevgimden dolayı seviyordum bu filmi,” diyor aktör. "Ama sonra, izlemeye devam ettikçe, Jackie Gleason'un bir komedi dehası olduğuna kanaat getirdim. Abim ve ben, bütün yüz hatlarını tam anlamıyla hatırladığım Şerif Buford T. Justice'e yakalanmamak için kamyonlarımızı alıp yollara dökülecektik. Bu çocukluğumun gerçekten çok büyük bir parçasını oluşturdu." Aynı Needham'ın arabalar üzerinde odaklı The Cannonball Run (Yolun Sonu) ve tabii ki Steve McQueen'in Bullitt'i (Gangsterin Kaderi) filmleri gibi.
Sonunda, Shepard kendisinin Smokey'sini yapmak istediğinin farkına vardı - "Biraz daha fazla komiklik ve biraz daha fazla 'R' işimi görecekti." diyor Shepard ve Tuck da üstünü tamamlıyor. "Smokey and the Bandit serisinden etkilenip oradan hareketle yola çıktığını düşünüyorum ve komik araba kovalamacalarının yer aldığı ve tehlikeli olmayan bir tür eskiye dönük araba kovalamaca filmi çekmek istiyordu. Eh, bu senaryoyu da Dax yazınca komik olması kaçınılmaz bir hal alıyordu."
Shepard, filmlerin izleyicilerinin beklentilerini doyurmaları gerektiğine dikkati çekiyor. "Filmde izlediğimiz tecrübeleri hayatımıza da yansıtıyoruz. Smokey'de Burt Reynolds her ne kadar çok sağlam ve dayanıklı görünse de ve neredeyse bir süper kahraman olsa da yasalardan da o derece korktuğunu ifade etmektedir." Ve eğer ki siz saygın bir Amerikan beyefendisi iseniz, ehliyetinizi aldığınız günün ertesi ilk düşünceniz 'İşte bu. Nasıl istersem öyle araba kullanırım
Arkamda flâşörleri gördüm mü de hemen kaçmaya başlarım,’ olmamalı tabii ki. Sürücü koltuğundaki bütün gençlerin hayali belki de bu anlattıklarım. Yani, özünde araba kovalamaca filmleri canınız nereye isterse o tarafa doğru istediğiniz şekilde araba kullanabildiğiniz sadece bir tür fantezi."
Brother's Justice'tan sonra Shepard, NBC için yapılan iyi niyetli çalışmasına yani Parenthood'taki işine geri döndü. Ama araba kovalamaca fikri kesinlikle unutulmamıştı, hele ki Andrew Panay tarafından. "Dax, şu araba kovalamaca filmi fikrini kafama sokmuştu bir kere ve bu bende saplantı haline gelmişti ve bu fikir ile ilgili bir şeyler yapmak istiyordum." diye anlatıyordu o zamanları sevgili prodüktör. Panay, aynı zamanda Shepard'ı belli bir konsept geliştirmek konusunda teşvik ederken, ona bu fikirle birlikte film stüdyolarına yaklaşmayı önerdi. Bütün bunlar sadece üç hafta sonra 2011 yılının Mart ayının ortasında tamamen hazır ve bitirilmiş bir senaryo ile sonuçlarını vermişti.
"Şekli şemali zaten kafamızdaydı, dışarı çıktık ve biraz olayı kurcaladık ve sonunda Dax, senaryoyu kâğıda döktü ve bu harika senaryo bizim için tam anlamıyla bir itici güç oldu." diyor David Palmer. "Dax'in hikâye anlatım altyapısı kesinlikle inanılmaz başarılı. Aynen Randy'nin (Tom Arnold) silahını ve arabasının hikâyesini kara kaleme dökmesinde olduğu gibi film içerisindeki vurguları daha en baştan ortaya çıkarıyor ve bir bakıyorsunuz ki bu vurgular filmde bir araya geldiklerinde filmin sonunda inanılmaz bir sonuç ortaya çıkıyor."

Shepard'ın her zaman kazanan denenmiş ve doğru bir süreci vardır." diyor. "Uzaklara gidip Palm Sprigs'te bir otelde yazmayı tercih etmiştim. Oraya kendi başıma gidecek, bir kaç hafta kalacak ve sadece yazacaktım." Bu faaliyetim sadece yemek yemek, yerel emlak kılavuzlarını toplamak ve enteresan muhtemel karakter isimlerini araştırmaktan ibaret olacaktı. "Şu emlakçı milletinin her daim komik isimleri olmuştur - sanki çizgi film karakterleri gibidirler." diyerek gülüyor.
Kendi karakterinin adı ise emlak dünyasından gelmeyen belki ancak sinema dünyasından beklenebilecek bir isim olan Charlie Bronson'du. "Suçlulara oldum olası hayranımdır ve İngiltere'de gerçekten vahşi bir tip olan Michael Peterson adındaki bu herif gidip adını Charles Bronson olarak değiştirmişti" diye anlatılan bu karakter 2008 yapımı Bronson isimli filmde Tom Hardy tarafından canlandırılmıştı. "Sonra düşündüm ki, 'Hey, bu herifin kendisine Charles Bronson ismini layık görmesi gerçekten komik bir şey' Ve sonra düşüncemi destekledim ve suç işledikten sonra bir suçlunun kendine isim olarak Charles Bronson'u seçmesinin daha da komik olacağına karar kıldım!"
Charlie'nin sıra dışı banka soygunu öncesi takma ismi ve film boyunca afişe olmuş Yul Perkins, yani kesinlikle Yul Brynner ile ilgisi yok veya diğer herhangi bir filmdeki Yul ile. "Çocukken, Detroit'te Yul Perkins adında bir haber spikeri vardı. Bir tür yerel şöhret sayılırdı." diyerek ortaya koyuyor durumu Shepard.
Filmin geri kalan karakterlerini yaratmak Shepard için hiç de zor olmadı - zaten filmde oynayan ve gözüken karakterlerin hemen hepsi kendi dostlarından hayat buluyorlardı. "Dax'ın en eşsiz özelliklerinden bir tanesi dostlarına olan bağlılığıdır ve daha da önemlisi dostlarının yeteneklerini hissetmesidir." diyor Panay. "Dax, etrafına her zaman akıllı ve harika insanları toplar ve onlara içten inanır. Ve bence bu sebepten dolayı herkes bu film için varını yoğunu ortaya koyuyor ve yapabileceklerinin en iyisini yapıyorlar" diyor Tuck. "Bu gerçekten Dax'in gücü. Gerçekten yetenekli, komik ve ona her zaman sadık olan harika dostları var ve onunla çalışmayı çok seviyorlar. Tam anlamıyla bir aile ortamı hâkimdi."
Aslında filmin bir görüntü yönetmeni yoktu. Palmer'in dediği gibi "Çekimde yabancı kimse yoktu. Herkes düşük bütçeli bir sinema filmi için hayır işi yapar gibi ücretlendirilmişti çünkü herkes Dax'i çok seviyordu. Herkes onunla dosttu, ona güveniyorlardı ve sempati duyuyorlardı ve bu duygular herkesi bir araya getirmişti." diyor Shepard. "Bu aktörlerin birçoğunun belki de yıllar içerisinde gördükleri en kötü çalışma ortamlarıydı. Her şey karmakarışıktı ama yine de herkes gerçekten iyi vakit geçirdi."
Yazmaya gelince, "Bu insanları çok yakından tanıyorum, o yüzden filmdeki karakterlerini de normal hayattakilere çok yakın belirlemeye çalıştım, sadece Cooper hariç. Gerçek hayatta kötü biri değildir." diyor Panay ve ekliyor "Bu durum filmi inanılmaz komik hale getirdi çünkü karakterler gayet samimiydi. Aktörlerin olmak zorunda oldukları bir şey olmadığı gibi kimse de kendisinin dışında bir role soyunmuyordu. Söyledikleri şeylere zaten gerçekten inanıyorlardı, zaten kendi kanaatleri de öyleydi. Ve işte bu durum da filmi cazibeli hale getirdi."
ROLLER VE YAPIMCILAR HAKKINDA
DAX SHEPARD - YAZAR/YÖNETMEN, Charlie Bronson/Yul Perkins
Detroit'in dışındaki küçük bir kasabadan kopup gelen Dax Shepard , —The Groundlings— vasıtasıyla ciddi şekilde övülürken bir yandan UCLA'dan antropoloji diploması koparırken diğer yandan bir aktör ve komedyen olarak yeteneklerini biledi. Bunlardan çok kısa bir zaman sonra, kendisini MTV'nin inanılmaz şekilde popüler olan ünlülere şakalar yapan programı "Punk'd"'de rol aldığı spotlar altında buluvermişti. Şovun kendisine özgü kılık kıyafet değiştirme konusunda kendisini gizleyerek karakterler ile kendisi arasında bir set oluşturdu ve şov kendine gidererek daha bilinen karakterler seçmeye başladı.
2006 yılında Shepard, kendini Mike Judge'nin IDIOCRACY (Ahmaklar) filminde Luke Wilson ve Maya Rudolph'un karşısında gösteriyordu ve diğer taraftan Lionsgate komedisi EMPLOYEE OF THE MONTH (Ayın Çalışanı) ile de yıldızlaşıyordu. 2008 yılında Shepard, Universal Pictures komedisi BABY MAMA'da Amy Poehler'in ezik erkek arkadaşı Carl olarak ekrana çıkıyordu. Shepard'ın önceki filmleri arasında Yönetmen Bob Odenkirk'in LET'S GO TO PRISON (Hapishane Muhabbeti) (2006), Jon Favreau'nun fantastik aile komedisi ZATHURA: A SPACE ADVENTURE (Zathura: Bir Uzay Macerası) (2005) ve Paramount Pictures'ın Seth Green ve Matthew Lillard'ın da rol aldığı WITHOUT A PADDLE (Nehir Macerası) (2004) yer alıyor. Ayrıca Shepard kuralları kıran bir indie komedisi olan THE FREEBIE (Beleşçi) (2010)'de başrolleri Katie Aselton ile paylaşıyordu ki bu film prömiyerini 2010 Sundance Film Festivali'nde yapmıştı.
Shepard halen üçüncü sezonunu çok yakın zamanda deviren NBC draması "Parenthood" ta Crosby Braverman rolünü üstlenmektedir.
En son Shepard, Austin Film Festivali'nde prömiyeri yapılan ve İzleyici Ödülü'ne layık görülen 2010 yılı yapımı komedisi BROTHER'S JUSTICE gibi kendisine ait yapımları yazmakta ve yönetmektedir. BROTHER'S JUSTICE, 2011 yılında Tribeca Films'ten çıktı. Ayrıca Dax, çok yakında bir araba kovalamaca ve polisiye filmi olan kendisinin yazıp yönettiği ve gerçek hayatta da nişanlısı olan Kristen Bell ile başrolleri paylaştığı HIT AND RUN (2012) ile ekranlarda olacak. Diğer başrollerini Bradley Cooper, Kristin Chenoweth ve Tom Arnold'un paylaştığı HIT AND RUN, Open Road Films'ten çıkacak ve bu yaz boyunca ülke çapında bütün sinemalarda gösterimde olacak.
Sheppard hâlihazırda Los Angeles'te yaşamaktadır.
KRISTEN BELL - Annie Bean
Kristen Bell şu anda "House of Lies" isimli TV dizisinde Don Cheadle ile birlikte rol almaktadır.
Ayrıca, yeni animasyon televizyon şovu ve dizisi olan "Unsupervised" ta kendisinin sesini duymanız mümkün. Bell şu anda, 25 Ocak 2013 tarihinde gösterime girecek olan Farrelly kardeşlerin MOVIE 43'ü ve 24 Ağustos 2012'de sinemalarda izleyici karşısına çıkacak olan ve yönetmenliğini Dax Shepard'ın üstlendiği HIT AND RUN'da görev almaktadır. Sırada ise Neil LaBute'nin aynı isimli yazılmış ve uyarlanmış SOME GIRLS (Bazı Kızlar) projesinde başrol oynamak var. Yanı sıra Chris Buck'un FROZEN isimli yeni Disney animasyonunda sesiyle görev alıyor.
Kendisinin diğer filmleri arasında BIG MIRACLE (Büyük Mucize) (2012), YOU AGAIN (Yine Mi Sen?) (2010), BURLESQUE (Parodi) (2010), WHEN IN ROME (Aşk Çeşmesi) (2010), COUPLES RETREAT (Arızalı Çiftler) (2009), FORGETTING SARAH MARSHALL (Aşkzede) (2008), PULSE (Nabız) (2006), SERIOUS MOONLIGHT (Ciddi Mehtap) (2009), ve David Mamet’in SPARTAN (2004)'ı geliyor.
Bell'in televizyon dizileri arasında ise “Veronica Mars,” “Deadwood,” “Heroes,” ve “Party Down.” yer alıyor.
Broadway kariyeri ise “Tom Sawyer” ve Liam Neeson ve Laura Kinley ile oynadığı “The Crucible”dan oluşurken; Broadway dışı kariyerinde, her ikisi de New York'taki Kennedy Center'de ve Los Angeles'teki Ahmanson Tiyatro Salonu'nda oynanan “Reefer Madness” ve “A Little Night Music” yer alıyor.
BRADLEY COOPER - Alex Demitri
İnanılmaz yoğun tiyatro, televizyon ve sinema tecrübesinin ardından Bradley Cooper artık sinema endüstrisinin en çok aranan aktörlerinden bir tanesi durumunda. Son zamanlarda Cooperi Warner Bros. ile kendi prodüksiyon firması olan 22 & Indiana Pictures adına 2 yıllık bir anlaşma imzaladı.
Cooper, halen Ron Rash'in bir döneme ait roman çalışmasına dayanan bağımsız bir dram olan SERENA (2013)'ın prodüksiyonu üzerinde çalışmaktadır. Oscar ödülü sahibi Suzanne Bier tarafından yönetmenliği üstlenilmiş olan SERENA, Büyük Buhran Dönemi'nde 1929 yılında North Carolina'da (Kuzey Karolayna) geçiyor ve yeni evli bir çift olan George (Cooper) ve Serena (Jennifer Lawrence) Pemberton ailesinin kereste işinde servet yapmaya çalıştıkları o günleri anlatıyor. Serena'nın çocuk sahibi olamadığını fark ettiklerinde, Serena'nın George'un gayrimeşru çocuğunu öldürme teşebbüsünü işliyor bu güzel film.
Ardından Cooperi bir romantik dram olan THE WORDS (Sözler) ve kara komedi tarzı bir yapım olan THE SILVER LININGS PLAYBOOK (Gümüş Astarlı Oyun Kitabı) ile karşımıza çıkacak. THE WORDS, bu yılın başlarında festivalde biletleri tamamen satılıp tükenmiş olan Sundance'in çıkış yapan yapımı. Cooperi bu filmde Olivia Wilde, Zoe Saldana, Jeremy Irons, Ben Barnes ve Dennis Quaid ile birlikte rol alıyor ve başka birinin eserini çalan ve bu eser sayesinde kariyerinin zirvesine çıkan ancak durum ortaya çıkınca hırsla başarıyı hayattaki en önemli iki kelimenin üstüne koymanın bedelini ödemek zorunda kalan bir yazarın hikâyesini anlatıyor. Bu film, Brian Klugman ve Lee Sternthal tarafından yazılıp yönetilmiş ve 21 Eylül 2012 tarihinde CBS Films'te çıkacak. David O'Russell tarafından yönetilmiş olan THE SILVER LININGS PLAYBOOK ise Matthew Quick'in bir kara mizah uyarlaması. Filmde Jennifer Lawrence, Robert De Niro ve Jacki Weaver de boy gösteriyor ve dört yıl sonra akıl hastanesinden eve dönen ve ayrı yaşadığı eşiyle arasını düzeltmeye çalışan bir lise öğretmeni (Cooper) anlatılıyor. THE SILVER LININGS PLAYBOOK, 21 Kasım 2012'de The Weinstein Company tarafından piyasaya sürülecek.
Daha sonra bu yıl Cooper, BLUE VALENTINE (Aşk ve Külleri) ‘nden hatırlayacağınız Derek Cianfrance'nin gerilim filmi olan THE PLACE BEYOND THE PINES (Çam Ağaçlarının Ardında) (2012) isimli filminde Ryan Gosling, Rose Byrne ve Eva Mendes ile ekranlarda olacak. Film, profesyonel bir motosiklet dublörü olan Gosling'in ailesine bakmak için nasıl banka soyguncusu haline geldiğini anlatıyor. Yolları çaylak bir polis memuru (Cooper) ile kesişince aralarındaki düşmanlık nesiller arası bir kan davası haline geliyor.
2011 Mayıs ayında Cooper, Warner Bros.'un komedi serisi olan ve Todd Phillips'in yönetmenliğini üstlendiği THE HANGOVER PART II (Felekten Bir Gece Bölüm II)'de Ed Helms, Zach Galifianakis ve Justin Bartha ile beraber başrolleri paylaşmıştı. Filmin açılış haftası hâsılatı belli olduğunda filmi, dünya çapında bir komedi filmi adına en çok gişe hâsılatı yapan film yapıyordu ve 2011 yılının Haziran ayı sonunda ise dünya çapında gelmiş geçmiş en çok gişe hâsılatı yapan ve 18 yaşından küçükler için uygun olmayan komedi filmi unvanını eline geçirmişti bile. Cooper, Galifianakis ve Helms, Warner Bros. tarafından 24 Mayıs 2013 tarihinde gösterime sürülecek olan serinin son filmi THE HANGOVER PART III için bu Eylül ayından itibaren tekrar kamera karşısına geçecekler.
2010 yılında Cooper, 80'lerin orijinal televizyon dizisinin yeniden uyarlaması olan THE A-TEAM (A Takımı) 'de görülüyordu. Cooper bu filmde, Teğmen Templeton "Faceman" Peck rolünü üstleniyor ve Liam Neeson, Jessica Biel, Sharlto Copley ve Quinton 'Rampage' Jackson ile başrolleri paylaşıyordu. Yönetmenliğini Joe Carnahan'ın üstlendiği bu film 11 Haziran 2010'da 20th Century Fox tarafından yayınlandı.
2009 yılında Cooper, PARIS, JE T’AIME'in Amerikan versiyonu olarak ilan edilen ve alkışlanan NEW YORK I LOVE YOU'da (Seni Seviyorum New York) başrol oynarken Greg Behrendt ve Liz Tuccillo'nun New York Times'ın en çok satan romanlar listesinde yer alan romanından uyarlanan HE’S JUST NOT THAT INTO YOU (Erkekler Ne Söyler Kadınlar Ne Anlar?) isimli hit komedide ise Jennifer Connelly ve Scarlett Johansson ile başrolleri paylaşıyordu. Cooper'in diğer filmleri arasında gişe hâsılatı başarısı yakalayan ve Jim Carrey ile başrolleri paylaştıkları YES MAN (Bay Evet) (2008), ALL ABOUT STEVE (Onun Hakkında Her şey) (2009), Vince Vaughn ve Owen Wilson ile oynadıkları ve kendine özgü bir pislik herifi tasvir ettiği WEDDING CRASHERS (Davetsiz Çapkınlar) (2005) ve 2001 yılına ait ve başrollerini Janeane Garofalo, Molly Shannon, Paul Rudd'un paylaştığı ve yönetmenliğini David Wain'in üstlendiği bir popüler kült film olan WET HOT AMERICAN SUMMER (Yaz Kampında Curcuna) yer alıyor.
Cooper, Joe Montello'nun yapımcılığını üstlendiği ve rolleri Julia Roberts ve Paul Rudd ile paylaştıkları “Three Days of Rain” ile 2006 yılı ilkbaharında kendisi için Broadway'in kapılarını da açmış oldu. Temmuz 2008'de Cooper, bir Theresa Rebeck oyunu olan ve Williamstown Tiyatro Festivali'nde prömiyeri yapılan ve kapalı gişe oynayan "The Understudy"'de eleştirmenler tarafından alkış aldı.
2009 yılında Cooper, eleştirmenlerce beğenilen bir F/X drama dizi olan “Nip/Tuck.”'ta Aidan Stone rolünü üstlenmişti. 2005 yılında ise FOX'un tek kameralık komedisi “Kitchen Confidential” (Mutfak Sırları) 'nda şef Anthony Bourdain'in sıkıntılarını anlatan başrolü üstlendi. Diğer TV dizileri arasında Altın Küre ® adayı dizisi "Alias", “Jack & Bobby,” “Touching Evil,” “Law & Order: SVU,” and “Law & Order: Trial by Jury.” sayılabilir.
  1   2   3

sosyal ağlarda paylaşma



Benzer:

Kaliforniya\Kцyьmьzьn kurulu?u olan 1878 tarihi bir ba?lang?з olarak al?n?rsa,...

Kaliforniya\Konu çok gizli bir askeri operasyondan emekli olan helikopter pilotu,...

Kaliforniya\Ekonominin en eski kavramlarındandır
«Verimli fakat işlenmemiş bir toprak farzedelim. Hiçbir hazırlık yapmaksızın bu toprağa bir miktar tohum atılsın Kullanılan tohum,...

Kaliforniya\Bilimsel bir topluluk olan Frankfurt Okulu’nun önde gelen bir üyesi...

Kaliforniya\RebâİB = Üvey kiz

Kaliforniya\Kiz-erkek öĞrenci yurdu barinma esaslari

Kaliforniya\Kiz-erkek öĞrenci yurdu barinma esaslari

Kaliforniya\Bir taşınmaz malikinin mülkiyet hakkını kullanması sonucu zarar gören...

Kaliforniya\Bir taşınmaz malikinin mülkiyet hakkını kullanması sonucu zarar gören...

Kaliforniya\Eski?ehir hapis fasl? ve mьddeti, Yukarda k?sa ve muhtasar ?ekli...
Ьstad 27 Mart 1936'da hapisten з?km??t?r. Yok e?er tam bir sene beklemi?se, 27 Nisan 1936 da tahliye edilmi?tir


Yasa




© 2000-2018
kişileri
d.ogren-sen.com