BÖlge adliye mahkemesi İLGİLİ ceza dairesi’ne gönderilmek üzere


sayfa4/8
d.ogren-sen.com > Doğru > Evraklar
1   2   3   4   5   6   7   8
F) YARGILAMA AŞAMASINDA MAHKEMENIN DELIL TOPLAMA YETKISI VAR MI?
Ceza Yargılamasının amacı, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır. Hukuk yargılamasının tersine, Ceza yargılamasında delil serbestliği kuraldır. Suçun varlığı ve sanığın sorumluluğu her türlü delille saptanabilir. Ceza yargılamasında amaç maddi gerçeğin bulunması olduğundan bu amaca ulaşılmasına yarayacak herşey kanıt olabilir. Ceza hakiminin hükmünü bir kanaate varmak suretiyle vermesi gerektiğinden, yargılamada vicdani kanıt ilkesi geçerlidir. Bu ilke herşeyin kanıt olmasını, hem de kanıtların serbestçe değerlendirilmesini öngörür.
Her ne kadar mülga 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununda yer alan ve açıkça mahkemelerin kendiliğinden delil araştırabileceğinin öngören 150 nci maddenin ikinci fıkrasında yer alan;
“..mahkemeler istiklal ile hareket etmek hak ve vazifesini haiz olup Ceza Kanununun tatbikında kendilerine arzedilen iddialar ile bağlı değildirler.” Hükmü Ceza Muhakemesi Kanununa alınmamış ise de Ceza Muhakemesi Kanununun “Delilleri takdir yetkisi” kenar başlıklı 217 nci Maddesinde yer verilen;
“(1) Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir.
(2) Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.”
Hükmünün, hakime, tarafların iddialarıyla bağlı olmaksızın kendiliğinden delil toplama yetkisi verdiği kabul edilmektedir.
Yine, Ceza Muhakemesi Kanununun 206 ncı maddesinin Hükümet Tasarısı gerekçesinde;
“Maddenin ikinci fıkrasında ifade edildiği üzere ceza davasında ilk ve asıl hedef gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır. Bu nedenle Tasarı delil serbestliği ilkesini kabul etmiştir. İlke delil serbestliği olunca mahkeme, re 'sen veya istem üzerine bütün ispat araçlarının hazırlanmasına ve ortaya konulmasına karar verebilecektir.”
ESASA İLİŞKİN İTİRAZLARIMIZ:
İnternette yayınlanan uzman bilirkişi raporlarının bazıları şunlardır.
Walter McDaniel – Gazeteci, Bilgisayar Bilimleri Uzmanı
Thomas Kevin Moore - İngiliz Adli Bilişim Uzmanı ve Yargıç
Jason Frankovitz - Yazilim ve Bilgisayar Teknolojisi Uzmanı
Fox-IT – Hollanda bilişim ve adli tıp şirketi
Bu raporlar ve dosyadaki bilgiler ışığında ByLock uygulaması ile ilgili bilinen yanlış bilgileri ortaya koymaya çalışacağız. Hem Ağır Ceza Mahkemelerinin hem de Yargıtayın ByLock ile ilgili verdikleri kararların mesnetsiz, yanlış bilgilere dayandığı, MİT tarafından kasıtlı olarak yanlış yönlendirildiği anlaşılacaktır.
PROGRAM KİMLER TARAFINDAN KULLANILMIŞTIR? NEREDEN, NASIL İNDİRİLMİŞTİR?
İnternetten farklı kaynaklardan elde edilen ve medyaya yansıyan veriler bir araya getirildiğinde ByLock uygulamasının zaman içerisinde Google Play ve Apple mağazalarında bulunduğu, halen internette birçok web sayfasından indirilebilen; herkese açık bir uygulama olduğu anlaşılmaktadır.
GOOGLEPLAY VE APPLE MAĞAZA GEÇMİŞLERİ
ByLock uygulaması her ne kadar artık Apple ve GooglePlay mağazalarında mevcut olmasa da geçmişte bu mağazalarda yer alıp almadığına dair bilgilere internet kaynaklarından ulaşılabilmektedir. Uygulama ve dijital endüstriye dair pazar analizleri paylaşan AppAnnie ve AppBrain firması verilerine göre ByLock uygulaması hem Apple hem GooglePlay mağazalarında bulunmuştur. AppAnnie ve AppBrain verilerine göre ByLock;
Apple mağazada Nisan 2014 ile Eylül 2014 tarihleri arasında;
GooglePlay mağazada ise 11 Nisan 2014 ile 3 Nisan 2016 tarihleri arasında yayında kalmıştır.
ByLock uygulamasının GooglePlay ve Apple mağazalarda yayınlanan bir uygulama olduğunu gösteren diğer bir husus da Hürriyet Gazetesinden İsmail Saymaz’ın ByLock uygulamasının ilgili mağazalardaki yayımcısı olarak görünen David Keynes isimli kişiyle yapmış olduğu röportajdır.
Bu röportaj İsmail Saymaz tarafından David Keynes ile 16 Ekim 2016 tarihinde Amerika New York’ta yapılmış ve Hürriyet gazetesinde yayımlanmıştır. Röportajda Keynes, sahibi olduğu bu uygulamanın Mart 2014’ten sonra Apple ve GooglePlay mağazalarında kullanıma açıldığını ifade etmektedir.
Röportajda, ByLock uygulamasının GooglePlay mağazadan yaklaşık 500 bin, Apple mağazadan 100 bin kişi tarafından indirildiği vurgulanmaktadır.
ByLock uygulamasının 2016 yılı başında kullanımdan kaldırıldığını gösteren diğer bir veri Google istatistikleridir. Google’ın uygulamalara gösterilen ilgiye dair verileri ByLock uygulaması için 2014 yılı başı ile 2015 yılı sonu arasını kapsamaktadır. 2016 yılı öncesinde sürekli istatistik verisi olan bir uygulamanın, 2016 yılı başından sonra bir istatistik verisi olmaması, programın kullanımdan kalktığını gösterir.
Röportaj’da geçen diğer bir konu da programın kurulum dosyasına hala birçok internet sitesinden erişmenin mümkün olduğudur. Keynes’in bu ifadeleri de internetten kolayca teyit edilebilir bir bilgidir. Halen ByLock uygulamasının indirilebileceği bazı internet siteleri şunlardır:
 https://m.downloadatoz.com/ByLock-secure-chat-talk/net.client.by.lock/
 http://www.apkmonk.com/app/net.client.by.lock/
 https://apkpure.com/ByLock-secure-chat-talk/net.client.by.lock/
 http://choilieng.com/apkonpc/net.client.by.lock.apk
 http://apk-dl.com//ByLock-secure-chat-talk/
BM ULUSLARARASI CEZA MAHKEMELERİ HAKİMİ AYDIN SEFA AKAY:
Medyada çıkan haberlerden programın farklı kesimler tarafından kullanıldığı da anlaşılmaktadır. Birleşmiş Milletler Uluslararası Ceza Mahkemeleri Hakimi Aydın Sefa Akay’ın ByLock kullandığı iddiasıyla tutuklanması sadece Türkiye’de değil, Birleşmiş Milletler nezdinde gündem olan bir konu olmuştur. İlgili haberlerde17 Aydın Sefa Akay’ın ifadesinde;
 “Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası” üyesi olduğunu,
 ByLock uygulamasını GooglePlay mağazasından indirdiğini,
 ByLock uygulamasını eski Burkino Faso Dışişleri Bakanı Djibrill Bassole’nun tavsiyesiyle yüklediğini,
 Uygulamayı yüklerken herhangi bir şifre girmediğini belirttiği ifade edilmektedir.
Sefa Akay tarafından uygulama üzerinden 2 kişi ile “Masonik konular” hakkında mesajlaştığı ifade edilmektedir. Tüm bu bilgiler, ByLock uygulamasının çok da iddia edildiği gibi bilinmeyen ve kimsenin haberdar olmadığı bir program olmadığını göstermektedir. Ayrıca, uygulamanın kullanılması için herhangi bir örgütsel referans gerekmediği, iletişime geçmek iki kişinin birbirlerinin kullanıcı adlarını bilmesinin yeterli olduğu da anlaşılmaktadır.
PARLAMENTODAKİ FARKLI SİYASİ PARTİLERDEN MİLLETVEKİLLERİ
ByLock uygulamasının kimler tarafından kullanıldığı konusunda medyada sıkça gündeme gelen diğer bir kesim de milletvekilleri ve bakanlar olmuştur. Her partide uygulamayı kullanan milletvekilleri olduğu iddiaları ortaya atılmıştır. Medyaya yansıyan haberlerden parlamentodaki tüm siyasi partilerden uygulamayı kullanan vekillerin olduğu iddialar gündem gelmiştir. Hatta bazı internet sitelerinde kullandığı iddia edilen milletvekillerinin isimleri bile paylaşılmıştır.
Tüm bu iddialar dünya ve siyasi görüşü birbirlerinden farklı kişiler tarafından uygulamanın kullandığını işaret etmektedir.
KISACA,
 AppAnnie ve AppBrain verileri,
 Uygulamanın sahibi David Keynes’le yapılan röportajdaki bilgiler,
 Google veri ve istatistikleri,
 Uygulamanın halen birçok internet sitesinde yükleme dosyasının olması,
 İnternet forum sitelerinde ve GooglePlay üzerinden uygulama hakkında yapılan yorumlar/paylaşımlar,
 Uygulamanın GooglePlay ve Apple Mağazalarında Nisan 2014 ile Ocak 2016 tarihleri arasında yayında olan global bir uygulama olduğu,
 Uygulamanın yayıncısının David Keynes olduğu,
 Dünyanın farklı ülkelerinden kullanıcıları olan global bir uygulama olduğu,
 Farklı dünya görüşüne sahip kullanıcılar tarafından kullanıldığı,
 Kullanıcıların birbirini eklemesi için örgütsel bir referansın gerekmediği,
Sonuçlarına ulaştırmaktadır.
David Keynes röportajı ve AppAnnie, AppBrain başta olmak üzere internetten elde edilen verilere göre ByLock sunucusu 2016 Mart ayından önce kullanımdan kaldırılmıştır. Dolayısıyla ByLock uygulamasının 2016 Mart ayından sonra kullanılması hiçbir şekilde mümkün değildir. Halen internette bulunan yükleme dosyası indirilip, cep telefonlarına kurulsa bile, ortada hizmet veren bir sunucu kalmadığı için herhangi bir kullanıcı oluşturma veya mesajlaşma/arama vb. hiçbir fonksiyon kullanılamayacaktır.
Tüm bu iddialar dünya ve siyasi görüşü birbirlerinden farklı kişiler tarafından uygulamanın kullanıldığını işaret etmektedir. Mit raporu ve mahkeme kararlarında iddia edildiği gibi cemaatin kullanımına yönelik hazırlanmış program olmadığı anlaşılacaktır. Dünyanın değişik ülkelerindeki insanlar tarafından hiçbir kısıtlamaya karşılaşmadan store lerden ve internetten rahatça indirilebilmektedir.
PROGRAMIN KRİPTOLU HABERLEŞME SAĞLAMASI İDDİASI
Kamuoyunda üzerinde en fazla durulan konulardan biri programın kriptolu yani şifreli haberleşme imkanı sağlamasıdır. Medyada programın bu yönüne özellikle vurgu yapılmaktadır.
Öncelikle ifade edilmelidir ki, günümüzde bireylerin kişisel bilgilerinin ve iletişimlerinin gizliliği ve mahremiyeti en önemli konu haline geldiği için kullanıcılar kriptolu (şifreli) haberleşme programları kullanmayı tercih etmektedirler. Bu tercihten dolayı kriptolu haberleşme/iletişim gerek bilgisayarlarda gerek akıllı telefonlarda kullanılan haberleşme programlarının en önemli ortak özelliği olmuştur.
Kripto konusu ABD'de FBI (Federal Soruşturma Bürosu) ve Apple arasındaki tartışmayla da gündeme gelmişti. FBI, 'terör zanlısı' olarak soruşturduğu Syed Farook'a ait Apple telefonun içindeki verilere ulaşmak istemiş ve bunun için Apple'dan telefon üzerindeki şifrelerin kaldırmasını istemiştir.
Apple ise bu işlemin bir kez yapılması durumunda, tüm iphone telefonlar için bir güvenlik zafiyetinin ortaya çıkabileceği gerekçesiyle FBI'a yardım etmeyeceğini açıklamıştır.
Yani günümüz şartlarında kriptografi, kullanıcıların beklentisi olmasının yanı sıra firmaların da firma ve kullanıcı güvenliğini sağlayabilmesi ve bu vesileyle kendi varlıklarını sürdürebilmeleri, daha fazla kullanıcıya/müşteriye ulaşabilmeleri için bir zorunluluk haline gelmiştir. Çünkü kullanıcıları için güvenlik standartlarını sağlayamayan, kullanıcı verilerinin veya kullanıcıların kendi aralarındaki haberleşmenin gizlilik ve güvenliğini sağlayamayan firmalar medyada skandallarla gündeme gelmekte, birçok kullanıcısını kaybetmekte, prestij kaybına uğramakta ve büyük maddi kayıplar yaşamaktadırlar. Bu sebeple günümüzde haberleşme yazılımları üreten firmalar, kullanıcı beklentilerini karşılayabilmenin yanı sıra kendi varlık ve gelişimleri için de sistem ve yazılımlarını kriptolu haberleşme gerçekleştirebilecek şekilde tasarlamaktadırlar.
Hatta günümüzde haberleşme programı üreten firmalar bu konuda müthiş bir yarış içindedir. Sürekli programlarına yeni güvenlik mekanizmaları ekleyerek bunu kullanıcılarıyla paylaşmakta, onlara haberleşme içeriklerinin, trafiklerinin kimse tarafından çözümlenemeyeceğini iddia etmekte, bu şekilde kullanıcı sayılarını artırmayı amaçlamaktadırlar. Hatta firmalar kişisel bilgilerin, iletişimlerin kendilerine bile şeffaf olmasını, kendileri tarafından dahi görülememesini sağlayacak mekanizmalar, kripto algoritmaları geliştirmekte ve kullanmaktadır.
Bu kapsamda bugün çoğu firma/uygulama uçtan uca şifreleme (end-to-end) teknolojisi kullanmaya başlamıştır. Whatsapp, Viber, Facetime, iMessage, KakaoTalk, Blackberry Messenger, Line gibi uygulamalar bu yöntemi uygulayarak uçtan uca şifreleme yapan şirketlerdir.
Piyasadaki uygulamalar incelendiğinde uygulama geliştiricilerin kullanıcı kimliği, güvenliği ve haberleşme gizliliği ve güvenliği için şifreleme ile yetinmedikleri, kullanıcılarına gizlilik ve güvenlik için ekstra özellikler sundukları görülmektedir. Bu özellikler:
1. Kendi kendini okunduğu anda imha eden ve/veya ömrünü kullanıcının belirleyip hem alıcı hem de gönderen tarafındaki haberleşme içeriğinin eş zamanlı imha edilmesi özelliği, uygulama geliştiriciler tarafından kişisel verilerin güvenliği kapsamında kullanıcılara sunulan bir özelliktir. Viber, Facebook Messenger, Telegram, Snapchat, Clipchat, Nxtty, Confide, Privatetext, Wakachat gibi programlar bu özelliğe sahip uygulamalardan bazılarıdır.
2. Kaydedil(e)meyen, kopyalanamayan, yönlendirilemeyen, screenshot (ekran alıntısı) dahi alınamayan ve mesajı tamamen göstermeyip mesajın ancak parmağın ekran üzerinde oynatılarak/kaydırılarak kelime kelime veya satır satır görülmesine izin veren, aksi yönde bir çaba içerisine girildiğinde karşı tarafı uyaran mekanizmalar da haberleşme uygulamaları tarafından kullanıcılara sunulmaktadır. Confide, Boops bu özelliğe sahip programlardan bazılarıdır.
3. Sadece ekran alıntısı engelleme (screenshot protection) özelliği kullanan uygulamalardan bazıları; Vanishh, Telegram, Criptext, Cyber Dust, Imperium, Babble Messenger, Nod CoCo bu özelliğe sahip programlardan bazılarıdır.
4. Merkezi bir sunucu yerine, dünyanın farklı lokasyonlarındaki sunucuların rastgele kullanımı (Dağınık sunucu yöntemi) ile haberleşme verilerine ulaşmayı zorlaştıran ve hatta imkansız kılan özellik sunan uygulamalardan bazıları: Chat.Onion, Privatoria, Anonymous Messenger sayılabilir.
5. Kullanıcıya uygulama için kendi sunucunu veya güvenilir bulduğu 3. bir kişiye/kuruma ait olan sunucuyu kullanma imkanı tanıyan uygulamalara QRTalk örnek verilebilir.
6. Kullanıcıya tek kullanımlık (disposable) kimlik kullanma imkanı veren uygulamalardan bazıları: Coverme, Dispostable, Guerilla Mail, ThrowAwayMail, AirMail, YOPMail’dir.
7. Gönderilen mesajı geri alınabilme özelliği: Bu özellik sayesinde kullanıcı tarafından gönderilen mesajların iletilmemiş/okunmamışsa veya iletilmiş olsa dahi hiç gönderilmemiş gibi geri alınabilmesi sağlanmaktadır. Bu özelliği kullanan uygulamalardan bazıları şunlardır: Coverme, Telegram, Confide, N-gage Messenger, RingID, SpeakON, Dontalk, Criptext.
8. Aynı uygulamada aynı anda farklı kimlikler kullanmayı mümkün kılan uygulamalardan bazıları: Surespot, Eleet, Rokacom, SafeMessenger’dir.
9. Kullandığı yüksek kriptografi algoritmasıyla birlikte uygulama içindeki rehber ve haberleşme içeriğini ayrıca şifreleyen uygulamalara Squre Messenger örnek verilebilir.
Yani haberleşme uygulamalarında artık kripto değil, kriptonun seviyesi ve özgünlüğü, çözümlenemez olması, kullanıcılara kimliğini gizleme veya anonimite sağlama imkanı sunmak, haberleşmenin güvenlik, gizlilik ve mahremiyeti sağlamaya yönelik ekstra özellikler sunulmaktadır.
Kısaca, günümüzde bilgisayarında veya telefonunda herhangi bir haberleşme programı kullanılıyorsa, kullanıcının istek ve beklentilerinden bağımsız olarak kriptolu haberleşme programı kullanılması, kriptolu haberleşilmesi anlamlarına gelmektedir. Bu uygulamaların kimisi kuvvetli bir şifrelemeye sahiptir, kimisi değildir. Sonuçta günümüzde kullanıcı beklentileri, teknolojik imkanlar ve piyasa şartları dolayısıyla tüm haberleşme programları şifreli hale gelmektedir. Bu koşullar altında ByLock için kullanılan ve sürekli vurgulanan “kriptolu haberleşme programı” ifadesi de “direksiyonlu otomobil” ifadesinden başka bir anlama gelmemektedir.
HER MESAJI FARKLI BİR KRİPTO ANAHTARI İLE ŞİFRELEYEN BİR SİSTEM DÜNYADA YOKTUR
MİT tarafından ByLock uygulamasına dair hazırlanan TEKNİK RAPOR ‘un değerlendirme ve sonuç bölümünün birinci maddesinde şu ifade geçmektedir:
“ByLock uygulamasının, güçlü bir kripto sistemiyle internet bağlantısı üzerinden iletişim sağlamak üzere, gönderilen her bir mesajın farklı bir kripto anahtarı ile şifrelenerek iletilmesine dayanan bir tasarıma sahip olduğu görülmüştür.”
Her mesajı farklı bir kripto anahtarı ile şifreleyen bir sistem DÜNYADA yoktur. Raporu hazırlayan teknik uzman veya uzmanların ByLock sistemini ultra gizli göstermek için kriptoloji biliminin sınırlarını zorlamaktadır.
Söz konusu ifade, kriptolojiye giriş derslerinde ideal bir kripto sistemini anlatmak için kullanılır. Bu ifade kripto sistemlerindeki şifrelenen metin ile anahtar uzunluğu ve sayısı arasındaki bir ikilemi göstermeye yarar. Eğer her metin farklı bir anahtar ile şifrelenecekse o anahtarın ilgili taraflara iletilmesi gerekir. Bu durumda gönderilecek her mesaj için, ayrı bir anahtarın taraflarla güvenli bir şekilde paylaşılması gerekir ki bu zaten çözülmesi istenen problem kadar zor bir problemdir. Böylece böyle bir sistemin pratikte olamayacağı anlatılmaya çalışılır. Tekraren söylemek gerekir ki her mesajı farklı bir kripto anahtarı ile şifreleyen bir sistem dünyada yoktur ve yukarıdaki cümle raporun ciddiyetini ortadan kaldırmaktadır.
1   2   3   4   5   6   7   8

Benzer:

BÖlge adliye mahkemesi İLGİLİ ceza dairesi’ne gönderilmek üzere iconYargitay ceza dairesine gönderilmek üzere bölge adliye mahkemesi İSTİnaf ceza dairesiNE

BÖlge adliye mahkemesi İLGİLİ ceza dairesi’ne gönderilmek üzere iconBÖlge adliye mahkemesi İLGİLİ ceza dairesi’NE

BÖlge adliye mahkemesi İLGİLİ ceza dairesi’ne gönderilmek üzere iconYargitay 13. Ceza dairesi

BÖlge adliye mahkemesi İLGİLİ ceza dairesi’ne gönderilmek üzere iconİdare mahkemesi başkanliğI’na sunulmak Üzere

BÖlge adliye mahkemesi İLGİLİ ceza dairesi’ne gönderilmek üzere iconİstanbul sulh ceza hâKİMLİĞİ’ne sunulmak üzere istanbul sulh ceza hâKİMLİĞİNE

BÖlge adliye mahkemesi İLGİLİ ceza dairesi’ne gönderilmek üzere iconCumhuriyet savcilarina ceza kovusturmasi yapmak uzere acik cagrimizdir!

BÖlge adliye mahkemesi İLGİLİ ceza dairesi’ne gönderilmek üzere iconAĞir ceza mahkemesi başkanliğina

BÖlge adliye mahkemesi İLGİLİ ceza dairesi’ne gönderilmek üzere iconAĞir ceza mahkemesi başkanliğI'NA

BÖlge adliye mahkemesi İLGİLİ ceza dairesi’ne gönderilmek üzere iconSulh ceza mahkemesi sayin hâKİMLİĞİ’NE

BÖlge adliye mahkemesi İLGİLİ ceza dairesi’ne gönderilmek üzere iconNÖbetçİ trafik ceza mahkemesi HÂKİMLİĞİ’NE


Yasa




© 2000-2018
kişileri
d.ogren-sen.com