Biz her daim bir araya gelip bir olur, biz oluruz


sayfa4/7
d.ogren-sen.com > Coğrafya > Evraklar
1   2   3   4   5   6   7

. . .

Sen hiç başkasının yerine ağladınmı, 
Çektinmi onun çektiklerini, 
Hissedebildinmi yüreğindeki yangınları, 
Sen hiç başkasının yerine öldünmü. 
Geç bunları, 
Yalnızca lafta kalan birkaç sözündür, 
Bir de gönül almaya, 
Acıyı paylaşmaya, 
Biraz elem, biraz keder, biraz hüzündür. 
Kim kimin yerine gülmüş, 
Kim kimin yerine işkenceler görmüş, 
Kim başkasının yerine karanlığa bürünmüş, 
Kim sevdiğinin mezarına birlikte gömülmüş, 
Geç bunları, 
Havada uçuşan bir sürü yalan ya da gerçek sözler, 
Herkes söyler lakin biryere kadar özler, 
Nerede yalnızca sevdalısını gören gözler, 
Geç bunları. 
Bir kişilik doğar insan, 
Ve bir kişilik yaşar, ölür. 
Aşığım dediğin sen soğumadan başkasının kolunda görülür. 
Geç bunları, 
Sev, ihanetsiz, incitmeden, üzmeden, 
Seviyorum deyip elalemle gezmeden, 
Asla kadir kıymetten vazgeçmeden, 
Gerisini boşver, 
Ne sen onun aldığı nefesi alabilirsin, 
Ne de O, senin kabrinde yerine yatabilir. 
Geç bunları, 
Lafla olmuyor, sözle yerine gelmiyor süslü hayaller, 
En doğrusunu bilir, ölmüş olsa da sevdiğinden önce gidenler. 

. . .

Küçük bir şiir yazmalı, 
İçinde koskoca yürekli insanların varolduğu, 
Kafiye olmasın varsın, 
Gönüller tertemiz olduktan sonra, 
Her bir mısrada neşe, 
Çocukların gülümsemesi, 
Ölümden hiç sözedilmemesi, 
Huzurun bu şiirle her yüreğe gelmesi, 
Öylesine bir şiir, 
Hiç unutulmamalı, 
Kuşlar özgürce uçmalı, 
Uçurtmalar vurulmamalı, 
Küçük bir şiir, 
Okuyana ölümsüz aşkı tattıran, 
Cenneti andıran, 
Son mısrada bile insan olduğunu hatırlatan. 
Bir küçük şiir yazmalı, 
İnsanlar bir daha Yaradanın yolundan ayrılmamalı. 

. . .

Abartıyorsun beni yüreğinde, 
Büyütüyorsun düşüncelerinde, 
Ve gözlerinde. 
Ben, 
Sadece çok seviyorum, 
Varlığında bir tek seni görüyor, 
Yokluğunda yalnız seni hayal ediyorum. 
Kalabalıklar arasında seni seçiyor gözlerim, 
Sanadır kalpten gelen en güzel sözlerim, 
Varsa yoksa seni özlerim. 
Aşka dair duygularım yalnızca sanadır, 
Ayırmasın mevlam bizi diye, dualarım Yaradanadır. 
Boşver abartma diyorum, 
Tek yaptığım, seni adam gibi seviyorum. 

. . .

Belki de son nefeslerimiz, 
Birlikte yaktığımız tek dal sigaradan. 
Belki son kez doğacak yarın, bizim için güneş, 
Gecenin yarısında son defa gözgözeyiz belki kimbilir. 
Belki de yarın biz diye birşey kalmayacak. 
Bizmi hayattan yoksun, 
Dünyamı bizsiz kalacak bilemiyorum, 
Biz olmazsak, 
Kalamazsak dizdize, 
Çiçekler açmış, 
Yağmurlar ağlamış, 
Yapraklar açmış, sonrası sararmış, 
İnsanlığın ruhu kararmış, 
Ne çıkar, 
Ne çıkar bahtımızda yokluğumuz varsa yarın, 
Bırak yansın sigaramız, 
Nefesi ortak alalım, 
Ânı yaşayalım, 
Hiç olmazsa şimdi biz diye kalalım. 
Sol yanımızda sönmeyen ateşler, 
Ve şu an kendimizi sonsuzluğa bırakalım. 
Aşk cehennem ise, 
Yanalım kavrulalım. 

. . .

Aç ölür şair, 
Sevilmekten yoksun, 
Aşktan bitap, 
Sevdaya aç, muhtaç. 
Fakir ölür şair, 
Cebindeki son sevgiyi de bir dilenciye vermiş, 
Sermayesi bir yürektir zaten, 
O da yağmalanmıştır birilerince. 
Ve erkenden ölür şair, 
Sabahın köründe, 
Demini almamış bir ömürde, 
Sessizce, 
Kimselere duyurmadan, 
İncitmeden, üzmeden, aniden, 
O gider, şiirleri kalır, 
Yaşarken anlatamamıştır kendini, sevgisini, içindeki dünyasını, 
İnsanlar adına hülyasını, 
Belki gidişinden sonra anlaşılır, 
Ya da bir hiç gibi taşa toprağa karışır. 

. . .

Yaşamayı gözü almıyor insanın, 
Bebeler ölürken, 
Çocuklar öldürülürken. 
Canı çekmiyor insanın hayata dair birşeyler, 
Kadınlar dövülürken, 
Sevgi sözcükleri yerine, ana avrat sövülürken. 
Tiksiniyor insan, 
Sapıklık dizboyu, 
Hayat yalanlarla dolu, 
Yaşarken ölüyor insan, 
Küçük yaşta kalmış öksüz yetimler 
Bir anlık keyf uğruna ne diye dünyaya getirdiler. 
Pişman oluyor insan, 
Aleme geldiğine, 
İnanamasa da gözleriyle gördüklerine. 
Ve birileri yüksek tepelerde yaşıyorum sanıyor, 
Göreceli güzelliklere, 
Dünya mallarına, 
Şaşalı eğlencelerine, 
Yoldan çıkmış kişilikleriyle, 
Nefes alıyorum sansa da, aldanıyor. 
İştahtan kesiliyor insan, 
Onları ve olanları gördükçe, 
Her yeni gün adamlık öldükçe. 
Katlanıyor insan, 
Yaradanın hatrına, 
O'na olan aşkına. 
Sonunda ölüyor insan, 
Kimi hak yoluna, 
Kimi bok yoluna. 

. . .

Mesele birlikte olmakta değil, 
Mesele evlenip yuva kurmak da değil, 
Mesele zevkler uğruna günahsız çocukları dünyaya getirmek hiç değil. 
Mesele:ektiğiniz tohumun meyveleri olan yavrulara sahip çıkmak, 
Onlara hayatı, yaşamı paylaşmayı öğretmek, 
İyi bir yurttaş olarak yetiştirmek, 
İnsan sevgisi, Allah sevdası aşılamak, 
Haramı, helali öğretmek, 
Hakkı hukuku ruhuna işlemek, 
Ve geleceğini yaratmaktır mesele. 
Üç beş yıl sonra kendi egolarınız için ayrılıp, O'nu ortada, çaresiz, olanlardan bihaber bırakmamaktır mesele. 
Siz çorap değiştirircesine eş değiştirirken, Yalnızlığa mahkum evlatlar yaratmamaktır mesele. 
Sorumsuzluğunuz sorunlu bir çocuğu ortada bırakmamalı,
Kendi dünyalarınız, arzularınız, bitmek tükenmek bilmeyen doyumsuzluklarınız için işlediğiniz günahın meyvesi o günahsızları sahipsiz koymamaktır mesele. 
Ortalık ana baba ayrı, küçük yaşta antidepresan esiri çocuklarla kaynarken, 
Duyarsız kalmamaktır mesele. 
Bir değil bin kez düşünün, sonra gelsin dünyaya o masum bebeler. 
Sorumsuzsanız, sorun sizsiniz. 
Onlara layık gördüğünüz hayatla günahları veballeri sizde bilesiniz. 
Anlayana sivrisinek, 
Anlamayan ha öküz, ha inek. 

. . .

Güneş soğuyor farkında değilmisin, 
İnsanların birbirinden kaçarcasına uzaklaşmasından, 
Ay karanlık, görmüyormusun, 
Ruhların karalara bürünmesinden. 
Kim görecek, kim bilecekki, 
Ellerini gökyüzüne açıp şükredenmi var. 
Buzulları yaşıyoruz kalplerde, 
Her geçen gün katılaşan, 
Gönüller zaptedilmiş, 
Şeytana uymuş bedenler, 
Kurtulabilen sadece Yaradana varabilenler. 
Mevsimler yas tutuyor artık, 
Karışmışlar içiçe, 
Ağaçlar köklerinden idama mahkum, 
Yapraklar çaresiz, 
Açma dökülme vakitleri belirsiz, 
Tüm canlılar kimsesiz. 
Hâlâ anlayamadın mı, 
Doğa ağlıyor, 
Lakin insanoğlu farkındamı. 
Dünya döndüğüne pişman, 
İçinde yaşayan ölüleri taşımaktan, 
Kıyamet dediğin ne ki, 
Yoruldu her an yeniden kopmaktan. 
Hayat bu sananların ortasında, 
Kimilerinin taht kavgasında, 
Doğumla ölümün devre arasında, 
Güneşi söndürdük, 
Doğayı öldürdük, 
Bir tek şeytanı güldürdük, 
Allah'tan utanmadan nefes alıyoruz, 
Çareyi ibliste, nankörde, yalancıda arıyoruz. 
Aslında çoktan belli bu gidişin sonu, 
Bir o kalmıştı, yakında alırlar içindeki donu. 

. . .

Geçenlerdeki anonsu duydun mu bilmem, 
Sevgi sizlere ömür. 
Birkaç kişi taşımış meftayı, 
Onlar da sevaptır diye, 
Hoca dersen, insandan saygıdan sevdadan bahsetmiş son duanın ardından. 
Daha arası soğumadan, 
Aşkın intaharını haber aldım, 
Sevginin olmadığı yerde bana ne hacet demiş ve asmış kendini yalancıların boynunda. 
Bunca kayıptan sonra gerek kaldımı saygıya, 
Birkaç güne kalmaz, yakındır tamamen yokoluşuna. 
İşte böyle dostum, 
İnsanlar da bir bir gidiyor ama, 
Aslolanlar çoktan karışmışken toprağa, 
Boş bedenleri yolluyoruz sonsuzluğa, 
Yaşarken yokedildi o eşsiz değerler, 
Bilinmez pişmanmıdır, 
Ot gelip çimen gidenler. 

. . .

Aşkı, sevgiyi, Mutluluğu sorsam hep bir ağızdan iki kişilik derler, 
Ve ne yazık ki böyle düşünenler, kısacık süren güzel günlerin ardından terkedilirler. 
Mutluluğu bir tek sevdiğinde, aşk sandığında ararsan bu dünyada, 
Her daim kalacaksın, hayalde rüyada. 
Mutluluk Çok sesli bir koro, 
Çok sazlı orkestra gibi olmalı, 
Birlikte çalmalı her notayı uyum içinde, 
Şarkılar keyf vermeli yüreklere, aynı makam aynı biçimde. 
İki kişilik yaşayanlar, egoistçe severler, 
Her ayrılıktan sonra yine tek kişiyi seçerler. 
Sevdalar paylaşılmadıkça gerçek aşkı bulamazsın, 
İhanetlere uğradıkça hiçbir limanda duramazsın. 
Önce Yaradanı hisset yüreğinde, 
Paylaş tüm dostlarla sevgini elinden geldiğince. 
Her yalnız kalışında onlardır sana yol gösteren, 
Onlardır kalbini onaran, gözyaşlarını silen. 
Ya tek başına sev, birbaşına yaşa, 
Ya da ver kendini insanlığa, Sol yanın dönmesin taşa. 
1   2   3   4   5   6   7

Benzer:

Biz her daim bir araya gelip bir olur, biz oluruz iconTapu sicilinin açıklık ilkesine göre tutulan resmî bir sicil olduğunu,...

Biz her daim bir araya gelip bir olur, biz oluruz iconBir toplum birimidir insanlan bir araya getiren toplumlan igerir. Sosyoloji

Biz her daim bir araya gelip bir olur, biz oluruz iconÝazan: Şeýh Muhammet ibn Salyh Al-Useýmin
«(Eý, Muhammet!) Biz sizden öň iberilen her bir pygambere: «Şübhesiz, Menden başga hiç-hili iläh ýokdur, bes, diňe Maňa ybadat ediň!»...

Biz her daim bir araya gelip bir olur, biz oluruz iconResulüm! Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.”

Biz her daim bir araya gelip bir olur, biz oluruz icon"(Resûlüm!) Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik."

Biz her daim bir araya gelip bir olur, biz oluruz iconIlâhi hükümlerden bir hükmü veya Rasùlullah’ın bildirdiği hükümlerden...

Biz her daim bir araya gelip bir olur, biz oluruz iconFarklı parçaları, uyumlu ve düzenli şekilde bir araya getirmeye

Biz her daim bir araya gelip bir olur, biz oluruz icon14 Saz ve 10 Koro Sanatçısı ile 5 Semazen ilk kez bu projeyle bir araya geldiler

Biz her daim bir araya gelip bir olur, biz oluruz icon4- biz yalnızca Sana ibadet eder ve yalnızca Senden yardım dileriz

Biz her daim bir araya gelip bir olur, biz oluruz icon1. Atatürk Biz ilhamlarımızı gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya...


Yasa




© 2000-2018
kişileri
d.ogren-sen.com