Özel olarak cmk’ya göre savcilik


sayfa1/5
d.ogren-sen.com > Doğru > Evraklar
  1   2   3   4   5
SELÇUK ÜNİVERSİTESİ

HUKUK FAKÜLTESİ
CEZA MUHAKEMESİ LİSANS ÖDEVİ

SAVCILIK MAKAMI VE

ÖZEL OLARAK CMK’YA GÖRE SAVCILIK

Hazırlayan:

Aydoğan TAN

030501260

Konya 2007

"Cumhuriyet savcıları,

Meriç kıyılarında çalışan Türk köylüsünün kaybolan sabanından tutunuz da, bu vatanda yaşayanların uğrayacağı en ufak haksızlıktan, hatta Bingöl dağlarının ıssız kuytularında nafakalarını bekleyen öksüzlerin gözyaşlarından siz mesulsünüz."

Mahmut Esat BOZKURT


______İÇİNDEKİLER_______
İÇİNDEKİLER………………………………………………………………………… 2

KISALTMA CETVELİ………………………………………………………………… 4
I- SAVCI KAVRAMI……………………………………………………………………. 5

A. Terim………………………………………………………………………….. 5

B. Savcılığın Tanımı…..…………………………………………………………. 6

C. Savcılığın Tarihi Gelişimi…………………………………………………….. 6

1. Savcılık Kurumunun Ortaya Çıkışı……………………………………. 6

2. Savcılığın Türkiye’deki Gelişimi…………………………………...…. 6
II- SAVCILIK VE İDDİA FAALİYETİ

VE SAVCININ BAĞIMSIZLIĞI, TARAFSIZLIĞI………………………..………. 7

A. Savcılık ve İddia Faaliyetinin Hukuki Niteliği………………………………. 7

B. Savcının Bağımsızlığı Sorunu………………………………………………… 8

C. Savcılığın Tarafsızlığı Sorunu………………………………………………… 9
III – SAVCININ ATANMASI, ÖRGÜTLENMESİ VE GÖREVLERİ…………...……. 10

  1. Savcının Atanması……………………………………………………………. 11

  2. Savcılığın Örgütlenmesi……………………………………………………… 11

  3. Savcının Özel Hukuktaki Görevleri………………………………………….. 12

    1. Yaş, İsim ve Kayıt Düzeltme Davaları……………………………….. 12

    2. Dernek ve Vakıfların Feshini Talep Etme……………………………. 13

    3. Soybağının Kurulmasına İtiraz……………………………………….. 13

    4. Evliliğin Butlanı Davası Açma……………………………………….. 13

  4. Savcının Kamu Hukukundaki Görevleri……………………………………... 14

    1. Bazı Yazışmaları Yapmak……………………………………………. 14

        1. Adalet Bakanlığı ile Adliye Arasındaki Yazışmalar……….. 14

        2. Diğer Yazışmalar…………………………………………… 15

    2. Adliye Memurları ve Bazı Memurlarla İlgili Görevleri……………… 15

    3. Noterleri Denetleme………………………………………………….. 15

    4. İcra Dairelerini Denetleme…………………………………………… 15

    5. Mali Görevler……………………………………………………….…16

IV- CEZA MUHAKEMESİ KANUNU’NA GÖRE SAVCILIK……………………….. 16

  1. Savcının Soruşturma Aşamasındaki Görevleri……………………………….. 16

      1. Soruşturma Yapmak………………………………………………….. 16

      2. Uzlaşma İle İlgili Görevleri………………………………………...… 18

      3. Kamu Davasını Açmak……………………………………………….. 19

a. Kural: Kamu Davasını Açma Zorunluluğu………………… 19

b. Kovuşturmaya Yer Olmadığına İlişkin Karar……………… 20

c. İstisna: CMK m.171………………………………...……… 20

      1. Koruma Tedbirlerine Başvurabilme……………………………….… 21

a. Yakalama……………………………………………………. 22

b. Gözaltına Alma……………………………………………… 23

c. Tutuklama……………………………………………………. 24

d. Arama……………………………………………………...… 24

e. Elkoyma……………………………………………………… 25

f. Adli Kontrol………………………………………..………... 26

g. İletişimin Dinlenmesi……………………………………….. 27

h. Şüphelinin Bilgisayar Kayıtlarının İncelenmesi……………. 27

i. Gizli Soruşturmacı Görevlendirilmesi………………………. 28

j. Teknik Araçlarla İzleme……………………………………… 28

  1. Savcının Kovuşturma Aşamasındaki Görevleri……………………………… 28

1. Açmış Olduğu Kamu Davasını Yürütmek…………………………… 28

2. Kanun Yollarına Başvurmak…………………………………………. 29

3. Cezaların İnfazını Sağlamak…………………………………………. 29

C. Savcının Diğer Bazı Görevleri……………………………………………….. 29
V- DİĞER BAZI ÜLKELERDEKİ SAVCILIK KURUMU……………………………. 30

A. Fransa…………………………………………………………………………. 30

B. Almanya………………………………………………………………………. 31

C. Danimarka…………………………………………………………………….. 31

D. Hollanda………………………………………………………………………. 31

E. Avusturya……………………………………………………………………… 32

F. İtalya…………………………………………………………………………… 32

G. Diğer Bazı Ülkeler……………………………………………………………. 32

KAYNAKÇA……………………………………………………………………………. 35

______KISALTMA CETVELİ______


Ay. Anayasa

AYMBAMK Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun

C. Cilt

CMK Ceza Muhakemesi Kanunu

CMUK Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu

çev. Çeviren

DMK Devlet Memurları Kanunu

E. Esas

HSK Hakimler ve Savcılar Kanunu

HSYK Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu

K. Kanun (Kanunu)

Kr. Karar

Kanun Ceza Muhakemesi Kanunu

m. Madde

MK Türk Medeni Kanunu

s. Sayfa

sy. Sayı (Sayılı)

TBB Türkiye Barolar Birliği

vd. Ve devamı

yuk. Yukarıda

YUK Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun

I- SAVCI VE SAVCILIK KAVRAMI
A. TERİM

Önceleri hukukumuzda savcı kelimesi yerine genel davacı, kamu adına dava açan kişi anlamına gelen, müddei umumi sözcüğü kullanılmaktaydı. Bu terime ilk kez 1870 tarihli bir nizamnamede rastlanır. Sonradan savcı terimi kullanılmaya başlanmıştır. Savcı, iddia, tez anlamına gelen eski Türkçe ‘sab’ sözcüğünün değişmesiyle oluşmuş ‘sav’ sözcüğünden türemiştir. Buna göre savcı, iddiada bulunan, tez ortaya atan kimsedir.
B. SAVCILIĞIN TANIMI

TDK ‘Güncel Sözlük’üne göre1 savcı, “devlet adına ve yararına davalar açan, kamu haklarını ve hukuku yerine getirmek üzere yargıç katında sanıkları kovuşturan görevlidir”. Yine TDK Terim Sözlüğü’ne göre2 de, savcı, Adalet Bakanına bağlı olarak mahkemelerde yürütme organının temsilcisi olarak çalışan kimsedir.

Doktrinde, savcılık, değişik yönleri vurgulanarak tanımlanmaktadır. Toroslu - Feyzioğlu’na göre savcı3, “muhakeme makamlarından biri olan iddia makamını işgal eden ve iddia görevini yerine getiren kişidir”. Öztürk’e göre ise savcı4, “suç haberini alır almaz, devlet adına, şüpheli veya sanığın gerektiğinde lehine olarak da araştırma ve soruşturma işlemlerine girişmek, suç şüpheleri kuvvetli olduğunda dava açmak, açtığı davayı yürütmek ve nihayet mahkemenin verdiği kararları yerine getirmek mecburiyetinde olan ve yasama-yürütme-yargı erklerinden yürütme içinde yer alan bir devlet memurudur”. Ceza Muhakemesi Kanunumuz, m. 160/2’de savcıyı tanımlamıştır. Buna göre savcı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olan kimsedir. Bu tanım, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin tavsiye kararıyla da uyum içindedir.

Sonuç olarak savcılığı, ağırlıklı olarak ceza muhakemesinde ve soruşturma safhasındaki işlerde, istisnai olarak da bazı hukuk davalarında görev yapan ve yürütme organına bağlı olarak çalışan kamusal iddia makamı olarak tanımlayabiliriz
C. SAVCILIĞIN TARİHİ

1. Savcılık Kurumunun Ortaya Çıkışı

Savcılık, ceza hukuk kavramları arasında oldukça yeni sayılabilecek bir kurumdur. Zira bugünkü anlamda savcılık kurumuna ilk kez 1789 İhtilali sonrası Fransası’nda rastlanır.

Bireysel öç almanın söz konusu olduğu ilkel devirlerde, suçu kamu adına soruşturan savcılık kurumuna rastlanmaması doğaldır. İtham sisteminin geçerli olduğu zamanlarda da yine, savcılık kurumu görülmez. Zira, burada yargılamanın her şeyi yargıçtır. Savcılık kurumunun henüz mevcut olmadığı bu yıllarda, uyuşmazlığı yargıç önüne mağdurun yakınları taşımaktaydı. Yargıç da tarafları dinleyerek ve yalnızca tarafların getirdiği delillerle yargılamada bir hükme varıyordu5. İşlenen her suçun, kamu düzenini de bozduğu, her suçun mağdurunun aynı zamanda devlet olduğu anlayışının kabul görmeye başlamasıyla birlikte, savcılık teşkilatı da ortaya çıkmıştır.

Savcılık kurumuna, ilk kez Napolyon Fransası’nda, 1810 tarihli Fransız Ceza Muhakemeleri Kanunu’nda rastlanır. Bu dönemde savcılar, kralın savcıları idiler. Daha sonra, cumhuriyetle birlikte de cumhuriyet savcıları olmuşlardır. Bu ismi taşımalarının sebebi, kralın menfaatlerini gözetmelerinden gelmektedir.

Savcılığın Fransa’da bu şekilde doğmasından sonra, Kıta Avrupası’na ve dünyaya yayılmıştır. Böylece 1830 yılında Almanya, 1879 yılında Avusturya ve Hollanda, Norveç, Rusya, İspanya ve İtalya’da savcılık kurumu oluşturulmuştur.

İslam Hukuku’nda ise, savcılığa rastlanmamaktadır. İslam Hukuku’nda kişiler, uyuşmazlığı kadı önüne taşırlardı. Ancak adam öldürme suçu bunun istisnasını oluşturmaktaydı. Eğer öldürülen birinin mirasçısı yoksa, bu durumda uyuşmazlığı kadı önüne devlet başkanı taşımaktaydı.
2. Savcılığın Türkiye’deki Gelişimi

Osmanlı Devleti’nde gerek şer’i mahkemeler olsun, gerek nizamiye mahkemeleri olsun, savcılık teşkilatı bulunmamaktaydı. Osmanlı Devleti’nde o dönem geçerli olan sistem, İslam Hukuku’nda uygulanmakta olan itham sistemiydi. 1870 yılında çıkartılan bir nizamnamede ilk kez müddei umumi sözcüğü kullanılmaktaydı. Fakat görev ve yetkiler hususunda belirlilik bulunmamaktaydı. Savcılık, teşkilat olarak ilk kez, 1876 Anayasası ile öngörülmüş fakat bundan daha sonra, 1879 yılında yürürlüğe giren ‘Usul-ü Muhakemat-ı Cezaiye Kanun-u Muvakkat’ında bir bölüm olarak düzenlenmiştir6. Bu geçici kanunda müddei umumi sözcüğü kullanılmaktaydı. Bu kanunu muvakkat ile, Türkiye’de bugünkü anlamda savcılık kurumu oluşturulmuştur. 469 sayılı kanunun 1926 yılında değişmesiyle her asliye ceza mahkemesinin yanında bir Cumhuriyet Savcısı ve yeteri kadar Cumhuriyet Savcı Yardımcısı bulunacağı düzenlenmiştir. Bu terimler 1989 yılındaki değişikliklerle sonra Cumhuriyet Başsavcısı ve Cumhuriyet savcısı olarak yeniden düzenlenmiştir. Savcının önündeki ‘Cumhuriyet’ ibaresi ise, savcının Cumhuriyet adına görev yaptığını belirtmek için getirilmiştir7.

Bundan sonra, bir önceki ceza usûl kanunumuz olan Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu 1929 yılında yürürlüğe girmiştir. CMUK, Alman Ceza Muhakemeleri Kanunu’ndan dilimize çevrilmiştir. 1412 sayılı CMUK, savcılığı bir teşkilat olarak düzenlemiştir. Bu kanun ile savcılık, ilk kez tüm yönleriyle düzenleme altına alınmış olmaktadır.

7.10.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5235 sayılı AYMBAMK m. 16, mahkeme kurulmuş olan her il ve ilçede bir Cumhuriyet Başsavcığı teşkilatının kurulacağını düzenlemektedir. Bu Cumhuriyet Başsavcılığında yeteri bir Cumhuriyet Başsavcısı ile yeteri kadar Cumhuriyet Savcısı bulunacaktır. 5235 sayılı kanun, Cumhuriyet Başsavcısı ve vekili Cumhuriyet Savcılarının görevlerine ilişkin hükümler içermektedir. Son olarak 17.12.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ülkemizdeki savcılık teşkilatını düzenlemekte, savcıların görev ve yetkilerini belirlemektedir.

Esasen Türkiye’deki savcılık kurumunun ilk olarak oluşturulması, birçok Kıta Avrupası ülkesinde olduğu gibi, Fransız örneğinden hareketle oluşturulmuştur. Savcının, sanığın lehine ve aleyhine olan delilleri toplaması; savcının devleti temsil etmesi, Fransız Hukuku’ndan gelmekte olan hususlardır. Fransız Hukuku’ndan farklı olan nokta ise, CMUK döneminde mevcut olan, fakat CMK’da yer verilmeyen “şahsi davacı”lık kurumudur. CMK ve yeni Türk Ceza Sistemi ise Alman Hukuku’ndan mülhemle hazırlanmıştır.

II- SAVCILIK VE İDDİA FAALİYETİ VE SAVCININ BAĞIMSIZLIĞI, TARAFSIZLIĞI
A. Savcılık ve İddia Faaliyetinin Hukuki Niteliği

Savcılığın hukuki niteliği ceza yargılaması hukukunda hep tartışılagelen bir olgudur. Bu konuda doktrinde birbirinden çok farklı görüşler ileri sürülmektedir. Bir görüşe göre, savcılık, adli bir organdır. Savcının yaptığı işlemlerin adli bir nitelik taşımasının sebebi, savcının maddi gerçeği araştırmasıdır. Savcılık, kanunların uygulanmasını sağlayan bir organdır. Savcının hiyerarşik açıdan adalet bakanına bağlı olması, savcılık makamının yürütmeye bağlı olduğunu kanıtlamaz8.

Bir diğer görüşe9 göre ise savcılık hem adli hem de idari bir organdır. Bu görüşün dayanağı, savcının hem yürütmeyi hem de yargıyı ilgilendiren faaliyetlerde bulunmasıdır.

Buna karşılık, incelemesini en sona bıraktığımız bir diğer görüşe göre savcılık, idari bir organdır. Savcının yaptığı işlemlerin idari nitelikte olduğundan hareket ederek, savcıyı idari bir organ olarak tanımlayan Kunter / Yenisey’e göre, devlet adına dava açmak idari bir görevdir. Yine aynı yazarlara göre; ”Davacının görevi ile hakimin görevi farklı olduğuna göre, savcının yargılama organı olduğunu iddiaya imkân yoktur.” Gerçekten, idari açıdan yürütmeye bağlı olması, her ne kadar adalet bakanının doğrudan kamu davası açma emri verme yetkisi CMK’ya alınmamışsa da savcının bakana bağlı oluşu, savcılık makamının idari bir organ olduğu izlenimini güçlendirmektedir.
B. Savcının Bağımsızlığı Sorunu

Doktrinde genellikle kabul edildiği üzere, savcılar bağımsız değildirler. Öztürk, savcıların yürütme erki içinde yer alması ve savcılar için söz konusu olan hiyerarşi ilişkisi nedeniyle savcıların bağımsız olamayacağından bahseder. Bağımsızlık, “hiç kimseden emir almamak” olarak tanımlanınca; savcının bağımsızlığı da iddia edilemeyecektir10. Ancak Öztürk, devamında, savcılara dava açmama gibi bazı emirlerin de verilemeyeceğinden hareketle, savcıların belli bir “fonksiyonel özerkliğe” sahip olduklarını da belirtmektedir.

Kunter’e göre; “devlet adına davacı olan makamın, yani savcılığın işi, elbet yargılama değildir. Yasama da olmadığına göre, bir yürütme ve daha doğrusu onun bir çeşidi olan idare olup, savcılık, idare mekanizmasının bir parçasıdır. Devletin yürütme organlarından biri olan Bakanlar Kurulunun bir üyesi olan ve adliye kuruluşunun işlemesinin siyasi sorumluluğunu taşıyan Adalet Bakanı’nın, toplum adına ceza iddiası görevini yapan savcılar üzerinde yönetim değil, fakat denetim yetkisini tabii görmek lazımdır11 12

Tosun da aynı görüştedir. Savcının, ülkenin huzurundan sorumlu olan yürütme organına bağlı olması doğal karşılanmalıdır. Savcının Adalet Bakanına bağlanmaması durumunda, bakanın sorumluluğunun kabul edilmesine karşılık, yetkisinin kabul edilmemesi sonucu doğabilecektir. Tosun’a göre; savcı, emir alma derecesi diğer memurlardan farklı da olsa, nihayetinde yürütmeye dahil olan bir memurdur13.

Savcıyı yürütme erkinin içerisinde kabul eden Yurtcan da, savcının bağımsız olmadığını; zaten böyle bir durumun topluma yarar değil zarar getireceğini ve suçların kovuşturulmasında bir geriye gidiş doğuracağını ifade etmektedir14.

Buna karşılık, savcının da hakimler gibi bağımsız olması gerektiğini savunan görüşler15 de mevcuttur. Bu görüşü savunan yerli ve yabancı müellimlerin hareket noktası, savcının da hakimler ile aynı fakültelerde okuyup, aynı şekilde staj aşamasından geçerek mesleğe kabul edilmeleridir. Bu açıdan aralarında bir fark yoktur. Ceza yargılamasının değişik safhalarında sınırlı da olsa, hakim ve savcıların birbirlerinin bazı işlemlerini yapabilmeleri; meslekler arası geçişlerin mümkün olması gibi hususlar da yine bu görüş sahiplerinin dayanağıdır. Savcı, bağımsız olmalıdır ki, idare aleyhine de hareket edebilsin.

Öğretide ağırlıklı olarak benimsenen, savcının bağımsız olmadığıdır. Yukarıda da belirtildiği üzere16, Adalet Bakanı’nın savcıya doğrudan dava açma emri verme yetkisine CMK’da yer verilmemiş olması, savcının bağımsız haklara sahip olduğu anlamına gelmemelidir. Bu, yalnızca bakanın savcı üzerinde mevcut olan adli yetkisinin kaldırılmasıdır. Bakanın, savcı üzerindeki denetim yetkisi devam etmektedir. Nitekim, Anayasaya göre de savcıların bağımsızlığı söz konusu değildir. Gerçekten, hakimlerin bağımsızlığından bahseden m. 140/2 hükmü, savcıların bağımsızlığına değinmemiştir. Anayasa Mahkemesi de, 1961 Anayasası döneminde vermiş olduğu bir kararında17 Anayasanın 7. ve 132. maddelerindeki bağımsızlığın yalnızca mahkemeler ve hakimler için söz konusu olabileceğini; buna karşılık, Cumhuriyet savcısının bağımsızlığının mevcut olmadığını ifade etmektedir.
  1   2   3   4   5

sosyal ağlarda paylaşma



Benzer:

Özel olarak cmk’ya göre savcilik icon5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (cmk) 138. maddesinde özel...

Özel olarak cmk’ya göre savcilik iconİş Kanunu’na göre çalışan bir özel güvenlik görevlisinin gece mesaisi...

Özel olarak cmk’ya göre savcilik icon1- Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanuna göre özel güvenlik görevlisi...

Özel olarak cmk’ya göre savcilik iconCmk'nın 280/1-b maddesi atfıyla cmk'nın 289/1-h maddesi

Özel olarak cmk’ya göre savcilik icon5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun hükümlerine göre,...

Özel olarak cmk’ya göre savcilik icon1. Özel güvenlik görevlisi aşağıdaki yerlerden hangisinde silahlı olarak görev yapabilir ?

Özel olarak cmk’ya göre savcilik icon1 Özel güvenlik görevlisi aşağıdaki yerlerden hangisinde silahlı olarak görev yapabilir?

Özel olarak cmk’ya göre savcilik iconOrtaokul Öğrencilerinin Görüşlerine Göre Sınıf Rehber Öğretmenlerinin...

Özel olarak cmk’ya göre savcilik iconAşağıdakilerden hangisinde elektromanyetik spektrum kesimleri dalga...

Özel olarak cmk’ya göre savcilik iconKİRa sözleşmesi (Yeni bk m. 229- 378 maddeleri arasında genel olarak...


Yasa




© 2000-2018
kişileri
d.ogren-sen.com