1-24 sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere uygun düşen kelime veya ifadeyi bulunuz


sayfa1/4
d.ogren-sen.com > öykü > Evraklar
  1   2   3   4
2000 KASIM KPDS SORULARI
1-24 sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere uygun düşen kelime veya ifadeyi bulunuz.

1. If you want that post you'd better apply quickly; the last day for ____ applications is Friday.

  1. reversing

  2. withholding

  3. enforcing

  4. submitting

  5. committing


2. In this paper I should like to report some of the results of an ____ study of two hundred London families.

  1. extreme

  2. intrinsic

  3. intensive

  4. emphatic

  5. apparent


3. Recent studies have shown that smokers are more ____ to common colds and flu than non-smokers.

  1. feasible

  2. susceptible

  3. applicable

  4. reliable

  5. responsible

4. For the present, the party is expected to put its differences aside and campaign ____ for a victory at the forthcoming elections.

  1. vigorously

  2. awkwardly

  3. precisely

  4. distinctly

  5. reluctantly

5. Industry has developed rapidly in certain countries as raw materials are ____ available there.

  1. repeatedly

  2. scarcely

  3. consequently

  4. abundantly

  5. indefinitely


6. I wasn't at all impressed by the ____ he gave me.

  1. distribution

  2. explanation

  3. determination

  4. complication

  5. negotiation

7. The problem of how to ____ the vast quantities of waste we produce, requires our urgent attention.

  1. bring up

  2. win over

  3. find out

  4. put off

  5. deal with



8. Once the children have grown up I shall start travelling again, and I'm really ____ that.

  1. passing on to

  2. waiting up for

  3. looking forward to

  4. making up for

  5. going along with


9. Infectious diseases are those which are caused ____ an invasion of the body ____ organisms from outside.

  1. through / with

  2. by / by

  3. over / through

  4. in / without

  5. upon / within

10. I did manage to keep my temper but I couldn't refrain ____ pointing ____ that what he had done was wrong.

  1. in / at

  2. at / to

  3. by / away

  4. for / off

  5. from / out

11. it ____ a mistake to think that all bacteria are harmful, for, without some species, we ____ for long.

  1. is / had not survived

  2. would be / could not survive

  3. will be / have not survived

  4. has been / would not have survived

  5. had been / did not survive


12. Over the last few years, consumer interest in organic agriculture ____ up dramatically, and demand ____ currently ahead of supply.

  1. has shot / is

  2. shot / was

  3. had shot / had been

  4. is shooting / has been

  5. was shooting / would be

13. Orwell ____ at that moment that when the white man ____ tyrant it is his own freedom that he destroys.

  1. perceived / would turn

  2. has perceived / turned

  3. had perceived / has turned

  4. would perceive / will turn

  5. perceived / turns


14. Thesiger's passionate belief that traditional societies around the world ____ against the modern onslaught ____ fierce criticism.

  1. were protected / will attract

  2. have been protected / had attracted

  3. are being protected / was attracting

  4. ought to be protected / has attracted

  5. would have been protected / would attract


15. All the reports ____ handed in last week, but some of them still ____ me.

  1. should have been / haven't reached

  2. were / didn't reach

  3. have been / won't reach

  4. had been / didn't reach

  5. would have been / don't reach

16. David Dickinson’s new play is a fairy-tale romance, ____ a pregnant woman searches for the father of her child during a torrential rainstorm.

  1. who

  2. by whom

  3. that

  4. in which

  5. whose


17. The true ecologist need not be a specialist at all, ____ his views should reflect the practical wisdom of ordinary people.

  1. for

  2. where

  3. whether

  4. in case

  5. that


18. ____ half of the budget of the US National Institute on Ageing is spent on research into Alzheimer’s disease.

  1. As much as

  2. More of

  3. Rather than

  4. Other

  5. The most


19. Great natural disasters cause ____ widespread death ____ massive social disruption and outbreaks of epidemic disease.

  1. much / as

  2. so much / that

  3. not only / but also

  4. as / as

  5. no sooner / than


20. Though they had ____ government backing ____ a potential home market, the company poured billions of dollars into the project and lost everything.

  1. with / less

  2. neither / nor

  3. some / any

  4. no / without

  5. few / more

21. More importantly, Dobson's book is a reminder of ____ powerful and radical green thinking can be.

  1. ever so

  2. how far

  3. wherever

  4. much more

  5. just how

22. You didn't have to invite all those people out for lunch, so why ____?

  1. didn't you

  2. did you

  3. have you

  4. haven't you

  5. don't you

23. This poem is generally supposed ____ in the fifteenth century, but some people date it even earlier.

  1. being composed

  2. to be composed

  3. having been composed

  4. to have composed

  5. to have been composed

24. The failure so far to produce evidence of life on any planet but ____ has given continued strength to the belief in the uniqueness of Earth.

  1. us

  2. their

  3. ours

  4. our

  5. them



25-34 sorularda, verilen İngilizce cümlenin Türkçe dengini bulunuz.

25. The proceedings in the English Parliament during the past decade confirm the opinion that scientific issues are becoming more important in political decision making.

  1. Bilimsel konuların, siyasi karar alma sürecini giderek daha fazla etkilediği gerçeği İngiliz Parlamentosu'nun geçen on yıllık tutanaklarından anlaşılmaktadır.

  2. İngiliz Parlamentosu'nun geçen on yıllık süreye ilişkin tutanakları, siyasi kararlarda bilimsel konuların her zaman için önemli olduğu gerçeğini ortaya koymaktadır.

  3. İngiliz Parlamentosu'ndaki son on yıllık süreye ilişkin tutanaklar, bilimsel konuların siyasi karar almada giderek daha çok önem kazanmakta olduğu görüşünü teyit etmektedir.

  4. Siyasi kararlarda bilimsel konuların daha önemli olmaya başladığı, İngiliz Parlamentosu'ndaki geçen on yıllık tutanakların incelenmesiyle ortaya çıkmıştır.

  5. Son on yılda bilimsel konuların, İngiliz Parlamentosu'nda alınan siyasi kararlarda önemli bir yer tutmaya başladığı gerçeği, tutanaklardan anlaşılmaktadır.



26. The question we have to answer is how the 60 trillion cells composing the human body communicate with each other and keep the body as a whole in balance.

  1. Bizce ilk önce cevaplanması gereken soru, 60 trilyon hücreden oluşan insan vücudunun nasıl iletişim sağladığı ve bir bütün olarak nasıl dengede kaldığıdır.

  2. Cevaplamamız gereken soru, insan vücudunu oluşturan 60 trilyon hücrenin birbiriyle nasıl iletişim kurduğu ve vücudu bir bütün olarak nasıl dengede tuttuğudur.

  3. Bizce, insan vücudunda yer alan 60 trilyon hücrenin birbirleriyle nasıl iletişim kurduğu ve vücudu genel olarak nasıl dengede tuttuğu hâlâ cevap bekleyen bir sorudur.

  4. İnsan vücudunu oluşturan ve vücut bütünlüğünü dengede tutan 60 trilyon hücrenin birbiriyle nasıl iletişim kurduğu sorusu cevaplanmalıdır.

  5. Öncelikle cevaplanması gereken soru insan vücudundaki 60 trilyon hücrenin, vücut dengesini sağlamak için birbiriyle nasıl iletişim kurduğudur.



27. Today the more we learn through science and technology, the farther the limits of what we don't know spread out towards infinity.

  1. Bugün bilim ve teknoloji yardımıyla çok şey öğreniyor olsak da hala bilmediklerimizin sınırları sonsuzluğun derinliklerine kadar uzanmaktadır.

  2. Bugünün bilim ve teknolojisiyle öğrendiklerimiz, eskisinden çok olsa da bilmediğimiz şeylerin sınırları derin bir sonsuzluğa doğru uzanıyor.

  3. Bugün bilim ve teknoloji vasıtasıyla çok şey öğreniyoruz; ancak, bilmediklerimizin sınırları büyük bir sonsuzluk içinde kalmaya devam ediyor.

  4. Bugün bilim ve teknolojiden yararlanarak çok şey öğrenmemize karşın, bilmediklerimiz uçsuz bucaksız bir sonsuzluk oluşturmaktadır.

  5. Bugün bilim ve teknoloji vasıtasıyla ne kadar çok öğreniyorsak, bilmediklerimizin sınırları da o kadar çok sonsuzluğa doğru uzanmaktadır.



28. In sunny days, plants receive far more energy through photosynthesis than they can use.

  1. Bitkilerin güneşli günlerde fotosentez yoluyla aldıkları enerji gereksinimlerini karşılar.

  2. Bitkiler, güneş ışığından fotosentez sırasında harcayabileceklerinden daha fazla enerji alırlar.

  3. Güneşli günlerde bitkiler fotosentez yoluyla, harcayabileceklerinden çok daha fazla enerji alırlar.

  4. Bitkiler, güneşli günlerde fotosentez yoluyla güneş ışığından aldıkları enerjiyi harcarlar.

  5. Bitkiler, kullanabilecekleri enerjiyi fotosentez yoluyla, güneşli günlerde daha fazla alabilirler.


29. Over the years, magazines like The Economist have spread the idea that financial growth means "development' and that this "development" is good for the Third World.

  1. Kalkınmanın mali büyüme anlamına geldiği ve bunun Üçüncü Dünya için çok yararlı olabileceği düşüncesi, The Economist dergisi tarafından yıllardan beri ileri sürülmektedir.

  2. “KaIkınma”nın mali büyümeyi gerektirdiği ve bu “büyümenin" Üçüncü Dünya için yararlı olduğu düşüncesini, The Economist gibi dergiler yıllarca vurgulamıştır.

  3. The Economist gibi dergiler, mali büyümenin "kalkınma" olduğu düşüncesini ve Üçüncü Dünya’nın böyle bir "kalkınma"yı hedef alması gerektiğini yıllarca savunmuştur.

  4. Yıllardan beri The Economist ve benzeri diğer dergiler Üçüncü Dünya için yararlı olan "kalkınma"nın, mali büyüme ile aynı anlama geldiğini savunmaktadır.

  5. Yıllar boyunca, The Economist gibi dergiler, mali büyümenin "kalkınma" anlamına geldiğini ve bu "kalkınma"nın Üçüncü Dünya için yararlı olduğu düşüncesini yaydılar.


30. It is well known that regional political disputes over scarce natural resources may cause troubles that go beyond the boundaries of a single region.

  1. Tek bir bölgenin sınırlarını aşan sorunların, yetersiz doğal kaynaklar nedeniyle bölgesel politik huzursuzluklara yol açacağı bilinmektedir.

  2. Bir bölgede doğal kaynakların yetersiz olmasının, o bölgenin dışında bazı politik rahatsızlıklara yol açacağı çok iyi bilinmektedir.

  3. Gayet iyi bilinmektedir ki kıt doğal kaynaklara ilişkin bölgesel politik anlaşmazlıklar tek bir bölgenin sınırlarını aşan sorunlara yol açabilir.

  4. Gayet iyi bilinmektedir ki doğal kaynakların kıt olmasıyla ilgili bölgesel politik sorunlar o bölgenin sınırlarını aşar.

  5. Doğal kaynakların kıt olmasının yol açtığı bölgesel politik sorunların tek bir bölgeyle sınırlı kalmadığı çok iyi bilinmektedir.

31. Many people think that multinationals are more powerful than nation states and that they are determined to destroy anything that reduces their profits.

  1. Birçok insan, çokuluslu şirketlerin ulus devletlerinden daha güçlü olduğunu ve bunların karlarını azaltan her şeyi yok etmeye kararlı olduğunu düşünüyor.

  2. Birçok insan, karlarını kısıtlayan her şeyi yok etmeye hazır oldukları için, çokuluslu şirketlerin ulus devletlerinden çok daha güçlü olduğunu düşünüyor.

  3. Çoğu insan, çokuluslu şirketler ulus devletlerinden daha güçlü için, bunların karlarına yönelik her engeli ortadan kaldırabileceğini düşünmektedir.

  4. Çoğu insanın düşündüğü gibi, çokuluslu şirketler ulus devletlerinden daha güçlüdür ve bunlar, kar etmelerine engel olan her şeyi ortadan kaldırmaya kararlıdır.

  5. Çokuluslu şirketlerin, ulus devletlerinden daha güçlü olmalarının onlara, karlarını azaltan her şeyi ortadan kaldırma gücü verdiğini düşünen birçok insan vardır.

32. Most of the developing countries, with rapidly growing populations in Asia, Africa and Latin America, find it difficult to invest enough in education.

  1. Nüfusu hızla artmakta olan Asya, Afrika ve Latin Amerika'da, gelişmekte olan çok sayıda ülke eğitime yeterli kaynak ayırmakta zorlanıyor.

  2. Asya, Afrika ve Latin Amerika'da nüfusu hızla artan gelişmekte olan ülkelerin çoğu, eğitime yeterli yatırım yapmakta güçlük çekiyor.

  3. Asya, Afrika ve Latin Amerika'daki hızlı nüfus artışı, gelişmekte olan ülkeleri eğitime daha fazla yatırım yapmaya zorluyor.

  4. Nüfustaki hızlı artış nedeniyle, Asya, Afrika Latin Amerika'daki gelişmekte olan ülkelerin çoğunun eğitime yeterli yatırım yapması giderek zorlaşıyor.

  5. Asya, Afrika ve Latin Amerika'da eğitime yeterli yatırım yapmakta güçlük çeken ve nüfusu hızla artan birçok gelişmekte olan ülke vardır.



33. The European Molecular Biology Council, which represents the member states of the European Union, will co-ordinate advanced research into genetics.

  1. Genetik alanında ileri araştırmaların eşgüdümünü sağlayacak olan Avrupa Moleküler Biyoloji Konseyi, Avrupa Birliği'ne üye devletlerin temsilcilerinden oluşmaktadır.

  2. Avrupa Birliği'ne üye devletlerin oluşturduğu Avrupa Moleküler Biyoloji Konseyi, genetik alanındaki araştırmaları destekleyecektir.

  3. Genetik alanında ileri araştırmaların eşgüdümü, Avrupa Birliği'ne üye devletlerin oluşturduğu Avrupa Moleküler Biyoloji Konseyi tarafından sağlanabilir.

  4. Avrupa Birliği'ne üye devletleri temsil eden Avrupa Moleküler Biyoloji Konseyi, genetik alanındaki ileri araştırmaların eşgüdümünü sağlayacak.

  5. Avrupa Moleküler Biyoloji Konseyi, Avrupa Birliği'ne üye devletlerin genetik alanında yürüttüğü yoğun araştırmaların eşgüdümünü sağlayacak.



34. According to a report published last week, annual stipends for British graduate students should be increased by more than a third.

  1. Geçen hafta yayımlanan bir rapora göre, İngiliz lisansüstü öğrencilerinin yıllık bursları üçte birden daha fazla artırılmalıdır.

  2. Geçen hafta açıklanan rapora göre, İngiliz lisansüstü öğrencileri harçlarının yıllık olarak üçte birden daha fazla artması gerekir.

  3. Geçen hafta yayımlanan bir rapora göre, İngiliz lisansüstü öğrencilerinin üçte birinden daha fazlasının yıllık burslarının artırılması şarttır.

  4. Geçen hafta yayımlanan bir rapor doğrultusunda, İngiliz lisansüstü öğrenci harçlarının her yıl üçte bir oranından daha fazla artırılmasına karar verildi.

  5. Geçen hafta açıklanmış olan bir rapora dayanarak, İngiliz lisansüstü öğrencilerine yapılan yıllık ödemeler üçte birden daha fazla artırıldı.


  1   2   3   4

sosyal ağlarda paylaşma



Benzer:

1-24 sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere uygun düşen kelime veya ifadeyi bulunuz icon1-24 sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere uygun düşen kelime veya ifadeyi bulunuz

1-24 sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere uygun düşen kelime veya ifadeyi bulunuz icon1-24 sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere uygun düşen kelime veya ifadeyi bulunuz

1-24 sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere uygun düşen kelime veya ifadeyi bulunuz icon1-24 sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere uygun düşen kelime veya ifadeyi bulunuz

1-24 sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere uygun düşen kelime veya ifadeyi bulunuz icon1-24 sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere uygun düşen kelime veya ifadeyi bulunuz

1-24 sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere uygun düşen kelime veya ifadeyi bulunuz icon1-24 sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere uygun düşen kelime veya ifadeyi bulunuz

1-24 sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere uygun düşen kelime veya ifadeyi bulunuz icon1-24 sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere uygun düşen kelime veya ifadeyi bulunuz

1-24 sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere uygun düşen kelime veya ifadeyi bulunuz icon1-24 sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere uygun düşen kelime veya ifadeyi bulunuz

1-24 sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere uygun düşen kelime veya ifadeyi bulunuz icon1-24 sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere uygun düşen kelime veya ifadeyi bulunuz

1-24 sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere uygun düşen kelime veya ifadeyi bulunuz icon1-24 sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere uygun düşen kelime veya ifadeyi bulunuz

1-24 sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere uygun düşen kelime veya ifadeyi bulunuz icon1-24 sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere uygun düşen kelime veya ifadeyi bulunuz


Yasa




© 2000-2018
kişileri
d.ogren-sen.com