Anadolu’nun Türkleşme süreci. Tarihi Olayların Özellikleri


d.ogren-sen.com > öykü > Evraklar
TARİH BİLİMİNE GİRİŞ

TARİH BİLİMİNİN TANIMI

Tarih, geçmişte yaşamış insan ve insan topluluklarının,

birbirleriyle olan ilişkilerini,

yer ve zaman belirterek,

neden-Sonuç ilişkileri içinde,

belgelere dayanarak,

objektif (tarafsız)

bir biçimde inceleyen sosyal bir bilim dalıdır.

  • Tarihin konusu insandır.

  • Tarih bilimi beşeri bilimler arasında yer alır.

OLAY: Hayat içerisinde tek tek meydana gelen kısa süreli gelişmelere denir.

Örnek: Malazgirt Meydan Savaşı.

OLGU: Zaman içerisinde birikimler sonucu uzun süreçte meydana gelen gelişmelerdir.

Örnek: Anadolu’nun Türkleşme süreci.

Tarihi Olayların Özellikleri

*Tarihi olayların benzeri gerçekleşse de deney ve gözlem metodu kullanılmadığından tekrarı mümkün değildir.

*Olayların yeri ve zamanı bilinmeli ve olayın üzerinden belli bir zaman geçmelidir.

* Yeni bulgulara ulaşıldıkça, eski bilgiler değişebilir.

Tarih Biliminin Yöntemleri

Tarihin yöntemi, tarihi olayları inceleyerek anlamak ve açıklamaktır.

  1. Tarama (Kaynak Arama)

  2. Tasnif (Sınıflandırma)

  3. Tahlil (Çözümleme)

  4. Tenkit (Eleştiri)

  5. Terkip (Sentez)

(2013 ÖABT Tarih Sorusu)

  1. Tarama (Kaynak Arama)

Tarihi bir olayla ilgili her türlü bilgi veren malzemeye kaynak denir. Kaynaklar, oluştuğu döneme ve tarihçinin kullanım önceliğine göre ikiye ayrılır:

  1. Birinci Elden Kaynaklar: Tarihi olayın geçtiği döneme ait her türlü kaynaktır. (Objektif)

  2. İkinci elden Kaynaklar: Olayın geçtiği döneme yakın ya da o dönemin kaynaklarından yararlanılarak meydana getirilen eserlerdir.(Öznel)

Ayrıca, tarihi kaynaklar bilgi veren kaynağın ve malzemenin türüne göre şu sınıflara ayrılır:

  1. Yazılı Kaynaklar: Ferman, Mühür, Gazete, Hatıra vb.

Ayrıca, yazılı kaynakları bir de şu şekilde sınıflandırmak mümkündür:

  1. Edebi Kaynaklar

  2. Numismatik Kaynaklar

  3. Epigrafik Kaynaklar

  4. Papirolojik Kaynaklar



  1. Sözlü Kaynaklar: Destan, Efsane, Hikaye, Şiiri Mikrolit vb.

Mytos (Mitler): Efsaneler gibi doğup geliştikleri çevrenin düşünüş biçimini yansıtan, genellikle çok tanrılı devirlere ve toplumlara ait olan sözlü kaynaklara verilen ad. Bilim dalına da Mitoloji denir.

  1. Kalıntılar: Arkeolojik Buluntular, taş, toprak, kemik, madenden yapılmış eşyalar, mezarlar vb.

  2. Çizili, Sesli ve Görüntülü Kaynaklar: CD, film, gazete, resim vb.

NOT:Kaynakların kullanımı konusunda doğruluk payı, karşılaştırma yapılarak kullanılmalıdır.

  1. Tasnif (Sınıflandırma)

İncelenen konu hakkında kaynakların bulunmasından sonra bunlardan elde edilecek bilgiler bir sistem dâhilinde sınıflandırılır. Veriler sınıflandırıldıktan sonra genel yazım planı yapılır.

  1. Tahlil (Çözümleme)

Tahlil, elde edilen bilgi ve verilerin kaynak değeri açısından yeterli olup olmadığının araştırılmasıdır.

Bilginin nesnelliğine, güvenilirliğine ve kanıtlanabilirliğine dikkat edilir.

  1. Tenkit (Eleştiri)

Eldeki belgelerde araştırılan konu hakkında sınırlı veya yanlış bilgi olabilir, belge okunamayabilir. Bu nedenle yazılı kaynakların doğruluk derecesi, güvenilirliği tenkit aşamasında yapılır.

İç Tenkit:Yazar görüşlerinin eser üzerindeki etkileri araştırılır.

Verilen bilgilerin farklı kaynaklarda ne şekilde yer aldığına bakılır.

Dış Tenkit:eserin adı, yazarı, basıldığı yer ve basım tarihi tespit edilir.

Belgelerin orijinalliği, tarihi vb. yönleri araştırılır.

  1. Terkip (Sentez)

Terkip, bilgi ve verilerin sınıflandırılıp, tahlil ve tenkitlerinin yapılmasından sonra bir araya getirildiği aşamadır. Bilgilerin hangi sıraya göre yazılacağı tespit edilir. Daha sonra eserin yazımına geçilir. Bilgilerin terkibi yapılırken tarafsız olmaya özen gösterilir.

Tarihin Tasnifi

  1. Zamana Göre Tasnif

Bu sınıflandırmaya göre tarih; çağ ve yüzyıl gibi bölümlere ayrılmıştır. Tarihin çağlara ayrılmasında evrensel nitelikteki olaylar esas alınmıştır. Amaç, tarihin inceleme ve araştırılmasını kolaylaştırmaktır. İlkçağ, Ortaçağ, Yeniçağ, Yakınçağ.

  1. Mekâna Göre Tasnif

Tarihi olayların meydana gelmesinde coğrafi çevrenin etkisi önemlidir. Bu ayrım yapılırken yer (mekan) göz önüne alınmıştır. Avrupa Tarihi, Anadolu Tarihi vb.

  1. Konuya Göre Tasnif

İncelenen konuya göre, Kültür Tarihi, Hukuk Tarihi vb. en büyük yararı çalışmaları kolaylaştırmaktır.

Zaman ve Takvim

İlk Ay yılı esaslı takvimi Sümerler; ilk güneş yılı esaslı takvimi de Mısırlılar kullanmıştır.

Sümerler, 360 günden ibaret olan ay yılını, 30 günlük 12 aya bölmüşlerdir. Ayın dünya çevresinde 12 kez dönmesi, bir ay yılını oluşturur.

Mısırlılar ise, güneş yılını 365 gün olarak kabul ederek 12 aya bölmüşlerdir.

Mısırlılar tarafından oluşturulan güneş takvimi, Roma hükümdarı Julius Sezar zamanında yeniden düzenlenmiş ve ‘’Jülien Takvimi’’ adıyla kullanılmıştır.

Daha sonra Papa XIII. Gregorien zamanında yeniden oluşturularak ‘’Gregorien Takvimi’’ adını almıştır.

Takvime başlangıç olarak;

İbraniler, MÖ 3761 Yaratılış yılını,

Yunanlılar, MÖ 776 İlk Olimpiyatları,

Romalılar, MÖ 753 şehrin kuruluşunu,

Müslümanlar da 622 Hz. Muhammed’in Mekke’den Medine’ye Hicret ettiği tarihi başlangıç olarak almışlardır.

TÜRKLERİN KULLANDIĞI TAKVİMLER

TAKVİM

YIL

ÖZELLİKLERİ



12 Hayvanlı Türk

Takvimi

Güneş

1 yıl 365 gün 5 saattir

12 yılda 1 devir yapar.

Yıllar sayıyla değil, hayvan isimleriyle gösterilir. Başlangıcı MÖ 209’dur.

Aylar sayılarla belirtilmiştir.

Göktürk, Uygur, Tuna ve İdil Bulgarları ve Hunlardan başka, Çinliler ve Tibetliler tarafından kullanılmıştır.

Hicri Takvim


Ay

Bir yıl 354 gündür

Kameri (ay) takvim olarak ta bilinir.

Hicret başlangıçtır.

Hz. Ömer döneminde oluşturulmuştur.

Ülkemizde 1 Ocak 1926’ya kadar kullanılmıştır. Dini olayların belirlenmesinde kullanılır.

Celali Takvimi

Güneş

1 yıl 365 gün 6 saattir.

B. Selçuklu Sultanı Melikşah tarafından hazırlatılmıştır.

Başlangıç 1079’dur.

Babür Devleti tarafından da kullanıldı

Rumi Takvim

Güneş

1 yıl 365 gün 6 saattir.

Başlangıç Hicret kabul edilmiştir.

Osmanlı’da Mali işlerde kullanıldı.




Milad

Takvim


Güneş


Hz. İsa’nın doğumu başlangıç olarak kabul edilir.

Ülkemizde 1 Ocak 1926’dan

beri kullanılmaktadır.


TARİH YAZICILIĞI

İnsanların olayları kaydetme ihtiyacı tarih yazıcılığını başlatmıştır. İnsanların zaman içinde düşünce ve ihtiyaçlarında meydana gelen değişiklikler, faklı yazım ve kuramları ortaya çıkarmıştır.

Yazılış Şekillerine Göre Tarih Çeşitleri:

  1. Hikâyeci (Rivayetçi)Tarih:

İlk tarih yazım şeklidir. Eski Yunanda MÖ V. Yy’da yaşamış olan Heredotsun yazdığı tarih türünün ilk örneğidir.

Bu tür tarih yazıcılığında, hikâye ve efsanelerle dolu bilgiler nakledilir. Genellikle yer ve zamandan bahsedilmekle birlikte, sebep-sonuç ilişkileri üzerinde pek durulmaz. Heredot, olayları peş peşe sıralamakla kalmayıp, onları bir düzen içerisinde aktarmıştır. XVIII, yy’a kadar Avrupa ve İslam Dünyası tarihçiliğinde bu türe ait eserler vardır.

Kronikler (Olayların yer ve zamanı belirtildiği halde, olaylar arasında neden-sonuç ilişkisi kurulmadan, sadece olayların aktarılması ile yetinen tarihsel anlatı türü) hikayeci tarihe örnektir.

  1. Öğretici (Pragmatik) Tarih:

Tarihe mal olmuş olay ve kahramanlar esas alınarak yazılmış olan tarihtir. Amaç toplumun zor günlerinde kendisine olan güven duygusunu yükseltmek, ahlaki değerlerini arttırmaktır.

Bu tarzın ilk temsilcisi Thukydides’tir.Diğer temsilcileri, Polybios, Plutarkhos, Tacitius, Machiavelli.

Özellikle Avrupa ve Türkiye’de XIX. Yy’a kadar bu tarih yazıcılığı devam etmiştir.

Siyerler (Hz. Peygamber’in hayatını anlatan eserler) ve Süleymannameler (Kanuni Sultan Süleyman’ın seferlerini anlatır) öğretici tarihe örnektir.

  1. Araştırmacı (Neden-Nasılcı) Tarih:

Araştırıcı tarih yazımı XIX. Yy’dadoğmuştur. Bu tür tarih yazıcılığında olaylar tek bir sebebe dayandırılmamış, ekonomik, siyasi, dini, kültürel yapıları ayrıntılarıyla ele alınmıştır. Olayları belgelere dayalı, sebep-sonuç ilişkisi içerisinde, objektif olarak inceler. Güvenilirliği en fazla olan tarih yazım şeklidir. Bilimsellik ön planda tutulmuştur.

  1. Sosyal Tarih:

Öğretici yazım şeklinin duygusallıktan ayrılmış şeklidir. Bu tür tarih yazım şeklinde olaylar neden-sonuçları maddi sebeplere dayandırılır. Bu da olayların bir bütün halinde incelenmesini zorlaştırır.

  1. Kronik Tarih:

Bu yazım şeklinde olayların isimleri ve gerçekleşme zamanı dikkate alınmıştır. Olaylarla ilgili detaylı bilgi edinmek, bu yazım şeklinde mümkün değildir.

Tarih Yazıcılığı;

Eski Yunanda MÖ V. Yy’daHerdots’la başlayan tarih yazıcılığı, Thukydides ile devam etmiş,

İslam tarih yazıcılığı olayların hikâyeci anlatım tarzıyla nakledilmesi şeklinde ortaya çıkmıştır.

IX. yy’da yaşamış olan Taberi,İslam tarih yazıcılığını hikâyeci bir anlatımdan kurtarırken, eserini çeşitli kaynaklardan yararlanarak yazmıştır.

XV. yy’daİbn Haldun, konularını tarih felsefesi çerçevesinde ele almıştır.

Orta çağ Avrupa’sında tarih yazıcılığı eleştiriden uzak, ‘’Kilise Tarihi’’şeklinde gelişim göstermiştir. Ortaçağın sonunda tarih yazıcılığına eleştirel yöntemi kazandıran Rönesans düşünürleridir.

XVIII. yy’daVoltaire, o zamana kadar din ve siyaseti konu alan tarih anlayışını geliştirerek uygarlığın genel tarihini yazmıştır. Onun açtığı yoldan devam eden tarihçiler, değişik alanlarda çalışmalar yaparak ‘’Toplum Bilimleri Yüksek Araştırma Okulu’’ ve ‘’İtalyan Mikro Tarih Okulunun’’ açılmasını sağlamıştır.

Logograf:Eski Yunan’da olayları ve rivayetleri eleştiri yapmadan, görüşlerini belirtmeden nesir şeklinde nakleden kişidir.

İslam Tarihinde Tarih Yazıcılığı

Siyer; Hz. Peygamber’in hayatını konu alan tarih yazıcılığı,

Megazi; Hz. Peygamber’in Gazalarının kaydedilmesidir.

İslam tarih yazıcılığındaUrve B. Ez-ZübeyrVahb B. Muhebbihilktir.

Osmanlı Döneminde Tarih Yazıcılığı

Osmanlı Devletinde tarih yazıcılığı, devlet politikası doğrultusunda yöneticilerin hayatları, başarıları, siyasi ve askeri olayların anlatılması şeklinde bir gelişme göstermiştir.

Temel amaç, devletin başarılarının gelecek nesillere aktarılmasıdır.

Osmanlı’daVakanüvislik, XVIII. Yy başlarından itibaren ön plana çıkmıştır.Osmanlı merkez teşkilatında devlet görevlisi olan vakanüvisler, kendilerinden önce yazılan olayları derlemiş, görevli bulundukları dönemin olaylarını kaydetmişlerdir.

Şehnameci:Osmanlı’da vakanüvislerden önce olayların kaydını tutan kişidir.

İlk Vakanüvis, Halepli Mustafa Naima Efendidir. Naima Efendi, tarihin sadece olaylar dizisinden ibaret olmadığını belirterek, belgelerin dışında sosyolojik yorumlara yer verilmesini savunan bir tarihçilik anlayışını benimsemiştir.

Vakay-ı Name:Günü gününe yazılmış olayları içine alan eserlerdir.

Vakanüvislerin eserleri dışında, Hoca Sadeddin Efendi, Âşık Paşazade, Oruç Bey, Behişti, Peçevi, Selaniki ve önemli bir devlet adamı olan Ahmet Cevdet Paşa da tarih alanında eserler yazmışlardır.

Müverrih:Osmanlı’da resmi tarihçilerin dışında tarih yazan kişilerdir.

Âşık Paşazade Tarihinden sonra Osmanlı tarih yazıcılığında ‘’Tevarih-i Ali Osman’’ yazma geleneği başlamıştır. Bu eserler, orta sınıf halkın ve askeri zümrelerin tarih öğrenme ihtiyacını gidermek için halk diliyle yazılmıştır. Bilinen Tevarih-i Ali Osman yazarları;

Aşıkpaşazade,

Oruç B. Adil,

Mevlana AhmedMeşri,

Kıvami,

Kemal Paşazade,

Mehmed B. Hacı el Konevi

Cumhuriyet Döneminde Tarih Yazıcılığı

Yeni tarih anlayışının ortaya çıkmasında Atatürk’ün önemli bir rolü olmuştur. Çanakkale Cephesinde üstlendiği görevleri içeren ‘’Arıburnu Muharebeleri Raporu’’ adlı eserin ilk kelimesi tarihtir. Atatürk, eserini gelecek kuşaklara bilgi aktarmak için kaleme aldığını ifade etmiştir.

I.Türk Tarih Kongresi’nde Türk tarihçileri Atatürk’ün çizdiği ana hatlar üzerinde çalışmalar yapınca ‘’Türk Tarih Tezi’’ ortaya çıkmıştır. (1930)

Osmanlı tarih yazıcılığının mirası olan İslam merkezli tarih yorumlarına alternatif olarak ortaya çıkan bu tez, Türklerin dünya uygarlığının gelişiminde önemli bir yere sahip olduğunu kanıtlamaya çalışmıştır. Atatürk’ün 1931’de kurduğu ‘’Türk tarihi Tetkik Cemiyeti’’nin amacı, Türk, İslam ve Dünya tarihini incelemek ve elde edilen sonuçları her türlü yolla yaymaktır.

TARİHE YARDIMCI BİLİM DALLARI

  1. COĞRAFYA:

Tarihi olayların yerinin tespitinde ve tarihi olaylar üzerindeki coğrafi çevrenin etkisini açıklamada yardımcı olur.

  1. Arkeoloji:

Kazı bilimidir. Özellikle yazının olmadığı dönemlerin aydınlatılmasında kullanılır.

  1. Kronoloji:

Zaman-takvim bilimidir. Tarihi olayların meydana geldiği zamanın belirlenmesinde ve sıralanmasında kullanılır.

  1. Paleografya:

Yazı bilimidir. Eskiden kullanılan yazı çeşitlerini inceleyerek, o bölge ve toplumla ilgili bilgilere ulaşmamızı sağlar.

  1. Epigrafya:

Anıt-Kitabe bilimidir. Filoloji ve Paleografya bilimleriyle birlikte çalışır.

  1. Filoloji:

Dil bilimidir. Diller arasındaki akrabalık bağlarını, sözcük alış-verişini araştırır.

  1. Diplomatik:

Siyaset bilimidir. Devletlerarası anlaşmaları ve resmi belgeleri inceler.

  1. Nümizmatik (Meskûkât):

Eski para bilimidir. Bu paraların ait oldukları medeniyetle ilgili birçok bilgi edinilmesini sağlar.

  1. Antropoloji:

Irk bilimidir. İkiye ayrılır:

Fiziki Antropoloji: İnsanların ırksal özelliklerini,

Sosyal Antropoloji: İnsanların sosyal ve kültürel etkinliklerini inceler.

  1. Etnografya:

Toplumların kültürel yapılarını inceler.

  1. Sosyoloji:

Toplum bilimidir. Toplumsal olayları ve toplumsal sınıfları inceler.

  1. Heraldik:

Arma bilimidir.

  1. Sicilografi:

Mühür bilimidir.

  1. Teoloji:

İlahiyat, din bilimidir.

  1. Karbon 14 metodu:

Fosil yaşı hesaplama bilimidir.

  1. İstatistik:

İstatistik, belirli bir amaç için veri toplama, tablo ve grafikle özetleme, sonuçları yorumlama konularında geleceğe ilişkin tahmin yapma ilkelerini kapsayan bilim dalıdır.

  1. Toponomi:

Yer ve şehir adlarını inceler.

Ayrıca tarihin, ekoloji (çevre bilimi), edebiyat ve hukuk ve astronomiyle de bağlantısı vardır.

  1. Onomastik:

Soy bilimi olup, dil biliminin özel isimlerini inceleyen bilim dalıdır.

YÜZYIL KAVRAMI

Milattan Sonra için;

I.yüzyıl: 0-99 yılları

II. yüzyıl: 100-199 yılları

III. yüzyıl: 200-299 yılları

Bir yüzyılın;

İlk yarısı; 0-49. yıllar arası

İkinci yarısı, 50-99 yılları arasıdır.

I.Çeyrek, 0-24

II.Çeyrek, 25-49

III. Çeyrek, 50-74

IV. Çeyrek, 75-99 yılları arasıdır.

Milattan Önce İçin;

I.yüzyıl= 99-0

II. Yüzyıl= 199-100

III. Yüzyıl= 299-200

İlk yarısı= 99-50

İkinci Yarısı= 49-0 arasıdır.

Çeyrek Yüzyıl;

I.Çeyrek= 99-75

II. Çeyrek= 74-50

III. Çeyrek= 49-25

IV. Çeyrek= 24-0

II. Yüzyıl= 199-100

III. Yüzyıl= 299-200

İlk yarısı= 99-50

İkinci Yarısı= 49-0 arasıdır.


TAKVİM ÇEVİRİLERİ

Miladi Yılı Hicri Yıla RUMİ YILI MİLADİ YILA

2013 – 622 = 1391 1394 + 584 = 1978

1391 / 33= 42,15 (43)

1391 + 43= 1434

HİCRİ YILI MİLADİ YILA MİLADİ YILI RUMİ YILA

1323 + 622 = 1945 2013 – 584 = 1429

1323 / 33 = 40

1945 – 40 = 1905

TARİHİN DEVİRLERE AYRILMASI

TARİH ÖNCESİ TARİHİ DEVİRLER

(Prehistorik Dönem)

Taş Devirleri Maden Devirleri

1.Kabataş (Eski) 1.Bakır 1. İlk Çağ(MÖ 3500 Yazının İcadı)

(Paleolitik) (Kalkolitik) 2. Orta Çağ(375 Kavimler Göçü)

2.Yontmataş (Orta) 2.Tunç (476 B. Roma’nın yıkılışı)

(Mezolitik) 3.Demir 3. Yeni Çağ (1453 İstanbul’un Fethi)

3.Cilalıtaş (Yeni) (D. Roma’nın yıkılışı)

(Neolitik) 4. Yakın Çağ (1789 Fransız İhtilali)

A.TARİH ÖNCESİ (PREHİSTORİK) DÖNEMLER:

Bu dönem kendi arasında taş ve maden olmak üzere 2’ye ayrılır. Bu ayrımda, insanların kullandıkları araç ve gereçlerin niteliklerine bakılmıştır.

  1. Taş Devirleri:



  1. Kaba (Eski) taş (Paleolitik) Dönem:

Yüzbinlerce yıl süren bu dönem, insanlık tarihinin en uzun süren dönemidir.

Üst ve Orta Paleolitik olmak üzere iki bölüme ayrılır. Homo Neonderthal (Mağara Adamı)terimi Orta Paleolitik dönemde ortaya çıkmıştır.

Bu dönem insanı genellikle tabiattaki uzun ve sivri taşları silah olarak kullanmıştır.

Mağara ve ağaç kovukları sığınak olarak kullanılmış; çağın sonlarına doğru mağara duvarlarına hayvan ve av sahneleri resimleri yapılmıştır.

Geçim kaynağı; avcılık ve toplayıcılıktır.

Dünyada Paleolitik döneme ait ilk izlere İspanya ‘da ki Altamira, Fransa’da ki Lasquemağaralarında rastlanmıştır.Anadolu’da bu döneme ait kalıntıların bulunduğu yerler;

Antalya’da Karain, Beldibi ve Belbaşı;

Gaziantep, Dülük;

Antakya, Mağaracık;

İstanbul’da Yarımburgaz Mağarası (Anadolu’da ki bilinen en eski yerleşim yeridir.)

  1. Yontma (Orta) Taş (Mezolitik) Dönem:

Bu dönemde insanoğlu kullandığı eşyaları şekillendirmeye başlamıştır. Taştan ve kemikten silahlar yapmış, buzul çağının yaşanmasından dolayı, soğuk ve vahşi hayvanlardan korunmak için mağara ve ağaç kovuklarında yaşamışlardır.

Avcılık ve toplayıcılıkla geçinen ve göçebe yaşayan insanlar, tüketici konumdadır.

Dönemin sonlarına doğru ateşin bulunmasının ardından insanlar, ısınma, aydınlanma, vahşi hayvanlardan korunma, yiyecekleri pişirme gibi ihtiyaçlarını gidermeye başladılar.

Klan adı verilen kan bağına bağlı ilk insan toplulukları bu dönemde ortaya çıkmaya başladı.

Totemizmdenilen ilk inanışlar da yine bu dönemde başlamıştır.

Bu çağın en özgün buluntuları, çakmak taşından yapılmış, ‘’mikrolit’’ adı verilen ve günlük yaşamda kullanılmaya yönelik küçük araç-gereçlerdir.

Orta Asya’da Mezolitik çağa yönelik en eski yerleşim yeri Güney Tacikistan’daki Kuldara (Ceyhun nehrinin yukarısı) bölgesidir.

Anadolu’da bu dönemi aydınlatan merkezlerden bazıları;

Antalya’da Beldibi,

Ankara’da, Macunçay,

Göller yöresinde, Baradiz,

Samsun’da Tekkeköy mağaralarıdır.

  1. Cilalı (yeni) Taş (Neolitik) Dönem:

Bu dönemde insanlar havaların ısınmasıyla mağaralardan çıkmış, hayvanları evcilleştirip toprağı işlemeye başlamışladır.

Tarımsal faaliyetlerin bir sonucu olarak yerleşik hayata geçmişlerdir.

Akarsu ve göl kenarlarında ilk köyler kurulmuştur.

Topraktan araç-gereçler, bitki liflerinden ilk dokumalar bu dönemde yapılmaya başlanmıştır.

Köy yaşantısının bir sonucu olarak ilk mesleki iş bölümleri başlamıştır.

Tüketici toplum yaşamından, üretici toplum yapısına geçilmiştir.

Üretim fazlasının ortaya çıkması, takas yoluyla ticaret hayatının da başlamasına neden olmuştur.

Ürünlerini saklamak için topraktan pişirilmiş çanak-çömlek yapmaya başladılar. Böylece seramik sanatı doğmuştur.

Menhir, Dolmen, Tümülüs adı verilen ilk anıt-mezarlar bu dönemde yapılmıştır.

İnsanların birlikte yaşamasının bir sonucu olarak toplumsal düzeni sağlayan‘’kuralların’’ortaya çıkması da bu dönemdedir.

Yeni taş çağına önce Ön Asya’da (Mezopotamya, Anadolu, İran, Suriye) girilmiştir.

Türkiye’de bu çağa ait ilk kalıntılara;

Konya yakınlarında Çatalhöyük,

Diyarbakır, Çayönü,

Gaziantep Sakçagözü’nde rastlanmıştır.

Çayönü, Türkiye ve Güneydoğu Avrupa’da Yeni taş çağında kurulan ilk köy yerleşim yeri,

Konya Çatalhöyük ise, insanlık tarihinin ilk şehir yerleşmesi olarak kabul edilir.

  1. Maden Devirleri



  1. Bakır (Kalkolitik) Çağı

Bu dönemde insanoğlu ilk kez bakırı bulmuş; bol olması ve kolay işlenebilir olmasından dolayı madenden silah, günlük kullanıma yönelik kap kacak yapılmıştır.

Altın ve gümüş daha çok süs eşyası yapımında kullanılmıştır.

Türkiye’de bu döneme ait merkezler arasında;

Çorum Alacahöyük,

Denizli Beycesultan,

Çanakkale Kumtepe ve Truva,

Samsun’da İkiztepebulunmaktadır.

  1. Tunç Çağı

İnsanlar zamanla bakırla kalayı karıştırarak Tunç madenini elde ettiler.

Bu dönemde ‘’Site’’ adı verilen ilk şehir devletleri kurulmuş; bunun ardından Mezopotamya’da Sümer, Akad; Anadolu’da Hitit gibi ilk büyük devletler ortaya çıkmıştır.

Bu devirde yazının bulunmasıyla ‘’tarihi devirlere’’geçilmeye başlanmıştır.

Türkiye’de bu döneme ait merkezler;

Ankara Ahlatlıbel,

Kayseri Kültepe yer almaktadır.

  1. Demir Çağı

Demirin işlenmesiyle, bakır ve tunçtan daha dayanıklı ve kullanışlı silahlar yapılmaya başlanmıştır.

Küçük şehir devletlerinin yerini daha büyük devletler almaya başlamıştır.

Anadolu’daki bazı yerleşim merkezleri tarih öncesi dönemlerde kurulmuş; daha sonraki dönemlerde de devam etmiştir.

Burdur Hacılar,

Çanakkale Truva,

Yozgat Alişar,

Çorum Alacahöyük bu tür yerleşmelere örnek gösterilebilir.

Hacılar höyüğünün etrafı duvarlarla çevrilidir. Bu da düşman saldırısına karşı yapılan surların ilk örneğidir.

!!! ÇOK ÖNEMLİ NOT:Tarih öncesi dönemler dünyanın her yerinde aynı zaman ve sürede yaşanmamıştır. Bu farklılığın ortaya çıkmasındaki en önemli etkenler, coğrafi çevre ve iklim şartları olmuştur.

B. TARİHİ DEVİRLER

İlkçağ MÖ 3500 Yazının İcadıyla başlayan dönem; 375 Kavimler Göçü veya 476 B. Roma İmparatorluğunun yıkılmasıyla sona erer.

Ortaçağ: Kavimler Göçü veya B. Roma’nın yıkılmasıyla başlayan dönem; 1453 İstanbul’un fethi ile sona erer.

Yeniçağ: 1453 İstanbul’un fethiyle başlayan süreç 1789 Fransız İhtilaliyle sona erer.

Yakınçağ: 1789 Fransız İhtilaliyle başlayan dönem günümüzde devam etmektedir.

EK BİLGİLER

TÜRK TARİHİ İLE İLGİLİ ARŞİVLER

Kızılay Arşivi:

Temelleri 1868’de atılanKızılay Derneği, bu tarihten sonraki hastane, yardım kayıtları, esir mektupları gibi belgeleri bünyesinde barındırmaktadır.

TBMM Arşivi:

1989’da kurulan TBMM arşivi, Cumhuriyet Dönemine ait yasama işlemleriyle ilgili belgeleri bünyesinde barındırmaktadır.

Cumhuriyet Arşivi:

Milli Mücadele dönemi, TBMM hükümeti ve Cumhuriyet Dönemine ait arşiv bulunmaktadır.

Cumhurbaşkanlığı arşivi:

1954 yılında kurulan arşiv, XIX, yy Osmanlı tarihi ve Cumhuriyet tarihine ilişkin belgeleri bulundurmaktadır.En eski belge, 1908 yılına aittir.

Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüd Dairesi Başkanlığı Arşivi (ATASE):

Temelleri 1916 yılına dayanan ATASE, yakın dönem Osmanlı tarihi ve Cumhuriyet tarihi ile ilgili belgeleri barındırmaktadır. En eski belge ‘’Kırım Savaşına’’ aittir.

BİBLİYOGRAFYA: Tarihsel araştırmalarda herhangi bir konu ile ilgili var olan kaynak eserlerin toplandığı kitaplara bibliyografya denir. Bu türden eserler de bibliyografik eserlerdir.

NEKROPOL BULUNTULAR: Genel anlamda ölüler ve mezarlarla ilgili buluntulardır. Şevahit, Tümülüs, Lahitler ve Antik Mezarlıklar bu türden eserlerdir.

Şevahit: İslam dünyasında mezar taşlarıdır.

Tümülüs: Eşyalarıyla birlikte gömülen kişilerin mezarlarının üzerine büyük toprak yığılmasıyla oluşur. Lahitler ve antik mezarlıklar bu türden eserlerdir.

ONGUN: Türklerde armalara verilen addır.

Avrupa toplumlarında güçlü ve zengin aileler arasında daha da yaygındır.

ZEYL: İslam tarihçiliğinde bir esere yazarı ya da bir başkası tarafından yapılan eklemelere verilen addır.

VEFAYAT: Ölen kişi hakkında bilgi veren eserlerdir.

TELHİS: Kısaltılmış, özet haline getirilmiş yazıdır.

TABAKAT:Her meslekten önemli kişiler hakkında ayrıntılı bilgiler içeren bir çeşit biyografik eserlerdir.

*Yıkılan bir kentin üstüne yenisi yapıldığında eski kentler toprağın altında kaldığından mimari kalıntılar zamanla bir tepe oluşturur. Bu tepelere;

Yunanistanda: Magula,

Yakın Doğu’da: Tell

İran’da: Teppe

Anadolu’da: Höyük adı verilir.


sosyal ağlarda paylaşma



Benzer:

Anadolu’nun Türkleşme süreci. Tarihi Olayların Özellikleri iconXviii yüzyılda Rusya ekonomik, politik ve kültürel alanda büyük bir...
России, её систему ценностей. В статье рассматривается трансформация архаичной России в Россию просвещенную, а также оценивается...

Anadolu’nun Türkleşme süreci. Tarihi Olayların Özellikleri icon2013-2014 EĞİTİM-ÖĞretim yili erbaa anadolu öĞretmen lisesi T. C...

Anadolu’nun Türkleşme süreci. Tarihi Olayların Özellikleri icon2003-2004 EĞİTİM-ÖĞretim yili yilmaz kayalar anadolu lisesi T. C...

Anadolu’nun Türkleşme süreci. Tarihi Olayların Özellikleri icon1 Bizans ile Anadolu Selçuklu Devleti arasında 1176’da savaşı yaşanmıştır....

Anadolu’nun Türkleşme süreci. Tarihi Olayların Özellikleri iconDeve’sel olaylarin kazanç oranlari

Anadolu’nun Türkleşme süreci. Tarihi Olayların Özellikleri iconTürk Eğitim Sisteminde Teftiş Süreci

Anadolu’nun Türkleşme süreci. Tarihi Olayların Özellikleri iconİşletmelerin kuruluşu, finansmanı, üretim araçlarının sağlanması,...

Anadolu’nun Türkleşme süreci. Tarihi Olayların Özellikleri iconMİLLİ MÜcadele'de anadolu ereğLİ'Sİ ve 93 harbi, I. DÜnya savaşI...

Anadolu’nun Türkleşme süreci. Tarihi Olayların Özellikleri icon6637 sayılı Kanunun 5’nci maddesiyle Vergi Usul Kanunu’nun 107/A...

Anadolu’nun Türkleşme süreci. Tarihi Olayların Özellikleri iconBu süreci daha rahat yürütebilmek ve tasfiyeleri önce kamunun diğer...


Yasa




© 2000-2018
kişileri
d.ogren-sen.com