BÖlge adliye mahkemesi İLGİLİ ceza dairesi’NE


d.ogren-sen.com > öykü > Evraklar
BYLOCK İSTİNAF DİLEKÇESİ

…………… BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ CEZA DAİRESİ’NE

gönderilmek üzere

………… …...AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI'NA,

DOSYA NO...............................: …………../…………. Esas

İSTİNAF KANUN

YOLUNA BAŞVURAN

SANIK .................................... :

TC:………………………………..

ADRES

SUÇ İSNADI.......................... : Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

TEBLİĞ TARİHİ ……………………….: ……./………./…………….

KONU……………………………………: ……………… ……...Ağır Ceza Mahkemesi ……./………./……….tarih ……../……….Esas ve …………/………….. Karar sayılı kararının istinaf incelemesi isteminden ibarettir.

BAŞVURU SEBEPLERİ VE GEREKÇESİ :

Örgüte üye olma isnadıyla yerel mahkemede yargılanmış olup TCK md:314/2 maddesi gereği …………. yıl …………. ay hapis hapis cezasıyla cezalandırılmama karar verilmiştir.……./………./………. -……./………./……….tarihlerinde gözaltında, ……./………./………. - ……./………./………. tarihleri arasında tutuklu kaldım. Yerel mahkemenin hakkımda vermiş olduğu Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan vermiş olduğu hapis cezası kararı usul ve yasaya aykırı olup iş bu karara süresinde itiraz ediyorum.

Tarafımızca yapılan itirazlar gereği yerel mahkemece eksik araştırma ve incelemelerin yüksek mahkemece tamamlanarak kararın DEĞİŞTİRİLİP-DÜZELTİLEREK BERAAT kararı verilmesine, yüksek mahkeme BERAAT talebimiz konusunda aksi kanaatteyse itirazlarımızın kabulüyle ……………… ……...Ağır Ceza Mahkemesi ……./………./……….tarih ……../……….Esas ve …………/………….. Karar sayılı kararının BOZULMASINA karar verilmesini talep ediyorum. Şöyle ki ;

  1. Ceza yargılamasında deliller hukuka uygun olmalı.

Anayasa 38, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 206/2-a, 217/2, 230/1-b, 289/1-i maddeleri gereği, soruşturma ve yargılamada değerlendirilen delillerin hukuka uygun olması zorunludur.

  1. MİT in yetkisi yoktur.

5271 sayılı CMK 160. madde gereği, cumhuriyet savcısı suç soruşturmasını adli kolluk marifetiyle yapar. Bunlar da polis, jandarma, gümrük muhafaza memurları, sahil güvenlik komutanlığı personelidir. Görüldüğü adli kolluk arasında MİT mensupları sayılmamıştır. 2937 sayılı MİT Kanunu’nda, mensuplarına adli soruşturma veya kovuşturma görevi de verilmiş değildir.

  1. ByLock verilerinin resmi usul ve yöntemlerle elde edilmemiştir.

MİT Raporunda “… Teşkilata özgü teknik istihbarat usul, araç ve yöntemleri kullanılmak suretiyle … elde edilmiştir” denilmektedir (MİT Raporu, 3.1 Dayanak ve Yöntem, sayfa: 12).

  1. Yurt dışındaki delil ancak istinabe ile getirtilebilir.

Türkiye, Ceza İşlerinde Karşılıklı Adli Yardım Avrupa Sözleşmesi’ne (CİKAYAS) ve anılan Sözleşme’nin Ek 1. Protokolüne taraftır. CİKAYAS’a taraf olan diğer 45 devletle aramızdaki suçlu iadesi işlemleri bu Sözleşme hükümlerine göre yerine getirilmektedir. Litvanya da CİKAYAS a taraf ülkeler arasındadır

(http://www.uhdigm.adalet.gov.tr/adli_yardimlasma/adli_isbirligi_ceza/cz_istinabe.html).

Aynı adreste yapılması gerekenlerin ayrıntısıyla açıklandığı ve örneklendiği, 16/11/2011 tarih ve 69/2 sayılı, Uluslararası Ceza İstinabe İşlemlerinde Adli Makamlarımızca Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar başlığını taşıyan genelge mevcuttur. Uluslararası sözleşme ve genelgenin hiçbir hükmüne riayet edilmediği aşikardır.

  1. İstihbarat bilgisi adli delil olarak kullanılamaz.

Anayasa Mahkemesi'nin 9.1.2014 tarih ve Başvuru No: 2013/533 sayılı kararında “İstihbari Nitelikte Olan Bu Bilgiler Hukuki Bir Delil Olarak Kullanılamaz” ibareli MİT belgesinin adli dosyada kullanılması konusunda “Demokratik bir toplumda, doğruluğu hiçbir şekilde sorgulanamamış ve denetime tabi tutulmamış istihbarî nitelikteki bilgilerin dava dosyasına konulması suretiyle alenileştirilmesi kabul edilemez” denilerek istihbari verilerin delil olarak kullanılamayacağı vurgulanmıştır.

Nitekim mahkemelerin taleplerine cevap veren güvenlik birimleri bile ‘ByLock verilerinin hukuki delil olmadığını, tek başına kullanılamayacağını’ belirtmişlerdir. (https://mobile.twitter.com/HuseyinAygun62/status/869102566029881344 https://mobile.twitter.com/Aylinozcelik3/status/804292919465283585)

AİHM nin yerleşik içtihatları da, istihbarat verilerinin adli delil olarak kullanılamayacağı yönündedir (AİHM, BN: 9248/81, KT: 26/03/1987, Leander/İsveç, pr: 48,59; AİHM, BN: 27798/95, KT: 16/02/2000, Amann/İsviçre, pr: 65, 69,70; AİHM, BN: 28341/95, KT: 02/05/2000, Rotaru/Romanya, pr: 43, 44; vb).

  1. Dijital veriler elde edilmeden önce hâkim kararı alınması zorunludur.

5271 sayılı CMK CMK 134 gereği bilgisayar verilerine el koymak için öncesinde hâkimden karar almak gerekir. Keza CMK 135 gereği iletişimin denetlenmesi, tespiti ve kayda alınması için de öncesinden hâkim kararı alınması zorunludur.

ByLock için ilk hakimlik kararı, Ankara 4. Sulh Ceza Hakimliği tarafından 09 Aralık 2016 Tarih ve Değişik İş No: 2016/6774 sayı ile verilmiştir. Oysa soruşturmalar ve on binlerce insanın tutuklanması aylar öncesinden yapılmıştır.

  1. Olgu ve sanık somutlaştırılmadan genel ve toptancı anlayışla hâkim kararı alınması geçersizdir.

Söz konusu kararda veya sonrasındaki kararlarda sanık isimleri ve sanığa atfedilen eylemler açıklanmamıştır.

Nitekim AİHM 18 Temmuz 2017 tarihinde verdiği Sezgin TANRIKULU/Türkiye kararında “izleme veya iletişime müdahalenin kişi bazlı” olabileceğini ve “tanımlamayı sağlayacak bir kişiyi veya unsuru bulundurması gerektiğini” belirtmiştir (İkinci Daire, BN: 27243/06).

Mahkeme aynı kararında böyle bir tanımlamanın “isim, adres, telefon numarası veya diğer ilgili bilgilerle yapılabileceğini”, bu konudaki içtihadının istikrarlı olduğunu hatırlatmıştır (Paragraf: 56; bkz. Avrupa Entegrasyonu ve İnsan Hakları Derneği ve Ekimdzhiev / Bulgaristan, no 62540/00, § 80, 28 Haziran 2007, Liberty and Others - Birleşik Krallık, no 58243/00, §§ 64 ve 65 1 Temmuz 2008 Klass ve Diğerleri / Almanya, 6 Eylül 1978, § 51, Seri A no. 28, Kennedy - Birleşik Krallık, no. 26839/05, § 160, 18 Mayıs 2010 ve Roman Zakharov, § 264).

  1. 5651 sayılı İnternet Kanunu uygulanmamıştır.

İnternet trafik kayıtlarının tutulmasına ve mahkemelerce istenmesine dair 3. maddesinin 4. fıkrası, Anayasa Mahkemesi tarafından 02/10/2014 tarih ve E: 2014/49, K: 2014/151 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.

MİT raporu da tamamıyla trafik bilgisine dayanmaktadır.

Kanun koyucu, internet trafik bilgisinin nasıl kaydedileceği ve adli delil olarak değerlendirileceğini özel olarak düzenleme iradesi ve tercihini ortaya koymuştur. Bu kural da AYM tarafından ifade özgürlüğüne aykırı bulunarak iptal edildiğine göre, trafik bilgilerinin getirtilebilmesi için kanun hükmü kalmamıştır. Yapılması gereken aynı konudaki boşluğun AYM kararına uygun şekilde Kanun Koyucu tarafından doldurulmasıdır. Bu yapılmadan, genel kural olan TCK veya CMK hükümlerine başvurmak usule uygun değildir.

  1. Haberleşme gizlidir.

ByLock internet veya sanal ortamda haberleşme uygulamasıdır. Dolayısıyla ‘gizli haberleşiyorlar, demek ki suç işliyorlar’ önermesi tamamen hatalıdır.

Başta AİHS, BM-İHEB gibi uluslararası belgeler; Türkiye bakımından da Anayasa ve mer’i mevzuata göre “HABERLEŞME GİZLİDİR” (Anayasa 22/1, AİHS 8, BM-MSHS 17, BM-İHEB 12). Bu mutlak surette 1) başkalarına bakan yönüyle kuraldır, saygı gösterilmeli ve uyulmalıdır; 2) ilgilisine bakan yönüyle haktır, istediği zaman yararlanabilir.

  1. İfade hürriyeti, özel hayatın ve aile hayatının gizliği, basın, medya ve internet özgürlüğü korunmalıdır.

İnternet üzerinden veya elektronik ortamda haberleşme, aynı zamanda 1) ifade hürriyeti, 2) özel ve aile hayatının gizliliği, 3) kişisel verilerin korunması, 4) basın özgürlüğü, 5) internet özgürlüğü gibi daha pek çok temel hak ve özgürlüğün kapsama alanına girmekte ve korunmaktadır (Anayasa 20, 25, 26; BM-MSHS 17; BM-İHEB 12; AİHS 8, 10; Avrupa Konseyi 108 sayılı Sözleşme; Avrupa Birliği 95/46 sayılı Yönerge vs).

  1. Usulüne uygun elde edilmeyen kişisel veriler suç oluşturacaktır.

Hukuka ve usulüne uygun elde edilmeyen kişisel veriler, hukuken bir değer ifade etmemenin yanı sıra aynı zamanda suç teşkil edecektir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda:

  • Haberleşmenin gizliliğini ihlal 132.,

  • Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması 133.,

  • Özel hayatın gizliliğini ihlal 134.,

  • Kişisel verilerin kaydedilmesi 135.,

  • Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme 136.,

  • Nitelikli haller 137.,

  • Verileri yok etmeme 138.

Maddede suç olarak düzenlenmiş ve müeyyideye bağlanmıştır.

  1. Verilerin orijinal haliyle saklandığına dair hiçbir hukuki güvence yoktur.

Hatalı ve usule uygun olmaması hususu mahfuz, alınan hâkim kararı Aralık 2016 tarihlidir. ByLock veri tabanının ise çok önceden elde edildiği sabittir. CMK ve ilgili yönetmelikler gereği şüpheli veya temsilcilerinin sürece iştiraki ve itiraz imkânı sağlanması konusunda hiçbir gereklilik yerine getirilmemiştir.

Nitekim verilerin korun(a)madığı, değişikliğe uğradığı konusunda pek çok rapor, analiz ve teknik inceleme kamuoyuna yansımıştır

(https://mobile.twitter.com/Muhendis2000/status/912721919702642689/photo/1; https://foxitsecurity.files.wordpress.com/2017/09/bylock-fox-it-expert-witness-report-english)

  1. VPN

MİT Raporu’nda, ByLock uygulamasına 15/11/2014 tarihinden sonra Türkiye’den ancak VPN vasıtasıyla bağlanılabildiği anlatılmaktadır (MİT Raporu, sayfa: 25, 26).

Oysa bilişim olanında vasat bilgiye sahip olanların dahi bildiği bir husustur ki, VPN bağlantısında gerçek IP nin tespiti ancak VPN firması veya işletmecisinin verilerine erişmek ve elde etmekle mümkündür (http://bylockgercegi.com/docs/thomas-kevin-moore.zip, sayfa: 11, madde: 22-b).

15 Kasım 2014 tarihinden sonraki bağlantılar için IP adreslerinin nasıl tespit edildiğine dair Rapor’da hiçbir açıklama yoktur.

Thomas Kevin Moore Raporu, Walter McDaniel, Jason Frankovitz raporlarında NET olarak ifade edildiği üzere VPN kullanımında KAYNAK IP BULUNMASI IMKANSIZDIR.

(http://bylockgercegi.com/docs/thomas-kevin-moore.zip

http://bylockgercegi.com/wp-content/uploads/2017/05/BYLOCK_Report_Ver_Signed_4_19_2017.pdf

http://na-copywriting.com/2017/05/the-bylock-report/

http://bylockgercegi.com/index.php/raporlar/jason-frankovitz-uzmanl-k-raporu

https://koray.peksayar.org/siz-internet-baglantinizi-paylasmiyor-olabilir-peki-servis-saglayiciniz-sizden-habersiz-paylastiriyorsa/)

MİT raporundaki tablo örneklerine (Mit Raporu Sayfa 42 Şekil 11) bakıldığında buradaki tüm IP ler TÜRKİYE DIŞI IP lerdir. Bylock üreticisinin duyurusuna binaen, 15 Kasım 2014 sonrası Türkiye’ den sadece VPN li girişlere izin verilmiştir. Dolayısıyla bu tarihten sonraki HIÇBIR IP den KAYNAK KULLANICI TESPITI YAPILAMAZ

  1. CGNAT

CGNAT, IP4 dünyasında yeterli IP olmamasından, 1 (bir) gerçek IP nin Port lar yardımı bile 1(bir) den fazla SANAL IP ye dağıtılarak, sorunun çözülmesidir.

Bu teknolojiyi en çok kullanan özellikle Mobil Telekom operatörleridir. Yaklaşık 3,7 milyar IP adresi internet kullanımına açık olmakla birlikte hâlihazırda dünya genelindeki internet kullanıcısı sayısı yaklaşık olarak 5 milyar olup bu sayı her geçen gün artmaktadır. Bu sebeple mobil operatörler başta olmak üzere birçok Erişim Sağlayıcı yaklaşık 1,3 milyarlık IP adresi açığını kapatmak maksadıyla “Geniş Ölçekli Ağ Adresi Dönüştürme Tekniğini” kullanmaktadır. Azami 65534 abone olmak üzere yüzlerce kullanıcıya serbestçe atanabilen özel IP adresleri atanır. Bu özel IP adreslerinden gelen internet bağlantı istekleri sadece bir internet IP’sine sahip yönlendirici ile internet bağlantılarına dönüştürülür. Dolayısıyla birbirinden haberi olmayan binlerce kullanıcı internette eriştikleri servise aynı IP adresi üzerinden bağlanıyormuş gibi görünmektedir. Bu yapıda Erişim Sağlayıcıya bağlantı kuran abonelerin bulunduğu tarafa iç bacak ve internet tarafına da dış bacak denmektedir.

(http://www.yeniasya.com.tr/gundem/bylock-verileri-delil-sayilamaz_426588

http://www.kamuexpress.com/dosyalar/dokumanlar/1410201782957882.pdf

http://besikci.co.uk/wp-content/uploads/2017/10/Cumhuriyet-Gazetesi-Davasi-Raporu-2017-148.pdf)

Ayrıntıları belirtilen veya benzeri teknik raporlarda açıklandığı üzere, CGNAT yöntemiyle kullanıcı kimliğinin tespiti güvenilir bir teknoloji değildir. BTK nın elindeki veriler ve bilgiler bu konudaki analiz için yeterli değildir. Her şeye rağmen yine de kimlik ve kullanıcı tespiti için analiz denenmek istenirse, 1) BTK kayıtları, 2) HTS kayıtları, 3) CGNAT ISP kayıtları, 4) ByLock sunucu kayıtlarının hepsinin uyumlu olması gerekmektedir. BTK kayıtlarının yetersiz olduğu, ByLock sunucu kayıtlarının olmadığı da aşikardır. Dolayısıyla MİT Raporundaki sonuçların da hatalı olduğu ortaya çıkmaktadır.

  1. Aynı sunucuyu kullanan başka uygulamalar bulunmaktadır.

MİT raporunda, aynı sunucuyu paylaşan müzik dinleme, ezan vakti gibi başka uygulama ve programların da ByLock uygulamasına bağlanmış gibi değerlendirildiği ve hatalı sonuca ulaşıldığına ilişkin pek çok bilimsel mütalaa, rapor veya vakıa kamuoyu ile paylaşılmıştır.

(http://www.kamuexpress.com/dosyalar/dokumanlar/1410201782957882.pdf

http://besikci.co.uk/wp-content/uploads/2017/10/Cumhuriyet-Gazetesi-Davasi-Raporu-2017-148.pdf

http://besikci.co.uk/?p=448

http://odatv.com/akpnin-kritik-ismi-aylardir-bylocktan-tutuklu-3110171200_m.html

http://m.t24.com.tr/haber/bu-programlari-kullananlar-da-bylock-ipsine-girmis,465108)
Bu konuda adli süreçte akla gelen şüphe ve tereddütleri izale edecek, MİT raporunda veya başka bir yerde hiçbir açıklama yoktur.


  1. Kamuoyuna intikal etmiş somut hatalar ve sahtecilik iddiaları vardır.

İlk başlarda gazetelerde, darbe teşebbüsünde ByLock programının kullanıldığı iddia edildi. Hatta askerlerin ellerindeki cep telefonu ekranlarında ByLock programının logosu görünür vaziyette haber fotoğrafları yayınlandı.

(http://www.turkiyegazetesi.com.tr/gundem/397804.aspx

http://www.yeniakit.com.tr/haber/o-darbeci-askerler-de-bylock-kullanmis-206526.html

http://www.takvim.com.tr/guncel/2016/09/08/feto-phone

http://www.sabah.com.tr/galeri/turkiye/10-soruda-bylock-gercegi/2

http://www.haber7.com/guncel/haber/2144267-darbeciler-bylocktan-bu-mesaji-gonderdi)

2016 başından itibaren kullanımdan kalktığı anlaşılınca, haberlerdeki fotoğrafların fotomontaj yöntemiyle üretildiği ortaya çıktı. Üstüne üstlük aynı basın organlarında, kısa bir süre önce ‘darbede ByLock kullanıldı’ denilmesine rağmen, gerçek ortaya çıkınca tam aksi yönde haberler yapıldı.

(https://magdurhakimlervesavcilar.wordpress.com/2017/05/19/ugruna-onlarca-sahte-fotomontaj-ve-mesaj-icerigi-haberi-yapilan-ama-sonradan-vazgecilen-bir-yalan-darbe-sirasinda-bylock-kullanildi/)

Pek çok soruşturma dosyasında fiziğin kurallarıyla bağdaşmayan, birbiriyle çelişkiler içeren resmî açıklamalar, beyanlar, belgeler vardır.

(https://mobile.twitter.com/EmreErcis1/status/914168446270795777

http://odatv.com/birileri-bylocku-sifirliyor-2002171200.html

http://aktifhaber11.com/gundem/bylockla-ilgili-siradisi-durumlar-h101971.html

http://m2.shaber3.com/mahkemeye-gonderilen-bylock-icerik-raporu-herkesi-guldurdu-haberi-1292738.html

https://mobile.twitter.com/EmreErcis1/status/914168446270795777)


  1. Bütün bunlara rağmen eşit uygulama yoktur.

İnternete düşen bilgilere göre 2 mevcut 8 eski bakan ile 33 mevcut 47 (bazı kaynaklara göre 60) eski milletvekilinin bu programı kullandığı belirlenmiştir.

(http://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/abdurrahman-dilipak/kim-fetocu-kim-degil-16292.html

https://mobile.twitter.com/eminagaoglu/status/914108825313189888)
Buna rağmen bunlardan hiç birisi hakkında herhangi bir soruşturma veya kovuşturma yapılmamıştır.

  1. Dünya’nın pek çok saygın kişi ve kuruluşları açıkça ByLock nedeniyle soruşturma ve kovuşturmaların hatalı olduğunu açıkladı veya raporlaştırdı.

BM Düşünce ve İfade Özgürlüğü Özel Raportörü David KAYE, ByLock nedeniyle tutuklamaların muğlak ve yetersiz olduğunu açıkladı.

(https://mobile.twitter.com/cansuipek40/status/923213899100577792/photo/1)

BM İnsan Hakları Konseyi (BM-İHK) 22/05/2015 tarihli oturumunda, Düşünce ve İfade Hürriyeti Özel Raportörü David Kaye’nin raporunu görüşmüş ve A/HRC/29/32 sayılı kararıyla, devletlere ve sivil topluma bazı tavsiyelerde bulunmuştur.

(http://www.ohchr.org/EN/Issues/FreedomOpinion/Pages/Annual.aspx)

Buna göre;

  • 56. Şifreleme ve anonimlik ve bunların arkasındaki güvenlik kavramları, dijital çağda düşünce ve ifade özgürlüğü hakkının kullanılmasında gerekli mahremiyeti ve güvenliği sağlar. Bu diğer hak ve özgürlüklerin kullanılması için de gereklidir. Bu nedenle şifreleme ve anonimleştirme konularındaki kısıtlamalar kanunilik, zorunluluk, orantılılık ve yerindelik ilkelerine objektif bir şekilde harfiyen uygun olmalıdır.




  1. Devletler

  • 57. Devletler, mevzuatlarını yukarıdaki ilkelere uygun hale getirmeli ve geliştirmeli; her bir vakıa hakkında hâkim kararı olmaksızın kısıtlama yapılmamalı; çevrimiçi halk eğitimi ile toplum bilinçlendirilmelidir,



  • 58. Şifreleme ve anonimlik konularına daha çok terörle mücadele maksadıyla odaklanılmaktadır. Ancak acil durumlar dahi devletlerin, uluslararası insan hakları hukukuna saygı gösterme sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Dolayısıyla devletler, ferdi çevrimiçi güvenlik kısıtlamalarına ilişkin kanun çalışmalarının, azınlıkların da iştirakiyle geniş katılımlı ve şeffaf bir şekilde kamuoyunda tartışılmasını sağlamalı; hızlandırılmış mevzuat düzenlemelerinden kaçınmalıdır.



  • 59. Devletler güçlü bir şifreleme ve anonimliği desteklemeli, geliştirmelidir. Milli mevzuat şifreleme ve anonimliğin meşru olduğunu açıklamalıdır. Güvenli iletişim kullanmayı koruyan ve bunu sağlayan teknolojiye erişim imkânı veren hükümler bulunmalıdır.



  • 60. Devletler düşünce ve ifade özgürlüğünü sağlayan ve çoğunlukla kolaylaştıran şifreleme ve anonimliği kısıtlamamalıdır. Zayıf şifreleme standartları, sisteme izinsiz giriş izni gibi, güvenliği zayıflatan önlemlerden kaçınmalıdır. Ayrıca dijital iletişim ve çevrimiçi servislere erişim için kimliğin tanımlanması şartından kaçınmalıdır. Şifreli dijital verilerin çözümüne ilişkin ulusal veya uluslararası hukuka konu yargı kararı, anlaşılabilir, öngörülebilir ve erişilebilir kanuna istinat etmesi ve kişilerin yargı süreci haklarını sağlaması şartıyla, kimliği belirlenmiş kişi/kişiler hakkında (örneğin topluluk veya kitle hakkında değil) ve somut vakıa bazında mümkündür.



  1. Uluslararası Organizasyonlar, Özel Sektör ve Sivil Toplum

  • 61. Devletler, uluslararası kuruluşlar, şirketler ve sivil toplum grupları çevrimiçi güvenliği teşvik etmelidir.

Yeni iletişim teknolojileri insan haklarının gelişimine uygun olduğundan, katılımcıların hepsi ayırım yapmaksızın şifreleme ve anonimliğe sistematik olarak erişimi teşvik etmelidir.

  • 62. Şirketler de devletler gibi, şifrelenmiş ve anonim iletişimi engellemek veya kısıtlamaktan kaçınmalı ve anonim iletişime izin vermelidir. Şifreli veri merkezi linklerinin yaygınlaştırılmasına, web siteleri için güvenli teknolojilerin desteklenmesine ve uçtan uca yaygın şifrelemenin geliştirilmesine özen gösterilmelidir.



  • 63. Şifreleme ve anonimlik araçlarının kullanımı ve daha iyi dijital okur yazarlık teşvik edilmelidir. Özel Raportör, devletlerin, sivil toplum örgütlerinin ve şirketlerin, şifreleme yöntemlerini ve araçlarını dünyanın dört bir yanındaki kullanıcılara sunacak bir kampanyaya teşvik edilmesini ve gerektiğinde risk altındaki kullanıcılar için, düşünce ve ifade özgürlüğünü güvenli bir şekilde kullanma araçlarının sağlanmasını benimsemektedir.

APC (Assocation For Progressive Communications) ve IFEX, BM-İHK nin 36. oturumundan önce, Türkiye’deki insan hakları savunucularının tutuklanması nedeniyle 18 Ağustos 2017 tarihli bildiri sundular. Devletlerin güvenli dijital iletişim kullanımını kolaylaştırma yükümlülüğü ve bunun suç sayılmaması gerektiği hatırlatıldı. Türk Hükümeti’nin dijital çağda dijital iletişim kullanmayı terörist faaliyetlerle örtüştürmesinin hatalı olduğu vurgulandı.

(https://www.apc.org/en/pubs/hrc-36-secure-digital-communications-turkey-are-essential-human-rights

https://www.apc.org/sites/default/files/G1725558_0.pdf)

Bildiri Dünya’ca ünlü 66 STK tarafından da imzalanmıştır.

(https://www.apc.org/en/pubs/turkey-secure-digital-communications-are-essential-human-rights-joint-oral-statement-un-human)
ByLock uygulaması hakkında konuyu bütün detaylarıyla inceleyen ve Türkiye’de yapılan hukuk ve akıl dışı uygulamalara ilişkin onlarca inceleme, araştırma, analiz yapılmış ve Dünya kamuoyuyla paylaşılmıştır.

(http://na-copywriting.com/2017/05/the-bylock-report/

https://www.acato.org/index.php/en/device-forensics/app-forensics/bylock-forensics

http://bylockgercegi.com/index.php/raporlar/digital-forensic-corp

http://bylockgercegi.com/index.php/raporlar/jason-frankovitz-uzmanl-k-raporu

https://www.theguardian.com/world/2017/sep/11/turks-detained-encrypted-bylock-messaging-app-human-rights-breached

https://www.2bedfordrow.co.uk/opinion-on-the-legality-of-the-actions-of-the-turkish-state/

https://foxitsecurity.files.wordpress.com/2017/09/bylock-fox-it-expert-witness-report-english.pdf

http://bylockgercegi.com/wp-content/uploads/2017/05/BYLOCK_Report_Ver_Signed_4_19_2017.pdf

http://www.platformpj.org/opinion-arbitrary-use-bylock-instrument-false-accusation/)
Dünyaca ünlü düşünce kuruluşu Freedom House yayımladığı “İnternette Özgürlük: 2017” raporunda "Binlerce akıllı telefon kullanıcısı sadece kriptolu mesajlaşma uygulaması ByLock'u indirdikleri için gözaltına alındı. Uygulama Apple ve Google store'da kamuya açıktı ve isteyenin indirmesi mümkündü" ifadelerine yer verdi.

(http://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-41979999)


  1. Suçun manevi unsuru oluşmamıştır.

Ceza hukukunda ve suç yargılamasında en temel kurallardan birisi suçun manevi unsurudur. benim fiili bilerek ve isteyerek işlediğim, sonuçlarını fiil öncesinden öngördüğüm, bunu bildiğim halde icra hareketlerine giriştiğim ve fiilin sonuca ulaştığı, neticenin hasıl olduğu ispatlanmalıdır.

Evvela başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım, o dönem Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, AKP nin ileri gelenleri, mesela Bülent Arınç ve daha pek çokları, ‘bunların terör örgütü olduğu 15 Temmuzda ortaya çıktı’ tarzında açıklamalarda bulundular. Yukarıda belirttiğim gibi, MGK nın FETÖ/PYD tanımlaması ve mücadele kararı dahi Mayıs 2016 dır. Ayrıca yine yukarıda isimlerini saydığım ve onların dışındaki pek çok hükümet yetkilisi veya partili, taa 15 Temmuz’a kadar kandırıldıklarını beyan ettiler.

ByLock uygulamasının da 2016 yılı mart başından itibaren kullanıma kapatıldığı sabittir.

Öyleyse, benim bütün bu saydığım ve belirttiğim kişilerin Temmuz 2016 ya kadar bilemedikleri, öngöremedikleri, düşünemedikleri meseleyi, Ağustos 2014 den beri bildiğim, öngördüğüm, tasarladığım ve planlayıp icra ettiğim ispatlanmalıdır.
SONUÇ VE TAEP:

Müsnet suçtan aleyhime hüküm kurulabilmesi için yukarıda özet halinde arz ettiğim on dokuz (19) ayrı unsurun hepsinin de gerçekleşmiş veya karşılanmış olması gerekmektedir. Kaldı ki yer ve zaman darlığı nedeniyle, ayrıca sayılanların zaten ziyadesiyle yeterli olmasından ötürü daha pek çok unsur da ilave edilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle aleyhime kararın bozulması ve beraatıma hükmedilmesi arz ve talep olunur.

sosyal ağlarda paylaşma



Benzer:

BÖlge adliye mahkemesi İLGİLİ ceza dairesi’NE iconBÖlge adliye mahkemesi İLGİLİ ceza dairesi’ne gönderilmek üzere

BÖlge adliye mahkemesi İLGİLİ ceza dairesi’NE iconYargitay ceza dairesine gönderilmek üzere bölge adliye mahkemesi İSTİnaf ceza dairesiNE

BÖlge adliye mahkemesi İLGİLİ ceza dairesi’NE iconYargitay 13. Ceza dairesi

BÖlge adliye mahkemesi İLGİLİ ceza dairesi’NE iconAĞir ceza mahkemesi başkanliğina

BÖlge adliye mahkemesi İLGİLİ ceza dairesi’NE iconAĞir ceza mahkemesi başkanliğI'NA

BÖlge adliye mahkemesi İLGİLİ ceza dairesi’NE iconNÖbetçİ trafik ceza mahkemesi HÂKİMLİĞİ’NE

BÖlge adliye mahkemesi İLGİLİ ceza dairesi’NE iconSulh ceza mahkemesi sayin hâKİMLİĞİ’NE

BÖlge adliye mahkemesi İLGİLİ ceza dairesi’NE icon1927-1928 İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi Davası

BÖlge adliye mahkemesi İLGİLİ ceza dairesi’NE iconYargitay 15. Ceza Dairesi Esas No : 2013/2162 Karar No : 2013/3283

BÖlge adliye mahkemesi İLGİLİ ceza dairesi’NE iconCeza kanunu (İLGİLİ maddeler)


Yasa




© 2000-2018
kişileri
d.ogren-sen.com