Avukat Murat yildirim uluslararasi son geliŞmeler işIĞi altinda denetçİNİn bağimsizliğI, 3568 sayili yasa ve tüRKİYE'deki durum


sayfa1/5
d.ogren-sen.com > Doğru > Evraklar
  1   2   3   4   5
www.MuhasabeTR.com – Türkiye’nin Muhasebe Sitesi



Avukat Murat YILDIRIM

ULUSLARARASI SON GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA DENETÇİNİN BAĞIMSIZLIĞI, 3568 SAYILI YASA VE TÜRKİYE'DEKİ DURUM


Tarih:
26/12/2005   



I- GİRİŞ

Son yıllarda denetçinin bağımsızlığı denetim hukukunun en önemli konulardan biri haline gelmiştir. 1920’li yıllardan bu yana en azından kavramsal olarak var olan denetçinin bağımsızlığı fikrinin içi son yıllarda doldurulmuş ve bu kavram aydınlığa çıkmaya başlamıştır.

Dünyanın bir çok ülkesinde bu alanda oldukça önemli gelişmeler yaşanmaktadır.

Ülkemizin AB için müzakere tarihi aldığı şu günlerde AB’nin de denetçinin bağımsızlığı ile ilgili düzenlemeleri ve yaklaşımları ülkemiz açısından önem taşımaktadır. Fakat bizim mevzuatımız, mesleki açıdan bu ilkenin tanımı, unsurları ve kapsamını verecek detaylı düzenlemelerden yoksundur.

Bu çalışmamızda uluslararası alanda, denetçini bağımsızlığı konusunda yaşanan önemli gelişmeler ve kavramın 3568 sayılı Kanun bakımından ifade ettiği anlamı irdelemeye çalışacağız. Ayrıca 3568 sayılı Kanun dışında bağımsızlıkla ilgili düzenlemelere de değineceğiz. 

 

II- BAĞIMSIZLIK KAVRAMI

Denetçinin bağımsızlığı düşüncesi Batılı ve özellikle de Anglo-Amerikan düşünce yapısı tarafından ortaya atılan ve tasarlanan bir olgudur (·).

Bağımsızlık, denetimin herhangi bir önyargı ve subjektiflik söz konusu olmaksızın yerine getirilmesini ifade etmektedir. Bağımsızlık tarihsel ve filozofik bakımdan meslek mensuplarıyla ilgili bir müessesedir ve sürdürülmesi mesleğin gücü ve önemine bağlıdır (··).

Etik standartlar bir evrim süreci içerisindedirler ve belli bir zaman sonra değiştirilmelidirler. Meslek mensuplarının etik standartları, belli bir zamanda bir toplumun sosyal, hukuki, ekonomik, politik ve kültürel değerlerini yansıtmaktadır.

Ölçüler, değerler ve şartlar değiştikçe, bunlara ilaveten etik kurallarda mutlaka değişmelidir [1].

Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşanan Enron olayından sonra tartışmalar, yatırımcıların daha iyi finansal rapor alabilmeleri ve denetçinin bağımsızlığı üzerinde odaklanmış bulunmaktadır. Şirket ortakları, şirkette bulunan diğer gruplara göre, örneğin yönetim kurulu gibi, denetçinin seçilmesi ve izlenmesi bakımından oldukça zayıf durumdadır [2].

Teorik olarak denetçi, şirket yönetiminin etkisi altında olmayan bir kişidir. Denetçiler şirket ortaklarına ya da diğer 3. kişilere sağladıkları enformasyonun yanlış olması durumunda çok büyük bir kayba uğrayabilirler fakat yaptıkları iş karşılığında bununla orantılı bir ücret almaları söz konusu değildir. Denetçiler finansal tabloların yasal koşullara uygunluğunu garanti etmektedirler [3].

Denetçi, hazırladığı finansal raporların genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine  (GAAP-Generally Accepted Accounting Principles) uygun olduğunu da ifade etmektedir [4].

Yönetim kurulunun hazırlamış olduğu finansal bilgiler ve GAAP yorumu, denetçi tarafından yeterli bulunmayabilir. Denetçi böyle bir uyuşmazlığın ortaya çıkması halinde, bu uyuşmazlığın ciddi bir uyuşmazlık olup olmadığına dair bir karar verecektir. Bu nedenle pratik bir bakış açısıyla finansal raporların şirket yönetimi ve görevli denetçiler arasındaki görüşmelerin sonucu olduğunu söyleyebiliriz. Denetçi şirket yönetimi ile ortaklar ve 3. kişiler arasında bir arabulucu gibidir. Denetçiler finansal raporlara geçerlilik kazandırmaktadırlar. Denetçiler olmaksızın bu finansal raporlar , 3.kişiler için şüpheli olacaktır. Denetçiler sadece ortaklar için değil, ortaklar dışında kredi verenler, Devlet gibi 3. kişiler içinde arabulucu durumundadırlar. Eğer şirketler anlamlı ve usulüne uygun bir finansal tablo sunamazlarsa bu durum onlar için hukuksal bakımdan sakıncalı olabilir [5].

Şirket ortakları denetçi ile ilişkiler bakımından izole edilmiş durumdadır. Bu izolasyonun temellerinde çeşitli sebepler yatmaktadır; zayıf yasal haklara sahip olmaları, finansal bilgilerin onlar için yeterli anlam taşımaması gibi. Ortaklar denetçinin seçilmesi ve izlenmesi bakımından şirket yönetimine göre daha zayıf durumdadırlar.

Denetçinin kanısı, finansal raporlar birlikte başlar.  Finansal raporlar şirket yönetimlerinin bir sunumudur [6].

Bağımsızlık kavramının tanımlanması son derece zordur. Fakat bağımsızlığın düşünsel ve fiziksel bağımsızlıktan oluştuğu söylenebilir. Düşünsel bağımsızlık, başka birisi ile uzlaşma yoluyla herhangi bir etki altında kalmaksızın bir fikrin oluşmasına izin verilmesidir. Bu fikir ise mesleki kuşkuculuğu, dürüstlüğü ve objektifliği içermelidir. Fiziksel bağımsızlık ise denetçinin her kim olursa olsun 3. şahıslarla herhangi bir uzlaşma içerisinde olmamasıdır. Denetçinin bağımsızlığını etkileyen, çok güç bir şekilde algılanan ve çeşitli olgu ve şartlara bağlı çok karmaşık faktörler bulunabilir. Bunlardan bazılarını şu şekilde sıralamamız mümkündür [7];

Denetime tabi olmayan hizmetlere denetimin ya da denetçinin katılması, denetçilerin denetimle ilgisi olmayan hizmetler de vermeleri,

Denetlenenler tarafından önceden denetim yapan kişilere iş verilmesi. Yani denetleyen kişilerin, denetlenenler tarafından istihdam edilmesi,

Önceki denetçilerin yönetim kurulu üyesi olarak  ve denetim kurulu üyesi olarak atanması,

Denetçilerin ya da bunların çalışanlarının yakın akrabalarının istihdam edilmesi,

Denetlenenlerin, denetim görevlilerinin harcamalarında kefil olması,

Denetçinin tehdit edilmesi .

Denetimin kalitesi denetçinin yetenekli ve aynı zamanda bağımsız olmasına bağlıdır [8].

Avustralya’da ve diğer bir çok ülkede denetim firmalarının ortakları 5-7 yıllık süreler çerçevesinde rotasyona tabi tutulmaktadır [9].

İngiltere’de Şirketler Kanununun 389 (6). maddesi ile bir kimsenin şirketin çalışanı ya da yöneticisi olması durumunda denetçi olmasına yasaklama getirilmiştir. Direktifden önce Almanya’da 1965 tarihli Şirketler Kanununun (Aktiengesetz) 164. maddesi ile kimlerin şirket denetçisi olamayacağı belirtilmişti. Bu maddeye göre son 3 yıl içerisinde müşterinin çalışanı, yönetim kurulu üyesi ya da yöneticisi olanlar ile bağlantılı şirketlerde benzer görevlerde bulunanların denetçi olmayacağı belirtilmiştir [10].

Amerika Birleşik Devletleri’nde SEC (Securities & Exchange Comission), denetim şirketlerinin bağımsızlığı ile ilgili olmak üzere, denetçilerin denetimle ilgili olmayan işlerle uğraşmasının yasaklanması da dahil, detaylı bir takım kurallar kabul etmiş bulunmaktadır. Enron’un çöküşü olayını takiben Kongre Sarbanes-Oxley Act’ta bir takım yasal değişikliklere gitmiştir [11].

Denetçinin bağımsızlığı ile ilgili gelişmelere genellikle ABD’nde yaşanan bir takım olaylar sebebiyet vermektedir. Bu nedenle denetçinin bağımsızlığı ile ilgili tarihçeye göz atmakta fayda vardır.

 

III- ABD’DE TARİHSEL GELİŞİM   

1887 yılında kurulan American Assocation of Public Accountants, bağımsızlık kavramını tanımaktan uzaktı. 1907 yılında ise meslekle bağdaşmayan bir takım diğer bazı mesleklerin olacağı kabul edilmiştir. 1916 yılında kurulan The American Institute of Accountant adlı örgüt ise 1930 yılına kadar bağımsızlık konusuyla aktif olarak ilgilenmemiştir. Bağımsızlık kavramı ile ilgili elbette meslek mensupları arasında bir takım fikirler vardı. Fakat  bu fikirler genellikle doğruluk, dürüstlük ve nesnellik düsturlarıyla iç içe girmişti. Bağımsızlık fikrinin resmi olarak tanınması meslek kuruluşu olan SEC tarafından gerçekleştirilmiştir. SEC ilk planda dışsal bağımsızlıkla ilgilenmiştir. Öncelikle müşteri ile ilgili bütün finansal menfaatlerin denetçi tarafından temin edilmesi yasaklanmıştı. Fakat daha sonra, “bütün finansal faydalar” kavramı 1936 yılında “önemli finansal faydalar” olarak revize edilmiştir [12]

1929 yılında borsanın çöküşünden önce güvenli piyasalarla ilgili düzenlemeler oldukça azdı. Borsanın çöküşü finans piyasalarında güven sarsılmasına yol açmıştı. Sermaye piyasalarında güvenin yeniden sağlanabilmesi için 1933 yılında Securities Act ve 1934 yılında Securities Exchange Act adında iki kanun çıkarılmıştır. Bu kanunlarla, şu anda SEC olarak bilinen Securities and Exchange Comission’unun kurulması sağlanmıştır.  Firmalar finansal raporlarını SEC’e sunmaktadırlar ve bu raporlar bağımsız dış denetçiler tarafından yeniden gözden geçirilmektedir. Epeyce bir süre bağımsızlık tanımını yine bizatihi meslek mensupları  yapmıştır. 1920 ve 1930 lu yıllarda bağımsızlık kavramının ne denli önemli olduğunun farkına varılmıştır. İzleyen yıllarda ise meslek mensubunun dışsal olarak bağımsızlığı çok önemli hale gelmiştir [13]

 

IV- ABD; SARBANES-OXLEY ACT

SEC, 2000 yılında denetçinin bağımsızlığı konusunda iyileştirilmiş bir taslak hazırladı. Bu taslakta bağımsızlığın sağlanması ile ilgili detaylı hükümler mevcuttu. Yapılan baskılar neticesinde denetçilerin danışma hizmetleri verebilecekleri fakat denetimle ilgili olan ve olmayan hizmetlerin ve bunların tutarlarının açıklanması şeklinde bir sulandırma gerçekleşmişti. Fakat yeni kurallar Enron ve WorldCom skandallarının patlak vermesine engel olamamıştır  Bunun üzerine kamusal infial, Sarbanes-Oxley Act adında yeni bir kanun çıkmasına yol açmıştır [14].

30 Temmuz 2002 tarihinde Sarbanes-Oxley Act adlı kanun yürürlüğe girmiştir. Bu kanun ile yeni bir  kurul oluşturulmuştur. 5 kişiden oluşan bu kurulun iki üyesi CPA (Certified Public Accountant) olmalıdır. Kurul üyeleri SEC tarafından atanmaktadır. Kurulun adı ise “Public Company Accounting Oversight Board” olarak belirlenmiştir. Kurulun giderleri, alınan ücretlerle karşılanmaktadır. Bu kurula, denetim görevini yapan firmalar kendilerini tescil ettirmek zorundadırlar. Tescil için ücret ve ayrıca yıllık ücret ödenmesi zorunluluğu getirilmiştir. Kurul, denetim firmalarının kalite kontrolü için çeşitli standartlar belirleme ve yayınlama yetkisine sahip kılınmıştır. Kurul, denetim firmalarının operasyonlarını teftiş edebilir. Kurul aynı zamanda disiplin cezası verecek yetkilerle de donatılmıştır. Uygulanacak yaptırımlar arasında denetim firmasının üyeliğinin iptal edilmesi ya da geçici bir süre için askıya alınması, denetim firmasının şirket denetimlerinin yasaklanması, para cezası verilmesi gibi yaptırımlar da bulunmaktadır. Kurulun yabancı denetim firmaları tarafından yapılan denetimin Amerikada kayıtlı şirketleri ilgilendirmesi durumunda söz konusu denetim raporlarını inceleme yetkisi olduğu gibi, bir Amerikan denetim firmasının yabancı denetim firmasının hazırladığı raporlarla bağlantılı rapor hazırlaması durumunda yabancı denetim firmasının hazırladığı raporları da  inceleme yetkisi bulunmaktadır [15].

A- SARBANES-OXLEY ACT İLE DENETİM KURULLARI ve DENETÇİLER İÇİN GETİRİLEN YENİ GÖREVLER

Denetim kurulları ve denetçiler için yeni görevler getirilmiştir. Bu görevler ise [16];

1- Denetçilerin Raporlarını Denetim Kuruluna Sunmaları

Denetçiler denetim raporlarını artık şirket yönetimlerine değil denetim kurullarına sunacaklardır.

DENETİM KURULLARI TÜM HİZMETLERİ ONAYLAMALIDIR

Denetim kurullarının, denetçinin yerine getirdiği görevleri,  denetimle ilgili olsun ya da olmasın, görevin yerine getirilmesinden önce izin verme ve görev yerine getirildikten sonra onaylama yetkileri bulunmaktadır.

2- Denetçiler Yeni Bilgileri Denetim Komitesine Bildirmelidir

Denetçiler, denetim kurullarına, yeni bilgileri rapor etmelidirler. Bu rapora; kullanılan önemli muhasebe sistemi ve uygulamaları, GAAP ilkeleri çerçevesinde yönetimle tartışılan finansal enformasyonun farklı yolları, yönetim ve denetçi arasında ortaya çıkan muhasebe ile ilgili uyuşmazlıklar ve bunun gibi denetçi ile yönetim arasında geçen diğer görüşmeler de dahil edilecektir.

3- Denetimle İlgili Olmayan Hizmetlerin Verilmesi Yasaklanmıştır

Yeni kanun denetimle ilgili olmayan bazı spesifik hizmetlerin denetçi tarafından müşteriye verilmesiyle ilgili yasaklamalar getirmiştir. Bu hizmetler arasında;muhasebecilik, bilgi sistemleri dizaynı ve uygulaması, fiyatlandırma ve değerlendirme hizmetleri verilmesi, aktüerya hizmetleri, iç denetim, yönetim ve insan kaynakları hizmetleri, brokerlik, dealerlik ve yatırım bankacılığı danışma hizmetleri, denetim hizmetleriyle ilgili olmayan hukuk ve bilirkişilik hizmetleri gibi hizmetler bulunmaktadır.

4- Denetim Partnerlerinin Rotasyonu 

Yönetici durumundaki denetim partnerleri ve denetim teftiş partnerlerinin her beş yılda bir rotasyonu zorunlu hale getirilmiştir.

5- İşçi-İşveren İlişkileriyle İlgili Düzenlemeler

Bir firmanın CEO (Chief Executive Officer), Denetçi, Muhasebe Servisi Başkanı/Müdürü gibi üst düzey yöneticisi durumunda olan kişiler denetim firması tarafından istihdam edilmişlerse, bu denetim firması denetim görevini yerine getiremeyecektir.     

B- DENETÇİLERİN İŞLEDİKLERİ SUÇLAR

Bunların dışında  denetçilerin işledikleri suçlarla ilgili yeni düzenlemeler yapılmıştır. Kanun, kayıtların yok edilmesi, raporda sahte kayıtlara yer verilmesi gibi suçlara ağır cezalar getirmiştir Bu düzenlemeleri ise şu şekilde sıralayabiliriz [17];

1- Çalışma Evraklarının Korunmaması 

Tüm denetim ve gözden geçirme evraklarının en az 5 yıl süreyle saklanmaması, 10 yıla kadar ağır hapis cezasını gerektirmektedir. SEC, denetimle ilgili evrakların saklanması konusunda yeni düzenlemeler getirebilir ve Public Company Accounting Oversight Board diğer dökümanların 7 yıl boyunca saklanması için standartlar yayınlayabilir.

BELGELERİN YOK EDİLMESİ

Bir federal soruşturma sırasında  ya da iflas prosedüründe ilgili belgelerin yok edilmesi halinde 20 yıla kadar ağır hapis cezası getirilmiştir.

2- Güven Sahteciliği 

Güven sahteciliği için öngörülen ceza 25 yıla yükseltilmiştir.

3- Sahtecilikle İlgili Zamanaşımı Süresi

Sahteciliğin tespit edilmesi halinde uygulanacak yaptırımlara ait zamanaşımı süresi öğrenme tarihinden itibaren iki yıl ve fiilin gerçekleşmesi tarihinden itibaren 5 yıl olarak düzenlemiştir. Eski düzenlemede bu süre fiilin öğrenilmesi tarihinden itibaren bir yıl ve fiilin gerçekleştirildiği tarihten itibaren ise 3 yıl şeklinde düzenlemişti.     

C- DİĞER DÜZENLEMELER

Şirketle ilgili yolsuzlukları kamuoyuna duyuranların[18]  korunması, şirket yöneticilerine borç para verilmesinin yasaklanması gibi finansal raporlama ve denetleme ile ilgili ilave yeni düzenlemeler getirilmiştir. Bunları ise aşağıdaki başlıklar halinde sıralayabiliriz [19];

- İkincil Partnerin Yeniden Gözden Geçirmesi ve Finansal Raporların Onaylanması; Yeni kurulan düzenleyici kurul denetim raporlarının ikincil partnerler tarafından yeniden gözden geçirilmesi ve onaylanması konusunda yeni standartlar belirleyebilir ve yayınlayabilir.

- Yönetsel Değerlendirmelerin İç Kontrolü; Yönetimler, finansal rapor hazırlayanlar için , iç kontrol yapı ve prosedürlerini etkinlik açısından yeniden değerlendirmeli ve gözden geçirmelidir.

- Denetim Raporları İç Kontrol Neticesinde Ortaya Çıkan Sonuçları İçermelidir; Kurul iç denetim yapılarının denetim değerlendirmelerinin ve kanıtlarının denetim raporlarına dahil edilmesi ile ilgili standartları belirleyebilecek ve bu standartları yayınlayabilecektir.    

Diğer düzenlemelerle ilgili şu bilgiler verilebilir [20];

- Danışma Hizmetleri; Kanun, sekiz sınıf halinde saydığı hizmetlerin bir denetçi tarafından, denetlediği müşterisine verilmesini kanun dışı saymıştır. Muhasebecilik, bilgi sistemleri dizaynı ve uygulaması, değerleme ve değerlendirme hizmetleri,  aktüerya hizmetleri, iç denetim hizmetleri, yönetim ve insan kaynakları hizmetleri, broker dealer ve yatırım bankacılığı hizmetleri, denetim hizmetleri ile ilgili hukuk ve uzmanlık hizmetleri . Bu sayılanlar dışında, vergi ile ilgili hizmetler gibi diğer denetimle ilgili olmayan hizmetlerin verilebilmesi için Denetim Kurulu tarafından, denetçilere izin verilmesi gerekmektedir. Denetim Kurulu tarafından, denetçilere denetimle ilgili olmayan hizmetlerin yerine getirilmesi için verilen izinler mutlaka yatırımcılara belli dönemler halinde rapor edilmelidir.
  1   2   3   4   5

sosyal ağlarda paylaşma



Benzer:

Avukat Murat yildirim uluslararasi son geliŞmeler işIĞi altinda denetçİNİn bağimsizliğI, 3568 sayili yasa ve tüRKİYE\23 Temmuz 2016 tariHİnde onaylanan yasa ile üyeliĞİne yasa ile son...

Avukat Murat yildirim uluslararasi son geliŞmeler işIĞi altinda denetçİNİn bağimsizliğI, 3568 sayili yasa ve tüRKİYE\23 Temmuz 2016 tariHİnde onaylanan yasa ile üyeliĞİne yasa ile son...

Avukat Murat yildirim uluslararasi son geliŞmeler işIĞi altinda denetçİNİn bağimsizliğI, 3568 sayili yasa ve tüRKİYE\Kardiyopulmoner resusitasyon’da son geliŞmeler

Avukat Murat yildirim uluslararasi son geliŞmeler işIĞi altinda denetçİNİn bağimsizliğI, 3568 sayili yasa ve tüRKİYE\TÜRKİYE’de anayasal geliŞmeler ve 1982 anayasasinin özellikleri

Avukat Murat yildirim uluslararasi son geliŞmeler işIĞi altinda denetçİNİn bağimsizliğI, 3568 sayili yasa ve tüRKİYE\Türkiye’deki 100 Üniversitenin 14. Mayıs. 2010 Fizik Bölümü Başkanlarına

Avukat Murat yildirim uluslararasi son geliŞmeler işIĞi altinda denetçİNİn bağimsizliğI, 3568 sayili yasa ve tüRKİYE\Bİr kamuoyu eğİLİm araştirmasi çERÇevesinde tüRKİYE’deki Sİyasi partilerin...

Avukat Murat yildirim uluslararasi son geliŞmeler işIĞi altinda denetçİNİn bağimsizliğI, 3568 sayili yasa ve tüRKİYE\6552 Sayılı Torba Yasa

Avukat Murat yildirim uluslararasi son geliŞmeler işIĞi altinda denetçİNİn bağimsizliğI, 3568 sayili yasa ve tüRKİYE\Forbes Dergisi tarafından bugün dünyanın en değerli markası olarak...

Avukat Murat yildirim uluslararasi son geliŞmeler işIĞi altinda denetçİNİn bağimsizliğI, 3568 sayili yasa ve tüRKİYE\27 Mayıs 2017 tarihli 30078 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7020...

Avukat Murat yildirim uluslararasi son geliŞmeler işIĞi altinda denetçİNİn bağimsizliğI, 3568 sayili yasa ve tüRKİYE\Avrasya uluslararası Araştırmalar Dergisi Cilt: 3 •Sayı: 6•Ocak 2015•Türkiye


Yasa




© 2000-2018
kişileri
d.ogren-sen.com