Taraf gazetesine inananlara göre 2002-2003 yıllarında Çetin Doğan önderliğinde Balyoz adında dört başı mamur bir darbe planı yapılmış. Bu darbenin, en ufak


sayfa1/12
d.ogren-sen.com > Ekonomi > Evraklar
  1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   12












Çetin Doğan ve gerçekler
19 Nisan 2010

Bu ne biçim darbe?

Taraf gazetesine inananlara göre 2002-2003 yıllarında Çetin Doğan önderliğinde Balyoz adında dört başı mamur bir darbe planı yapılmış. Bu darbenin, en ufak detaylarına kadar herşeyi düşünülmüş. Gerekçesi ve vazife bölümü yazılmış. Halkı kışkırtmak için cami bombalamaya ve uçak düşürmeye kadar varan canice faaliyetler hazırlanmış. Sıkıyönetim ilanı, yeni hükümette kimlerin görev alacağı, hükümet programının ne olacağı, darbe sonrası kimlerin gözaltına alınacağı v.b. bir sürü ince detay düşünülmüş ve belgelere dökülmüş. Bir de darbe öncesi tüm bu planların kısıtlı sayıda darbecinin katılacağı bir seminerde provası yapılması öngörülmüş.

Balyoz darbe belgeleri iddiaya göre 5000 sayfayı aşıyor. Biz bunların ancak Taraf gazetesinde yayınlanan veya bir şekilde diğer medyaya sızdırılmış bölümlerini görebilmiş durumdayız. Bu kısıtlı bilgiler dahi iddiaların doğru olamayacağını gözler önüne seriyor.

Aksini savunmak istiyorsanız, aşağıda sunduğumuz senaryoda aksayan hiçbir şey olmadığına inanmak zorundasınız.

Bir darbe düşünün ki, darbenin lideri en önemli belgelerini yamalı bohça gibi çeşitli kaynaklardan bire-bir alıntılarla derleyip, kendi yazmış gibi sunsun. Hükümet programı, 1980’lerden beri üç hükümet programından topluca seçmeler içersin. Ekonomi programı, (her nasılsa) üç sene sonra yazılacak bir tebliğden aşırılmış olsun. Aşırı ulusalcı bu ekonomik programını hayata geçirmek için liberal mi liberal bir başbakan uygun görülsün.

Aynı lider, ana darbe belgesinin altına askeri yazışma kurallarına uymayan şekilde ismini yazdırsın. Darbenin provasını, Genelkurmay ve Kara Kuvvetleri’nin gönderdiği gözlemciler dahil olmak üzere onlarca general ve yüzden fazla subay önünde yaptırtsın. Neme lazım diye kendi emriyle bu provanın ses kaydını aldırtsın. Prova, çok geniş kapsamlı olmasına rağmen darbe planlarında tarif edilen eylemlerden hiçbirini içermesin.

Bir darbe düşünün ki, darbeyi planlayanlar görev alanları ülkenin ancak kuzeybatısını kapsadığı halde, ülkenin başkenti dahil olmak üzere bütününde eylem gerçeklestirebileceklerini hayal etmiş olsunlar. İstanbul’daki Harp Okulu komutanının ta Diyarbakır’daki uçak filosuna komuta edebileceği öngörülmüş olsun. Darbenin kimi belgesi var olmayan askeri birimler tarafından hazırlanmış olsun.

Bir darbe düşünün ki, darbenin ana eylemleri (iki caminin bombalaması) darbenin provasının yapılacağı tarihten daha önceki bir tarih için kararlaştırılsın. Bu eylemler her nasılsa gerçekleşmediği halde, gerçekleşmemiş darbenin provası hiç birşey olmamış gibi gene de yapılıversin.

Bir darbe düşünün ki, kimse darbeyi önlemek için parmağını kaldırmadığı halde, her nasılsa eylemlerinden tek bir tanesi bile gerçekleşmemiş olsun. Darbeyi hazırlayanlar hiçbir şey olmamış gibi 7 sene boyunca görevlerine devam etsinler, terfi etsinler, vakti geldiğinde emekliye ayrılsınlar.

Şimdi bir de “onurlu” bir emekli subay düşünün. Bütün bu belge ve hazırlıkları, zamanında 1. Ordu’da görev yaparken yakından izlemiş olsun. Sadece 1. Ordu’nun değil, TSK’nin bir sürü diğer birimlerinin de kozmik odalarına girip orijinal belgeleri kimseye çaktırmadan aşırmayı becermiş olsun. Bu belgelerin eksikliğini orduda kimsenin ruhu bile duymamış olsun. Aynı onurlu subay vaktinde askeri ya da sivil hiçbir merciye bu belgelerle bir ihbarda bulunmamış olsun. Belgeleri 7 sene boyunca biryerlerde saklamış olsun. Sonra da, savcılara götürecek yerine, bavuluna doldurup Mehmet Baransu’ya vermiş olsun.

Böyle darbe Aziz Nesin’in öykülerinde bile olmaz.

Yorumlar kapalı

Taraf gazetesi hakkında

Kategori: Medya yalanları — cdogangercekler @ 03:01

Bugünkü Milliyet’te Dani’nin Devrim Sevimay’la yaptığı söyleşide Taraf gazetesi hakkında söyledikleri (her halde) yer olmadığından kısaltılmış bir şekilde yayınlandı. Cevabın aslını aşağıda sunuyoruz.

Taraf gazetesine elbette ki kızgınım. Balyoz haberini yaparken gazeteciliğin ilkelerinden çiğnemedikleri kaldı mı? Saygın bir gazetenin, ortaya bir bavul dolusu ağır ithamlar içeren belgelerle karşı karşıya kaldığı zaman yapması gerekenleri size sıralayayım.

Birincisi, kaynağın güvenli olduğu ne kadar araştırılmıştır? 1. Orduda görev yapmış emekli bir subay, sadece 1. Ordunun değil, değişik kolorduların, hava harp akademisinin, jandarmanın, deniz kuvvetlerinin gizli belgelerine nasıl erişebilmiştir? Bu belgeleri neden 7 yıl saklamak ihtiyacı hissetmiştir? Bu soruların tatmin edici cevapları varsa, Taraf yazarları henüz bizle paylaşmamıştır.

İkincisi, belgelerin ve CD’lerin gerçek olduğu bu konuda donanımlı bir teknik kurum tarafından araştırılmış mıdır? Bilgisayar ortamında sahtecilik yapmak o kadar kolayken, üç gazetecinin, biz oturup CD’leri inceledik ve 2003’te 1. Ordu’dan çıkmış olduklarına kanaat getirdik demelerinden daha komik bir şey olabilir mi?

Üçünçüsü, belgelerin gerçek olduğu kanaatine varılmışsa dahi, yayın yapılmadan suçlanan sahışların görüşlerinin alınması ve suçlamalarla beraber yayında aktarılması gerekir. Bunun yapılmamış olması için en ufak bir mazeret yoktur. Ne delillerin karartılması, ne suçlananların kaçmaları, ne de başka bir şey sözkonusudur.

Dördüncüsü, en azından eldeki belgelerin muhtevası doğru aktarılmalı, yalan olduğu bilinen şeyler (mesela Balyoz Harekat Planının altında Çetin Doğan’ın imzası olduğu) ısrarla tekrarlanmamalıdır.

Bu kadar vahim iddiaları ortaya atanların, ellerindeki kanıtları kamuoyu önünde sorgulamak isteyenlere “biz sizin sorularınızı cevaplandırmak istemiyoruz” deme lüksü yoktur. Biliyorsunuz, Çetin Doğan onları TV’de tartışmaya çağırdı. Çıkmadılar. Siz onları bana soracakları üç soru karşılığında benim onlara yönelteceğim üç soruya cevap vermeye davet ettiniz. Bunu da redettiler. Savunamayacakları yayınlar yaptıklarını biliyor olmalılar.

Yorumlar kapalı

1980’den 2005’e: Balyoz Derleme Planı

Kategori: Genel, Çelişkiler ve kanıtlar — cdogangercekler @ 00:39

Aşağıda, Taraf gazetesinde yayınlandığı şekliyle Balyoz Planı’nın Hükümet Programı ile ilgili EK-J belgesi var.

Hepsini okuma sabrına sahip değilseniz, sadece renkleri izleyin; belgenin hemen hemen tamamının nerelerden aşırlmış oldugunu göreceksiniz:

Son ve en yoğun kullanılan kaynak Balyoz belgesinden daha ileri bir tarihten olduğu için, alıntı yapılırken özenli davranılmış. Mesela, tebliğdeki 2003 yılından sonrası ile ilgili paragraflardan (örneğin, Telekom ve Petkim özelleştirmeleri) alıntı yapılmamış. Bazı alıntılardaki rakamlar ise 2003’e göre uyarlanmış. Örneğin; 2005 tebliğinde “Dünya ticaretinin % 65’ini 500 büyük şirket denetlemektedir” derken, Balyoz belgesinde %65 “el yordamıyla” %60’a çevirilmiş.  Yine, 2005 tebliğinde 500 milyar dolar olarak belirtilen iç ve dış borçlar, 2003 tarihli belge için 250 milyar dolar olarak “güncellenmiş.”

NOT: Belgeyi büyük fontlarla gorüntülemek isterseniz buraya tıklayın.

EK-J

GİRİŞ:

Türk Silahlı Kuvvetleri mevcut anayasal sistemin ve İç Hizmet Kanunu’nun kendisine verdiği Türkiye Cumhuriyeti’ni koruma ve kollama görevini yerine getirerek (… tarihinde) Laik Cumhuriyetin kazanımlarının korunması amacıyla Devlet yönetimini devralmış bulunmaktadır. Bu tarihten itibaren yasama ve yürütme görev ve yetkisi, Milli Güvenlik Konseyi tarafından Türk Milleti adına kullanılmıştır. Büyük Atatürk’ün bize emanet ettiği, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütün olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, son yıllarda, dış ve iç düşmanlarının tertip ve tahrikleriyle haince saldırılara uğramış, milli birlik ve bütünlüğümüz tehlikeye düşürülmüştür.

Bu durum karşısında girişilen harekatın amacı, Milli Güvenlik Konseyince; “Ülke bütünlüğünü korumak, milli birlik ve beraberliği sağlamak, muhtemel bir iç savaşı ve kardeş kavgasını önlemek, Devlet otoritesini ve varlığını yeniden tesis etmek ve demokratik düzenin işlemesine mani olan sebepleri ortadan kaldırmak” olarak belirtilmiştir. 2003 Türkiye’sinin artık herkes tarafından kabul edilen iki meselesi, Atatürk ilke ve inkılaplarının yeniden hayata geçirilmesi ile ekonomik durumun düzeltilmesidir.

Yönetimimiz, Atatürk’ün önderliğinde kurulan laik, demokratik, hukuka bağlı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni, dışarıdan ve içeriden gelebilecek her türlü tehlikeye karşı korumakta, Atatürk ilke ve inkılaplarını her alanda pekiştirmekte, din ve vicdan hürriyetinin de teminatı olan laiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din duygularının devlet işlerine karıştırılmasını, siyasal amaçlarla ve çıkar hesapları ile istismarını önlemekte kesin kararlıdır.

Kadınlarımızın kamusal alanlarda ve kamu kurumlarında, türbanı cumhuriyetin temel ilkelerini hedef alan bir siyasal simgeye dönüştürmesine karşı Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda her türlü önlem alınacaktır.

ADALET VE ASAYİŞ İŞLERİ:

Çağın şartlarına uygun olarak, yargı bağımsızlığı ve yargıçlık güvencesi ilkelerinin fiilen hayata geçirilebilmesi için, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun bağımsız olarak yetkilerini kullanmasını ve görevlerini yerine getirmesini sağlayacak bir düzenleme yapılacaktır. Bu hedefin gerçekleştirilmesi maksadıyla, Kurul’da görev alan yargıçların her türlü etkilerden uzak kalarak, yalnızca Anayasa, yasalara ve vicdani kanaatlerine göre karar vermelerine olanak sağlayacak tedbirler alınacaktır. Yargı bağımsızlığını tam olarak sağlamak üzere gerekli tüm yasal düzenlemeler, yönetimimiz döneminde gerçekleştirilecektir. Uygulamadaki yasalar gözden geçirilerek, günün şartlarına cevap vermeyen hükümler kaldırılacak, değişmesi gerekenler değiştirilecektir.

Mevcut yargı sistemindeki tıkanıklıklar giderilecek, davaların hızlı ve etkin sonuçlandırılması sağlanacak, yargı teşkilatı yeniden yapılandırılacak, yargı sisteminin modern araç ve gereçler ile takviyesi ve bilgisayar kullanımının yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalar hızlandırılacaktır. Tutukevleri ile Ceza infaz kurumlarının kuruluş ve idaresi yeniden düzenlenecek, güvenlik ve disiplinin tam olarak sağlanması amacıyla buraların iç ve dış yönetim ve güvenliği Jandarma Genel Komutanlığı tarafından sağlanacak, hükümlülerin topluma yeniden kazandırılmasına önem verilecektir.

Ülkede asayiş ve güvenliğin daha kısa sürede ve etkin olarak sağlanması, istihbarat, kaçakçılık ve organize suçlarla mücadelede daha etkin olunması, uyuşturucu madde kaçakçılığı ile etkin mücadele edilebilmesi, trafik hizmetlerinin daha iyi sunulabilmesi ve kazaların azaltılması maksadıyla kolluk güçlerinin koordinasyonunu sağlayacak yeni bir yapı oluşturulacaktır.

Güneydoğu Anadolu bölgesinin sorunları coğrafi, sosyal ekonomik nedenlerden, bölgenin feodal yapısından ve dış tertip ve tahriklerden kaynaklanmaktadır.

Bölücü teröre karşı mücadelenin etkili biçimde sürdürülmesine kararlı şekilde devam edilecektir.

Bu yaklaşımın sonucu olarak, bölgedeki ciddi boyutlu güvenlik sorunu, sosyal ve ekonomik çözümlerle ve uluslararası ilişkilerle birarada ve bütünlük içinde değerlendirilecektir. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin kalkınma projeleri kapsamında tarım ve hayvancılığın yeniden geliştirilmesine yönelik projeler uygulamaya konulacaktır.

Bölgede her türlü kalkınmanın ve gelişmenin temeli asayiş ve güvenliğin tam olarak sağlanmasına bağlı olduğundan, gerekli olan her türlü önlemin alınmasından ve uygulanmasından asla taviz verilmeyecektir. Bu kapsamda koruculuk müessesesi daha etkin hale getirilecek ve baskıcı feodal yapının dağıtılması için gerekli çalışmalara hız verilecektir. Bölgede hızla yayılan irticai ve bölücü unsurların faaliyetlerinin önlenmesi için her türlü tedbir alınacaktır.

TERÖRLE MÜCADELE VE İÇ GÜVENLİK:

Uzun yıllardır ülkemizin güvenliğini, ekonomisini, iç politikasını, dış politikasını olumsuz etkilemekte olan terör, ülkenin kaynaklarını tüketmekte ve ülkenin gücüne ve hareket kabiliyetine sekte vurmaktadır. Çok yaygın olmamakla beraber terör tedirginliği ve kuşkusu devam ettiği sürece ülkenin gelişmesi, ekonomik kalkınmanın sağlanabilmesi için gerekli bazı adımlar atılamamaktadır.

Bu nedenle mevcut yasalarla güvenliğin ve asayişin istenilen seviyede sağlanamaması durumunda her türlü tedbirin alınmasından çekinilmeyecektir.

Terörle mücadelenin daha etkin yapılması amacıyla kolluk güçlerinin tek elden yönlendirilmesini sağlayacak bir üst kurum oluşturulacaktır.
  1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   12

sosyal ağlarda paylaşma



Benzer:

Taraf gazetesine inananlara göre 2002-2003 yıllarında Çetin Doğan önderliğinde Balyoz adında dört başı mamur bir darbe planı yapılmış. Bu darbenin, en ufak iconDarbenin olus sekli ve kimler tarafindan gerceklestirildigine dair...

Taraf gazetesine inananlara göre 2002-2003 yıllarında Çetin Doğan önderliğinde Balyoz adında dört başı mamur bir darbe planı yapılmış. Bu darbenin, en ufak iconSonra abd elçilik görevlisi John Kustadter tarafından darbe şayiasının...

Taraf gazetesine inananlara göre 2002-2003 yıllarında Çetin Doğan önderliğinde Balyoz adında dört başı mamur bir darbe planı yapılmış. Bu darbenin, en ufak iconOrtada tek bir seminer vardır. İddianamenin de yasal kabul ettiği...

Taraf gazetesine inananlara göre 2002-2003 yıllarında Çetin Doğan önderliğinde Balyoz adında dört başı mamur bir darbe planı yapılmış. Bu darbenin, en ufak iconYön: Belli bir noktaya göre olan yer, taraf Lejant

Taraf gazetesine inananlara göre 2002-2003 yıllarında Çetin Doğan önderliğinde Balyoz adında dört başı mamur bir darbe planı yapılmış. Bu darbenin, en ufak iconDoğan erbaş ve Doğu periNÇek ile Abdullah Öcalan"ın yakalanmasından...

Taraf gazetesine inananlara göre 2002-2003 yıllarında Çetin Doğan önderliğinde Balyoz adında dört başı mamur bir darbe planı yapılmış. Bu darbenin, en ufak iconD. 4/2003 Anayasa Mahkemesi: 24/2002

Taraf gazetesine inananlara göre 2002-2003 yıllarında Çetin Doğan önderliğinde Balyoz adında dört başı mamur bir darbe planı yapılmış. Bu darbenin, en ufak iconD. 5/2003 Anayasa Mahkemesi: 35/2002

Taraf gazetesine inananlara göre 2002-2003 yıllarında Çetin Doğan önderliğinde Balyoz adında dört başı mamur bir darbe planı yapılmış. Bu darbenin, en ufak iconKara barutun elde edilmesi ile ilgili ilk yazılı belge 1225 yıllarında...

Taraf gazetesine inananlara göre 2002-2003 yıllarında Çetin Doğan önderliğinde Balyoz adında dört başı mamur bir darbe planı yapılmış. Bu darbenin, en ufak iconBir sistemin başlangıç verilerindeki ufak değişikliklerinin, büyük...

Taraf gazetesine inananlara göre 2002-2003 yıllarında Çetin Doğan önderliğinde Balyoz adında dört başı mamur bir darbe planı yapılmış. Bu darbenin, en ufak iconKişi başı 250 ile 000 lira arasında cezai işlem uygulanması gerektiğinin...


Yasa




© 2000-2018
kişileri
d.ogren-sen.com