ÖZel iletiŞİm vergiSİ, gelir ve kurumlar vergiSİ MÜkellefleri tarafindan gider kaydedilebiLİR mi ?


d.ogren-sen.com > Ekonomi > Evraklar
ÖZEL İLETİŞİM VERGİSİ, GELİR VE KURUMLAR VERGİSİ MÜKELLEFLERİ TARAFINDAN GİDER KAYDEDİLEBİLİR Mİ ?

____________________________________________________________________________
Nükhet ERKEKEL
Giriş
Ülkemizde 1999 yılında meydana gelen iki büyük deprem, sadece bu depremlerin gerçekleştiği Marmara Bölgesinin ekonomisini değil aynı zamanda tüm ülke ekonomisini de etkileyebilecek çapta zararlara yol açmıştır.
Depremlerin hemen ardından TBMM’de kabul edilerek yürürlüğe giren ve geçici süreyle olağanüstü vergiler (ek gelir ve kurumlar vergisi, ek emlak vergisi, ek motorlu taşıtlar vergisi, özel iletişim vergisi, özel işlem vergisi) ihdas eden 4481 sayılı Kanunla da, işte bu zararların karşılanması amaçlanmıştır.
Yukarıdaki paragrafta belirttiğimiz gibi, Kanunda geçici süre ile ihdas edilen bu vergilerin bir kısmının tahsilatına, daha sonra, birer yıl sürelerle yapılan uzatımlarla 2003 yılı sonuna kadar devam edilmiştir. 2004 yılı başında yürürlüğe giren 5035 sayılı Kanunla da bu vergilerden bir kısmı, diğer vergi kanunlarının kapsamına alınmıştır. İşte onlardan biri de, Gider Vergileri Kanunu kapsamına alınan Özel İletişim Vergisi olmuştur. Verginin kapsamı, daha sonra, 5228 sayılı Kanunla daha da genişletilmiştir.
Özel İletişim Vergisi, bugün, Telgraf ve Telefon Kanunu uyarınca Telekomünikasyon Kurumuyla görev veya imtiyaz sözleşmesi imzalamak veya bu Kurumdan ruhsat veya genel izin almak suretiyle telekomünikasyon alt yapısı kurup işleten veya telekomünikasyon hizmeti sunan işletmecilerin her nevi mobil telekomünikasyon işletmeciliği kapsamındaki tesis, devir, nakil ve haberleşme hizmetleri, radyo ve televizyon yayınlarının uydu platformu ve kablo ortamından iletilmesine ilişkin hizmetleri ve diğer telekomünikasyon hizmetleri üzerinden alınan bir vergi türüdür.
Özel İletişim Vergisi ile İlgili Bazı İstatistikler
4481 sayılı kanunla ihdas edilen ve kamuoyunda kısaca “deprem vergileri” olarak bilinen vergilerden biri olan özel iletişim vergisinin kalıcı hale gelmesinde, verginin kapsamının sabit telefonları da kapsayacak şekilde genişletilmesi ve şüphesiz ki ülkemizdeki cep telefonu kullanıcılarının sayısının kısa bir dönem içinde önemli oranda artmış olmasının büyük rolü vardır.


CEP TELEFONU KULLANICILARININ YILLAR İTİBARİYLE SAYISI

YIL

ABONE SAYISI

2005 TOPLAM (Ocak Ayı İtibariyle)

35.433.78

2004 TOPLAM (Ocak Ayı İtibariyle)

28,192,575

2003 TOPLAM (Ocak Ayı İtibariyle)

23,673,595

2002 TOPLAM (Ocak Ayı İtibariyle)

18.593.170


Pek çok verginin uygulama süresi göz önüne alındığında, kısa sayılabilecek bir geçmişi olması rağmen, vergi idaresi tarafından sağlanan hasılatın yüksek tutarlara ulaşmış olması, söz konusu verginin kalıcı olmasını sağlamıştır. Örneğin “konsolide bütçe gelirleri yıllık tahsilat yüzdeleri” incelendiğinde, dahilde alınan KDV için 2004 yılında gerçekleşen artış % 21,29 iken, bu oran özel iletişim vergisi için % 81,30’dur. 2004 yılında konsolide bütçe gelirleri içerisinde BSMV tahsilatı 1.597.881 (Milyar TL) iken, özel iletişim vergisi tahsilatı 1.900.095 (Milyar TL)’ye ulaşmıştır.


BAZI VERGİ TÜRLERİ İÇİN KONSOLİDE BÜTÇE GELİRLERİ TAHSİLATI

(2000-2004) (MİLYAR TL)

GELİRİN ÇEŞİDİ

2000

2001

2002

2003

2004

DAHİLDE ALINAN KDV

5.157.397

8.295.213

12.478.798

16.378.580

20.055.027

EK VERGİ

939.923

1.451.785

-

-

-

TAŞIT ALIM VERGİSİ

930.706

530.438

-

-

-

ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ

-

-

14.530.531

22.619.815

26.866.568

AKARYAKIT TÜKETİM VERGİSİ

3.301.727

5.715.641

-

-

-

BANKA VE SİGORTA MUAMELELERİ VERGİSİ

1.026.412

1.809.955

1.096.945

1.271.226

1.597.881

DAMGA VERGİSİ

833.123

985.306

1.454.403

1.862.111

2.217.946

HARÇLAR

598.186

1.021.419

1.437.471

1.968.327

2.593.820

ÖZEL İLETİŞİM VERGİSİ

420.073

598.053

852.250

1.048.050

1.900.095

ÖZEL İŞLEM VERGİSİ

215.013

347.506

579.798

722.925

116.510

ŞANS OYUNLARI VERGİSİ

-

-

-

-

293.431

GÜMRÜK VERGİSİ

450.365

449.899

657.151

971.492

1.350.260

AKARYAKIT GÜMRÜK VERGİSİ

3.835

2.524

3.676

410

6.771

TEK VE MAKTU VERGİ

169

216

403

650

835

İTHALDE ALINAN KDV

4.589.591

6.068.162

9.826.926

12.733.485

17.444.889




BAZI VERGİ TÜRLERİ İÇİN KONSOLİDE BÜTÇE GELİRLERİ TAHSİLATININ YÜZDE DAĞILIMI

(2000-2004)

GELİRİN ÇEŞİDİ

2000

2001

2002

2003

2004

DAHİLDE ALINAN KDV

13,42

14,14

15,27

15,35

15,42

EK VERGİ

1,59

1,59




-

-

TAŞIT ALIM VERGİSİ

1,28

0,59




-

-

ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ

-

-

18,06

22,24

21,72

AKARYAKIT TÜKETİM VERGİSİ

9,78

10,98

-

-

-

BANKA VE SİGORTA

MUAMELELERİ VERGİSİ

2,57

2,93

1,30

1,16

1,18

DAMGA VERGİSİ

2,11

1,62

1,74

1,70

1,58

HARÇLAR

1,36

1,46

1,51

1,59

1,76

ÖZEL İLETİŞİM VERGİSİ

1,24

1,15

1,13

1,05

1,57

ÖZEL İŞLEM VERGİSİ

0,64

0,67

0,77

0,72

0,10

ŞANS OYUNLARI VERGİSİ

-

-

-

-

0,18

GÜMRÜK VERGİSİ

1,14

0,74

0,78

0,89

1,00

AKARYAKIT GÜMRÜK VERGİSİ

0,01

0,00

0,00

0,00

0,01

TEK VE MAKTU VERGİ

0,00

0,00

0,00

0,00

0,00

İTHALDE ALINAN KDV

11,64

9,99

11,72

11,61

12,94




BAZI VERGİ TÜRLERİ İÇİN KONSOLİDE BÜTÇE GELİRLERİ YILLIK TAHSİLAT ARTIŞ YÜZDELERİ

(2000-2004)

GELİRİN ÇEŞİDİ

2000

2001

2002

2003

2004

DAHİLDE ALINAN KDV

84,44

62,43

58,35

33,33

21,29

EK VERGİ

268,47

54,05

-

-

-

TAŞIT ALIM VERGİSİ

110,37

-29,49

-

-

-

ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ

-

-

-

63,38

17,89

AKARYAKIT TÜKETİM VERGİSİ

45,41

73,11

-

-

-

BANKA VE SİGORTA MUAMELELERİ VERGİSİ

84,13

76,10

-34,85

17,79

23,09

DAMGA VERGİSİ

98,06

18,37

57,52

29,97

12,25

HARÇLAR

81,73

65,44

52,17

39,29

34,18

ÖZEL İLETİŞİM VERGİSİ

-

42,37

43,94

22,97

81,30

ÖZEL İŞLEM VERGİSİ

2.572,82

61,62

68,53

24,69

-83,88

ŞANS OYUNLARI VERGİSİ













-

GÜMRÜK VERGİSİ

63,72

-0,73

55,58

50,34

36,53

AKARYAKIT GÜMRÜK VERGİSİ

-35,83

-34,20

53,33

-88,71

1.519,22

TEK VE MAKTU VERGİ

-19,21

27,27

97,80

63,61

26,15

İTHALDE ALINAN KDV

124,82

32,31

72,01

31,43

34,51


Özel İletişim Vergisinin Konusu
5228 sayılı Kanunla değişik 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 39 uncu maddesinin birinci fıkrasında; “406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu uyarınca Telekomünikasyon Kurumuyla görev veya imtiyaz sözleşmesi imzalamak veya bu Kurumdan ruhsat veya genel izin almak suretiyle telekomünikasyon alt yapısı kurup işleten veya telekomünikasyon hizmeti sunan işletmecilerin;
a) Her nevi mobil telekomünikasyon işletmeciliği kapsamındaki (ön ödemeli kart satışları dahil) tesis, devir, nakil ve haberleşme hizmetleri % 25,
b) Radyo ve televizyon yayınlarının uydu platformu ve kablo ortamından iletilmesine ilişkin hizmetleri % 15,
c) (a) ve (b) bentleri kapsamına girmeyen diğer telekomünikasyon hizmetleri % 15,
Oranında özel iletişim vergisine tâbidir.” hükümleri yer almaktadır. Anılan maddenin son fıkrasında ise bu vergiye ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konusunda Maliye Bakanlığına yetki verilmektedir.
Bilindiği üzere, 5035 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile yapılan düzenlemede özel iletişim vergisinin konusu, her nevi cep telefonu işletmecileri tarafından verilen (ön ödemeli kart satışları dahil) tesis, devir, nakil ve haberleşme hizmetleri ile radyo ve televizyon yayınlarının uydu platformu ve kablo ortamından iletilmesine ilişkin hizmetler şeklinde belirlenmiştir.
5228 sayılı Kanunla özel iletişim vergisinde yapılan değişiklik sonucunda 01/08/2004 tarihinden itibaren 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu uyarınca, Telekomünikasyon Kurumuyla görev veya imtiyaz sözleşmesi imzalamak veya bu Kurumdan ruhsat veya genel izin almak suretiyle verilecek diğer telekomünikasyon hizmetleri de özel iletişim vergisinin konusuna girmektedir. Telekomünikasyon Kurumuyla imzalanan görev veya imtiyaz sözleşmesinde yer almayan veya bu Kurumdan ruhsat veya izin alınmasını gerektirmeyen hizmetler ise özel iletişim vergisine tabi değildir.
Verginin Mükellefi
Özel iletişim vergisinin mükellefi Telekomünikasyon Kurumuyla görev veya imtiyaz sözleşmesi imzalamak veya bu Kurumdan ruhsat veya genel izin almak suretiyle telekomünikasyon altyapısı kurup işleten veya telekomünikasyon hizmeti sunan işletmecilerdir. Kanunkoyucu, aynen katma değer vergisi uygulamasında olduğu gibi, özel iletişim vergisi uygulamasında da verginin ödeyicisi ile verginin mükellefini farklı kişiler olarak tanımlamıştır. Verginin mükellefi telekomünikasyon hizmetini sunanlardır ancak vergi onların mal varlığından ödenmemektedir. Vergi söz konusu hizmetten yararlananlar tarafından hizmeti sunanlara ödenmekte, hizmeti sunanlar da verginin mükellefi olarak vergiyi Hazineye aktarmaktadırlar.
Verginin Matrahı ve Diğer Hususlar
Verginin matrahı, katma değer vergisi matrahını oluşturan unsurlardır. Bir aya ait özel iletişim vergisi, izleyen ayın onbeşinci günü akşamına kadar beyan edilerek aynı süre içinde ödenir.
6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu’nun 39 uncu maddesinde hüküm bulunmayan hallerde, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu hükümleri uygulanır. Telekomünikasyon işletmecilerinin; imtiyaz veya görev sözleşmeleri, ruhsatlar veya genel izinler uyarınca Hazineye ödeyecekleri payın hesaplanmasında özel iletişim vergisi dikkate alınmaz. Özel iletişim vergisi, düzenlenecek faturalarda ayrıca gösterilir.
Verginin Kurum Kazancının Tespitindeki Durumu
Gider Vergileri Kanunu’nun 39 uncu maddesinin altıncı fıkrasında, özel iletişim vergisinin, katma değer vergisi matrahına dahil edilmeyeceği, gelir ve kurumlar vergisi uygulamasında gider kaydedilmeyeceği ve hiçbir vergiden mahsup edilmeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Özel İletişim Vergisinin ilk olarak ihdas edildiği 4481 sayılı kanunun 10 uncu fıkrasında da 4481 sayılı kanuna göre ödenen vergilerin, gelir ve kurumlar vergisi uygulamasında gider olarak kabul edilemeyeceği ve hiçbir vergiden mahsup edilemeyeceği belirtilmişti.
Gerek verginin ilk yasal dayanağı olan 4481 sayılı Kanunda ve gerekse daha sonra aktarıldığı Gider Vergileri Kanunu’nda “… Bu Kanuna göre ödenen vergiler, gelir ve kurumlar vergisi uygulamasında gider olarak kabul edilmez ve hiçbir vergiden mahsup edilmez” hükmüne yer verilmiş olması sebebiyle de, aralarında Özel İletişim Vergisinin de bulunduğu 4481 sayılı Kanunla ihdas edilen vergiler, uygulanmaya başladıkları 1999 yılından bu yana gelir ve kurumlar vergisi matrahının hesaplanması sırasında indirim konusu yapılmamışlar, mükelleflerce, vergi uygulamasında kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınmışlardır. Bu süre içinde, vergi idaresinin de konuyla ilgili farklı bir yaklaşımı olmamıştır.
Ancak, 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu’nun 39 uncu maddesindeki, “Bu vergi, katma değer vergisi matrahına dahil edilmez, gelir ve kurumlar vergisi uygulamasında gider kaydedilmez.” hükmünün muhatabının kim olduğu ve hükmün kimler için uygulanacağı hususunda Maliye Bakanlığı’ndan görüş istenilmiş, Bakanlık tarafından verilen 02.08.2005 tarihli muktezada;
“6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu’nun 39 uncu maddesinde, Telekomünikasyon Kurumuyla görev veya imtiyaz sözleşmesi imzalamak veya bu Kurumdan ruhsat veya genel izin almak suretiyle telekomünikasyon alt yapısı kurup işleten veya telekomünikasyon hizmeti sunan işletmecilerin özel iletişim vergisi mükellefi olduğu, verginin matrahının, katma değer vergisi matrahını oluşturan unsurlardan teşekkül edeceği, ve bu verginin katma değer vergisi matrahına dahil edilmeyeceği, gelir ve kurumlar uygulamasında gider kaydedilemeyeceği ve hiçbir vergiden mahsup edilemeyeceği belirtilmiştir.
Madde hükmünden de anlaşılacağı üzere, bu verginin mükellefi, Telekomünikasyon Kurumundan ruhsat veya genel izin almak suretiyle telekomünikasyon alt yapısı kurup işleten veya telekomünikasyon hizmeti sunan işletmecilerdir. Dolayısıyla, adı geçen Kanunun 39 uncu maddesinin altıncı fıkrası hükmünün muhatapları telekomünikasyon hizmeti veren işletmelerdir.
Buna göre, özel iletişim vergisi mükellefleri tarafından verilen telekomünikasyon hizmeti nedeniyle Şirketiniz adına düzenlenen faturalarda yer alan hizmet bedeli üzerinden hesaplanan özel iletişim vergisinin tarafınızca gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınması gerekmektedir.”
denilmiştir.
Öte yandan, verilen muktezada, telekomünikasyon hizmeti veren işletmeler dışındaki kurumların, özel iletişim vergisini gider olarak dikkate alabilecekleri belirtilmiş olsa da, bu görüşün kanun metninden açık olarak çıkartılamıyor olması sebebiyle, konu ile ilgili tereddütler devam etmektedir.
Özel iletişim vergisi başlangıçta yaşanan deprem felaketinin yarattığı olumsuz koşulların telafisi amacıyla getirilmiştir. Hem kanun metninde yer aldığı, hem de kanunun getiriliş amacından anlaşıldığı üzere, kanun tamamen ekonomik kayıpları gidermek için ihdas edilmiştir.
Ayrıca, 4481 sayılı kanunun 9 uncu maddesinde bulunmayan hallerde 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu hükümlerinin uygulanacağı hükmolunmuştur. Bu noktada, telekomünikasyon kurumlarının ve hizmeti alan kurumların, söz konusu vergiyi nasıl kayıtlarına aldıkları önem kazanmaktadır.


Veriler:




Hizmet Ücreti Toplamı

100

KDV Matrahı

100

KDV (%18)

18

Özel Iletişim Vergisi (%25)

25

Devlete Iletilecek Vergiler Toplamı

43

Fatura Toplamı

143



GSM Operatorünün Yapacağı Kayıt:

 

 

 

 

Alıcılar-Müşteri

143

 

 

Hesaplanan KDV

18

 

Hesaplanan ÖİV

25

 

Gelir

100

 

 

 

Bankalar

143

 

 

Alıcılar-Müşteri

143

 

 

 

Hesaplanan ÖİV

25

 

 

Ödecek Vergi ve Fonlar

25

Hizmeti Alan Kurumun Yapacağı Kayıt:

 

 

 

 

Gider

100

 

Kanunen Kabul Edilmeyen Gider-ÖİV

25

 

İndirilecek KDV

18

 

 

Satıcılar

143

 

 

 

Satıcılar

143

 

 

Banka

143



Telekomünikasyon hizmeti veren kurum, söz konusu vergiyi, hâlihazırda gelir ya da gider hesaplarına naklettirmeden, doğrudan nihai tüketiciden tahsil ederek Hazineye aktarmaktadır. Bunu yaparken kendisinin de nihai tüketici olarak ödediği özel iletişim vergilerini KDV Kanunu’nun getirdiği indirim mekanizması benzeri bir sistemde hesapladıkları özel iletişim vergileri ile mahsuplaştırmaktadır. Ancak telekomünikasyon hizmetini veren işletmeler dışında kalan mükellefler, bu indirim mekanizmasını kullanamadıkları için verginin nihai sorumlusu olmakta, ödedikleri bu vergiyi de ,kanun koyucunun getirdiği kısıtlama nedeniyle, gider olarak kurum kazancının tespitinde indirim olarak dikkate alamamaktadırlar.
Oysa ki, 4481 sayılı Kanun 31.12.2003 tarihi itibariyle yürürlükten kalkmış ve özel iletişim vergisi “Gider Vergileri Kanunu” kapsamına alınmıştır. Gider vergileri, konsolide bütçe gelirleri içerisinde, katma değer vergisi gibi “Mal ve Hizmetlerden Alınan Veriler” kategorisinde sınıflandırılsa da, kanun sistematiği açısından, KDV Kanunu’ndaki gibi bir indirim mekanizmasını içermemektedir. Gider Vergileri Kanunu içerisinde yer alan özel iletişim vergisinin mükellefi, aynı banka ve sigorta muameleleri vergisi bölümündeki gibi açıkça belirtilmiştir. İşte bu noktada, belirsizlik oluşmaktadır. Çünkü, hem katma değer vergisinde, hem de özel iletişim vergisi uygulamasında verginin ödeyicisi ile verginin mükellefi farklı kişiler olarak karşımıza çıkmaktadır. Verginin mükellefi telekomünikasyon hizmetini sunanlardır ancak vergi onların mal varlığından ödenmemektedir. Vergi söz konusu hizmetten yararlananlar tarafından hizmeti sunanlara ödenmekte, hizmeti sunanlar da verginin mükellefi olarak vergiyi Hazineye aktarmaktadırlar. Öte yandan, katma değer vergisinde indirim mekanizması kullanılabilirken, özel iletişim vergisinde bu mümkün değildir. Üstelik söz konusu vergi gideri kurum kazancından da indirilememektedir. Oysa ki, bankaların, nihai tüketiciden tahsil ederek hazineye aktardıkları banka ve sigorta muameleleri vergisini kurum kazancından indirebilmektedirler.
Bakanlıkça verilen muktezalarda, özel iletişim vergisinin, telekomünikasyon hizmetini veren işletmeler dışında kalan mükellefler tarafından gider olarak dikkate alınabileceğinin ifade edilmesinin altında, belki de, söz konusu verginin nihai tüketici tarafından üstlenilmesi, tüketime konu hizmeti sağlayan kurumun, yani telekomünikasyon hizmeti sağlayan işletmenin vergiyi hazineye aktarırken aynı zamanda ödediği vergiyi gider kaydetmemesinin garanti alına alınması yatmaktadır. Ama halihazırda, telekomünikasyon hizmeti veren kurum tarafından yapılan muhasebeleştirmede özel iletişim vergisi gider kaydedilmemektedir ki, bu da yukarıda yer alan savı ortadan kaldırmaktadır.
Sonuç
Bakanlıkça son dönemde verilen muktezalardan, telekomünikasyon hizmetini veren işletmeler dışında kalan mükelleflerin ödedikleri özel iletişim vergilerinin gider yazılabilmesi mümkün görünmektedir. Ancak konuya ilişkin farklı görüşlerin varlığı ve yasal dayanağının inandırıcılığında tereddütler bulunması nedeniyle mükelleflerin bu tür ödemelerini gider yazabilmeleri için Bakanlıktan görüş almasının yararlı olacağı kanaatindeyiz. Bakanlığın ise, uygulama birliğini sağlamak üzere, en kısa sürede tüm mükelleflere yönelik olarak tebliğ ya da sirküler düzeyinde bir açıklama yapmasının gerekli olmanın ötesinde zorunlu olduğunu düşünüyoruz.

sosyal ağlarda paylaşma



Benzer:

ÖZel iletiŞİm vergiSİ, gelir ve kurumlar vergiSİ MÜkellefleri tarafindan gider kaydedilebiLİR mi ? icon* 5838 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanunu’nda yapılan değişiklikler

ÖZel iletiŞİm vergiSİ, gelir ve kurumlar vergiSİ MÜkellefleri tarafindan gider kaydedilebiLİR mi ? icon6111 sayili kanun ile geliR (stopaj) ve kurumlar (stopaj) vergiSİ...

ÖZel iletiŞİm vergiSİ, gelir ve kurumlar vergiSİ MÜkellefleri tarafindan gider kaydedilebiLİR mi ? iconKurumlar Vergisi Oranı Düşürülüyor

ÖZel iletiŞİm vergiSİ, gelir ve kurumlar vergiSİ MÜkellefleri tarafindan gider kaydedilebiLİR mi ? iconKurumlar Vergisi Beyannamesi Güncellemesi

ÖZel iletiŞİm vergiSİ, gelir ve kurumlar vergiSİ MÜkellefleri tarafindan gider kaydedilebiLİR mi ? iconKurumlar vergiSİ genel tebliĞİ

ÖZel iletiŞİm vergiSİ, gelir ve kurumlar vergiSİ MÜkellefleri tarafindan gider kaydedilebiLİR mi ? iconKurumlar vergiSİ YÖNÜnden ar-ge iNDİRİMİ uygulamasi

ÖZel iletiŞİm vergiSİ, gelir ve kurumlar vergiSİ MÜkellefleri tarafindan gider kaydedilebiLİR mi ? icon2013 yili kurumlar vergiSİ beyannamesi değİŞİKLİĞİ

ÖZel iletiŞİm vergiSİ, gelir ve kurumlar vergiSİ MÜkellefleri tarafindan gider kaydedilebiLİR mi ? icon5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Sirküleri/13

ÖZel iletiŞİm vergiSİ, gelir ve kurumlar vergiSİ MÜkellefleri tarafindan gider kaydedilebiLİR mi ? iconZirai kazanç gelir vergiSİ

ÖZel iletiŞİm vergiSİ, gelir ve kurumlar vergiSİ MÜkellefleri tarafindan gider kaydedilebiLİR mi ? iconKurumlar Vergisi Kanunu’nun 13 üncü Maddesi Bağlamında Bir İrdeleme


Yasa




© 2000-2018
kişileri
d.ogren-sen.com