01 Haziran 2005 Tarihi itibariyle, 5237 Sayılı Kanun YÜRÜRLÜĞe girecektiR


sayfa1/15
d.ogren-sen.com > Ekonomi > Evraklar
  1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   15

Pc Gümrük Külliyatı..... www.arslannet.com....

TÜRK CEZA KANUNU

Kanun Numarası : 765 Kabul Tarihi : 1/3/1926

Yayımlandığı R.Gazete: Tarih : 13/3/1926 Sayı : 320

Yayımlandığı Düstur : Tertip: 3 Cilt : 7 Sayfa : 519

Tasarruflu Yazılar 1 2 3 4

Danıştay Kararları 1
01 Haziran 2005 Tarihi itibariyle, 5237 Sayılı Kanun YÜRÜRLÜĞE GİRECEKTİR



  • Suçlar; cürüm veya kabahattir. Madde 2

  • Kanunu Bilmemem Mazeret sayılmaz Madde 44

  • Cürme teşebbüs Madde 61

  • Cürüm ve kabahatte iştirak Madde 64

  • Kanunda başka türlü yazılmış olan ahvalin maadasında hukuku amme davası: Madde 102

  • Müruru zamanın başlangıcı Madde 103

  • Hukuku amme davasının müruru zamanı, Madde 104

  • Müddetlerin müruriyle ortadan kalkma halleri Madde 112

  • Görevi Kötüye kullanarak üst arama, Madde 183

  • Memurun Görevi Sebebiyle Tehdit Etmesi Madde 191

  • Mesken masuniyeti aleyhinde cürümler Madde 193

  • Konut dokunululmazlığını bozmak suretiyle suçun memurlar tarafından işlenmesi Madde 194

  • Meslek Sırrını Açıklama Suçu Madde 198

  • Zimmetin oluşumuna yada artmasına neden olma Madde 203

  • Rüşvet Madde 211

  • Görevde keyfi ve sert davranma Madde 228

  • Memurluk sırrını ifşa Madde 229

  • Görevi Savsama Madde 230

  • Memurların görevlerini birlikte bırakmaları Madde 236

  • Görevde Yetkili Kötüye Kullanma Madde 240

  • Fazla Vergi Tahsilatı Madde 247

  • Mühür Sahteciliği Madde 274

  • Cürüm eşyasını ve hükümete ait evrakı çalmak Madde 275

  • Yedieminin görevini kötüye kullanması Madde 276

  • Müşterek hükümler Madde 279

  • Suç tasnii ve resmi mercileri iğfal Madde 283

  • İftira Madde 285

  • Yalan şahitliği ve yalan yere yemin Madde 286

  • Paralarda, itibarı amme kağıtlarında veya kıymetli damgalarda sahtekarlık Madde 316

  • Resmi Belgenin aslında sahtekarlık (evrakta sahtekarlık) Madde 339

  • Resmi belgenin suretinde sahtekarlık Madde 341

  • Kimlik Belgesinde Sahtekarlık Madde 350

  • Memurun Taksirli Tehlikeye Sebebiyet vermesi Madde 383

  • Memurun görevi sebebiyle tedbirsizlikle ölüme sebebiyet vermesi Madde 455

  • Taksirli müessir fiilin memur tarafından işlenmesi Madde 459

  • Emniyeti Kötüye Kullanma Madde 508


TÜRK CEZA KANUNU

Kanun Numarası : 765 Kabul Tarihi : 1/3/1926

Yayımlandığı R.Gazete: Tarih : 13/3/1926 Sayı : 320

Yayımlandığı Düstur : Tertip: 3 Cilt : 7 Sayfa : 519

BİRİNCİ KİTAP

Esaslar

BİRİNCİ BAB

Ceza Kanununun tatbiki

Madde 1 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Kanunun sarih olarak suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilmez. Kanunda yazılı cezalardan başka bir ceza ile de kimse cezalandırılamaz.

Suçlar; cürüm veya kabahattir.

Madde 2 - İşlendiği zamanın kanununa göre cürüm veya kabahat sayılmayan fiilden dolayı kimseye ceza verilemez. İşlendikten sonra yapılan kanuna göre cürüm veya kabahat sayılmayan bir fiilden dolayıda kimse cezalandırılamaz. Eğer böyle bir ceza hüküm olunmuşsa icrası ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar.

Bir cürüm veya kabahatin işlendiği zamanın kanunu ile sonradan neşir olunan kanunun hükümleri biribirinden farklı ise failin lehinde olan kanun tatbik ve infaz olunur.

Madde 3 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Türkiyede suç işliyen kimse, Türk kanunlarına göre cezalandırılır ve bundan dolayı bir Türk hakkında yabancı memlekette hüküm verilmiş olsa bile Türkiye'de muhakeme olunur.

Böyle bir fiilden dolayı Türkiye dışında hakkında hüküm verilmiş olan yabancı dahi Adliye Vekilinin talebi üzerine Türkiyede muhakeme edilir.

Madde 4 - (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.) (Değişik : 6/6/1991 - 3756 /1 md.) Bir Türk veya yabancı, yabancı memleketlerde Türkiye Devletinin şahsiyetine karşı bir cürümü veya bu Kanunun 211 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 213,316, 317, 318, 319, 320, 323, 324, 332 ve 333 üncü maddelerinde yazılı suçları işlerse, hakkında resen takibat yapılarak bu maddelerdeki cezalarla cezalandırılır. (11.01.2003 tarihli, 24990 sayılı R.G. ile yayımlanan Kanun No. 4782 Kabul Tarihi: 2.1.2003 ile değişik)

Bunlar hakkında yabancı bir ülkede daha önce hüküm verilmiş olsa bile, Adalet Bakanının talebi üzerine Türkiye'de yeniden yargılama yapılır. Ancak, fiil yabancı paraların taklidine veya 211 inci maddenin üçüncü fıkrası ile 213 üncü maddenin uygulanmasına ilişkin olduğu takdirde yabancı ülkede daha önce hüküm verilmiş ise Türkiye'de kovuşturma yapılmaz. (11.01.2003 tarihli, 24990 sayılı R.G. ile yayımlanan Kanun No. 4782 Kabul Tarihi: 2.1.2003 ile değişik)

Yabancı memleketlerde Türkiye namına memuriyet veya vazife deruhde etmiş olupta bu memuriyet veya vazifeden dolayı bir cürüm işleyen kimse hakkında Türkiyede takibat yapılır.

Madde 5 - (Değişik : 3/2/1937 - 3112/1 md.) Bir Türk dördüncü maddede yazılı cürümlerden başka, Türk kanunlarına göre aşağı haddi üç seneden eksik olmıyan şahsi hürriyeti bağlayıcı bir cezayı müstelzim cürmü yabancı memlekette işlediği ve kendisi Türkiye'de bulunduğu takdirde Türk kanunlarına göre cezalandırılır.

Eğer cürmün aşağı haddi üç seneden az şahsi hürriyeti bağlayıcı bir cezayı müstelzim ise takibat icrası zarar gören şahsın veya yabancı Hükümetin şikayetine bağlıdır.

Mağdur yabancı ise bu fiilin, işlediği mahal kanunlarında da cezayı müstelzim olması şarttır.

Madde 6 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.) Bir yabancı dördüncü maddede yazılı cürümlerden başka, Türk kanunlarına göre aşağı haddi bir seneden eksik olmıyan şahsi hürriyeti bağlayıcı bir cezayı müstelzim cürmü yabancı memlekette Türkiyenin veya bir Türkün zararına işlediği ve kendisi Türkiyede bulunduğu takdirde Türk kanunları mucibince ceza görür.

Ancak bu babda takibat icrası Adliye Vekilinin talebine veya zarar gören şahsın şikayetine bağlıdır.

Eğer cürüm bir yabancının zararına işlenmiş ise fail, Adliye Vekilinin talebi üzerine, aşağıdaki şartlar dairesinde cezalandırılır:

1 - Türk kanunlarına göre şahsi hürriyeti bağlayıcı ve aşağı haddi üç seneden eksik olmıyan cezayı müstelzim bir fiil olmak,

2 - İadei mücrimin muahedesi bulunmamak veyahut iade keyfiyeti cürmün irtikab edildiği mahallin veya failin tebaasından bulunduğu Devletin Hükümeti tarafından kabul edilmemiş bulunmak.

Bir Türk veya yabancı, Türk Ceza Kanununun 8 nci babının 3 ncü faslındaki cürümleri yabancı memlekette işlerse resen takibat yapılarak o fasılda yazılı maddelerdeki cezalarla cezalandırılır.

Madde 7 - Bir ecnebi, ecnebi memleketinde bir Türk veya Türkiye Cumhuriyeti aleyhinde bir cürüm işleyipte ecnebi mahkemesince mahküm olduğu veya ceza herhangi bir sebeple sukut ettiği veya beraet eylediği surette dava Türkiye mahkemelerince tekrar tetkik ve rüyet olunur.

Eğer hüküm olunan ceza Türk Ceza Kanununda o fiil için muayyen olan cezadan dün ise noksanı ikmal ettirilir. Sukut ve beraet sebepleri Türk Kanunlarına muvafık değil ise ceza yeniden hüküm olunur.

Bu bapta takibat icrası Adliye Vekaletinin talebine bağlıdır.

Madde 8 - Bundan evvelki maddelerde beyan olunan ahvalde ecnebi mahkemeden verilen ve Türk kanunlarına muvafık bulunan hüküm Türk kanununca gerek asli ve gerek fer'i olarak hidematı ammeden memnuiyeti veya sair güna iskatı ehliyeti mucip bir cezayı mutazammın olduğu takdirde müdeiumuminin talebi üzerine ecnebi memlekette hüküm olunan mahrumiyet ve iskatı ehliyet cezaları netayicinin Türkiyede dahi cari olacağına mahkeme karar verebilir.

Müddeiumuminin talebi üzerine mahkemece bir muamele yapılmazdan evvel mahküm dahi ecnebi mahkemesinden verilen hükmün Türkiye mahkemesince yeniden tetkikini talep etmek hakkını haizdir.

Madde 9 - Bir cürümden dolayı bir Türkün ecnebi devletlere iadesi talebi devletçe kabul olunamaz.

Siyasi veya ona murtabıt cürümlerden dolayı bir ecnebinin ecnebi devletlere iadesi talebi devletçe kabul edilemez.

Ecnebi devletçe vukubulan iade talebi üzerine istenilen kimsenin Türkiyede bulunduğu mahal mahkemei asliyesince tabiiyeti ve cürmünün mahiyeti hakkında bir karar verilmesi lazımdır.

Türk tebaasından olduğu yahut cürmünün siyasi ve askeri veyahut bunlara murtabıt cürümlerden bulunduğu mahkemece sabit olanların iadesi talebi kabul olunamaz.

Ecnebi olduğuna ve cürmünün adi ceraimden bulunduğuna karar verilen kimsenin iadesi talebi hükümetçe kabul olunabilir.

İadesi talep ve kabul olunan kimse hakkında mahalli müstantikliğince tevkif müzekkeresi verilebilir.

Madde 10 - Bu kanundaki hükümler, hususi ceza kanunlarının buna muhalif olmayan mevaddı hakkında da tatbik olunur.

Madde 10/a - (Ek : 6/6/1991 - 3756/2 md.) Bir Türk vatandaşı veya yabancı, yabancı ülkede bir suç işleyip de bu bab hükümlerine göre Türkiye'de yargılandığı takdirde; Türkiye zararına işlenmiş suçlar dışında,suçun işlendiği ülke kanunu ile Türk Kanunundan hangisi uygulamada sanığın lehine sonuç verecek ise, o kanun göz önünde bulundurulmak ve yabancı kanunda tanımlanan suça,Türk kanunlarına göre verilmesi gereken ceza veya Türk kanununda bulunup yabancı ülke kanunundaki cezaya en yakın olan ceza tespit edilerek uygulama yapılır.Ancak,suçun işlendiği ülke kanunu,Türkiye'nin kamu düzenine veya milletlerarası yükümlerine aykırı ise bu ülke kanununa itibar edilmez.

İKİNCİ BAP

Cezalar

Madde 11 - Cürümlere mahsus cezalar şunlardır:

1 – Mülga (21.07.2004 tarihli, 25529 sayılı R.G.- 5218 s.k.) 1

2 - Ağır hapis,

3 - Hapis,

4 - Sürgün,

5 - Ağır cezayı nakdi,

6 - Hidematı ammeden memnuiyet.

Kabahatler için mevzu cezalar şunlardır:

1 - Hafif hapis,

2 - Hafif cezayı nakdi,

3 - Muayyen bir meslek ve sanatın tatili icrası.

Bu kanunda şahsi hürriyeti tahdit eden cezalar tabirinden ağır hapis,hapis, sürgün ve hafif hapis cezaları muradolunur.

Madde 12 - Mülga (21.07.2004 tarihli, 25529 sayılı R.G.- 5218 s.k.)

Madde 13 - (Değişik: 31/5/1957 - 6988/1 md.)

Ağır hapis cezası, ağırlaştırılmış müebbet, müebbet veya muvakkattir. (21.07.2004 tarihli, 25529 sayılı R.G.- 5218 s.k.ile değişik)

Ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası ve müebbet ağır hapis cezası hükümlünün hayatı boyunca devam eder. Muvakkat ağır hapis, kanunda tasrih edilmiyen yerlerde 1 seneden 24 seneye kadardır. (21.07.2004 tarihli, 25529 sayılı R.G.- 5218 s.k.ile değişik)

Bu ceza aşağıda yazılı şekiller dahilinde 3 devrede çektirilir:

A) Mahküm birinci devrede, cezasının onda birine müsavi bir müddet geceli, gündüzlü yalnız olarak bir hücrede bırakılır.

Ancak bu müddet (1) aydan aşağı (8) aydan yukarı olamaz.

B) Mahküm ikinci devrede, durumuna ve suçunun mahiyetine göre ayrı gruplar halinde bulundurulur. Bu devre, mahkum mevkuf kalmışsa, bu müddetle hücrede kaldığı müddet çıkarıldıktan sonra geriye kalan müddetin yarısını teşkil eder.

Alelıtlak müebbet ağır hapis cezasiyle mahküm edilmiş olanlar veya bakiye cezaları bir seneden az bulunanlar, yaş veya bedeni kabiliyetleri itibariyle üçüncü devre şartlarına intıbak edemiyecekleri tesbit edilenler üçüncü devreye geçemezler.

C) Üçüncü devre geri kalan müddettir. Bu devrede bulunan mahküm iş esası üzerine kurulmuş olan ceza evlerinde çalıştırılır.

Mahkümun ikinci devreden üçüncü devreye geçebilmesi için iyi hal göstermesi şarttır. İyi halin nasıl tesbit edileceği Ceza ve Tevfik Evleri Nizamnamesinde gösterilir.

Üçüncü devreye geçmek hakkını kazanan mahkümlardan, Adliye Vekaleti, ziraat, deniz avcılığı; yol, inşaat, maden ve orman gibi iş sahalarında çalışma ekipleri teşkil edebilir.

Mahkümiyetin bütün devrelerinde mahküm ceza evi disiplinini bozan hareketlerinden dolayı Ceza ve Tevfik Evleri Nizamnamesi mucibince inzıbati olmak üzereher defasında bir ayı geçmemek kaydiyle aynı suretle hücreye konulabilir.

Ceza evi disiplinini bozan hareketlerinden dolayı iki sene içinde üçten fazla hücre hapsi cezası almış olanlar C. Müddeiumumisinin tasvibi ile birinci devre şartlarına tabi tutulurlar.

Mahküm ikinci ve üçüncü devrede çalışmaya mecbur tutulur.

(Son fıkra mülga: 6/6/1990 - 3653/3 md.)
Madde 14 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.) Mevkuflardan çalışmak istiyenler ceza ve tevfik evi dahilinde çalıştırılabilirler.

Madde 15 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)

Hapis cezası yedi günden yirmi seneye kadardır. Kanunda açıklanmıyan yerlerde yukarı haddi beş senedir.

Bu ceza para cezasından çevrilmiş olsa bile 13 üncü maddenin birinci devreye ait hükümleri müstesna olmak üzere diğer hükümlerinin tesbit ettiği şartlar dahilinde çektirilir.

Madde 16 - (Değişik: 31/5/1957 - 6988/1 md.)

Bu kanunun 13 üncü maddesinde yazılı üçüncü devrenin ağır hapiste yarısını, hapis veya hafif hapiste üçte birini iyi halle geçirenler meşrutan tahliye talebinde bulunmak hakkını kazanırlar. İstifade müddeti asıl cezanın dörtte birinden aşağı olamaz.

İkinci devreden yaş ve bedeni kabiliyetleri itibariyle üçüncü devreye geçemiyenler yahut yine bu sebeplerle üçüncü devreden ikinci devreye iade edilenler ikinci devredeki mahkümiyetlerinin hitamında bakıye cezalarının ağır hapiste yarısını, hapis veya hafif hapiste üçte birini iyi halle geçirdikleri takdirde meşrutan tahliye hükümlerinden istifade edebilirler.

Meşrutan tahliye edilmiş olan mahkümlar hakkında, meşrutan tahliye müddetinin hitamına kadar, bu kanunun 28 inci maddesinin 3 üncü ve 4 üncü fıkraları ahkamı tatbik olunur.

Meşrutan tahliye, mahkümun iktidarı nispetinde şahsi hakları tazmin etmesi şartına da talik edilebilir.

Madde 17 - (Değişik: 31/5/1957 - 6988/1 md.)

(Değişik birinci fıkra:7/12/1988 - 3506/1 md.) Şartla salıverilmiş olan hükümlü, geri kalan süre içinde işlediği kasıtlı bir cürümden dolayı şahsi hürriyeti bağlayıcı bir cezaya mahküm olur veya mecbur olduğu şartları yerine getirmez ise, şartla salıverilme kararı geri alınır. Bu takdirde suçun işlendiği tarihten sonraki kısım hükümlünün ceza süresine mahsup edilmeyerek aynen çektirilir ve şartla salıverilmeye esas teşkil eden hükmün infazı ile ilgili olarak birdaha şartla salıverilmeden yararlanamaz.

(Ek: 6/6/1991 - 3756/3 md.) Birinci fıkra hükmüne göre aynen çektirilecek süre; ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına hükümlüler için kırk yıl, müebbet ağır hapis cezasına mahküm olanlar için otuzaltı yıl üzerinden hesap edilir. (21.07.2004 tarihli, 25529 sayılı R.G.- 5218 s.k.ile değişik)

Meşrutan tahliye kararının geri alınmasını icabettiren sebeblerin vukuundan evvel mahkümun ceza müddeti sona ermiş olursa mezkür ceza icra edilmiş sayılır.

Eğer asli cezaya Emniyeti Umumiye İdaresinin nezareti altında bulunmak cezası da ilave olunursa meşrutan tahliye halinde geçen zaman bu ceza müddetine mahsubedilir.

Madde 18 - (Mülga: 13/7/1965 - 647/Geç. 2 md.)

Madde 19 - Ağır para cezası, altmışmilyon liradan onbeşmilyar liraya kadar tayin olunacak bir paranın Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir. Nispi para cezasının yukarı sınırı yoktur. (Kanun No: 4421 Kabul Tarihi: 28.07.1999 ile değişik)

Madde 20 - Hidematı ammeden memnuiyet cezası müebbet veya muvakkattir.

Müebbeden Hidamatı ammeden memnuiyet:

1- Devairi intihabiyede müntehip veya müntehap olmaktan ve sair bilcümle hukuku siyasiyeden,

2- Büyük Millet Meclisi azalığından ve intihaba tabi olan veya devlet ve vilayet ve Belediye ve köy tarafından veya bunların teftiş ve murakabesi altında bulunan müessesat canibinden tevcih kılınan bilcümle memuriyet ve hizmetlerden,

3- Devletçe veya salahiyettar ilmi encümenlerce tevcih olunan rütbe ve unvan ve nişan ve madalyalardan.

4- Bundan evvelki bentlerde beyan edilen nişan, rütbe, unvan, sıfat, hizmet ve memuriyetlerden birinin bahşettiği maaşlı veya fahri her türlü hukuktan,

5- Mahküm olan kimsenin kanunu medeni hükmünce kendi füruu üzerinde haiz olduğu velayet hakkı müstesna olmak üzere velayet ve vesayete müteallik bir hizmette bulunmaktan,

6- Bundan evvelki bentlerde beyan edilen her türlü hakları, unvanları, rütbeleri, nişanları, sıfatları, hizmet ve memuriyetleri ihraz ehliyetinden,

Mahrumiyet hususlarıdır.

(Değişik: 21/11/1990 - 3679/1 md.) Geçici olarak kamu hizmetlerinden yasaklanma cezası, hükümlünün, üç aydan üç yıla kadar yukarıda gösterilen siyasi haklar, hizmet, memuriyet, sıfat,rütbe ve nişandan ve bunları ceza süresi içinde yeniden elde etmek ehliyetinden mahrumiyetidir.

Hidematı ammeden memnuiyet cezasının bu hizmetlerden bazılarına hasr edildiği hallerle muayyen bir meslek veya sanatın icrasına şamil olduğu halleri kanun tayin eder.

Madde 21 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)

Hafif hapis cezası bir günden iki seneye kadardır. Bu ceza para cezasından çevrilmiş olsa bile 13 üncü maddenin birinci devreye ait hükümleri müstesna olmak üzere diğer hükümlerinin tesbit ettiği şartlar dahilinde çektirilir.

Mahkümiyetleri bir aydan fazla ve mükerrir olmıyan kadın ve küçüklerin cezalarının oturdukları yerde çektirilmesine mahkeme karar verebilir. Bu karara mahküm tarafından riayet olunmadığı takdirde ceza tamamen ve adiyen infaz olunur.

Madde 22 - Kanunun tayin ettiği ahvalde hafif hapis cezası bazı imalathanelerde veya nafia ve belediye işlerinde kullanılmak suretiylede icra ettirilebilir. Eğer mahkum cezanın icrası için hazır bulunmaz veya hizmetten kaçınırsa hafif hapis cezası alelüsul mevkii mahsusunda ikmal ettirilir.

Madde 23 - Kadınların mahküm oldukları ağır hapis ve hapis ve hafif hapis cezaları kendilerine mahsus müesseselerde çektirilir. Kanun kadınların şahsi hürriyetlerini tahdit eden cezaların bir ıslahhane veya tevkifhanede icrasını iktiza ettiren ahvali tayin eder.

Madde 24 - Hafif para cezası, onbeşmilyon liradan birmilyarbeşyüzmilyon liraya kadar tayin olunacak bir paranın Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir. (Kanun No: 4421 Kabul Tarihi: 28.07.1999 ile değişik)

Madde 25 - Muayyen bir meslek ve sanatın tatili icrası üç günden iki seneye kadardır.

Madde 26 - (Değişik birinci fıkra: 21/1/1983 - 2787/3 md.)

Kanunda gösterilen cezanın yukarı sınırı bir ay hapis veya hafif hapis ya da üçbin lira ağır veya hafif para cezasını geçmediği takdirde, hafifletici sebeb bulunur ve fail önceden bir cürümden veya bir aydan fazla hafif hapsi gerektiren bir kabahatten dolayı mahküm olmamış bulunursa, mahkeme, verdiği cezanın yerine hüküm giyen kişiye adli tevbih yapılmasına karar verebilir.

Tevbihi adli mahkümun ahvali mahsusasına ve cürmün işlenmesindeki şekil ve suret ve hususiyete göre yapılan bir tekdirdir ki ihlal olunan maddei kanuniyenin ahlaki ciheti ve irtikap olunan fiilin neticeleri izah olunmak suretiyle hakim tarafından mahkeme huzurunda mahküma alenen tevcih edilir.

Eğer mahküm tevbih için mahkemeye davet olunduğu halde icabet etmez veya tevbihi hürmetle telakki eylemez ise işlediği cürüm için mahkemenin tayin ettiği ceza tamamiyle icra olunur.

Madde 27 - Bundan evvelki maddede beyan olunan halde mahküm, tevbih tarihinden itibaren cürümler için iki ve kabahatler için bir seneyi geçmemek üzere mahkemece tayin edilecek müddet zarfında bir cürüm veya kabahat işlerse bu cürüm ve kabahatin müstelzim olacağı cezaya halel gelmemek şartiyle cezayı nakdi namiyle muayyen bir para itasını taahhüt etmeğe ve mahkemece lüzum görülürse bu taahhüdünü muteber kefil ile temin eylemeğe mecburdur.

Gösterilecek kefillerin iktidarları derecesini tayin etmek mahkemeye aittir.

Eğer mahküm böyle bir taahüdü kabul etmez veya muteber kefil göstermez ise hüküm olunan ceza icra olunur.

Madde 28 - Kanun hangi ahvalde mahkemece verilen cezaya feri olarak emniyeti umumiyeye idaresinin nezareti mahsusası altında bulundurulmak cezasını ilave etmek iktiza edeceğini tayin eder.

Kanunda yazılı ahvalin maadasında bu nezaret bir seneden eksik ve üç seneden fazla olamaz.

Nezaret altında bulunan mahküm 42 nci maddede tayin edilen günden itibaren on beş gün zarfında hangi mahalde ikamet etmek istediğini salahiyattar makama bildirmeğe mecburdur.

Bundan başka kanuna tevfikan kendisine verilecek tenbih ve ihtarlar dairesinde hareketle mükelleftir. Aynı makam mahkümun nezarete tabi olduğu müddet zarfında muayyen bazı yerlerde ikametini men edebilir.

Ağır hapis cezasına mahkümiyet halinde mahkeme mahkümun cezayı feri olarak bu nezaret altında bulunmasına karar verebilir. Bu halde mahküma tahmil olunacak mecburiyetlerin müddet ve mahiyeti tahdiden tayin olunur.

Madde 29 - (Değişik:3/2/1937 -3112/1 md.)

Kanunda sarahaten yazılmış olmadıkça cezalar ne artırılabilir, ne eksiltilebilir ve ne de değiştirilebilir.

Kanunun muayyen bir nisbet dairesinde cezayı artırıp eksiltmeyi emrettiği yerlerde mevcut olan teşdit veya tahfif edici sebepler nazara alınmaksızın o fiil hakkında ne ceza tayin edilecekse tezyit ve tenkis keyfiyeti o ceza üzerinden icra olunur.

Eğer bir çok esbap içtima etmiş olursa artırıp eksiltme hususu, ondan evvelki artırma ve eksiltme neticesi olan ceza miktarı üzerinden cereyan eder.

Eğer içtima eden sebeplerden bazısı artırmayı ve bazısı eksiltmeyi müstelzim olursa ilk önce artırmakla işe başlanır.

Bütün hallerde mücrimin yaşı, akli haleti, esbabı muhaffifei takdiriye ve tekerrür hususları bu sıra takip olunmak şartile en sonra nazara alınır.

Ceza artırılır veya eksiltilirken kanunun sureti mahsusada tayin ettiği ahval müstesna olmak üzere her nevi ceza için muayyen olan hudut tecavüz edilemez.

Hafif hapis, ağır veya hafif para cezalarının tertibi iktiza eden hallerde kanuni sebeplerden dolayı bu cezaların, 19,21 ve 24 üncü maddelerde yazılı aşağı hadlerinden daha az bir miktarının verilmesi icap ettiği takdirde bunların yerine, taahhüt almağa hacet kalmaksızın, adli tevbih yapılır.

(Ek: 21/11/1990 - 3679/2 md.) Hakim, iki sınır arasında temel cezayı, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suç konusunun önem ve değeri, suçun işlendiği zaman ve yer, fiilin diğer özellikleri, zararın veya tehlikenin ağırlığı, kastın veya taksirin yoğunluğu, suç sebepleri ve saikleri, failin amacı, geçmişi, şahsi ve sosyal durumu, fiilden sonraki davranışı gibi hususları gözönünde bulundurmak suretiyle takdirini kullanarak belirler.Cezanın asgari hadden tayini halinde dahi takdirin sebepleri kararda mutlaka gösterilir.


Madde 30 - (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)

Muvakkat cezalar, gün, ay ve sene hesabile tatbik olunur. Bir gün, 24 saat, bir ay 30 gündür. Sene, resmi takvime göre hesap edilir.

(Değişik: 12/6/1979 - 2248/17 md.) Muvakkat cezalar için bir günün ve para cezalarında bin liranın küsuru hesaba katılmaz. (10.02.2003 tarih ve 25020 (1.Mükerrer) sayılı R.G. ile yayımlanan Kanun No. 4806 Kabul Tarihi: 5.2.2003 ile değişik)
ÜÇÜNCÜ BAP

Ceza mahkümiyetlerinin neticeleri ve tarzı icraları
Madde 31 - Beş seneden fazla ağır hapse mahkümiyet müebbeden ve üç seneden beş seneye kadar ağır hapse mahkümiyet hükmolunan cezaya müsavi bir müddetle, hidematı ammeden memnuiyeti müstelzimdir.

Madde 32 - 59 uncu maddede tayin olunan ahvalde idama bedel 24 sene ağır hapis cezasına mahkümiyet mahkümun on sene müdetle emniyeti umumiye idaresinin nezareti mahsusası altında bulundurulmasını müstelzimdir.

Madde 33 - Beş seneden ziyade ağır hapis cezasına mahküm olanlar ceza müdetleri zarfında mahcuriyeti kanuniye halinde bulundurulur. Ve emvalinin idaresinde mahcurlar hakkındaki kanunu medeni ahkamı tatbik olunur.

Beş seneden ziyade ağır hapse mahküm olan şahsın ceza müddeti zarfında babalık hakkından ve kocalık sıfatının bahşettiği kanuni haklardan mahrumiyetinede hüküm verilebilir.

Madde 34 - Bir cürüm ile katiyen mahkümiyet; kanunen siyasi bir hizmete intihap olunabilmek kabiliyetini selbettiği veya memuryetten mahrumyeti müstelzim olduğu takdirde azalık ve memuriyetin zevalinide mucip olur.

Madde 35 - Kanunun tayin ettiği ahvalden maada resmi sıfatı veya icrası ait olduğu daireden verilecek ruhsatname ve şehadetname gibi vesikaya muhtaç olan bir meslek ve sanatı suistimal suretiyle işlenen cürüm ve kabahatlere müteallik hükümler mahkümun mahküm olduğu müddete veya cezayı nakdinin ademi tediyesinden dolayı ne miktar hapis cezası verilmek lazımgelirse o miktara muadil olacak ve yirminci ve yirmi beşinci maddelerde muayyen müddetlerin azami hadlerini geçmiyecek bir müddetle muvakkaten hidematı ammeden memnuiyetini veya meslek ve sanatının tatilini dahi istilzam eder.

Sair meslek ve sanatlar hakkında tatili icabettiren ahvali kanun tayin eder.

Madde 36 - (Değişik : 8/6/1933 - 2275/1 md.)

Mahkümiyet halinde cürüm veya kabahatte kullanılan veya kullanılmak üzere hazırlanan veya fiilin irtikabından husule gelen eşya fiilde methali olmıyan kimselere ait olmamak şartiyle mahkemece zabıt ve müsadere olunur.

Kullanılması, yapılması, taşınması, bulundurulması ve satılması cürüm veya kabahat teşkil eden eşya bir ceza mahkümiyeti olmasa ve faile ait bulunmasa bile mutlaka zabıt ve müsadere olunur.

Taşınması memnu olmıyan silahların ruhsatsız taşınması halinde de zabıt ve müsaderesine hükmolunur.

Madde 37 - (Değişik : 11/6/1936 -3038/1 md.)

Ceza ile mahkümiyet suçtan mutazarrır ve mağdur olanların mallarının istirdadını ve duçar oldukları zararların tazminini dava edebilmelerine halel getirmez.

Madde 38 - Emvalin istirdadından ve uğranılan zararların tazmininden başka bir şahsın veya bir ailenin şeref ve haysiyetini ihlal eden her nevi cürüm ve kabahatlerde bir güna maddi zarar vukua gelmese bile mahkeme mağdurun talebine mebni manevi zarar mukabili olarak muayyen tazminat itasında hüküm edilebilir.

Madde 39 - Mahküm muhakeme masraflarını çeker.

Bir cürüm veya kabahatten dolayı mahküm olan şahıslar malların istirdadından ve uğranılan zararların tazmininden ve manevi zarar mukabili olarak takdir olunan tazminattan ve muhakeme masraflarının ödenmesinden birbirlerine kefil olarak mesuldürler.

Muhtelif cürüm ve kabahatlerden dolayı bir ilam ile mahküm olan bir kaç kişinin birbirine kefil olarak mesuliyetleri yalnız müştereken mahkümiyeti intaç eden fiile aittir.

Madde 40 - Hüküm katiyet kesbetmeden evvel vukubulan mevkufiyet ceza mahkümiyetlerinden indirilir.

Eğer mahküm hakkında sürgün cezası hükmolunmuş ise bir günlük mevkufiyet üç günlük sürgüne mukabil sayılır.

Eğer cezayı nakdi tertip olunmuş ise tenzil, 19 uncu maddede gösterilen hesaba göre yapılır.
Madde 41 - Hidematı ammeden memnuiyet, veya muayyen bir meslek ve sanatın tatili cezası, gıyaben verilen kararlara müteallik ahkamı kanuniye müstesna olmak üzere, hükmün katileşdiği tarihten başlar.

Eğer hidematı ammeden memnuiyet veya bir meslek ve sanatın tatili ve sair ehliyetsizlik cezası şahsi hürriyeti tahdit eden diğer bir cezaya bağlı olur veya bir ceza mahkümiyetinin neticesi bulunursa asıl cezanın icrası müddetince devam etmekle beraber hüküm ilamında veya kanunda tayin edilen müddet ancak cezanın ikmal edildiği veya sakit olduğu günden başlar.
Madde 42 - (Mülga: 15/4/1987 - 3352/1 md.)2
Madde 43 - Ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis veya müebbet ağır hapis cezalarını mutazammın olan hüküm ilamının hulasası hükmün sadır olduğu ve cürmün işlendiği ve mahkümualeyhin en son ikamet ettiği mahalle veya kariyenin münasip mahallerine asılarak ilan olunur. (21.07.2004 tarihli, 25529 sayılı R.G.- 5218 s.k.ile değişik)
  1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   15

sosyal ağlarda paylaşma



Benzer:

01 Haziran 2005 Tarihi itibariyle, 5237 Sayılı Kanun YÜRÜRLÜĞe girecektiR iconİş yaşamında çok önemli değişiklikler olan 6102 sayılı Yeni Türk...

01 Haziran 2005 Tarihi itibariyle, 5237 Sayılı Kanun YÜRÜRLÜĞe girecektiR icon1 1/10/2011 tarihi itibariyle 6100 sayılı Kanun ile YÜRÜRLÜkten kaldirilmiştir

01 Haziran 2005 Tarihi itibariyle, 5237 Sayılı Kanun YÜRÜRLÜĞe girecektiR icon5607 Sayılı Kanun ile 31. 03. 2007 Tarihi itibariyle YÜRÜRLÜkten kaldirilmiştir

01 Haziran 2005 Tarihi itibariyle, 5237 Sayılı Kanun YÜRÜRLÜĞe girecektiR icon01. 06. 2005 tarihi itibariyle yayımlanan YÖnetmeliK ile YÜRÜRLÜkten kaldirilmiştir

01 Haziran 2005 Tarihi itibariyle, 5237 Sayılı Kanun YÜRÜRLÜĞe girecektiR iconGeçici İthalat Seri No 4 Tebliğ ile 15. 03. 2005 tarihi itibariyle YÜRÜRLÜkten kaldirilmiştir

01 Haziran 2005 Tarihi itibariyle, 5237 Sayılı Kanun YÜRÜRLÜĞe girecektiR icon4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun yeniden ele alınarak...

01 Haziran 2005 Tarihi itibariyle, 5237 Sayılı Kanun YÜRÜRLÜĞe girecektiR iconYayımlandığı Resmi Gazetenin Tarihi : 10 Haziran 2005 Sayı : 25841

01 Haziran 2005 Tarihi itibariyle, 5237 Sayılı Kanun YÜRÜRLÜĞe girecektiR icon6495 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik...

01 Haziran 2005 Tarihi itibariyle, 5237 Sayılı Kanun YÜRÜRLÜĞe girecektiR icon31 mart 2005 tariHİ İTİbariyle hazirlanan kamuya açiklanacak konsolide...

01 Haziran 2005 Tarihi itibariyle, 5237 Sayılı Kanun YÜRÜRLÜĞe girecektiR icon6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun, 28...


Yasa




© 2000-2018
kişileri
d.ogren-sen.com