Resulüm! Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.”


sayfa3/3
d.ogren-sen.com > Coğrafya > Evraklar
1   2   3

Menkıbe
Hebbar bin Esved, gözü dönmüş bir Peygamber düşmanıydı. Her fırsatta Müslümanlara eziyet etmekten zevk duyuyordu. Pek çok Müslüman’ın canına kıymıştı. Bununla kalmamış, hicret esnasında Peygamberimizin kızı Zeyneb'i devesinden iterek düşürmüştü. Hamile bulunan Hz. Zeynep (r. anha) çocuğunu düşürdü. Bir müddet sonra da bu hastalıktan vefat etti. Böylece Hz. Peygamber (sallallâhü aleyhi ve sellem)’in kan düşmanı da olmuştu.
Mekke'nin fethi günü Peygamberimiz onun kanını helal kılmıştı. Görüldüğü yerde öldürülecekti.
Hebbar çok korkuyordu. İran'a kaçmayı düşündü. Fakat daha sonra bundan vazgeçti. Akıllı davranarak Hz. Peygamber (sallallâhü aleyhi ve sellem) Efendimizin huzuruna gitti. Ona iltica etti.
"Ya Resulallah, önce İran'a kaçmayı kararlaştırdım. Fakat sizin büyük affınızı, benzersiz müsamahanızı düşünerek işte huzurunuza geldim. Yaptığım bütün suçlarımı itiraf ediyorum. Sizden af diliyorum" dedi. Hz.
Peygamber (sallallâhü aleyhi ve sellem) af kapısını ona da açtı. Samimi itirafları üzerine Hebbar'ı bağışladı. 11
Rasulullah Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem), şöyle buyurmuştur: “İnsanlar bize iyilik ederse biz de iyilik ederiz. Eğer zülüm ederlerse biz de onlara zulmederiz!, diyen kimseler gibi olmayınız. Fakat kendinizi, iyilik yapanlara iyilik yapmaya, kötülük edenlere de zülüm etmemeye alıştırınız.“ 12
Bunun için Rasulullah (sallallâhü aleyhi ve sellem), nefsine yapılan zulümleri affediyor ve en azılı düşmanlarına bile sabır gösteriyordu. Canına kast eden kavmi için: “Allah’ım! Kavmimi affet, onları hidayetine sevk et. Çünkü onlar bilmiyorlar!” diye hayır dua ediyordu.
eş-Şifâ sahibi Kâdî İyaz (rah.), Efendimizin (sallallâhü aleyhi ve sellem) bu duasındaki rahmet ahlakını şöyle anlatır:
– Ey insan! Şu sözde bulunan fazilet, güzel ahlak, büyük kerem, üstün sabır ve hilme bak! O (sallallâhü aleyhi ve sellem), kavminin kendisine yaptıklarına sadece sukut edip onları bağışladığını göstermedi. Onlara şefkat ve merhamet etti. Kendileri için şefaatçi olup: ‘Allah’ım! Onlara hidayet et!’ veya ‘Onları affet!’ diye hayır duada bulundu. Sonra, ‘Kavmim!’ diyerek, bu şefkat ve merhametin sebebini ortaya koydu. Peşinden, ‘Onlar bilmiyorlar!’ diyerek, cehaletlerinden dolayı onlar adına Allah Teâlâ’ya özür beyan etti. 13
Kendisini taşa tutup kan revan içinde bırakan Tâif’in düşük seviyeli insanlarına karşı Cebrâil (a.s) ve dağların meleği tahammül edemeyip helak edilmeleri için kendisinden izin istemişlerdi. O (sallallâhü aleyhi ve sellem) ise, Allah için hilim ve sabır gösterdi, beddua etmedi. Meleklere:
“Bunlar böyle, fakat ümit ederim ki, onların zürriyetinden ‘Lâ ilâhe illallah’ diyecek ve Allah’a kulluk edecek bir nesil gelecektir, diyerek helaklerine mani oldu. Onun bu sabrı karşısında dağların meleği: “Gerçekten Sen, Rabbinin seni isimlendirdiği gibi Allah Teâlâ Kur’an-ı Hâkim’de Efendimiz’e (sallallâhü aleyhi ve sellem) “Raûf” ve “Rahîm” isimlerini vermiştir.14 Raûfsun: çok bağışlayansın ve Rahîmsin: çok acıyansın,’’ dedi. 15 Neticede onun güzel sabrı meyvesini verdi; meleklerin hatır-ı Muhammedî için helak etmek istedikleri Tâif halkı, bir zaman sonra halka-i Muhammed’e girdi.
Şunu da ekleyelim ki; burada anlatılan sabır ve af, insanının kendi nefsine yapılan haksızlıklara karşı gösterdiği sabır ve müsamahadır. Allah Teâlâ’nın hakları çiğnendiği zaman yapılacak iş ise, zulme ve zalime mani olmaktır. Bu zulmü yapan nefsimiz veya en sevdiğimiz birisi de olsa, onu tasdik veya takdir edemeyiz. Edersek biz de zalim oluruz.
Bunun için Hz. Rasulullah (sallallâhü aleyhi ve sellem) kendisine en acımasız hakaretleri yapanlara, ‘Allah’ım, onları affet’ diye dua ederken; Allah Teâlâ’nın hukukunu çiğneyenler için, ‘Bu suçu işleyen kızım Fâtıma da olsa cezasını veririm“ 16 buyurmuştur.
Sonuç olarak; Allah Teâlâ Hz. Muhammed’i (sallallâhü aleyhi ve sellem) peygamber olarak göndermekle inananlara hidayet yolunu gösterdi. Hak dinini apaçık ortaya koydu ve İslâm, doğuya batıya da ulaştı. Yeryüzü şirk ve zulüm karanlığında iken, tevhid tanındı, adalet yayıldı.
Ahmed b. Hanbel (rah.) vefatından sonra rüyada görüldü; kendisine durumunun nasıl olduğu sorulunca, saadetine sebep olan şu nimeti dile getirdi: “Eğer Muhammed (sallallâhü aleyhi ve sellem) olmasaydı, bizler Mecûsî olurduk.” 17
Evet, eğer Hz. Muhammed (sallallâhü aleyhi ve sellem) olmasaydı Iraklılar Mecûsî olurdu. Şam, Mısır ve Rum ehli Hıristiyan olurdu. Araplar putlara tapar, müşrik olurdu. Ama yüce Allah, Hz. Muhammed’i (sallallâhü aleyhi ve sellem) göndermekle kullarına merhamet etti; onları sapıklıktan kurtardı. 18
Allahü Teâlâ, sadatların himmet ve bereketiyle, bizlere âlemlere rahmet olarak gönderilen Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem)’in rahmetin bolca istifade edebilmeyi nasip etsin inşallah. Âmin.

1 Enbiya/107

2 İmam-ı Kurtubî, El-Camiu li-Ahkami’l-Kur’an, 6/255

3 O’nun Güzel Ahlakı, M.Yusuf Kandehlevi, Semerkand Yay

4 Buhâri, Edeb, 27; Edebül-Müfred, nr. 626; Ebû Davud, Salât, 148 (nr. 882).

5 Ebû Davud, Tahâret, 138 (nr. 380); Tirmizî, Tahâret, 112 (nr. 147); Nesâî, Tahâret, 45 (nr. 53-56); ibn Mâce, Tahâret, 78 (nr. 529); Ahmed b.

6 Buhâri, Edeb, 68; Ebü Davud, Edeb, 1 (nr. 4775); Ahmed b. Hanbel, elMüsned, 3/153; Münzirî, et-Tergib ve't-Terhîb, 3/419; Ebü Nuaym,

7 Siraceddin Önlüer, Edep Ya Hu, C.1, S.262

8 Buhari, Edep, 18

9 Hâkim

10 Hâkim

11 Asr-ı Saadet 06 Kavuşma, Ahmet Lütfi Kazancı

12 Tirmizî, Birr, 62

13 Bkz: Kâdî İyaz, eş-Şifâ, I, 95

14 Bkz:Tevbe 9/128

15 Bkz:eş-Şâmî, Sübülü’l-Hüdâ ve’r-Reşâd, II, 440; Zerkânî, Şerh Alâ Mevâhibü’l-Ledünniyye, II, 52-53.(Beyrut, 1996. I. Baskı)

16 Buhârî, Ehâdisü’l-Enbiya, 54; Müslim, Hudûd, 8; Ebu Dâvud, Hudûd, 4; Tirmizî, Hudûd, 6

17 İbn Recep, Letâifü’l-Maârif, s. 169 (Dımeşk-Beyrut 2003)

18 Mahmut Kaya, Kutsal Günler ve Geceler
1   2   3

Benzer:

Resulüm! Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” icon"(Resûlüm!) Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik."

Resulüm! Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” iconÖrneğin, Türkçe, İngilizcenin ses kurallarıyla öğretilebilir mi?...

Resulüm! Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” iconBiz her daim bir araya gelip bir olur, biz oluruz

Resulüm! Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” icon“Aynı konuya ilişkin olarak nüfus kaydının düzeltilmesi davası ancak bir kere açılabilir.”

Resulüm! Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” iconKurulduğu günden bu yana ileriyi görme becerisi, harekete geçme cesareti...

Resulüm! Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” iconBA?цrtь tarti?Malari yett? Artik
Цrtsen de цrtmesen de seni sevmeye devam edece?iz” diyorlar m?? Зo?unun demedi?i aз?k. O zaman bu nas?l bir цzgьrlьk oluyor

Resulüm! Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” icon4- biz yalnızca Sana ibadet eder ve yalnızca Senden yardım dileriz

Resulüm! Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” iconZor soru. Karakter olarak, birey olarak evet yer altındayım

Resulüm! Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” icon1. Atatürk Biz ilhamlarımızı gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya...

Resulüm! Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” iconHayatlarımızın kontrolü elimizde mi yoksa biz henüz durum değerlendirmesi...


Yasa




© 2000-2018
kişileri
d.ogren-sen.com