Nasıl ki bir kimsenin evlenebilmesi için evlenme ehliyetinin varlığı gerekiyorsa, o kişide evliliğe engel bir durumun da bulunmaması gerekir. Yaş, ayırt etme


d.ogren-sen.com > Doğru > Evraklar


MEDENİ HUKUK ÜNİTE-2

EVLENME ENGELLERİ

Nasıl ki bir kimsenin evlenebilmesi için evlenme ehliyetinin varlığı gerekiyorsa, o kişide evliliğe engel bir durumun da bulunmaması gerekir. Yaş, ayırt etme gücüne sahiplik ve yasal temsilcinin izni evlenmenin olumlu şartları ise, evlenme engellerinin bulunmaması da olumsuz şartıdır.

Evlenme engelleri; hısımlık, mevcut evlilik, akıl hastalığı, bekleme süresinin tamamlanmamış olması ve bazı hastalıkların varlığıdır. Bunlardan hısımlık, mevcut evlilik ve akıl hastalığı kesin evlenme engeli olup, bu engellerden biri varsa o evlilik sonradan ortadan kaldırılır.

Kesin Evlenme Engelleri

Hısımlık

Hısımlığın Aile Hukuku'na ilişkin en önemli sonuçlarından biri de evlenme engeli teşkil etmesidir. Ancak tüm hısımlar arasında değil, belirli bir yakınlıktaki hısımlar arasında evlenme yasaktır. Kan hısımlığı açısından hangi dereceden olursa olsun, üstsoy-altsoy hısımları arasında evlenme yasaktır. Bir kimse çocuğu ya da torunu ile evlenemez. Yansoy hısmı olan kardeşler arasında da evlilik yasaktır. Kayın hısımlığında, eşlerden biri ile diğerinin üstsoyu veya altsoyu arasında evlenme yasağı doğar. Bu hüküm etkisini mevcut evlilik sona erdikten sonra gösterir. Eşinin ölümü, boşanma ya da bir başka nedenle evliliği sona eren kimse TMK m. 129 nedeniyle üstsoy ve altsoy kayın hısımları ile evlenemez. Bu yasak, kişinin daha sonraki evlilikleri ile de kalkmayacağından; boşanıp, başkasıyla evlenip, tekrar boşanan birinin de ilk evliliğinden olan üstsoy-altsoy kayın hısımlığı bulunan kimselerle evlenmesi yasaktır.

Evlenmeye engel bir başka hısımlık evlatlık ilişkisi ile ilgilidir. TMK'ye göre evlat edinen ile evlatlığın veya bunlardan biri ile diğerinin altsoyu ve eşi arasında kesin evlenme engeli vardır.

Mevcut Evlilik

Hukukumuzda tek eşlilik kabul edilmiştir. Bu nedenle evli olan bir kimsenin bu evlilik devam ediyorken bir başkası ile evlenmesi yasaktır.

Hatırlatmak gerekir ki, gaiplik evliliği kendiliğinden sona erdirmez. Bu nedenle gaipliğine karar verilen kişinin eşi, mahkemece evliliğin feshine karar verilmedikçe yeniden evlenemez.

Akıl Hastalığı

Ayırt etme gücüne sahip olup, evlenme sırasında bir akıl hastalığı olanlar evlenmelerinde tıbbi sakınca bulunmadığı resmi sağlık kurulu raporuyla anlaşılmadıkça evlenemezler.

Kesin Olmayan Evlenme Engelleri

Kadın için bekleme süresi

Evlenme sona erdikten sonra, erkek belli bir süre beklemesine gerek olmaksızın tekrar evlenebilir. Kadının ise tekrar evlenebilmesi için belli bir süre beklemesi gerekir. Bu süre evliliğin sona ermesinden (boşanma kararının kesinleşmesinden) başlayarak üç yüz gündür. Kadın için bekleme süresinin öngörülmesi, cinsiyet farklılığından kaynaklanan bir durum olup, kadın erkek arasında eşitsizlik doğurmaya yönelmemiştir. Bekleme süresi öngörülmesinin nedeni, kadının gebe olma ihtimaline karşı, doğacak çocuğun soy bağını doğru tespit etmektir.

Bazı hastalıkların varlığı

Bazı hastalıkların varlığının evlenmeye engel teşkil etmesi TMK'dan değil, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'ndan kaynaklanmaktadır. Evlenecek erkek ve kadın evlenmeden önce tıbbi bir muayeneden geçer. Muayene sonucunda frengi, belsoğukluğu, yumuşak şankr ve cüzzam hastalığı olanların evlenmeleri yasaktır. Bulaşıcı hastalığı ilerlemiş veremlilerin nikâhı altı ay ertelenir. Bu süre zarfında iyileşme eseri görülmezse bu müddet altı ay daha uzatılır. İkinci altı ayın sonunda da iyileşme olmazsa, her iki tarafa bu hastalığın tehlikesi ve evlenmeden kaynaklanacak zararlar bildirilir.

Umumi Hıfzıssıhha Kanunu 1930 tarihli olup, o zamanın korkulan çeşitli hastalıkları dikkate alınarak düzenlenmiştir. Bu nedenle bugün için daha tehlikeli olan söz gelimi AİDS gibi çeşitli bulaşıcı hastalıkları içermemektedir.

EVLENMENİN YOKLUĞU VE BUTLANI

. Bazı aykırılıkların ise evlenme üzerinde böyle bir yaptırımı görülmez. Bu nedenle evlenmenin maddi ve şeklî şartlarına aykırılıkların hukuki sonuçlarına değinmek gerekir.

Yok Hükmündeki Evlenmeler

Yokluk hukuki işlemlere uygulanan en ağır yaptırımdır. İşlemin yok (keenlemyekün) olması demek, öyle bir işlemin yapıldığını dâhi kabul etmemektir. Dolayısıyla yokluk durumunda evlenme ile ilgili tüm işlemler yapılmış olsa da bir evlilik doğmaz. Aile Hukuku'nun dışında kalan alanlarda, yoklukla butlan arasında fazla fark hissedilmez. Çünkü butlan da baştan itibaren bir işlemi geçersiz kılar. Aile Hukuku'nda evlilik farklı cinsler arasında gerçekleşmelidir. Hukukumuz aynı cinsten iki kişinin evliliğine izin vermez. Nitekim TMK m. 134'te birbiriyle evlenecek erkek ve kadının, evlenme başvurusundan söz edilir. Evlenmenin katı şeklî şartlarından birisi, tarafların evlenme iradelerini evlenme töreni sırasında olumlu yönde, bizzat ve birbirlerinin ardından sözlü olarak açıklamalarıdır.

Batıl Evlenmeler

Evlenmenin maddi ve şeklî şartlarındaki bazı eksiklikler ise evlenmeyi yok kılmaz. Ancak bu hukuka aykırılıklardan dolayı evlenme batıl, hükümsüz olur. Bir kere evliliğin ortadan kaldırılması için hâkim kararına ihtiyaç duyulur ve bu karar verilinceye kadar evlilik varlığını devam ettirir. Yani geçersizlik geriye değil ileriye etki eden sonuçlar doğurur. Bu durum TMK m. 156'nın bir gereğidir. Anılan hükme göre, mutlak butlan hâlinde bile evlenme, hâkimin kararına kadar geçerli bir evliliğin bütün sonuçlarını doğurur. Dolayısıyla evlenmenin butlanına karar verilirse de, evlenirken -butlan nedenini bilmeyen ve bilmesi de gerekmeyen- iyi niyetli eş bu evlenme ile kazanmış olduğu kişisel durumunu korur. Butlan yaptırımı açısından kanun koyucu tarafından şartların eksikliği arasında bir ayrım yapılmış, bazı eksiklikler için mutlak butlan, bazı eksiklikler için nispi butlan yaptırımı öngörülmüştür. Mutlak butlan nispi butlana göre daha ağır bir yaptırımdır. Mutlak butlan kamu düzenini ilgilendirir, her ilgiliye dava açma hakkı verir ve bu davanın açılması bir zaman sınırlamasına tabi değildir. Nispi butlan ise kamu düzenini ilgilendirmez, sadece kanunda belirtilen kişiler nispi butlanı ileri sürebilir ve nispi butlan davasının belli bir süre içinde açılması gerekir.

Mutlak butlan yaptırımının uygulandığı hâller

Mutlak butlan hâlleri şunlardır :

- Eşlerden birinin evlenme sırasında evli bulunması. Ancak evliyken yeniden evlenen bir kimsenin önceki evliliği mutlak butlan kararı verilmeden önce sona ermişse ve ikinci evlenmede diğer eş iyi niyetli ise, bu evlenmenin butlanına karar verilmez.

Evliyken yeniden evlenme ve evli biriyle bilerek evlenme, aynı zamanda, Türk Ceza Kanunu'nda da yaptırıma bağlanmıştır.

Türk Ceza Kanunu Birden Çok Evlilik

Madde 230/I- Evli olmasına rağmen, başkasıyla evlenme işlemi yaptıran kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Madde 230/II- Kendisi evli olmamakla birlikte, evli olduğunu bildiği bir kimse ile evlilik işlemi yaptıran kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

  • Eşlerden birinin evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunması.

  • Eşlerden birinde evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı bulunması.

  • Eşler arasında evlenmeye engel olacak derecede hısımlığın bulunması.

Eşlerin mirasçıları, yasal temsilcileri gibi... Cumhuriyet Savcısı da herhangi bir başvuru ya da şikâyet olmadan resen (kendiliğinden) mutlak butlan davası açabilir. Ancak sona ermiş bir evliliğin mutlak butlanı Cumhuriyet Savcısı tarafından resen dava edilemez.

Mutlak butlan nedenlerine dayanan iptal davası her zaman için açılabilir. Görevli mahkeme aile mahkemesi, yetkili mahkeme ise eşlerden birinin yerleşim yerinin bulunduğu mahkemedir.

Nispi butlan yaptırımının uygulandığı hâller

Nispi butlan hâlleri şunlardır:

-Ayırt etme gücünden geçici yoksunluk: Evlenme sırasında geçici bir nedenle ayırt etme gücünden yoksun olan eş, evlenmenin iptalini dava edebilir.

-Yanılma (hata): Eşlerden biri, evlenmeyi hiç istemediği veya evlendiği kişiyle evlenmeyi düşünmediği hâlde yanılarak bu evlenmeye razı olmuşsa o evliliğin iptalini isteyebilir. Eşlerden birinin AİDS gibi bir hastalık taşıması, cinsel saldırı vb. yüz kızartıcı bir suçtan mahkûm olmuş olması gibi hâllerde yanılma yukarıdaki niteliklere sahip görülebilir.

-Aldatma (hile): Yanılma kişinin kendisinin aldanması ile ilgilidir. Eğer bir başkasının fiil ya da sözlerinden kaynaklanan bir aldanma varsa burada artık aldatma, yani hile söz konusu olur.

-Korkutma (ikrah): Kendisinin veya yakınlarından birinin hayatı, sağlığı veya namus ve onuruna yönelik pek yakın ve ağır bir tehlike ile korkutularak evlenmeye razı edilmiş eş, evlenmenin iptalini dava edebilir ki burada iradesini bir zorlama altında evlendirme memuru önünde açıklamış olması ona bu hakkı vermektedir.

Yanılma, aldatma ve ikrah kişinin iradesini sakatlayan durumlardır ve irade bozukluğu hâlleri başlığı altında toplanır. İptal davası açma hakkı, iptal nedeninin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak altı ay ve her hâlde evlenmenin üzerinden beş yıl geçmesiyle düşer.

- Yasal temsilcinin izninin alınmamış olması: Normalde, ayırt etme gücüne sahip küçük ya da kısıtlıların yasal temsilcilerinin rızası olmadan evlenme törenleri yapılmaz. Ancak her nasılsa yasal temsilcinin izni alınmadan evlilik gerçekleşmişse o evlilik kendiliğinden geçersiz olmaz. ). Bununla birlikte, açılan dava sonuçlanmadan önce, evlenen kimse on sekiz yaşını doldurmak suretiyle ergin olur, kısıtlı olmaktan çıkar veya kadın gebe kalırsa evlenmenin iptaline karar verilemez.

Butlanı gerektirmeyen hâller

Evlenmenin maddi şartlarından birinin de kadının bekleme süresinin tamamlanması olduğuna değinilmişti. Buna rağmen kadın, bekleme süresi tamamlanmadan evlenirse bu evlilik geçerli olur, ne yok hükmündedir ne de iptali istenebilir. Evlenmenin evlendirme memuru önünde yapılması ve eşlerin aynı anda, karşılıklı ve birbirine uygun olumlu irade açıklamalarında bulunmaları dışındaki evlenmenin şeklî şartlarına uyulmaması evliliğin iptalini gerektirmez. Bu bakımdan evlenme için istenen belgelerdeki eksiklik, evlenmenin olması gereken yerde yapılmaması, iki tanığın bulunmaması, eşlere aile cüzdanının verilmemesi vb. şartlara uyulmadan yapılan evlilikler geçerli olur, ne yok hükmündedir ne de Batıldır.

MAL REJİMİ

Eşler arasındaki mal rejimi, kısaca eşler arasındaki mal ilişkilerini düzenleyen kuralları anlatır. Eşlerin evlenme sırasında sahip oldukları mallar, evlenmeden sonra edindikleri mallar vb. açısından gerek bunların mülkiyeti gerekse yönetiminin nasıl olacağı sorunu mal rejimi hükümlerine göre çözümlenir. Mal rejimi sözleşmesi yapılabilmesi için eşlerin ayırt etme gücüne sahip olmaları, küçük veya kısıtlıların yasal temsilcilerinin rızasının alınmış olması gerekir.

Taraflar evlenme başvurusu sırasında hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak bildirmemişlerse, sözleşmenin artık noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılması gerekir.

Mal Rejimi Çeşitleri

TMK'da kabul eden mal rejimleri;

  • Edinilmiş mallara katılma,

  • Mal ayrılığı,

  • Paylaşmalı mal ayrılığı,

  • Mal ortaklığıdır.

Bunların dışındaki bir mal rejiminin kabulüne Kanun izin vermez.

Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi

Hukukumuzda yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimidir (TMK m. 202/I). Yasal mal rejiminden kasıt, taraflar arasında mal rejimine ilişkin herhangi bir düzenleme yapılmamış, başka bir mal rejimi seçilmemiş ise Kanun gereği uygulanacak olan mal rejimidir.

Edinilmiş mal rejiminde, edinilmiş mal, her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği mal varlığı değerleridir. Bu rejimde kısaca her eş diğerinin edinilmiş mallarının üzerinde hak sahibidir. TMK m. 219'a göre, bir eşin edinilmiş malları özellikle şunlardır:

  • Çalışmasının karşılığı olan edinimler,

  • Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler,

  • Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar,

  • Kişisel mallarının gelirleri,

  • Edinilmiş malların yerine geçen değerler.

Edinilmiş mal olarak kabul edilmeyen kişisel mallar ise, kanunla belirlenen ve sözleşmeyle belirlenen mallar olarak iki gruba ayrılmıştır. TMK 220. Maddeye göre kişisel mallar şunlardır:

  • Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya,

  • Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait olan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği mal varlığı değerleri,

-Manevi tazminat alacakları,

-Kişisel mallar yerine geçen değerler.
E ile A, 2005 yılında evlenmiş, boşanma nedeni ile, aralarındaki mal rejimi 02.01.2013 tarihinde sona ermiştir. E ev hanımıdır. 02.01.2008'de babasının ölümünden dolayı kendisine 160.000 lira değerinde bir ev miras kalmıştır. Bu evi aylık 500 liradan kiraya vermiştir.

K ise mühendis olarak bir firmada 2000 yılından beri çalışmaktadır. 2004 yılında aldığı bir otomobili vardır. Bunu 2006 yılında 40.000 liraya satmış ve aynı yıl açtığı mevduat hesabına bu parayı yatırmıştır. Ayrıca aylık kazancından artırdığı kısmı her ay aksatmadan bu hesapta biriktirmiştir. Bu şekilde bankadaki hesabı paranın faizi ile birlikte 250.000 liraya ulaşmıştır.

Bu bilgilere göre;

  • E'ye babasından kalan ev, onun kişisel malıdır. Bu malın geliri ise edinilmiş mal niteliğindedir. O hâlde 02.01.2013 tarihi itibariyle kira gelirinden elde kalan 20.000 lira edinilmiş mal olmaktadır.

  • K'nın otomobili, mal rejiminin başlangıcında K'ya ait olan bir mal olduğundan kişisel maldır. Kişisel mallar yerine geçen değerler de kişisel mal olduğundan, satım bedeli olan 40.000 lira da kişisel maldır. Ancak bu paranın faizi, kişisel malın geliri olarak edinilmiş mallara dâhildir. K'nın çalışmasının karşılığı olan edinimi de edinilmiş mal varlığı değeridir. Böylece 250.000-40.000=210.000 lira K'nın artık değeri olarak ortaya çıkar.


Sonuçta;

-E, 20.000/2=10.000 ve 210.000/2=105.000 olmak üzere 115.000 lira edinilmiş mallardan elde eder. Ev yine kendisinde kalır.

-K da aynı hesapla 105.000 lira edinilmiş mallardan elde eder. Otomobilinin satış bedeli olan 40.000 lira da kendisinde kalır.

Bir eşin bütün malları -aksi ispat edilinceye kadar- edinilmiş mal sayılır. Ancak bir malın kendisine ait olduğunu iddia ediyorsa onu ispat etmek zorundadır. Bir malın kime ait olduğu belli değil ve ispat da edilemiyorsa bu malın eşlerin paylı mülkiyetinde olduğu kabul edilir.

Bir eş yasal sınırlar içerisinde edinilmiş mallarını yönetmek, onlardan yararlanmak ve onlar üzerinde tasarruf etmek hakkına sahiptir. Mesela evlilik birliği içerisinde satın aldığı aracını kiraya vermek, satmak hakkına sahiptir.

Edinilmiş Mallara Katılma Mal Rejiminin Sona Ermesi

  • Eşlerden birinin ölümü

  • Başka bir mal rejiminin kabulü

  • Evliliğin iptal veya boşanma ile sona ermesi

  • Mal ayrılığına geçilmesi

Eşlerden birinin ölümü veya başka bir mal rejiminin seçilmesi hâlinde edinilmiş mallara katılma rejimi kendiliğinden, ölüm tarihi veya diğer mal rejimine geçildiği tarih itibariyle sona erer.

Mal Ayrılığı Rejimi

Yeni Medeni Kanun yasal mal rejimi olarak "edinilmiş mallara katılma rejimi"ni kabul etmişken, önceki kanunda 'mal ayrılığı rejimi' yasal mal rejimi idi. . Mal ayrılığı rejiminde, eşler gerek evlenmeden önce gerekse evlendikten sonra edindikleri mallar üzerinde mülkiyet hakkına tek başlarına sahiptir. Malları yönetme hakkı da malların mülkiyetini elinde bulunduran eşe aittir. Mal ayrılığı rejiminde eşler, evlilik birliği adına yapılan işlemlerden müteselsilen sorumludurlar. Buna karşılık evlilik birliği adına yapılamayan, kendi hukuki işlemlerinden/borçlarından kişisel olarak sorumludurlar.

Mal Ortaklığı Rejimi

Ortaklık malları:

Genel mal ortaklığı: Eşlerin kanun gereğince kişisel mal sayılanlar dışındaki malları ile gelirleri ortaklık mallarını oluşturur.

Sınırlı mal ortaklığı:

-Edinilmiş mal ortaklığı: Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle sadece edinilmiş mallardan oluşan bir ortaklık kabul edebilirler. Kişisel malların gelirleri de bu ortaklığa dâhildir.

-Diğer mal ortaklığı: Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle belirli mal varlığı değerlerini veya türlerini, özellikle taşınmaz malları, bir eşin kazancını, bir meslek veya sanat icrası için kullandığı malları ortaklık dışında tutabilirler.

Kişisel mallar: Eşlerden her birinin sadece kişisel kullanımına ayrılmış olan eşyası ile manevî tazminat alacakları kanundan dolayı eşlerin kişisel malıdır.

Olağan yönetim sınırları içinde her eş, ortaklığı yükümlülük altına sokabilir ve ortak mallarda tasarrufta bulunabilir. Olağan yönetim dışında kalan konularda eşler, ancak birlikte veya biri diğerinin rızasını almak suretiyle ortaklığı yükümlülük altına sokabilir veya mallarda tasarrufta bulunabilir.

Paylaşmalı Mal Ayrılığı Rejimi

Önceki kanunda düzenlenmeyen, yeni bir mal rejimi türüdür. TMK'nin 244255. maddeleri arasında düzenlenmiştir.

Paylaşmalı mal ayrılığında, ailenin ortak kullanım ve yararlanmasına özgülenmiş mallar ile ailenin ekonomik geleceğini güvence altına almaya yönelik yatırımlar, mal rejiminin sona ermesi hâlinde eşler arasında eşit olarak paylaşılır.Paylaşmalı mal ayrılığında, eşlerden her biri, yasal sınırlar içerisinde kendi mal varlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını korur ayrıca kendi borçlarından da bütün mal varlığıyla sorumludur.

1. Aşağıdakilerden hangisi evlenme engelleri arasında yer almaz?

a)Hısımlık b)Mevcut evlilik

c)Akıl hastalığı d) Kanser hastalığı

e)İddet müddetinin tamamlanmamış olması

2. Aşağıdaki evliliklerden hangisi geçerlidir?

  1. Kişinin eski kayınbiraderi ile evliliği

  2. Kişinin kayınpederi ile evliliği

  3. Kişinin yeğeni ile evliliği

  4. Kişinin anne bir kardeşi ile evliliği

  5. Evlatlığın evlat edinenin torunu ile evliliği

  1. Aşağıdaki hastalıklardan hangisi evlenmeye engel değildir?

a)Cüzzam b) Hepatit B

c)Bel soğukluğu d) Yumuşak şankr

e)Frengi

4.Aşağıdakilerden hangisi batıl evliliklerin sonuçlarından biri değildir?

a)Evlenmenin batıl olması kayın hısımlığının varlığını etkilemez.

b)Batıl evlilikten doğan çocuklar evlilik içinde doğmuş sayılırlar

c)Mutlak butlan hâlinde geçersizlik geriye etkilidir.

d)Batıl evliliklerde vatandaşlık devam eder.

e)Butlan davası açılmışken eşlerden biri ölür ve evliliğin de butlanına karar verilirse, gene de iyi niyetli eş ölenin mirasçısı olur

5. Aşağıdakilerden hangisi mutlak butlan hâllerinden değildir?

a)Eşlerden birinin evlenme sırasında evli olması.

b)Evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun olunması.

c)Evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığının bulunması

d)Evlenmeye engel olacak derecede hısımlığın bulunması

e)Yasal temsilcinin izninin alınmamış olması

  1. Aşağıdakilerden hangisi TCK 230. maddeye göre ceza hukuku anlamında suç teşkil etmez?



  1. Evli iken başkası ile evlenme işlemi yaptırmak

  2. Mabette resmî nikâh yaptırmak

  3. Dini nikâhı resmî nikâhtan önce yaptırmak

  4. Dini nikâhı resmî nikâhtan önce yapmak

  5. Bekâr birinin evli olduğunu bildiği kişi ile evlenme işlemlerini yaptırmak

  1. Aşağıdakilerden hangisi yeni TMK'ye göre mal rejimleri arasında sayılmamıştır?

a)Mal birliği b) Paylaşmalı mal ayrılığı

c)Mal ortaklığı d) Edinilmiş mallara katılma

e)Mal ayrılığı

  1. Aşağıdakilerden hangisi bir eşin edinilmiş malları arasında yer almaz?

a)Çalışmasının karşılığı olan edinimler b) Kişisel malların gelirleri

c)Manevi tazminat alacakları d)Emekli maaşları

e)Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar

  1. TMK ya göre aşağıdakilerden hangisi edinilmiş mallara katılma rejiminin sona

erme sebeplerinden biri değildir?

a)Eşlerden birinin ölümü b)Başka bir mal rejiminin kabulü

c) Mal ayrılığına geçilmesi d)Evliliğin iptal veya boşanma ile sona ermesi

e)Eşlerden birinin iflası

10. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ile mülga edilen (kaldırılan) 743 sayılı Medeni
Kanun'daki yasal mal rejimi aşağıdakilerden hangisidir?

a)Edinilmiş mallara katılma rejimi b)Mal birliği

c)Paylaşmalı mal ayrılığı d) Mal ayrılığı

e)Mal birliği

1.D-2.A-3.B-4.C 5.E-6.B-7.A-8.C-9.E-10.D


sosyal ağlarda paylaşma



Benzer:

Nasıl ki bir kimsenin evlenebilmesi için evlenme ehliyetinin varlığı gerekiyorsa, o kişide evliliğe engel bir durumun da bulunmaması gerekir. Yaş, ayırt etme iconŞimdiye kadar ele alınan konularda suç olgusunu ele aldık. Böylece...

Nasıl ki bir kimsenin evlenebilmesi için evlenme ehliyetinin varlığı gerekiyorsa, o kişide evliliğe engel bir durumun da bulunmaması gerekir. Yaş, ayırt etme iconSÖzleşme kavrami : Sözleşme,belirli bir hukuki sonuç doğurmak amacıyla...

Nasıl ki bir kimsenin evlenebilmesi için evlenme ehliyetinin varlığı gerekiyorsa, o kişide evliliğe engel bir durumun da bulunmaması gerekir. Yaş, ayırt etme icon601- nötr bir cismin negatif yüklü hale gelebilmesi için aşağıdakilerden...

Nasıl ki bir kimsenin evlenebilmesi için evlenme ehliyetinin varlığı gerekiyorsa, o kişide evliliğe engel bir durumun da bulunmaması gerekir. Yaş, ayırt etme iconBay A, bir süredir ilgi duyduğu 16 yaşındaki Bayan B’ye evlenme vaadinde...

Nasıl ki bir kimsenin evlenebilmesi için evlenme ehliyetinin varlığı gerekiyorsa, o kişide evliliğe engel bir durumun da bulunmaması gerekir. Yaş, ayırt etme iconBebek beslenmesinde 0-3 yaş arası kritik bir dönemdir. Bu dönemde...

Nasıl ki bir kimsenin evlenebilmesi için evlenme ehliyetinin varlığı gerekiyorsa, o kişide evliliğe engel bir durumun da bulunmaması gerekir. Yaş, ayırt etme iconNormal bir cümlede “Özne”den sonra fiil gelir. Fiiller; bir iş, bir...

Nasıl ki bir kimsenin evlenebilmesi için evlenme ehliyetinin varlığı gerekiyorsa, o kişide evliliğe engel bir durumun da bulunmaması gerekir. Yaş, ayırt etme icon1 Aşağıdakilerden hangisi insan üzerinde görünmeyecek şekilde saklanmış...

Nasıl ki bir kimsenin evlenebilmesi için evlenme ehliyetinin varlığı gerekiyorsa, o kişide evliliğe engel bir durumun da bulunmaması gerekir. Yaş, ayırt etme iconAmerika’nın sayılı şirketlerinden birinin ceo’su (Jennifer Aniston)...

Nasıl ki bir kimsenin evlenebilmesi için evlenme ehliyetinin varlığı gerekiyorsa, o kişide evliliğe engel bir durumun da bulunmaması gerekir. Yaş, ayırt etme iconDöküntü, bir hastalığın neden olduğu, görülebilir bir lezyondur....

Nasıl ki bir kimsenin evlenebilmesi için evlenme ehliyetinin varlığı gerekiyorsa, o kişide evliliğe engel bir durumun da bulunmaması gerekir. Yaş, ayırt etme iconİş : Ücret karşılığı bir işveren için ya da adına, bir çalışan tarafından...


Yasa




© 2000-2018
kişileri
d.ogren-sen.com