Boşanma nedenleri tmk'de tek bir başlık altında toplanmakla birlikte, öğretide çeşitli şekillerde ayrıma tabi tutulurlar. Bunlardan ilki, özel boşanma


d.ogren-sen.com > Doğru > Evraklar


MEDENİ HUKUK ÜNİTE-3

BOŞANMA NEDENLERİ

Boşanma nedenleri TMK'de tek bir başlık altında toplanmakla birlikte, öğretide çeşitli şekillerde ayrıma tabi tutulurlar. Bunlardan ilki, özel boşanma nedenleri-genel boşanma nedenleri ayrımıdır. Özel boşanma nedenleri ile kanunda açıkça ismen sayılan, belirli bir olay ya da neden kastedilir.

. Genel boşanma nedenleri ise, belirli bir olaya odaklanmadığından, eşler arasındaki ilişkiyi boşanmaya neden olacak şekilde sarsan tüm durumlarda uygulanabilir.

Mutlak boşanma nedenlerinde kanunun aradığı olayın gerçekleşmesi ile boşanmaya karar verilebilir. Nispi boşanma nedenlerinde ise kanunun aradığı olaydan başka, bu olay ya da durumdan dolayı ortak hayatın çekilmez hâle gelip gelmediği hâkim tarafından incelenir. Dolayısıyla nispi boşanma nedenlerine göre davaya bakıldığında hâkim sadece olayın gerçekleşmesiyle yetinmeyecek bunun ortak hayat üzerindeki etkisini de değerlendirecektir. Oluşan kanaate göre de karar verecektir.

TMK'de yer alan boşanma nedenleri şunlardır:

  1. Zina ,

  2. Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (TMK 162. madde),

  3. Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (TMK 163. madde),

  4. Terk (TMK 164. madde),

  5. Akıl hastalığı (TMK 165. madde),

6-Evlilik birliğinin temelinden sarsılması

Zina

Zina özel ve mutlak boşanma nedenlerindendir. Zinanın varlığı boşanmaya karar verilebilmesi için yeterlidir. Ancak zinadan her cinsel ilişki (erkekle erkeğin, kadınla kadının ilişkisi) değil, karşı cinsler arasındaki cinsel ilişki anlaşılır. Bunun dışında kalanlar haysiyetsiz hayat sürme ya da genel boşanma nedenlerine konu olabilirler.

Yani zinadan anlaşılması gereken, eşlerden birinin kendi eşi haricinde karşı cinsten biri ile cinsel ilişkiye girmesidir. Bu cinsel ilişkinin isteyerek yapılmış olması gerekir. Mesela tecavüze uğrayan bir kadının kocası, karısı aleyhine zina nedeniyle boşanma davası açamaz.

İspat

Zinanın fiilî olarak ispatı çok mümkün olmamakla birlikte zina yaptığı iddia edilen eşin suçüstü hâlinde yakalatılması şart değildir. Zina yaptığına karine teşkil edecek hâl ve hareketler, uygunsuz pozdaki fotoğraflar, görgü şahitleri ve bunun gibi her türlü delil, ispat açısından dikkate alınır.

Dava açma süresi

Zinaya dayalı boşanma davası, davaya hakkı olan eşin boşanma nedenini öğrenmesinden itibaren altı ay ve her hâlde zina eyleminin gerçekleşmesinden itibaren beş yıl geçmesi ile açılamaz.

Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış

Hayata kast ile pek kötü veya onur kırıcı davranış aynı maddede düzenlenmiş, özel ve mutlak boşanma nedenlerindendir.

Eşlerden birinin diğerine öldürmek amacıyla ateş etmesi, yemeğine zehir koyması, yüksekçe bir yerden itmesi gibi olaylar hayata kasta örnektir. Diğer eş henüz eyleme geçmemiş olsa bile, öldürme kastının varlığı mektup vb. çeşitli yollarla anlaşılabiliyorsa gene bu dava açılabilir.
Eşini aç bırakmak, bağlayıp eve hapsetmek, dövmek, ağır hakaretlerde bulunmak gibi eylemler bu nedene dayalı dava açma hakkı verir. Uygulamada, eşini darp eden koca aleyhine genellikle boşanma davası evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı olarak açılmaktadır.

İspat

Bu sebebe dayalı boşanma davası her türlü delille ispat edilebilir. Görgü tanıkları, doktor raporları vb.

Dava açma süresi

Hayata kasttan ya da pek kötü veya onur kırıcı davranıştan dolayı dava açma hakkı, eşin boşanma nedenini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu nedenin doğumunun üzerinden beş yıl geçmesiyle düşer. Bu süre, zaman aşımı değil, hak düşürücü süredir.

Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme

Suç işleme ile haysiyetsiz hayat sürme aynı maddede düzenlemiş iki ayrı özel ve nispi boşanma nedenlerindendir.

Eşlerden birinin küçük düşürücü bir suç işlemesi diğerine boşanma davası açma hakkı verir. Ancak eşin suç işlediği ispat edilse dâhi bu mutlak boşanma nedeni olmadığı için diğer eş açısından hayatın çekilmez olup olmadığı konusunda hâkim araştırma yapacaktır. Bir suçun küçük düşürücü olup olmadığı toplumun değer yargıları dikkate alınarak hâkimin takdir yetkisi çerçevesinde belirlenir. Cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, adam öldürme (ancak doktrinde meşru müdafaa, namus için vb. sebeplerle işlenen adam öldürme suçlarının küçük düşürücü olmadığı görüşü hâkimdir), zimmet gibi suçlar küçük düşürücü suçlara örnek gösterilebilir.

Eşlerden birinin toplumun değer yargıları ve ahlak anlayışı ile bağdaşmayan, onurlu ve namuslu görülemeyecek bir hayat tarzını benimsemiş olması da boşanma nedenidir. Haysiyetsiz hayat sürmek, geçici davranışları değil, bir sürekliliği anlatır. Randevu evi işletmek, cinsel sapıklık, ayyaşlık, kumarbazlık bu hâllere örnek gösterilebilir.

Suç işleme ya da haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanmaya karar verilebilmesi için bu nedenlerden ötürü ortak hayatın çekilmez hâle gelmesi gerekir

İspat

Her türlü delille ispatlanabilir. Eşin suç işlediği konusunda ceza kararı, duruşma tutanakları, karakol ifadesi, görgü tanıkları, mağdur beyanları gibi her türlü delille ispatı mümkündür.

Dava açma süresi

Haysiyetsiz hayat sürmeden dolayı açılacak boşanma davası için bir zaman aşımı ya da hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Bunun nedeni haysiyetsiz hayat sürmenin devamlılık göstermesi gerektiğidir. Yani bir kere kumar oynayan koca hakkında bu maddeye dayanarak boşanma davası açılamayacaktır.

Terk

Terk, özel ve mutlak boşanma nedenlerindendir. Terkin varlığı için aranan maddi şartlar şunlardır :

  • Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla ortak konutu terk etmelidir.

Evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla değil de, ortak konuttan askerlik, tayin, hastalık vb. nedenlerle ayrılmak terk olmaz.

  • Bu şekilde oluşan ayrılık en az altı ay sürmüş ve hâlen devam etmekte olmalıdır.

Eşin ortak konutu terkinden itibaren altı ay geçmeden açılan dava reddolunur. Zira Kanun asgari ayrılık süresini terkten itibaren altı ay olarak belirlemiştir. Bu altı aylık süre içerisinde terk eden eşin ortak konuta dönmesi, terk edilen eş açısından dava hakkını ortadan kaldırır.

Bu maddi şartlar gerçekleştikten sonra terk edilen eşin istemi üzerine hâkim veya noter tarafından diğer eşe ihtarda bulunulur. İhtarda terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesi hâlinde doğacak sonuçlar hakkında uyarıda bulunulur.

Dava açma süresi

Haklı sebep olmaksızın terk edilen eş, terk tarihinden itibaren dördüncü ay dolduktan sonra hâkim veya notere başvurarak terk eden eşine ihtar gönderilmesini istemelidir. Hâkim veya noter terk sebebini incelemeyecektir. Sadece süre dava şartıdır. Dördüncü ayın dolmuş olmasına bakılacaktır.

Akıl Hastalığı

Akıl hastalığı özel ve nispi boşanma nedenlerindendir. Burada boşanma nedeni akıl hastalığına dayanmaktadır. Bilindiği gibi evlenme sırasında var olan akıl hastalığı her zaman evlenmeye engel olmaz. Akıl hastalığının evlenmeye engel olması resmî sağlık kurulu raporuyla akıl hastalığı olanın evlenmesinde tıbbi sakınca bulunduğunun belirlenmesi hâlinde söz konusu olur.

Dava açma süresi

Akıl hastalığına dayalı olarak boşanma davası açılması bir zaman aşımı süresine ya da hak düşürücü süreye bağlanmamıştır.

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması

Genel boşanma nedenleri evlilik birliğinin temelinden sarsılması başlığı altında TMK m. 166'da toplanmıştır. Bu maddede aslında üç boşanma nedeninin bulunduğu söylenebilir:

Dar Anlamda Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması

Evlilik zamana yayılmış olan bir ilişkidir. Bu ilişkide öyle anlar gelebilir ki, eşler birbirlerinden uzaklaşabilirler. Öyle olaylar olabilir ki, bunlar eşler arasında huzursuzluğa yol açar.

Evlilik birliğinin temelden sarsılmış kabul edilebilmesi için biri objektif diğeri subjektif olmak üzere iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir. Objektif şart evlilik birliğini temelden sarsıcı durum veya olayların varlığı; subjektif şart ise bu durum veya olayların varlığından dolayı ortak hayatın çekilmez hâle gelmiş olmasıdır.

İktidarsızlık, eve çok geç gelme ya da sürekli olarak birkaç gün hiç gelmeme, eşinin ailesine sürekli hakaret etme ve kötü davranma, kadınlık vazifelerini yerine getirmeme, cinsel isteksizlik vb. evlilik birliğini temelinden sarsıcı durumlara örnek verilebilir.

Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında, bazen, bir hastalığa yakalanmada olduğu gibi, eşlerin bir kusuru yoktur. Bazen de hatta çoğunlukla eşlerden birinin ya da karşılıklı olarak eşlerin kusurlu olmasından ortak hayat çekilmez hâle gelir.

Anlaşarak Boşanma

Anlaşarak boşanmada evliliğin en az bir yıl sürmüş olması ve eşlerin boşanma konusunda anlaşmış olması gerekir. Bu şartlara sahip olan eşler mahkemeye başvurduklarında, hâkim tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmelidir. Taraflar avukatları vasıtasıyla da mahkemeye başvurmuş olabilirler. Bu hâlde davacı ve davalı vekillerinin (avukatlarının) hazır olması ve davalı vekilinin davayı kabul etmesi ile boşanmaya karar verilebilir mi sorusu akla gelebilir. Kanun metni herhangi bir soruyu akla getirmeyecek kadar açıktır. Hâkimin anlaşmalı boşanma hükmüne göre karar vermesi için tarafları bizzat dinlemesi gerekmektedir.

Mali sonuçlardan kasıt; eşin diğer eşten maddi manevi tazminat talep edip etmeyeceği, etmiş ise miktarı ve nafaka miktarıdır. Çocukların durumundan anlaşılması gereken de velayetin kimde kalacağı ve velayetin bırakılacağı eşe çocuk için ödenecek nafaka miktarıdır. Velayeti almayan tarafın çocuk ile kuracağı şahsi münasebet (görüşme) günlerinin de belirlenmesi gerekir.

Ortak Hayatın Yeniden Kurulamaması

TMK m. 166/IV'e göre, boşanma nedenlerinden herhangi biriyle açılmış davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak üç yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.

TMK 166/IV. maddenin şartları şunlardır:

  • Daha önce eşlerden biri tarafından açılmış ve reddedilmiş bir boşanma davası olmalıdır.

  • Boşanmanın reddine dair karar kesinleşmiş olmalıdır (Kesinleşme ya temyiz incelemesine gidilerek Yargıtay tarafından 'onama' kararı verilmesi ile ya da taraflarca temyiz incelemesine başvurulmayarak temyiz süresinin geçmesi ile olur).

  • Kesinleşmeden sonra 3 yıl geçmiş olmalıdır (3 yıllık sürenin dolması aranır).

  • Eşler arasında ortak hayat bir daha kurulamamış olmalı, taraflar fiilî olarak bir araya gelmemiş olmalılardır.

  • Yukarıdaki 4 şartın gerçekleşmesi hâlinde eşlerden biri boşanma davası açabilir.


BOŞANMA DAVASI

Boşanma Davasının Bazı Özellikleri

Boşanma davasında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesinin kurulmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemesinde dava açılır. Ancak asliye hukuk mahkemesi, aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakacaktır.

Yetkili mahkeme ise eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.

Boşanma davasının açılmasının ardından; taraflar dilekçelerini sunduktan ve yazılı delillerini mahkemeye ibraz ettikten sonra mahkeme 'ön inceleme duruşması' yapmak zorundadır. Bu duruşmada taraflara sulh olup olmayacakları sorulur. Eşlerden birisi veya her ikisi sulh olmak istemediğini beyan ederse 'tahkikat duruşmasına' geçilir.

Boşanma davalarında, HMK'daki kurallara göre yargılama yapılmasının yanı sıra uygulanacak bazı özel usul hukuku kuralları da vardır:

-Hâkim, boşanma veya ayrılık davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe, bunları ispatlanmış sayamaz.

  • Hâkim, bu olgular hakkında gerek resen, gerek istem üzerine taraflara yemin öneremez

-Tarafların bu konudaki her türlü ikrarları hâkimi bağlamaz. Hâkim boşanma davasının dayandığı olguların varlığını araştırmak zorundadır.

-Hâkim, kanıtları serbestçe takdir eder.

-Boşanma veya ayrılığın fer'i sonuçlarına ilişkin anlaşmalar, hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz.

- Hâkim, taraflardan birinin istemi üzerine duruşmanın gizli yapılmasına karar verebilir.

Ayrılık Kararı

Boşanma nedenlerinden birinin gerçekleşmesi hâlinde, dava açmaya hakkı olan eş boşanma yerine hâkimden ayrılığa karar vermesini isteyebilir. Bu takdirde artık eşlerin boşanmasına karar verilemez; ya ayrılığa karar verilir ya da dava reddedilir.

Ayrılığa bir yıldan üç yıla kadar bir süre için karar verilebilir. Ayrılık kararı verirken çocukların kimde kalacağını ve çocuklar için iştirak nafakası miktarını da hâkim belirlemelidir. Yine hâkim eşlerin sözleşme ile kabul ettikleri mal rejiminin ayrılık süresince kaldırılmasına da karar verebilir.

Ayrılık kararı üç hâlde sona erer:

  • Hâkim tarafından belirlenen sürenin son bulması ile,

  • Eşlerin barışması ile,

  • Süre bitiminde ortak hayat yeniden kurulmamışsa, eşlerden birinin boşanma davası açması ile BOŞANMANIN SONUÇLARI

Boşanma kararı ile birlikte evlilik birliği sona erer

Eşlerin evlilikten doğan hak ve yükümlükleri de boşanmayla birlikte sona erer.

Ancak evlilik dolayısıyla kazanılan bazı kişisel durumlar korunur.

Boşanan eşler, artık eş sıfatıyla birbirlerinin yasal mirasçısı olamazlar ve boşanmadan önce yapılmış olan ölüme bağlı tasarruflarla kendilerine sağlanan hakları, aksi tasarruftan anlaşılmadıkça, kaybederler.

Ölüme bağlı tasarruflar için de çözüm, boşanmışlık hâlindeki gibidir. Bir taraf, evlilikleri devam ederken eşine vasiyette bulunmuş olabilir.

Boşanan Kadının Soyadı

Hukukumuzda kadın, evlenmekle kocasının soyadını alır. Ancak evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine yapacağı yazılı başvuruyla kocasının soyadı önünde önceki soyadını da kullanma hakkı bulunmaktadır.

Boşanma hâlinde kadın kocasının soyadını kaybeder ve evlenmeden önceki soyadını yeniden alır. Eğer kadın evlenmeden önce dul idiyse hâkimden bekârlık soyadını taşımasına izin verilmesini isteyebilir .

İddet (Bekleme) Müddeti

Evlilik boşanma ile sona ermişse kadın TMK 132/1 maddesi gereği evliliğin sona ermesinden (boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren) başlayarak üç yüz gün geçmedikçe evlenemez.

Kadın üç yüz gün içerisinde doğum yaparsa bekleme süresi kendiliğinden kalkar.

Hâkim iki hâlde süreyi kaldırabilir:

-Kadının gebe olmadığının anlaşılması hâlinde (ki bu rapor ile ispatlanır),

-Boşanan çiftlerin tekrar birbirleriyle evlenmeleri hâlinde.


Boşanmada Tazminat

Boşanmadan dolayı hem maddi hem de manevi tazminat istenebilir. Her iki tazminat türünün de istenebilmesi için, karşı tarafın kusurlu olması gerekir. Tazminat isteyenin ise ya kusursuz ya da en azından daha az kusurlu olması aranır.

Mevcut menfaate, eşin bir malının kullanılmasından sağlanan yarar; beklenen menfaate ise kaybedilen miras hakları örnek gösterilebilir. Maddi tazminat taleplerinde zararın tamamen giderilmesi zorunlu değildir; hâkim tazminat ödemesi gerekenin kusur derecesi, diğer eşin kusurunun olup olmadığı vb. nedenleri dikkate alarak uygun bir maddi tazminata hükmeder.

Boşanmada Nafaka

Yine boşanma davasının açılmasıyla birlikte çocukların kimde kalacağı ve bakımı sorununun çözümlenmesi gerekir. İşte çocukların bakımından doğan maddi giderlerin karşılanması için de nafakaya hükmedilir ki buna da iştirak nafakası denir. Eşler boşandıktan sonra da çocukların kimde kalacağı ve bakım giderlerinin nasıl karşılanacağı sorunu, önemini korur. Mahkeme boşanmaya karar verirken, imkân bulundukça ana ve babayı dinledikten ve çocuk vesayet altında ise vasinin ve vesayet makamının düşüncesini aldıktan sonra, ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenler.

Bir de eşlerin boşanması üzerine bir eşin diğerine ödemesi gereken yoksulluk nafakası vardır. Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafa ödenir. Erkek de kadın da yoksulluk nafakasının alacaklısı olabilir. Yoksulluğa düşecek taraf, kusuru diğerinden daha ağır olmamak koşuluyla nafaka talep edebilir. Dolayısıyla nafaka isteyenin kusursuz olması gerekmez. Ancak kusuru diğer eşten daha ağır olmamalıdır. Nafaka yükümlüsünün ise kusurlu olması aranmaz.

Maddi tazminat ve yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir. Manevi tazminat ise toptan ödenir, irat biçiminde ödenmesine hükmedilemez.

İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar.

Yoksulluk nafakasında, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılmasına da karar verilebilir.

Boşanmadan Doğan Haklarda Zaman Aşımı Süresi

Görüldüğü gibi, boşanmadan sonra taraflar arasında maddi, manevi tazminat ve nafaka ile ilgili çeşitli haklar doğabilmektedir. Maddi, manevi tazminat ve nafaka taleplerinin illaki boşanma için açılan davada ileri sürülmesi gerekmez.

DEĞERLENDİRME SORULARI

  1. Aşağıdakilerden hangisi mutlak boşanma nedeni değildir?



  1. Terk

  2. Zina

  3. Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış

  4. Akıl hastalığı

  5. Ortak hayatın yeniden kurulamaması




  1. Aşağıdakilerden hangisi genel boşanma nedenidir?



  1. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması

  2. Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme

  3. Terk

  4. Zina

  5. Hayata kast ve pek kötü veya onur kırıcı davranış

3. Dava açma süreleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

a)Zinaya dayalı boşanma davası, davaya hakkı olan eşin boşanma nedenini öğrenmesinden itibaren altı ay ve her hâlde zina eyleminin gerçekleşmesinden itibaren beş yıl geçmesi ile açılamaz.

b)Haysiyetsiz hayat sürmeden dolayı açılacak boşanma davası, davaya hakkı olan eşin, boşanma nedenini öğrenmesinden itibaren altı ay ve her hâlde bu nedenin doğumunun üzerinden beş yıl geçmesiyle düşer.

c)Hayata kasttan dolayı dava açma hakkı, boşanma nedenini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu nedenin doğumunun üzerinden beş yıl geçmesiyle düşer.

d)Pek kötü veya onur kırıcı davranıştan dolayı dava açma hakkı, boşanma nedenini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu nedenin doğumunun üzerinden beş yıl geçmesiyle düşer.

e)Akıl hastalığına dayalı boşanma davasında dava açma süresi öngörülmemiştir.
4. Anlaşarak boşanma davası açabilmek için tarafların en az ne kadar süre evli olmaları gerekir?

a) 1 ay b) 1 yıl c) 3 ay d) 6 ay e) 2 yıl
5. Boşanma davalarında çocukların bakımından doğan maddi giderlerin
karşılanması için hükmedilen nafakaya ne ad verilir?

  1. Tedbir nafakası

  2. Yoksulluk nafakası

  3. Yardım nafakası

  4. İştirak nafakası

  5. Nafaka



  1. Boşanma davası ile talep edilmeyen dava hakları (maddi manevi tazminat,

nafaka vs.) ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi doğrudur?

  1. Boşanma davası ile talep edilmemişse sonradan talep edilmesi mümkün değildir.

  2. Boşanma kararından sonra bir yıl içerisinde talep edilebilir.

  3. Boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl içerisinde talep edilebilir.

  4. Boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren en geç iki yıl içerisinde talep edilmesi gerekir.

e)Süre sınırlaması yoktur, her zaman talep edilebilir.

  1. TMK 132/I maddesinde düzenlenen kadın için bekleme (iddet) süresi ile ilgili

aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

a)Kural olarak, boşanma kararının kesinleşmesinden başlayarak üç yüz gün geçmedikçe kadın evlenemez.

b)Kadının gebe olmadığının anlaşılması hâlinde hâkim evlenmeye izin verir.

c)Boşanan çiftlerin tekrar birbirleriyle evlenmeleri hâlinde bekleme süresi hâkim tarafından kaldırılır.

d)Kadın üç yüz gün içerisinde doğum yaparsa bekleme süresi kendiliğinden kalkar.

e)Kadın üç yüz gün içerisinde doğum yaparsa bekleme süresinin kaldırılması için hâkimden izin istenir.


  1. Aşağıdakilerden hangisi boşanmanın sonuçlarından biri değildir?



  1. Boşanan eşler, bazı durumlarda eş sıfatıyla birbirlerinin yasal mirasçısı olabilirler.

  2. Evlenmeyle kazanılan erginlik kaybedilmez, kayın hısımlığı devam eder, vatandaşlık ortadan kalkmaz.

  3. Boşanmadan önce yapılmış olan ölüme bağlı tasarruflarla kendilerine sağlanan hakları, aksi tasarruftan anlaşılmadıkça, kaybederler.

  4. Kadının boşandığı eşinin soyadını taşımasında yarar var ise o soyadını taşımasına izin verilebilir.

  5. Boşanmada, nafaka isteyenin kusursuz olması gerekmez. Nafaka yükümlüsünün ise kusurlu olması aranmaz.

  1. Ayrılık kararı ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?



  1. Ayrılık kararına 1-3 yıl arası hükmedilir.

  2. Hâkim tarafından belirlenen sürenin son bulması ile ayrılık kararı kalkar.

  3. Süre bitiminde ortak hayat kurulamamışsa kusurlu eşe dava açma hakkı tanınmamıştır.

  4. Ayrılık kararı eşlerin barışması ile ortadan kalkar.

  5. Hâkim, eşlerin sözleşme ile kabul ettikleri mal rejiminin ayrılık süresince kaldırılmasına karar verebilir.

10. Bir boşanma sebebi olan zina ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi doğrudur?

  1. Zina özel ve nisbi bir boşanma nedenidir.

  2. Eşin, eşinden başka bir kişi ile cinsi münasebette bulunmuş olması gerekir.

  3. Nişanlı iken gerçekleşen cinsel birleşmeler hukuken zina sayılır.

  4. Eş, zina eden eşini affetse dâhi zinaya dayalı boşanma davası açılabilir.

  5. 6 ay ve 5 yıllık dava açma süresi zaman aşımı değil, hak düşürücü süredir.

1.D, 2.A, 3.B, 4.B, 5.D, 6.C, 7.E, 8. A, 9.C, 10.E

REYHAN TUNA


sosyal ağlarda paylaşma



Benzer:

Boşanma nedenleri tmk\• katilma alacaği katılma Alacağının 10 Yıllık Zamanaşımı Süresine...

Boşanma nedenleri tmk\Ortada tek bir seminer vardır. İddianamenin de yasal kabul ettiği...

Boşanma nedenleri tmk\Bu Kanunun amacı, kamu hukukuna tâbi olan veya kamunun denetimi altında...

Boşanma nedenleri tmk\Tapu sicilinin açıklık ilkesine göre tutulan resmî bir sicil olduğunu,...

Boşanma nedenleri tmk\Vergi İncelemeleri sonucunda Tek Düzen Hesap Planına Uyulmadığı Gerekçesiyle...

Boşanma nedenleri tmk\YetiŞTİRİCİlerin kendi adina yapacaklari özel izne tabi damizlik...

Boşanma nedenleri tmk\Ders esnasında ellerim çenemin altında kilitli, sor hocalarıma çok...

Boşanma nedenleri tmk\—Ürünün çeşitli borular yardımıyla bir noktadan diğerine nakletme işidir. —

Boşanma nedenleri tmk\Buğday şöyle der ben Tek bir tane idim beni insan oğlu alıp bir karış...

Boşanma nedenleri tmk\Tasavvuf değişik şekillerde tarif edilmiştir


Yasa




© 2000-2018
kişileri
d.ogren-sen.com