Psa projesi, Amerika’nın Irak’a yönelik saldırı ve işgaline ve savaş eylemine karşı çıkan bir kısa film dizisi. İStanbul modern sinema


d.ogren-sen.com > Doğru > Evraklar


İstanbul Modern Sinema, yeni sezona Irak ve savaş üzerine çarpıcı film gösterimleriyle başlıyor
8-30 Eylül 2007
Bağdat Yanıyor!

İstanbul Modern Sinema, yeni sezona Bağdat Yanıyor! başlıklı programla başlıyor. Irak ve savaş üzerine çarpıcı filmlerin gösterileceği programda, Laura Poitras’ın 2007’de “En İyi Belgesel Film Oscar Adayları” arasında gösterilen Memleketim, Memleketim, Amerikalı yönetmen James Longley’in, başta Sundance Film Festivali olmak üzere birçok festivalde ödül alan Parçalara Ayrılmış Irak, Samir’in 2002 Locarno Film Festivali’nde Jüri Ödülü’nü kazanan Bağdat’ı Unut ve Amos Gitai’ın Cannes Film Festivali’nde Hanna Laslo’ya En İyi Kadın Oyuncu Ödülü kazandıran Serbest Bölge adlı filmleri yer alıyor.
Program süresince 6-30 Eylül tarihleri arasında Medya Lounge alanında ve filmlerin öncesinde Cynthia Madansky’nin 15 kısa filmden oluşan Kamu Duyuruları Projesi - PSA Projesi gösterilecek. PSA Projesi, Amerika’nın Irak’a yönelik saldırı ve işgaline ve savaş eylemine karşı çıkan bir kısa film dizisi.

İSTANBUL MODERN SİNEMA

EYLÜL 2007 BASIN BÜLTENİ
Bağdat Yanıyor tanıtım filmine, film görsellerine ve basın bültenine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:

ftp://ftp.istanbulmodern.org
username: sinema

password: sinema
İstanbul Modern Sinema, sonbahar film sezonuna Medya Lounge alanında yaratıcı bir film projesi ile başlıyor. Sanatçı yönetmen Cynthia Madansky’nin 15 kısa filmden oluşan PSA Projesi, Kamu Hizmeti Duyuruları anlamına gelen filmlerin temel amacı, belirli konulara ilişkin farkındalık oluşturarak, toplumun davranışlarına müdahale etmek. Madansky’nin filmleri, bu propaganda aracının otoriter tonunu ödünç alarak, uyuşturulmuş ABD medyasını Irak’taki savaşa karşı kışkırtıcı bir protestoyla kesintiye uğratmaktadır.
Yönetmen Laura Poitras, 2007 En İyi Belgesel Film Oscar Adayı gösterilen Memleketim, Memleketim (My Country, My Country) başlıklı filminde 8 ayı aşkın bir süre Irak’ta tek başına çalışarak Amerikan işgali altında yaşamlarını sürdüren Iraklıların olağanüstü samimi bir portresini sunuyor. Temel odak noktası, 6 çocuk babası ve Sünni siyasi aday olan Iraklı Doktor Riyad’dır.
Hanna Laslo’ya 2005 yılında 58.Cannes Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu ödülü kazandıran Amos Gitai’ın Serbest Bölge’de (Free Zone) Natalie Portman ve Hiam Abbas’ın oynadıkları Ortadoğu’daki çıkmaza ticaret ve kadınlar aracılığıyla pragmatik çözüm önerisi getiriyor.
Petra Epperlein ve Michael Tucker’in yönettikleri Topçular Sarayı (Gunner Palace) savaşın ve milliyetçiliğin farklı açılarını yansıtıyor. Saddam Hüseyin’in inşa ettirdiği bombalanmış bir sarayın yıkıntıları arasına sığınan “Gunner” lakaplı Amerikan topçuları, Irak Savaşı’nın başlangıcında Bağdat deneyimlerini anlatıyorlar.
Topçular Sarayı filminin çekimleri sırasında yönetmen Petra Epperlein ve Michael Tucker terör örgütleriyle bağlantısı olan bomba üreticilerinin peşindeki Amerikan askerleriyle ilgili haber yapan Iraklı serbest gazeteci ve kameraman Yunis Khatayer Abbas’ın tuhaf hikâyelerini canlı ve yaratıcı bir şekilde anlattıklarına tanık olurlar. Tutsak: ya da Tony Blair’i Öldürmeyi Nasıl Planladım? (The Prisoner or: How I Planned To Kill Tony Blair?) başlıklı filmde, bir yanlışlıklar komedisi içinde, özgürlük yanlısı Iraklı bir gazeteci olan Abbas, Tony Blair’in sözde katili olarak tutuklanır ve Ebu Garib Hapishanesi’ne gönderilir: orada özgürlüğün gerçek anlamını keşfeder.
Bağdat Yanıyor başlıklı programın en çarpıcı fimlerinden biri, Amerikalı yönetmen James Longley’in, 2006 Sundance Film Festivali belgesel yarışmasında En İyi Yönetmen, En İyi Görüntü ve En İyi Kurgu ödüllerini, 2006 Selanik Film Festivali’nde FIBRESCI Jüri Ödülü’nü kazanan ve 2007 En İyi Belgesel Film Oscar Adayı olan Irak’ı, Sünni, Şii ve Kürtlerin gözünden harika görüntülerle yansıtan şiirsel belgeseli Parçalara Ayrılmış Irak (Irak in Fragments).
Üç bölümden oluşan Parçalara Ayrılmış Irak samimi ve tutkulu bir şekilde gerçekleştirilmiş bir dizi portreyi gözler önüne seriyor: Bağdat garajının güçlü sahibinin yanında çıraklık yapan 11 yaşındaki öksüz bir çocuk; yerel seçimler için bir araya gelen iki Şii kentindeki Sadr yanlılarının İslami yasaları silah zoruyla uygulamak için gösterdikleri çaba; Amerikan varlığını kabul ettiği için daha önce sahip olamadığı biçimde bir parça özgürlüğe kavuşan Kürt bir çiftçi ailesi...
Kardeşimin Kanı (The Blood of My Brother) yönetmen Andrew Berends’in Bağdat sokaklarındaki çarpışma ve ölüm sahnelerini içeren son derece sert bir belgesel. Film, Iraklı bir ailenin, büyüyen Şii ayaklanmasındaki katliamların tam ortasında verdikleri hayatta kalma mücadelesinin içyüzünü araştırıyor. 19 yaşındaki İbrahim, Iraklı bir portre fotoğrafçısı olan kardeşi Ra’ad Amerikan muhafızları tarafından vurulup öldürülünce, intikam hayalleri kurmaya başlar.
Yönetmen Maysoon Pachachi, 2003 yılında Irak işgalinin hemen ardından doğum yeri olan Bağdat’a 35 yıl sonra geri döner. Yanında vatandaşlık beyannamesi ve geçici anayasayı hazırlamak için görevlendirilen komiteye başkanlık yapacak olan 80 yaşındaki babası Adnan Pachachi de bulunmaktadır. Maysoon Pachachi’nin Mucizeler Ülkesine Dönüş (Return to the land of Wonders) başlıklı 2004 yapımı filmi, Washington tarafından istenen değişimlerle Irak’taki mezheplerin çıkarlarına yanıt vermek için yapılan uzlaşmalarla ilerleyen dolambaçlı sürece tanıklık ediyor.
2002 yılında Locarno Film Festivali’nde Jüri Ödülü’nü kazanan Bağdat’ı Unut (Forget Baghdad) Irak eski Komünist Partisi üyesi olan ve İsrail topraklarına göç etmeye zorlanan dört Bağdatlı Yahudi’nin unutulmuş öyküsünü dile getiriyor. Irak doğumlu olan ve yaşamını Zürih’te sürdüren yönetmen Samir, sinema tarihinin son yüzyılındaki “Yahudi” ve “Arap” klişeleri üzerine düşünen film, siyasal, toplumsal ve kültürel temaları, görsel olarak çok yenilikçi ve anlatısal olarak da son derece derinlikli biçimde işlemeyi ustalıkla beceriyor.
İSTANBUL MODERN SİNEMA
EYLÜL / SEPTEMBER 2007
BAĞDAT YANIYOR!

BAGHDAD BURNING!

KAMU HİZMETİ DUYURULARI - PSA PROJESİ 1-15

PUBLIC SERVICE ANNOUNCEMENTS – PSA PROJECT 1-15
SERBEST BÖLGE / FREE ZONE
MEMLEKETİM, MEMLEKETİM

MY COUNTRY, MY COUNTRY
TUTSAK: YA DA TOMY BLAIR’I ÖLDÜRMEYİ NASIL PLANLADIM?

THE PRISONER OR: HOW I PLANNED TO KILL TONY BLAIR
PARÇALARA AYRILMIŞ IRAK

IRAQ IN FRAGMENTS
KARDEŞİMİN KANI

THE BLOOD OF MY BROTHER
MUCİZELER ÜLKESİNE DÖNÜŞ

RETURN TO THE LAND OF WONDERS
TOPÇULAR SARAYI

GUNNER PALACE
BAĞDAT’I UNUT

FORGET BAGHDAD
KAMU HİZMETİ DUYURULARI - PSA PROJESİ 1-15

PUBLIC SERVICE ANNOUNCEMENTS – PSA PROJECT 1-15
6-30 Eylül arasında medya lounge alanında ve filmlerin öncesinde Cynthia Madansky’nin PSA Projesi gösterilecek.

The PSA Project by Cynthia Madansky will be screened between 6-30th September in the media lounge and also before the films.
PSA Projesi, Amerika’nın Irak’a yönelik saldırı ve işgaline ve bizzat savaş eyleminin kendisine karşı çıkan 15 kısa filmden oluşan bir dizidir. PSA, Kamu Hizmeti Duyuruları anlamına gelmekte ve ticari olmayan reklamları, görünürde kamu yararına yapılan yayınları içermektedir. PSA’ların temel amacı, belirli konulara ilişkin farkındalık oluşturarak, toplumun davranışlarına müdahale etmektir. Cynthia Madansky’nin filmleri, bu propaganda aracının otoriter tonunu ödünç alarak, uyuşturulmuş ABD medyasını Irak’taki savaşa karşı kışkırtıcı bir protestoyla kesintiye uğratmaktadır.
THE PSA PROJECT is a series of fifteen short films that speak out against the American invasion and occupation of Iraq and the act of war itself. PSA means Public Service Announcement which is a non-commercial advertisement, ostensibly broadcast for the public good. The main concept is to modify public attitudes by raising awareness about special issues. By taking up the authoritarian tone of this propaganda tool, Cynthia Madansky’s films interrupt the lulled US-media landscape with a provocative protest of the US-led war in Iraq.
SERBEST BÖLGE

FREE ZONE
2005 Cannes En İyi Kadın Oyuncu (Hanna Laslo)
Amos Gitai’ın Ortadoğu’daki çıkmaza ticaret ve kadınlar aracılığıyla getirdiği pragmatik çözüm önerisi Kudüs’te, Ağlama Duvarı’nın önünde başlıyor ve Ürdün’ün doğusunda, vergilerin ve gümrüğün var olmadığı, son derece huzurlu bir ekonomik cennete, “Serbest Bölge”ye doğru yol alıyor. Birkaç aydır Kudüs’te yaşamakta olan Amerikalı Rebecca, nişanlısından henüz ayrılmıştır. İsrailli kadın şoför Hanna’nın kullandığı bir taksiye biner, oysa Hanna, Ürdün’deki “Serbest Bölge”ye gitmektedir ve kocasının ortağı olan “Amerikalı” ile buluşup ondan yüklü miktarda para alacaktır. Rebecca, kendisini de götürmesi için Hanna’yı ikna eder. “Serbest Bölge”ye ulaştıklarında, Filistinli Leyla onlara Amerikalının orada olmadığını ve paranın da ortadan kaybolduğunu söyler.
2005 Cannes Best Actress Award (Hanna Laslo)
Amos Gitai’s pragmatic solution to the Middle East dilemma begins in Jerusalem, in front of the Western Wall, and heads for the “Free Zone” in eastern Jordan, a completely peaceful economic heaven with no customs duties or taxes. Rebecca, an American who has been living in Jerusalem for a few months, has just broken off her engagement. She gets into a cab driven by Hanna, an Israeli. But Hanna is on her way to Jordan, to the "Free Zone", to pick up a large sum of money that "the American", her husband’s partner, owes them. Rebecca persuades Hanna to take her along. When they reach the "Free Zone", Leila, a Palestinian, explains that the American isn’t there and that the money has vanished....
Yönetmen / Director: Amos Gitai

Oyuncular / Cast: Natalie Portman, Hanna Laslo, Hiam Abbass

İngiltere / UK, 2005

Digibeta, Renkli / Color, 90’

İngilizce-Ibranice-Arapça; Türkçe altyazılı / English-Hebrew-Arabic; Turkish subtitles

Fragman: http://www.youtube.com/watch?v=NdBxel9KZcg
MEMLEKETİM, MEMLEKETİM

MY COUNTRY, MY COUNTRY
2005 En İyi Belgesel Film Oscar Adayı
8 ayı aşkın bir süre Irak’ta tek başına çalışan yönetmen Laura Poitras, Amerikan işgali altında yaşamlarını sürdüren Iraklıların olağanüstü samimi bir portresini gerçekleştirmeyi başarır. Temel odak noktası, 6 çocuk babası ve Sünni siyasi aday olan Iraklı Doktor Riyad’dır. İşgali son derece açık sözlü bir şekilde eleştiren Riyad, aynı zamanda, Irak’ın demokrasi gereksinimi konusunda da tutkulu bir savaşçıdır ve Sünni’lerin 2005 seçimlerine katılmalarının çok önemli olduğunu savunmaktadır. Dr. Riyad’un çevresinde kargaşadan başka bir şey yoktur; bekleme odası her gün, sürekli artan şiddetin fiziksel ve zihinsel etkilerinden muzdarip hastalarla dolup taşmaktadır.
Nominated for an Academy Award for Best Documentary Feature
Working alone in Iraq over eight months, director/cinematographer Laura Poitras creates an extraordinarily intimate portrait of Iraqis living under U.S. occupation. Her principal focus is Dr. Riyadh, an Iraqi medical doctor, father of six and Sunni political candidate. An outspoken critic of the Occupation, he is equally passionate about the need to establish democracy in Iraq, arguing that Sunni participation in the January 2005 elections is essential. Yet all around him, Dr. Riyadh sees only chaos, as his waiting room fills each day with patients suffering the physical and mental effects of ever-increasing violence.
Yönetmen / Director: Laura Poitras

ABD / USA, 2006

DVD, Renkli / Color, 90’

İngilizce-Arapça; Türkçe altyazılı / English-Arabic; Turkish subtitles

Fragman: http://www.zeitgeistfilms.com/displaytrailer.php?directoryname=mycountrymycountry&size=high&extension=mov

Websitesi: http://www.zeitgeistfilms.com/film.php?directoryname=mycountrymycountry&mode=synopsis
TUTSAK: YA DA TONY BLAIR’İ ÖLDÜRMEYİ NASIL PLANLADIM?

THE PRISONER OR: HOW I PLANNED TO KILL TONY BLAIR
Bir yanlışlıklar komedisi içinde, özgürlük yanlısı Iraklı bir gazeteci, Tony Blair’in sözde katili olarak tutuklanır ve Ebu Garib Hapishanesi’ne gönderilir: orada özgürlüğün gerçek anlamını keşfedecektir. Olayın üzerine giden Michael Tucker, Topçular Sarayı adlı filmin çekimleri sırasında, ekipten birilerinin terör örgütleriyle bağlantılı olan bomba üreticilerinin peşinde olan Amerikan askerleriyle ilgili bir haber yapan Iraklı serbest gazeteci ve kameraman Yunis Khatayer Abbas’ın tuhaf hikâyelerini canlı ve yaratıcı bir şekilde anlattıklarına tanık olur.
In an absurd comedy of errors, a freedom-loving Iraqi journalist is mistaken as Tony Blair's would-be assassin and sent to Abu Ghraib Prison where he discovers the true meaning of liberation. Following up on an incident Michael Tucker actually witnessed during the filming of Gunner Palace, the two directors vividly and imaginatively render the misadventures of Yunis Khatayer Abbas, a freelance Iraqi journalist and cameraman who was rounded up by U.S. soldiers seeking bomb-makers aligned with a terrorist cell.
Yönetmen / Director: Petra Epperlein, Michael Tucker

Oyuncular / Cast: Yunis Khatayer Abbas

Almanya - ABD / Germany - USA, 2006

Digibeta, Renkli / Color, 72’

İngilizce-Arapça; Türkçe altyazılı / English-Arabic; Turkish subtitles

Fragman: http://www.apple.com/trailers/independent/theprisoneror/trailer/

Websitesi: http://www.theprisoner.us/about.html
PARÇALARA AYRILMIŞ IRAK

IRAQ IN FRAGMENTS
Üç bölümden oluşan “Parçalara Ayrılmış Irak” samimi ve tutkulu bir şekilde gerçekleştirilmiş bir dizi portreyi gözler önüne seriyor: 11 yaşındaki öksüz bir çocuk, Bağdat garajının güçlü sahibinin yanında çıraklık yapmaktadır; iki Şii kentindeki Sadr yanlıları, yerel seçimler için bir araya gelirler ve İslami yasaları silah zoruyla uygulamak için uğraş verirler; Bir Kürt çiftçi ailesi, Amerikan varlığını kabul ettiği için, daha önceden sahip olamadığı biçimde, bir parça özgürlüğe kavuşur. Amerikalı yönetmen James Longley, Irak’ı, Sünni, Şii ve Kürtlerin gözünden yansıtan, harika görüntülerden oluşmuş bu şiirsel belgeseli çekebilmek için Irak’ta iki yıldan fazla bir süre kaldı. 2006 Sundance Film Festivali belgesel yarışmasında En İyi Yönetmen, En İyi Görüntü ve En İyi Editing ödüllerini kazanan film, yanı sıra, “2006 Full Frame Documentary Film Festival”da da Büyük Jüri Ödülü’nü kazandı.
An opus in three parts, Iraq In Fragments offers a series of intimate, passionately-felt portraits: A fatherless 11-year-old is apprenticed to the domineering owner of a Baghdad garage; Sadr followers in two Shiite cities rally for regional elections while enforcing Islamic law at the point of a gun; a family of Kurdish farmers welcomes the US presence, which has allowed them a measure of freedom previously denied. American director James Longley spent more than two years filming in Iraq to create this stunningly photographed, poetically rendered documentary of the war-torn country seen through the eyes of Sunnis, Shiites and Kurds. Winner of Best Director, Best Cinematography and Best Editing awards in the 2006 Sundance Film Festival Documentary Competition, the film was also awarded the Grand Jury Prize at the 2006 Full Frame Documentary Film Festival.
Yönetmen / Director: James Longley

İngiltere / UK, 2006

Digibeta, Renkli / Color, 94’

İngilizce-Arapça; Türkçe altyazılı / English-Arabic; Turkish subtitles

Fragman: http://www.apple.com/trailers/independent/iraqinfragments/trailer/railer&spez=large

Websitesi: http://www.iraqinfragments.com/
KARDEŞİMİN KANI

THE BLOOD OF MY BROTHER
Kardeşimin Kanı, Iraklı bir ailenin, büyüyen Şii ayaklanmasının sonucu olan katliamların tam ortasında verdikleri hayatta kalma mücadelesinin içyüzünü araştırıyor. 19 yaşındaki İbrahim, Iraklı bir portre fotoğrafçısı olan kardeşi Ra’ad Amerikan muhafızları tarafından vurulup öldürülünce, intikam hayalleri kurmaya başlar. Bağdat sokaklarındaki çarpışma ve ölüm sahnelerini de içeren görsel kompozisyonuyla son derece sert bir belgesel.
The Blood of My Brother goes behind the scenes of one Iraqi family's struggle to survive amidst the carnage of the growing Shia insurgency. Nineteen-year-old Ibrahim dreams of revenge when his brother Ra’ad, an Iraqi portrait photographer is shot and killed by an American patrol. The documentary is harsh in its visual composition with scenes of fighting and death on the streets of Baghdad.
Yönetmen / Director: Andrew Berends

İngiltere / UK, 2005

Digibeta, Renkli / Color, 90’

İngilizce-Arapça; Türkçe altyazılı / English-Arabic; Turkish subtitles

Fragman: http://www.storytellerinc.com/Iraq-site/BOMB/bomb-downloads/BLOODOFMYBROTHER-trailer.mp4

Websitesi: http://www.bloodofmybrother.com/
MUCİZELER ÜLKESİNE DÖNÜŞ

RETURN TO THE LAND OF WONDERS
Amerika’nın 2003 yılında Irak’ı işgal etmesinin hemen ardından, yönetmen Maysoon Pachachi, doğum yeri olan Bağdat’a 35 yıl sonra geri döner. Beraberinde, vatandaşlık beyannamesi ve geçici anayasayı kaleme almakla görevlendirilmiş olan komiteye başkanlık yapmak için geri dönen, 80 yaşındaki babası Adnan Pachachi de bulunmaktadır. Film boyunca, Washington tarafından istenen değişimleri dile getiren sözler ve Irak’taki mezheplerin çıkarlarını tatmin etmek için yapılan uzlaşmalarla ilerleyen bu dolambaçlı sürece tanıklık ederiz.
Not long after the US invasion of Iraq in 2003, filmmaker Maysoon Pachachi returns to her home city of Baghdad after 35 years. She accompanies her father, 80-year-old Adnan Pachachi, who is returning to head the committee responsible for drafting Iraq's temporary constitution and Bill of Rights. We follow this tortuous process, with its arguments over wording changes demanded by US leaders in Washington and compromises made to satisfy Iraqi sectarian interests.
Yönetmen / Director: Maysoon Pachachi

İngiltere / UK, 2004

Digibeta, Renkli / Color, 88’

İngilizce-Arapça; Türkçe altyazılı / English-Arabic; Turkish subtitles

Websitesi: http://www.arabfilm.com/item/357/
TOPÇULAR SARAYI

GUNNER PALACE
Topçular Sarayı, Irak’ın, gece haberlerinde pek göremediğimiz karmaşık gerçekliğini gözler önüne seriyor. Saddam Hüseyin tarafından inşa ettirilen bombalanmış bir sarayın yıkıntıları arasına sığınmış olan “Gunners” lakablı Amerikan topçuları, Irak Savaşı’nın başlangıcı sırasındaki Bağdat deneyimlerini anlatıyorlar. Bu belgesel film, savaşın ve milliyetçiliğin farklı açılarını yansıtıyor.
Gunner Palace reveals the complex realities of situations in Iraq that are not seen on the nightly news. American soldiers of the 2/3 Field Artillery, a group known as the "Gunners," tell of their experiences in Baghdad during the beginning of the Iraq War. Holed up in a bombed out palace built by Sadaam Hussein. This documentary film throws a different light on war and nationalism.
Yönetmen / Director: Petra Epperlein, Michael Tucker

ABD / USA, 2004

Digibeta, Renkli / Color, 85’

İngilizce-Arapça; Türkçe altyazılı / English-Arabic; Turkish subtitles

Websitesi: http://www.gunnerpalace.com/content/
BAĞDAT’I UNUT

FORGET BAGHDAD
2002 yılında Locarno Film Festivali’nde Jüri Ödülü’nü kazanan Bağdat’ı Unut, Irak eski Komünist Partisi üyesi olan ve İsrail topraklarına göç etmeye zorlanan dört Bağdatlı Yahudi’nin unutulmuş öyküsünü dile getiriyor. Irak doğumlu olan ve yaşamını Zürich’te sürdüren yönetmen Samir (Babylon 2), “hem doğru zamanda çekilmiş hem de son derece düşündürücü” (Variety) bir öyküyle, “belgesel biçiminin sınırlarını genişleten bir fikirler ve görüntüler yoğunluğu yaratmayı başarıyor” (Vancouver Uluslararası Film Festivali). Sinema tarihinin son yüz yılındaki “Yahudi” ve “Arap” klişeleri üzerine düşünen film, siyasal, toplumsal ve kültürel temalarını, görsel olarak çok yenilikçi ve anlatısal olarak da son derece derinlikli bir sona ulaşacak şekilde işlemeyi ustalıkla beceriyor.
Winner of the 2002 Locarno Jury Prize, Forget Baghdad tells the forgotten story of four Baghdadi-Jews, all former members of the Iraqi Communist Party, who were forced to emigrate when Israel was founded. Iraqi-born, Zurich-based director Samir (Babylon 2) “achieves a density of ideas and images that extend the boundaries of the documentary form” (Vancouver International Film Festival), fashioning a story at once “timely and thought-provoking” (Variety). Reflecting on the stereotypes of the “Jew” and the “Arab” in the last hundred years of cinema, “Forget Baghdad” masterfully weaves its political, social and cultural themes into a visually innovative and narratively profound end.
Yönetmen / Director: Samir

Oyuncular / Cast: Shimon Ballas, Moshe Houri, Sami Michael

İngiltere / UK, 2003

Digibeta, Renkli / Color, 111’

İngilizce-Arapça; Türkçe altyazılı / English-Arabic-Hebrew; Turkish subtitles

Fragman: http://www.forgetbaghdad.com/index.php?topic=trailer&spez=large

Websitesi: http://www.forgetbaghdad.com/





sosyal ağlarda paylaşma



Benzer:

Psa projesi, Amerika’nın Irak’a yönelik saldırı ve işgaline ve savaş eylemine karşı çıkan bir kısa film dizisi. İStanbul modern sinema iconAmerika’nın sayılı şirketlerinden birinin ceo’su (Jennifer Aniston)...

Psa projesi, Amerika’nın Irak’a yönelik saldırı ve işgaline ve savaş eylemine karşı çıkan bir kısa film dizisi. İStanbul modern sinema iconTürkiye’de düzenlenen ilk belgesel film festivali İstanbul Uluslararası...

Psa projesi, Amerika’nın Irak’a yönelik saldırı ve işgaline ve savaş eylemine karşı çıkan bir kısa film dizisi. İStanbul modern sinema iconİstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen Filmekimi, 8–15...

Psa projesi, Amerika’nın Irak’a yönelik saldırı ve işgaline ve savaş eylemine karşı çıkan bir kısa film dizisi. İStanbul modern sinema iconRus avangart sanatinin çÖZÜlmemiŞ sanatçisi-pavel filonov
Иckyccтвo) grubu modern üslupta faaliyet göstermekteydi. Klasik üslubun modern üslupla kaynaştığı çok başarılı eserler de sergilenmekteydi...

Psa projesi, Amerika’nın Irak’a yönelik saldırı ve işgaline ve savaş eylemine karşı çıkan bir kısa film dizisi. İStanbul modern sinema iconİStanbul film festivali 30 yaşinda!

Psa projesi, Amerika’nın Irak’a yönelik saldırı ve işgaline ve savaş eylemine karşı çıkan bir kısa film dizisi. İStanbul modern sinema iconAtatürk devrimleri arasında siyasi bir devrim niteliğindedir. Çok...

Psa projesi, Amerika’nın Irak’a yönelik saldırı ve işgaline ve savaş eylemine karşı çıkan bir kısa film dizisi. İStanbul modern sinema iconTüm övgüler, katından şiddetli azaba karşı uyarmak, düzeltmeye yönelik...

Psa projesi, Amerika’nın Irak’a yönelik saldırı ve işgaline ve savaş eylemine karşı çıkan bir kısa film dizisi. İStanbul modern sinema icon1. Farklı bir hafta sonu geçirmek isteyen Asel, kahvaltısını tamamladıktan...

Psa projesi, Amerika’nın Irak’a yönelik saldırı ve işgaline ve savaş eylemine karşı çıkan bir kısa film dizisi. İStanbul modern sinema iconÇocuk haklarina yönelik ebeveyn tutum öLÇEĞİ’Nİn geliŞTİRİlmesi ve standardizasyonu*

Psa projesi, Amerika’nın Irak’a yönelik saldırı ve işgaline ve savaş eylemine karşı çıkan bir kısa film dizisi. İStanbul modern sinema icon9 -14 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek 47. Uluslararası Antalya...


Yasa




© 2000-2018
kişileri
d.ogren-sen.com