Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Gürsel baran konuşmasında


sayfa1/5
d.ogren-sen.com > Doğru > Evraklar
  1   2   3   4   5
Mayıs 2017

TİCARİ UYUŞMAZLIKLARDA ARABULUCULUK

VE ARABULUCULUKTA AVUKATIN ROLÜ

-ANKARA-
GİRİŞ : Adalet Bakanlığı, Arabuluculuk Daire Başkanlığı, TBB, TOBB, Ankara

Ticaret Odası ve Ankara Barosunun işbirliği ile 03.05.2017 tarihinde, Ankara’ da “Ticari Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk ve Arabuluculukta Avukatın Rolü” konulu sempozyum düzenlenmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi Başkanı Şükrü SARAÇ’ ın moderatörlüğünde, “Ticari Uyuşmazlıkların Çözümünde Arabuluculuk” başlığı altında gerçekleştirilen ilk oturuma: ABD’ den Arabulucu John Thomas PORTER, İngiltere’ den Arabulucu Charles MIDDLETON, Yunanistan’ dan Arabulucu Spyros ANTONELOS, Arabuluculuk Daire Başkanlığı, Arabuluculuk Kurulu Üyesi İlker KOÇYİĞİT ile Enerji Sektöründe CEO olan Cem ÖNCE konuşmacı olarak katılmıştır.
Arabuluculuk Daire Başkanlığı, Arabuluculuk Kurulu Üyesi Fatih SOYSAL’ ın moderatörlüğünde, “İş Uyuşmazlıklarının Çözümünde Arabuluculuk” başlığı altında gerçekleştirilen 2. oturuma: Güney Afrika’ dan Arabulucu Ebrahim PATELIA, Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nden Prof. Dr. Serkan ODAMAN, Marmara Üniversitesi İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Talat CANPOLAT ve Arabulucu Erol KOÇ konuşmacı olarak katılmıştır.

TESK Genel Sekreter Yardımcısı Yasemin ERTEKİN’ in moderatörlüğünde, “Arabuluculukta Avukatın Rolü” başlığı altında gerçekleştirilen son oturuma: ABD’ den Arabulucu John Thomas PORTER, Lübnan’ dan Arabulucu Georges FEHGALI, Arabulucular Derneğinden Sabri HAFİF, Ankara Arabulucular Derneği Başkanı Nejdet GÖĞÜSDERE ve Adalet Bakanlığından, Başuzman Arabulucu Yonca Fatma YÜCEL konuşmacı olarak katılmıştır.
Sempozyumda Antalya Barosunu temsilen katılmış olup, bu güzel ve verimli çalışmayı, Antalya Barosu Arabuluculuk Kurulu olarak, kısa notlar halinde faydalı olması dileklerimizle paylaşıyoruz.

  1. AÇILIŞ KONUŞMALARI




  1. Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Gürsel BARAN konuşmasında;




  • Arabuluculuk sayesinde hukuki uyuşmazlıklar artık; mahkemeye başvurmadan önce veya dava açtıktan sonra, tarafsız, bağımsız ve eğitimli 3. kişinin yardımıyla kısa sürede çözülebiliyor. Arabuluculuk, zamandan ve masraflardan tasarruf ediliyor olunmasının yanı sıra, tarafların arabulucu yardımıyla çözümü kendilerinin üretip, kendi kararlarını verebiliyor olması sebebiyle de oldukça avantajlı bir yöntem.

  • Arabuluculuk Daire Başkanlığının verilerine göre; bugüne kadar arabuluculuk yoluyla 12.000’den fazla uyuşmazlık arabuluculuk yoluyla çözülmüş; yani taraflar bu uyuşmazlıkları yargıya taşınmamış ve kendi menfaatleri doğrultusunda çözüm üretip sonuç almışlardır.




  • Bugüne kadar arabuluculuk yoluyla çözümlenen uyuşmazlıkların %90’ının işçi-işveren uyuşmazlıkları olduğu görülüyor. Yargıtay’ ın 1 yıl içinde baktığı 780.000 uyuşmazlığın %30’ unu iş davları oluşturmaktadır. Arabuluculuk müessesesinin etkisini ve kapsamını arttırmak için ilk etapta işçi-işveren uyuşmazlıklarında arabuluculuğu dava şartı haline getiren iş mahkemeleri kanunu tasarısı hazırlandı. Bu sayede işçi ve işverenin menfaati doğrultusunda uyuşmazlıklar, 1-2 hafta gibi kısa bir sürede çözülecek ve bu da çalışma barışına katkı sağlayacaktır.


Adalet Bakanlığı verilerine göre iş davalarının ortalama 431 günde sonuçlandığı dikkate alındığında, yeni iş kanunu tasarının kısa sürede yasalaşması iş dünyası olarak beklentilerimiz arasındadır. Kısa sürede çözüm, her iki kesimin işlerine zaman ayırması için fırsat yaratacaktır.


  1. Ankara Baro Başkanı Av. Sayın Hakan CANDURAN konuşmasında;




  • Ülkemizde yargının en önemli sorunlarından biri, Anayasanın 19 ve 141. maddelerinde koruma altına alınmış olan makul sürede yargılanma hakkının yeteri kadar işletilememesidir. Adil yargılanma hakkının ihlali, adalete olan güveni ortadan kaldırmakta ve tarafları kendi haklarını başka yollarla arama durumuna getirmektedir. Bu nedenle alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri, bu sorunu çözmesi açısından önem taşımaktadır. Arabuluculuk sayesinde, taraflar arasındaki ilişkiler ve hassas ticari münasebetler korunabilecektir.




  • Avukatlık, hukuki uyuşmazlıklarda, hukuku olaylara uygulama sanatıdır. Mevzuatı somut olaya uygulayarak sorunları gidermek avukatların uzmanlığıdır. Arabuluculuğun arzu edilen şekilde uygulanması ve fayda sağlayabilmesi; uygulama ve yargılamaya hakim olan avukatlar sayesinde olacaktır.




  1. TBB Genel Sekreteri Av. Sayın Güneş GÜRSELER konuşmasında;




  • Sayın baro başkanının da ifade ettiği gibi; “adil yargılanma hakkı”, “makul sürelerde yargılanma hakkı” ve “nitelikli yargılanma hakkı” temel haklardır. Bunu gerçekleştirmede bütün görevi sadece mahkemelerimize, sadece yargı organlarımıza bırakmak yerinde değildir. Arabuluculuk sayesinde yargının yükü azalacaktır.




  • Arabuluculukta avukatların rolünün etkin olduğunu düşünüyoruz. Avukatların arabulucu olması konusundaki ısrarımız gibi; tarafların arabuluculuk sürecinde avukatla temsilinin de zorunlu hale getirilmesini istiyoruz. Özellikle iş davalarında zorunlu arabuluculuk geliyor ve bu zorunluluk nedeniyle gelen eleştiriler: “işverenin karşısında işçinin güçsüz kalacağı” endişesinden kaynaklanmaktadır. Şayet tarafların avukatla temsili zorunluluğu gelirse böyle bir endişe olmayacaktır.




  • Bunun yanında “zorunlu arabuluculuk” doğru bir kavram değildi. Tarafların masadan kalkma hakları vardır ve hiçbir hak kaybına uğramamaktadırlar. Bu zorunluluk “deneme zorunluluğu”dur.

  1. Arabuluculuk Daire Başkanı Hakim Sayın Hakan ÖZTATAR konuşmasında;




  • Hukuki uyuşmazlık söz konusu olduğunda, hakimler olarak, avukatlar olarak aslında aynı şeyi amaçlıyoruz. Amacımız, adalet bekleyen tarafların, bir an önce adalete erişmelerini sağlamak. Arabuluculuk insanların adalete hızlı bir şekilde erişmesi konusunda, büyük bir kolaylık getirdi. Uzun yargılama süreleri tüm dünyada bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Bugün, hukuki uyuşmazlığınızı ancak, 200 günle 400 gün arasında bitirebilirsiniz; çünkü dava söz konusu olduğunda: “dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi, keşif, bilirkişi, hatta hakimin hüküm yazmak için 15 günlük süresi” vardır. Yani usul hukuku gereği, yargılamanın ilerlemesi için mutlaka belli bir süreye ihtiyaç vardır. Oysaki arabuluculuk çok hızlı bir süreçtir. Bugün ülkemizde 12.500 uyuşmazlık arabuluculuk yoluyla çözüldü ve bunların %93’ü, “1 günde ve 1 günden daha az bir zamanda” çözümlendi. Bu sadece bizim ülkemizde değil; bu durum dünyada böyle. İngiltere’ de, arabuluculukla çözülen uyuşmazlıkların %85’ i, 1 günde ve 1 günden daha az bir zamanda sonuçlanmıştır. Singapur’ da 3 saatlik bir zaman diliminde arabuluculukla sorunların çözüldüğünü öğrendik. Peki bu nasıl oluyor? İşin sırrı; iletişimde; yani tarafların birbirini dinleyip, anlamaya başlamasında ve sorunları birlikte çözme konusunda irade göstermesindedir. Dava sürecinde ise insanlar konuşmuyor, dilekçeler konuşuyor; ama bir araya gelip birkaç saat konuşmaları, birbirlerini anlamalarına yetiyor. İletişim kurabildikleri için, menfaatlerine odaklanıp masadan anlaşarak kalkıyorlar.




  • Arabuluculuk sisteminin gelmesiyle birlikte tek kapılı adliye sistemi yerine, çok kapılı adliye sistemine geçiş yapmamız gerekiyor. Hukuki uyuşmazlığım varsa, bana sadece mahkeme kapısı açılmamalı. Tahkime, arabuluculuğa, 35/A’ ya yani tüm kapılara ulaşabilmeliyim. Bana dava kapısı da açılmalı; ama sulh kapısı ve diğer kapılardan sonra açılmalı. En son kapı olmalı dava kapısı. Hakimken bunu fark edemedik; ama arabuluculuk sayesinde fark ettiğimiz bir şey var. Meğer mahkemelerde husumetler bitmiyormuş. Hakim olarak verdiğimiz kararla, hukuki sorunu çözüyoruz, sorunu hukuk dünyasında kaldırıyoruz; ama husumeti çözemiyoruz. Yani taraflar arasındaki ilişkiyi düzeltemiyoruz. Ben: “Hakim bey mükemmel bir karar verdi, sorun bitti, gel kucaklaşalım.” diyeni görmedim. Davayı kabul edince davalı, reddedince davacı, kısmen kabul-kısmen reddedince her iki taraf da mutsuz ayrılıyor adliyeden. Arabuluculuk ise hem hukuki sorunu çözüyor, hem de husumeti bitiriyor.




  • Fransa’ ya yapmış olduğumuz bir ziyarette, idari yargıda davalar 6 ayda sonuçlandığı ve harç alınmadığı halde neden arabuluculuğu uyguladıklarını sorduk: “Dava sürecinde 2 Fransız vatandaşından biri kaybediyor, arabuluculukta ise herkes kazanıyor. Neden bir Fransız vatandaşının kaybedeceği bir sisteme sürükleyeyim ki insanları?” dediler. İki tarafın, iki ticari şirketin, hem işçinin hem de işverenin kazanacağı bir yol varken, neden onları bir tarafın kaybedeceği bir yola sürüklüyoruz?




  • Avukatların da hukuki uyuşmazlık sebebiyle gelen müvekkillerine uygun çözüm yöntemini sunması gerekir. Avukatın müvekkiline: “Ben senin hukuki uyuşmazlığını inceleyeceğim, onunla ilgili gerekli risk analizlerini yapıp uygun seçeneği bildireceğim.” demesi gerekiyor. Avukatın, tahkim, sulh, arabuluculuk, 35/A, dava gibi tüm seçeneklere ilişkin araştırmasını yapıp, müvekkiline bu süreçlerin ne kadara mal olacağını, ne kadar zaman alacağını, sonuçların ne olabileceğini, eldeki verilere göre karşılaşılabilecek sorunların neler olduğunu tek tek anlattıktan sonra, “müvekkilinin seçeceği yöntemi” uygulaması gerekiyor.

  • Japonlar davalarla ilgili şunu söylüyorlar: “Biz, esasında davayı kazanmak istemiyoruz; karşı tarafla uzlaşmak istiyoruz.” Davayı kazandığınızda, esasında bir şeyleri de kaybediyoruz; ama bunun farkına varamıyoruz. Biz davayı kazansak bile, karşı tarafı kaybediyoruz. Arabuluculuk süreciyle artık biz karşı tarafla uzlaşmak, onu da kazanmak istiyoruz.



  1. SEMPOZYUM SUNUMLARI


İlk Oturum

TİCARİ UYUŞMAZLIKLARIN ÇÖZÜMÜNDE ARABULUCULUK”


  1. Arabulucu John Thomas PORTER (ABD)




  • ABD’de 50 eyalet var ve 11 federal adli bölge var. Arabuluculukla ve tahkimle ilgili 2 aşamalı bir sistemimiz var. Bizde 50 eyaletin her birinin kendi mahkeme sistemi var; her eyalette bir yüksek mahkeme ve temyiz mahkemesi var. Bazen eyaletler arasında arabuluculukla ilgili farklı uygulamalar olabiliyor. Bazı eyaletler kaotik sistemle, bazıları da sistematik şekilde uyuşmazlıkları çözüyor. Örneğin Kaliforniya, New York, Şikago’ nun çok kapsamlı, sofistike bir arabuluculuk sistemleri var. Bu mahkemelerde dava açıldıktan sonra doğrudan arabuluculuk uygulanabiliyor; ama benzerlikleri çok az.


Federal mahkemelerin ise oldukça karmaşık bir sistemi var. Federal sistemde, yalnızca 75.000 Doları aşan davalara bakılıyor. Bazı istisnalar dışında bu meblağı aşmayan davalar, eyalet mahkemelerinde açılıyor. Federal mahkemeye açılan hemen hemen tüm hukuk davaları öncelikle, ya arabuluculuğa ya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemine ya da tahkime gidiyor.


  • Federal sistemde 92 bölge mahkemesi var. Her eyalet, hukuki uyuşmazlıkların çözümü için federal mahkemeye ulaşabiliyor. Federal mahkemedeki hakimler Amerikan başkanı tarafından atanıyor, bu karar senato tarafından onaylanıyor ve bu hakimler ömür boyu görev yapıyorlar. Maaşları hiçbir zaman azaltılmıyor. Federal mahkemelerde bir de sulh hakimleri var ve 10 yıllığına göreve geliyorlar. Bu hakimler arabuluculuk ve tahkime bakıyorlar; yani bölge federal mahkemesine bir dava açıldığında önce sulh hakimleri bu uyuşmazlığın mahkemeye gitmesini engelleyebilmek için önce sulh, arabuluculuk ve tahkim yollarını hızlıca yürütüyor. Sulh hakimleri dışında bir de onaylanmış arabulucular var ve Türkiye’ deki gibi bu arabulucuların hukukçu olması zorunluluğu yok. Amerika’ da eğitilmiş arabulucular var. Örneğin; bina ile sorun varsa mahkeme doğrudan bir yüklenici ya da müteahhidi arabulucu olarak atayabiliyor.




  • Geçmişte Amerika’ da, uyuşturucu dosyalarının artmasıyla ceza davalarının sayısı bir hayli arttı. Bu nedenle hukuk davalarına bakarken mahkemeler sorun yaşadı ve o dönemde arabuluculuk bu tıkanıklığı çözmek için gerekliydi ve uygulandı. Neredeyse hukuki uyuşmazlıkların tümü için arabuluculuk kullanıldı.



  • Federal mahkemede bir dava açıyorsanız ve avukatsanız o davayı kazanmak zorundasınız. Neticede avukatlar eğitimlerini bu yönde alıyor; ancak arabuluculuk sürecinde avukatlın ne yapması gerektiği konusunda eğitilmiyorlar.

Bu yüzden avukatlar arabuluculuk sürecine katıldıklarında, müvekkillerini nasıl yönlendirecekleri konusunda zorluk yaşadılar. Ne yapmaları gerektiğini bilmediklerinden süreci tıkayabiliyorlar; yani Amerika’ daki zorunlu sistemin zayıf noktalarından biri bu.


  1. Arabulucu Charles MIDDLETON (İNGİLTERE)




  • İngiltere’ de, şayet avukatlar müvekkillerini arabuluculuk hakkında bilgilendirmezse, bazı yaptırımlara maruz kalabilecekleri yönünde bir değişikliğe gidildi ve bu aşamadan sonra arabuluculuk uygulamaları daha fazla tercih edilir hale geldi. Bunun yanında, arabuluculuğa teşvik etme konusunda birkaç yüksek mahkeme kararı da etkili oldu. Buna göre; bir taraf yargı süreci boyunca arabuluculuk yoluna başvurmayı reddederse ve davayı kazanırsa; bütün yasal süreç boyunca harcadığı masrafların kaybeden tarafça karşılanacağı kuralı uygulanmamaya başladı.


Bu aslında zorunlu arabuluculuk değil. Hakimler arabuluculuğa şans tanınması gerektiği kanaatinde olduklarından kararlarını bu yönde veriyorlar ve uyuşmazlık davaya konu olmuşsa ilk aşamada taraflara arabuluculuğa yönlendirip süre veriyorlar.


  • İngiltere’ de arabuluculuk uygulaması ve mesleği, herhangi bir yazılı kurala tabi değil. Bir akreditasyon süreci var ve herkes arabulucu olabilir. Önemli olan, arabulucunun toplum içinde saygı değer bir yeri olup olmadığı ve yeterli eğitimi olup olmadığıdır.




  • İngiltere’ de artık avukatlar arabuluculuğun bir yöntem olduğunu kabul ediyor. Bunun yanında hala direnç gösterenler var; ama onlar da müvekkillerine arabuluculuğun uyuşmazlığın çözümü için bir seçenek olduğu konusunda tavsiyede bulunmak zorundalar. Aksi takdirde bunun yaptırımları olduğunu biliyorlar.



  • Yüksek meblağlı davalarda insanlar iyi niyetle uzlaşmaya çalışıyor; ama kendi değerleri de var. Şayet süreç zor hale gelmişse yani zor insanlarla karşı karşıyaysanız süreci bırakmak sizin seçeneklerinizden biridir. Ben böyle zamanlarda genellikle binadan çıkıp bahçede oturup ağlamak isterim; ama genellikle odaya geri dönüp becerilerime güvenerek işime devam ediyorum. En zor durumlarda bile hemen pes etmiyorum.



  • Arabulucu bir araya gelip konuşamayan insanlar arasında bir diyalog oluşturur. Onların konuşmasını, iletişim kurmasını sağlar. Benim arabuluculuk yaptığım bazı ticari işler sonrasında taraflar; arkadaş oldu, iş ortağı oldu ve daha sonradan eşleriyle birlikte sosyal ortamlarda buluştular. Yani ticari ilişkilerin ötesine geçtiler. Aslında dava sürecinde aynı odada bile bulunmamışlardı; ama arabuluculukta durum çok farklı.




  • Arabuluculuk uygulamalarınızda başarılıysanız bu sizin tercih edilme sebebiniz olacaktır; ama genelde bu süreci sürdürebilmek için sadece bir gününüz olabiliyor. Halbuki 1 gün çok kısa bir zaman dilimidir; ama taraflar maliyeti düşük olsun diye 1 günde çözmeye çalışırlar. Genelde 1 günde yolun %80’ ini kat edersiniz ve günün sonunda herkes çok yorgun olur. O kadar yorulurlar ki azıcık bir yol kalsa dahi o son adımı atamazlar. Peki burada arabulucu ne yapar? Ben taraflara ve avukatlarına haftaya sizi arayacağım diyorum. Onlara zaman tanıyorum ve bir sonraki hafta avukatları aradığımda daha uyumlu bir çözüm bulmaya çalıştıklarını görüyorum.

Özellikle böyle durumlarda bazen bir taraftan, önerdiği bir çözümü belli bir süre için açık uçlu bırakmasını istiyorum; çünkü bazen görüşmeler bir paradoks haline gelebilir. Benim arabuluculuğunu yaptığım bir işte, süreç böyle bir hal almıştı. Bir taraf önerisini açık uçlu bıraktı ve karşı tarafa 48 saatlik bir süre verdi. Sonra karşı taraf bu öneriyi kabul etti.


  • Arabuluculuk yaptığım sürece hukuk deneyimim bana faydalı oluyor. Benim geçmişte avukatlık yapmış olmam, iki tarafa da güven veriyor. Ayrıca sorunlarını daha iyi algılayabiliyorum. Aslında hukuk süreci nasıl sonuçlar, dava nasıl biter gibi tahminlerde bulunamam; ama bu süreç boyunca yaptıkları tartışmalar, teklifler makul mu değil mi onun hakkında görüş bildirebiliyorum. Hukuk deneyimim olmasaydı iyi bir arabulucu olur muydum emin değilim.




  • Arabuluculuk sürecinde nasıl tepki verdiğinize dikkat etmelisiniz. Bir tarafla daha çok ilgileniyormuşsunuz gibi görünmemelisiniz. Ayrıca gizliliği bozmamalısınız; yoksa taraflar size güvenmez. Bunun yanında hukuki tavsiyelerde bulunmamalısınız ve asla tarafların ne söyleyecekleri ya da ne yapacakları konusunda öngörüde bulunmamalısınız.



  1   2   3   4   5

sosyal ağlarda paylaşma



Benzer:

Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Gürsel baran konuşmasında iconKocaeli Baro Başkanı Sayın Av. Sertif GÖKÇE konuşmasında

Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Gürsel baran konuşmasında icon6102 sayili türk ticaret kanununun 457 nci maddesine göre yönetim kurulu beyani

Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Gürsel baran konuşmasında icon05- yönetim Kurulu üyelerine Yönetim Kurulunca belirlenen aylık dışında...

Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Gürsel baran konuşmasında icon1 Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp A. D başkanı Adli Bilimciler Derneği Başkanı

Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Gürsel baran konuşmasında iconTmmob mimarlar odasi 43. Donem merkez danisma kurulu

Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Gürsel baran konuşmasında iconRekabet Kurulu Eski Üyesi ve İkinci Başkanı

Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Gürsel baran konuşmasında iconYÖnetim kurulu başkanliğI’ndan

Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Gürsel baran konuşmasında iconKurumun tarihçesi: Çağdaş Aile Derneği, 06. 06. 2001 yılında kurulmuştur....

Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Gürsel baran konuşmasında iconTekstil Bankası Anonim Şirketi Yönetim Kurulu’na

Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Gürsel baran konuşmasında icon6102 sayili ttk nin 457. Maddesine göre yönetim kurulu beyani


Yasa




© 2000-2018
kişileri
d.ogren-sen.com