International Journal of Human Sciences


sayfa1/4
d.ogren-sen.com > Doğru > Evraklar
  1   2   3   4

c:\users\cuneyt\google drive\insan bilimleri\ib_logo\insan360.jpg

International

Journal of Human Sciences


ISSN:2458-9489


Volume 14 Issue 3 Year: 2017



Sportsmanship Tendency in terms of Moral Development of Middle School Students


Ortaokul Öğrencilerinin Ahlaki Gelişimleri Açısından Sportmenlik Yönelimleri1


Aynur YILMAZ2

Oğuz Kaan ESENTÜRK3

Ekrem Levent İLHAN4







Abstract

This research aims to examine the sportsmanship orientations of secondary school students in terms of their moral developments. In this research, carried out by the mixed method, an exploratory sequential design was used. The study group consisted of a total of 327 students, 148 of whom were female and 179 were male students. The study group in the qualitative chapter of research consisted of a total of 42 students, 22 male and 20 female students. For the collection of quantitative data, the "Personal Information Form" prepared by the researchers and the "Physical Education Lesson Sportsmanship Behavior Scale" developed by Koç (2013) were used. For the collection of qualitative data, two case studies were used that we

re constituted in the direction of Kohlberg's moral development theory and that could reveal the sportsmanship orientations of the students in the situations of dilemma. Mann Whitney-U test and Kruskall Wallis-H test were used in the analysis of quantitative data. In the analysis of qualitative data, content analysis and descriptive analysis were carried out. According to the findings obtained, it was determined that sportsmanship orientations of students displayed significant differences according to gender, class level and sports branch. In the qualitative analysis, when the students' reactions to the case studies containing the related dilemma were taken into consideration, it was figured out that female students were in the higher stages of Kohlberg's Moral Development Theory compared to male students. In the case study in which the award was highlighted, there was a decrease in the frequency of male students exhibiting behaviors described as sportsmanship. In the study, it was concluded that the quantitative findings of sportsmanship behaviors that students showed in physical education and sport lesson were supported by the findings obtained according to Kohlberg's moral development theory.
Keywords: Moral development; Sportmenship; Kohlberg; Moral development theory; Dilemma; Mixed approach
(Extended English abstract is at the end of this document)


Özet

Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin sportmenlik yönelimlerini ahlaki gelişimleri açısından incelemektir. Karma yöntem ile gerçekleştirilen bu araştırmada, açımlayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Nicel boyutun çalışma grubunu, ortaokul düzeyinde öğrenim gören 148’ı kadın, 179’u erkek 327 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmanın nitel boyutundaki çalışma grubunu 22’si erkek, 20’si kadın toplam 42 öğrenci oluşturmuştur. Nicel verilerin toplanmasında, “Kişisel Bilgi Formu” ve Koç (2013) tarafından geliştirilen “Beden Eğitimi Dersi Sportmenlik Davranışı Ölçeği” kullanılmıştır. Nitel verilerin toplanmasında, Kohlberg’in ahlaki gelişim kuramı doğrultusunda oluşturulan ve ikilem barındıran durumlarda öğrencilerin sportmenlik yönelimlerini ortaya koyabilecek iki örnek olaydan yararlanılmıştır. Nicel verilerin analizinde, Mann Whitney-U ve Kruskall Wallis-H testi kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise, içerik analizi ve betimsel analiz gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgulara göre öğrencilerin sportmenlik yönelimlerinin cinsiyet, sınıf seviyesi ve spor branşına göre anlamlı farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Nitel analizlerde ise konuyla ilgili ikilem içeren örnek olaylara öğrencilerin verdikleri tepkiler dikkate alındığında, kadın öğrencilerin erkek öğrencilere oranla Kohlberg’in Ahlaki Gelişim Kuramının daha üst evrelerinde yer aldıkları tespit edilmiştir. Ödülün vurgulandığı örnek olayda erkek öğrencilerin, sportmence olarak nitelendirilen davranışları sergileme sıklığında düşüş gözlenmiştir. Çalışmada, öğrencilerin beden eğitimi ve spor dersinde gösterdikleri sportmenlik davranışlarına ilişkin nicel bulguların, Kohlberg’in Ahlaki gelişim kuramına göre elde edilen bulgularla desteklendiği sonucuna varılmıştır.
Keywords: Ahlaki gelişim; Sportmenlik; Kohlberg; Ahlaki gelişim kuramı; İkilem; Karma yaklaşım




Giriş
Ahlak kavramı, insan karakter ve davranışının iyilik ya da kötülük yargısı olarak tanımlanmaktadır (Rest, 1994). Ayrıca “bireyin doğru ile yanlışı ayırt edebilmesini sağlayan ilkeler ve değerler bütününü” içermektedir (Yeşilyaprak, 2014). Gerçek hayatta bu değerler, somut sosyal töreler şeklinde ortaya çıkmaktadır. Bunlar arasında öznel nitelik taşıyanlara örnek olarak iyi kötü ayrımı, sorumluluk duygusu, vicdan, ahlakla ilgili değer yargıları; nesnel (toplumsal) nitelik taşıyanlara örnek olarak da onur, adalet, sorumluluk, insan değeri, gruba, topluma ve diğer insanlara karşı olan görevlerle ilgili töreler gösterilebilir (Aslan, 1997).

Bazı psikologlar ahlak gelişiminin, bilişsel gelişim ile sosyal gelişim arasında bir gelişim dönemi olduğunu, bazıları ise sosyal gelişimin bir alt boyutu olduğunu ileri sürmüşlerdir (Yeşilyaprak, 2014). Gelişim psikolojisi açısından ele alınan ahlak gelişimine ilişkin üç farklı yaklaşım (Psikanalitik, Sosyal Öğrenme ve Bilişsel Gelişim) kullanılmaktadır (Santrock, 2011). Bu yaklaşımlardan en çok bilinen ve kullanılanı temelleri Jean Piaget (1965) tarafından atılan, sonrasında Lawrence Kohlberg’in geliştirdiği “Ahlaki Gelişim Kuramı” dır (Thomas, 1997).

Kolhberg, bütün kültürlerdeki insanların ahlaki gelişimde; adalet, eşitlik, sevgi, saygı ve otorite gibi benzer temel kavramları kullandıklarını belirtmiştir (Onur, 1995). Ona göre ahlak, “doğru-yanlış, iyi-kötü konularında bilinçli yargılama ve karar vermeyi; bu karar doğrultusunda davranışta bulunmayı içeren bilişsel yapıdır”. Ayrıca, Kohlberg insanın geliştikçe sosyal çevreden aktif biçimde “yapılar” veya “anlamlar” oluşturduğunu ve sosyal tecrübenin sonucunda da niteliksel olarak daha olgun “evrelere” ulaştığına inanmaktadır (Arnold, 1994).

Piaget’in temellerini attığı Ahlaki Gelişim Kuramı üzerine kuramı oluşturan Kohlberg, çalışmalarında Piaget’den farklı olarak çocukların oyunlardaki davranışlarını gözlemlemek yerine, yaşları 10-13 ve 16 arasında değişen erkek çocuk ve yetişkinlere ahlaki ikilem içeren öyküler sunarak (Senemoğlu, 2007; Ulusoy, 2007), onların öykülerde yer alan durumlar karşısında nasıl tepkilerde bulunabileceklerini sorgulamıştır (Çiftçi, 2003; Kohlberg, 1971; 1977). Kohlberg’in sormuş olduğu ikilemler yasa ve yaşam gibi değerlerin karşı karşıya geldiği durumları içermektedir (Ulusoy, 2007). Bu öykülere ilişkin yanıtlara dayanarak yaptığı çalışmanın sonucunda ardışık her biri iki evreyi içeren üç dönem ortaya koymuştur (Kohlberg, 1971; 1977; Turiel, 1983). Bu gelişim aşamaları evrenseldir, her aşama kendinden sonra gelen aşamaya zemin hazırlamaktadır (Özbay ve Erkan, 2012; Ulusoy, 2007), yani hiyerarşik bir sıra izlemektedir. Fakat bireylerin tümünde bu aşamaların hepsi gerçekleşmeyebilir (Ateş ve Erdost, 2001). Bu durum bireyler arasındaki sosyo kültürel değerlerden kaynaklı olabilmektedir. Genel olarak yetişkinlerin çoğu dördüncü aşamada yer almaktadır. Bazıları beşinci ve altıncı evreye ulaşabilmektedir (Santrock, 2011; Ulusoy, 2007). Ayrıca yaş her zaman gelişim göstergesi olmayıp, bazı gençler yetişkinlerden daha üst evrelerde yer alabilmektedir (Acuner, Camadan ve Türker, 2014). Kohlberg’in ahlaki gelişim kuramında yer alan düzey ve evreler; gelenek öncesi düzey; ceza ve itaat evresi ve saf çıkarcı ilişki, geleneksel düzey; iyi çocuk eğilimi ve yasa-düzen ve gelenek ötesi düzey; sosyal sözleşme ve evrensel ahlak ilkesinden oluşmaktadır (Kohlberg, 1973).

Gelenek öncesi düzeyde, çocuğun davranışının doğru ya da yanlış olduğu davranışın yetişkin tarafından onaylanması veya cezalandırılmasına bağlıdır (Senemoğlu, 2007). Çocuk insan yaşamının değerini kendi ihtiyaçlarını karşılayacak bir araç olarak görür ve kendi ihtiyaçlarını ön planda tutarak, bu ihtiyaçlarını tatmine yönelir (Kohlberg, 1980). İkinci evre olan geleneksel düzeyde, birey kişilerarası iyi ilişkiler kurma eğilimindedir. Aile, grup ve diğer insanların beklentileri her şeyden önemlidir.Kişinin kendi ihtiyaçları grubunkilere göre ikinci planda kalır.Empati kurma becerisi bu dönemde gelişir.Birey başkası tarafından sevilmemekten ve onaylanmamaktan kaçar (Gürses ve Kılavuz, 2016).Bu evre Piaget’nin gelişim basamaklarından olan 7 ve 12 yaş arasını içeren somut işlemler dönemi özellikleri ile benzerlik göstermektedir.On iki yaşından küçük bireylerin, ahlâkî gelişiminüst evrelerine çıkamamalarının nedeni, bu evrelerin soyut bilişsel yetenekler özellikle de soyut muhâkeme yeteneği gerektirmesidir (Santrock, 2011; Temelve Aksoy, 2001). Son aşama olan gelenek sonrası evrede, insan yaşamı kutsal ve evrensel bir doğru olarak algılanır ve insan haklarının gözetildiği evrensel değerler benimsenir. Bu evreye insanların çoğu ulaşamaz, kendini gerçekleştiren insanların ulaşabildiği bir evredir. İnsan hayatının her şeyden önemli olduğu bu evrede vurgulanmaktadır. Ahlaki gelişimde bireyin yetiştiği ortamın ve aldığı eğitimin önemli etkisi vardır.

Hızlı bir değişimin ve dönüşümün yaşandığı günümüzde toplumlar, sosyal, siyasal, kültürel, ekonomik vb. yönlerden çeşitli gelişmelere tanıklık etmektedirler. Şüphesiz, bu değişimden ve dönüşümden en çok etkilenen alanların başında eğitim gelmektedir (Genç ve Eryaman, 2008). Dinamik yönüyle bu değişime uyum sağlayan eğitim kavramı, tek yönlü gelişimden, çok yönlü gelişimin önem kazandığı bir sürece girmiştir. Bu süreç, çok yönlü gelişimi hedefleyen beden eğitimi dersine olan ilginin artmasına yol açmıştır. Özellikle, beden eğitimi ve spor derslerinin bireylerin tüm yönlerini destekleyici bir nitelik taşıdığı bilinci ortaya çıktıktan sonra, eğitim sistemi yönünden ileri düzeyde olan ülkeler, beden eğitimi etkinliklerini etkin hale getirebilme adına hiçbir fedakârlıktan kaçınmamışlardır (Yıldıran, 1993). Beden eğitimi dersi de diğer tüm faaliyetlerde olduğu gibi, bireylerin ahlaki gelişimlerini sağlamayı hedeflemektedir. Ahlaki gelişim bu derste kendini fair play ve ya sportmenlik kavramlarıyla göstermektedir. Bu kavramlara ilişkin “okullarda verilecek eğitimin, bireylerin hoşgörülü olması, kurallara uyma ve saygılı olmayı sağlamada en temel işlev olacaktır” (Pehlivan, 2004).

Beden eğitimi ve spor dersleri de, bireyin ahlaki sınırlarını zorlayabilecek kazanma-kaybetme ikilemi içeren kazanımlara sahip olduğundan, Kohlberg’in kuramsal temeline uygun bir yapıya sahiptir. Kohlberg’in ahlaki gelişim kuramına göre bireylerin sahip oldukları düzeyiyi belirlemek için, bireye sunulan sözel ikilimlere ilişkin verdikleri yanıtlar değerlendirilir. Burada yanıtın ne olduğundan ziyade, bireyin o yanıta ulaşmak için nasıl bir yol izlediği önemlidir (Kohlberg, 1978). Beden eğitimi dersi etkinlikleriyle oluşturulan ikilemlerin, bireylerin sportmenlik davranışını kazanmalarında ve hayatlarına genellemelerinde etkili olacağı düşünülmektedir. Yıldıran (2004)’a gore 19. yüzyıl İngiltere’sindeki gibi, çocuk ve gençlerin karakter eğitimleri için beden eğitimi ve spor dersi bir araç haline getirilip, öğrencilerin günlük hayatına transfer edebilecekleri uygun davranış biçimleri uygulatılmalı ve pekiştirilmelidir. Beden eğitimi dersinde ahlak eğitimi konulu Kaehler (1985)’in çalışması, “öğrencilerin sportmenliğe teşvik edilmediği, sportmenlik kavramının anlamı hakkında bilgi ve deneyimlerinin olmadığı, sportmenlik prensiplerini çiğneyerek oyunu kazandıklarında bile övüldüklerini” vurgulamıştır (Akt.Yıldıran ve Sezen, 2006).

Çocuk ve gençler tarafından beden eğitimi ve spor derslerinde ortaya konan sportmenlik davranışlarının ahlaki kuramlar açısından değerlendirilmesi, dersin doğal yapısı içerinde var olan temel dinamiklerin (rekabet, fırsat eşitliği, yardımlaşma, işbirliği, hoşgörü vs.) erdemli davranışlar kazandırmadaki etkisini de sınayacağı düşünülmektedir. Sportmanship (Sportmenlik), fair-play, Moral Development (Ahlaki Gelişim) ve Moral Education and Physical Education and Sport (Ahlak Eğitimi, Beden Eğitimi ve Spor) anahtar kelimeleri kullanılarak yapılan literatür taramasında, konuyla ilgi araştırmalar (Akandere, Baştuğ ve Güler, 2009; Arnold, 1994; Esentürk, İlhan ve Çelik, 2015; Gürpınar, 2009; Güven ve Yılmaz, 2015;Harvey, Kirk ve O’Donovon, 2014; Holowchack, 2003; Koç, 2013; Pehlivan, 2004; Vallerand, Briere, Blanchard ve Provencher, 1997; Veronica, 2010; Wells, Ellis, Paisley ve Arthur-Banning, 2005; Wells, Arthur-Banning, Paisley, Ellis, Roark ve Fisher, 2008; Yıldıran, 2002) mevcut olmasına rağmen, Kohlberg’in ortaya koyduğu kuramın gelişim evreleri açısından bireylerin sportmenlik yönelimlerinin ele alındığı çalışmaya rastlanılmamıştır. Çalışma sonuçlarının, alana katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Bu çalışmanın genel amacı, ortaokul öğrencilerinin ahlaki gelişimleri açısından sportmenlik yönelimlerini tespit etmektir. Bu genel amaç doğrultusunda aşağıdaki sorulara cevap aranmıştır.

  • Ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi dersi sportmenlik davranışları ölçeğine ilişkin puan ortalamaları cinsiyet, sınıf seviyesi, spor branşına göre anlamlı farklılık göstermekte midir?

  • Ortaokul öğrencilerinin Gelenek Öncesi, Geleneksel Dönem ve Gelenek Sonrası Ahlaki Gelişim Dönemi evrelerine göre dağılımı nasıldır?

Yöntem
Araştırmanın Deseni

Araştırmada, bir çalışma veya birbirini izleyen çalışmalar içerisinde nicel ve nitel yöntem, yaklaşım ve kavramların birleştirilmesi olarak ifade edilen karma araştırma modeli kullanılmıştır (Creswell, 2009). Karma model birçok desenden oluşmaktadır. Bu araştırmada, önce nitel verilerin toplanıp, analiz edildiği; elde edilen verilerin sağlam temellere oturtulması amacıyla sonra nitel verilerin toplanıp, analiz edildiği (Creswell ve Clark, 2007), açıklayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Genellikle yorumlama aşamasında iki yöntemin sonuçları birlikte ele alınır (Creswell, 2009). Karma araştırma modelinin kullanıldığı araştırmalarda, yöntemin kullanılma gerekçesinin açıklanması gerekmektedir (Tashakkori ve Creswell, 2007). Bu kapsamda, ilk olarak sosyal bilimler alanında karma modelin kullanılma nedeni, soyut kavramların tanımlanması ve bu doğrultuda sonuçların yorumlanmasında nitel ya da nicel paradigmanın tek başına yetersiz kalabileceği düşüncesidir.
Çalışma Grubu

Çalışma, Trabzon’un Çarşıbaşı ilçesinde 2014-2015 Eğitim-Öğretim 2. Yarıyılında ortaokul düzeyinde (5. 7. ve 8. sınıf) öğrenim gören öğrenciler üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, hem nicel hem de nitel veri toplama teknikleri kullanılmıştır. Çalışma grupları seçiminde zengin bilgiye sahip olduğu düşünülen durumların derinlemesine çalışılmasına olanak vermekte olan (Yıldırım ve Şimşek, 2011), araştırmacının örnekleme hızlı ve kolay ulaşarak zaman, enerji ve maddi kaynak tasarrufu yapan (Patton, 2014) amaçlı örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir örneklemden faydalanılmıştır. Çalışma grubunun belirlenmesinde katılımcıların gönüllü olmasına dikkat edilmiştir. Nicel veriler in elde edilmesinde 148’i (%45,3) kadın, 179’u (%55,7) erkek olmak üzere 327 öğrenci çalışma grubuna dahil edilmiştir. Bu öğrencilerin 77’si (%23,5) 5. sınıf, 120’si (36,7) 6. sınıf, 94’ü (%28,7) 7. sınıf ve 36’sı (%11,0) 8. sınıf öğrencisidir. Bazı araştırmacılar (Tavşancıl, 2014; Tezbaşaran, 2008; Balcı, 2005; Pett, Lackey ve Sullivan, 2003; Büyüköztürk, 2012), çalışma grubu büyüklüğünün ölçekteki madde sayısının beş katı kadar olması gerektiğini ifade etmektedir. Nitekim çalışma grubuna 22 maddelik formun uygulandığı göz önüne alındığında, yapılan istatistiksel işlemler için katılımcıların yeterli sayıda olduğu söylenebilir. Nitel veriler için ulaşılan çalışma grubunu; araştırmanın nicel bölümünde ölçekten en yüksek (21 kişi) ve düşük (21 kişi) puan alan 5. sınıftan 12 (4’ü kadın, 8’i erkek), 7. sınıftan 21 (11’i kadın, 8’i erkek) ve 8. sınıftan 9 öğrenci olmak üzere (3’ü kadın, 6’sı erkek) toplam 42 öğrenci (20’si kadın, 22’si erkek) oluşturmuştur.
Veri Toplama Araçları

Bu bölümde, araştırmanın amaçlarına uygun biçimde tercih edilen nitel ve nicel veri toplama araçlarına ilişkin bilgilere yer verilmiştir. Ayrıca nicel verilerin toplanması sürecinde sınıf öğretmenlerine çalışmanın amacı açıklanarak gerekli izinler alınmıştır. Nicel veri toplama aracı uygulanmadan önce, araştırmanın amacı öğrencilere açıklanarak, nitelikli veri elde edilmeye çalışılmıştır.
Nicel Veri Toplama Aracı

Araştırmada, geçerlik ve güvenirlik analizleri Koç (2013) tarafından yapılan “Beden Eğitimi Dersi Sportmenlik Davranışı Ölçeği” ve öğrencilerin ahlaki gelişimlerini belirlemek için iki örnek olay kullanılmıştır. Koç’un (2013) geliştirdiği ölçek iki alt faktörden oluşmaktadır. Birinci faktör 11 maddeden oluşmakta olup “Uygun davranışlar sergileme” olarak isimlendirilmiş, ikinci faktör 11 maddeden oluşmakta olup “Uygunsuz davranışlardan kaçınma” olarak isimlendirilmiştir. Bu iki faktör toplamda özelliğin %41,604’ünü açıklamaktadır. Ölçeğin güvenirlik katsayısı ise 0.85 olarak hesaplanmıştır. Benzer şekilde Esentürk, İlhan ve Çelik (2015)’in yapmış oldukları çalışmada, “Beden Eğitimi Dersi Sportmenlik Davranışı Ölçeği”’ne ilişkin Cronbach Alfa güvenirlik katsayısı 0.86 bulunmuştur.

Bu araştırma kapsamında ölçme aracının farklı bir örneklem grubuna uygulanmasından dolayı, geçerlik ve güvenirlik analizleri tekrarlanmıştır. Öncelikle ölçme aracının güvenirliği kapsamında, alt boyutlar ve ölçeğin geneline ilişin Cronbach Alfa güvenirlik analizi uygulanmıştır. Mevcut çalışmada “Uygunsuz davranışlardan kaçınma” faktörüne ait güvenirlik katsayısı 0.74 olarak, “Uygun davranışlar sergileme” faktörüne ait güvenirlik katsayısı 0.83 olarak hesaplanmıştır. Ölçeğin tamamına yönelik güvenirlik katsayısı 0.84’tür. Bu değerler ölçme aracının güvenilir olduğu şeklinde yorumlanabilir.

Mevcut ölçme aracının yapı geçerliğine kanıt sağlamak amacıyla Doğrulayıcı Faktör Analizi yapılmıştır. Bu çalışmada, model uyum indeksleri olarak; χ2, df, χ2/df (Chi-Square/Degree of Freedom), Root Mean Square Error of Approximation (RMSEA), Normed Fit Index (NFI), Goodness of Fit Index (GFI), Adjusted Goodness of Fit Index (AGFI) ve Comparative Fit Index (CFI) göz önünde bulundurulmuştur (Sümer, 2000; Schermelleh-Engel ve Moosbrugger, 2003; Kline, 2005). Yapılan analizler sonucunda uyum indekslerine ait bulgular χ2/df= 2,688; RMSEA= 0,076; GFI= 0,93; AGFI= 0,87 olarak elde edilmiştir. Ortaya çıkan uyum indeksleri ölçme aracının mevcut yapısının kabul edilebilir düzeyde doğrulandığını göstermektedir.
Nitel Veri Toplama Aracı

Nitel verilerin toplandığı katılımcı gruba yapılan uygulamanın yalnızca bu araştırmanın sınırlılığı içinde kalacağı belirtilmiştir. Uygulamalar 20 dakika sürmüştür. Nitel verilerin toplanması için öğrencilere iki örnek olay sunulmuştur. Özel bir durumu araştırmayı amaçlayan örnek olay yöntemi, özellikle bireysel yürütülen çalışmalar için çok uygundur. Bunun nedeni, problemin kısa sürede ve derinlemesine çalışılmasına imkan sağlamasıdır (Çepni, 2012). Çalışmada veri toplama aracı olarak beden eğitimi ve spor kavramı çerçevesinde karşılaşılması muhtemel iki örnek olay sunulmuştur. Piaget çocuklar üzerindeki gözlemlerinden hareketle çocukların kuralları oyunla öğrendiklerini belirtmektedir. Ayrıca çocukların kendi masal-hikâyelerinde veya anlatılan masallarda kendi kurallarına ilişkin ipuçlarını ortaya koydukları anlaşılmıştır (Özbay, 2003).

Veri toplama aracının kapsam ve görünüş geçerliğini sağlamak için, hizmet süresi 20 ve üzeri olan 3 beden eğitimi öğretmeninden, eğitim psikolojisi (1), rehberlik ve psikolojik danışma (1) ve çocuk gelişimi (1) alanlarındaki akademisyenler olmak üzere toplam 6 uzman görüşüne başvurulmuştur. Karasar (2014)’a göre, kapsam geçerliği ölçme aracının ölçülmek istenen alanı temsil edip etmediği sorunu ile ilgili olup, uzman görüşüne göre belirlenir. Uzman görüşleri doğrultusunda beden eğitimi dersi içeriğinde yer alan ahlaki değerler göz önünde bulundurularak iki örnek olay kurgulanmıştır. Ayrıca örnek olaylar oluşturulurken, Kohlberg’in Ahlaki Gelişim Kuramını üzerine temellendirdiği bir vaka dikkate alınmıştır. Bu vakada özetle “Karısı ölümcül bir hastalığa yakalanan bir adamın içinde bulunduğu ikilem (eşini korumak ve ahlaki değerlerini hiçe saymak) yer almaktadır. Mevcut çalışmada kullanılan ilk örnek olayda “oyunu tamamlama” ve “yardımlaşmaya yönelik davranışlar” yer alırken, ikinci örnek olayı ise “ödül kazanma/haksız avantaj sağlama” ve dürüstlük/kurallara uyma davranışları oluşturmaktadır. Buradaki oyunu tamamlama ve haksız avantaj sağlama olgusu, düşük ahlaki düzeyi simgelemekte olup, yardımlaşmaya yönelik davranışlar ve dürüstlük ise yüksek ahlaki düzeyi ifade etmektedir. Veri toplama aracı üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde cinsiyet, sınıf seviyesi ve spor branşı değişkenleri yer alırken, ikinci ve üçüncü bölümde, öğrenciler üzerinde farklı ahlaki ikilemler yaratması beklenen örnek olaylar yer almaktadır. Araştırmada öğrencilere verilen örnek olaylardan ilki, “Aysun öğretmen, beden eğitimi dersi kapsamında öğrencilere bir oyun hazırlar. Öğrencileri kendi etrafına toplayan öğretmen, oyunun kuralları hakkında bilgi verir. Öğretmen öğrencileri iki eşit gruba ayırarak, onların arka arkaya sıralanmalarını sağlar. Oyunda her iki grubun belli bir mesafe uzaklığına birer tane boş sepet konulur. Amaç, öğrencilerin en kısa sürede önlerinde yer alan eşit sayıdaki topları sepetlere koymalarıdır. Kısa sürede topların tamamını sepete koyan grup galip gelecektir. Öğrenciler öğretmenin “başla” komutuyla oyuna başlar ve bir süre sonra öğrencilerden biri kayarak yere düşer. Diğer grupta yer alan öğrencilerden birisi olsaydınız nasıl bir davranış gösterirdiniz? Açıklayınızolmuştur.

İkinci örnek olay ise, “Ahmet okulun futbol takımında oynayan bir öğrencidir. Ahmet’in takımı, 3 gün sonra oynayacakları son maçı da kazanırsa şampiyon olacaktır. Okul takımının şampiyon olması halinde, Ahmet ve takım arkadaşları tüm okulun önünde ödüllendirilecektir. Bu nedenle Ahmet kazanmayı çok ister ve bunun için çok çalışarak maça iyi hazırlanır. Maçta iki takımda uzun süre gol atamazlar. Ancak, Ahmet maçın son dakikasında hakemin uzak olduğu bir pozisyonda kurallara aykırı (uymama) olarak topu eliyle dokunarak gol atar. Ahmet topa eliyle dokunduğunu hakeme söyleyip söylememe konusunda kararsız kalır. Siz Ahmet’in yerinde olsaydınız nasıl davranırdınız? Neden?” olmuştur.
Verilerin Analizi

Bu bölümde, farklı paradigmalar (nicel ve nitel) ışığında elde edilen verilerin analizlerine yer verilmiştir.
Nicel Veri Analizi

Nicel verilerin analizinde öncelikle, katılımcılardan elde edilen verilerin normal dağılıma uygun olup olmadığı Skewness (Çarpıklık) ve Kurtosis (basıklık) değerleri dikkate alınarak veri setinin dağılımının normalliği sınanmıştır. Elde edilen analiz sonuçları, ölçme aracının geneli ve alt boyutlarına ilişkin dağılımların normal olmadığını göstermiştir. Dolayısıyla, bağımsız değişkenler (cinsiyet, sınıf, spor branşı) ile ölçekten elde edilen puan ortalamaları arasında ilişki olup olmadığı non-parametrik testlerden Mann Whitney-U testi ve Kruskall Wallis-H testi kullanılarak tespit edilmiştir. Kruskal-Wallis testine göre gruplar arasında gözlenen farkın hangi gruplardan kaynaklı olduğunu belirlemek amacıyla, grupların ikili kombinasyonları üzerinden Mann-Whitney U testi uygulanmaktadır (Büyüköztürk, 2012).
Nitel Veri Analizi

Nitel verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Bu analiz, çeşitli veri toplama teknikleri ile elde edilmiş verilerin daha önceden belirlenmiş temalara göre özetlenmesi ve yorumlanmasını içeren bir nitel veri analiz türüdür. Bu araştırma türünde araştırmacı görüştüğü ya da gözlemiş olduğu bireylerin görüşlerini çarpıcı biçimde yansıtabilmek amacıyla doğrudan alıntılara yer verebilmektedir. Bu analiz türünde temel amaç elde edilmiş olan bulguların okuyucuya özetlenmiş ve yorumlanmış bir biçimde sunulmasıdır (Yıldırım ve Şimşek, 2011). Kategorilerin oluşturulmasında Kolhberg’in Ahlaki Gelişim Kuramı dikkate alınmıştır. Bu kurama göre kişinin ahlaki gelişimi altı aşamalı üç evreden oluşmaktadır. Tablo 1, Tablo 2 ve Tablo 3’te, Kohlberg’in Ahlaki Gelişim basamaklarına ilişkin tanımlamalar, göstergeler, katılımcı örnekleri ve kaynaklar sunulmuştur.
Tablo 1. Birinci Evre: Gelenek Öncesi Ahlak Gelişimi

1.Evre

Gösterge

Tanım




Örnek

Kaynak

Ceza-ödül

Cezadan kaçıp, ödül elde etmek

Sonuçların insan için anlamı ve değerine bakılmaksızın, davranışın fiziksel sonucu o davranışın iyiliğini ve kötülüğünü belirler. Yani beraberinde ceza getiren davranış yanlış, ceza getirmeyen davranış ise doğru olarak kabul edilir.

1.Örnek

Olay

...arkadaşımı yerden kaldırırdım çünkü oyunu bu şekilde kazanırsak öğretmenimiz kızabilirdi (K38).

Kolhberg ve Hersh, 1977, Arı, 2005







2.Örnek

Olay

Dini anlamda hile yapmak hem günah hem de yasaktır. Aynı zamanda da kurallara aykırı olduğundan dolayı topa elle dokunmazdım (K8).

Kolhberg ve Hersh, 1977, Slavin, 2015


Haz ve Çıkar

(Saf Çıkarcı Yönelim)

Karşılıklı avantaj elde etme

Kişisel ihtiyaçlar iyi ve kötüyü belirler. İyilik “sen beni kolla, ben seni kollayayım” hattı boyunca geri döner.

1.Örnek Olay

... aynı durumda bende kaldığımda, arkadaşımı kaldırmazsam, ben yere düştüğümde oda beni kaldırmazdı (K6).

Koç, Çolak, Kocaman ve Bayraktar, 2009, Yeşilyaprak,2014, Senemoğlu,

2007

2.Örnek Olay

… başka biri eliyle gol atsaydı ve hakem gol saysaydı çok kızardım (K37).


Bu ahlaki gelişim evresi; sosyal kurallar, iyi ve kötü, doğru veya yanlış kavramlarının tanımını içermekte olup (Özbay ve Erkan, 2012), davranışın hem fiziksel veya hedonistik (ceza ve ödül) sonuçları açısından hem de kural ve tanımları ileri süren kişilerin fiziksel gücü açısından yorumlamalarını içermektedir (Kohlberg ve Hersh, 1977). Çocuklar kural ve ilkeleri sorgulamazlar. Olayın gerisindeki neden önemli değildir (Yeşilyaprak, 2014). Böylece kurallar çiğnenmez ve değişmez, aksi takdirde cezalar beraberinde gelir (Özbay, 2003). Dokuz yaşından küçük çocukların çoğu ve birçok ergen ile yetişkin suçlular bu düzeydedir (Ulusoy, 2007, s. 121). Geleneksel dönemin ikinci evresinde “Benim için faydalı olan her şey doğrudur” anlayışı ya da “birine bir şey vermişsem, onun da karşılığını vermesi gerekir” şeklinde bir ahlak anlayışı yaygındır (Yeşilyaprak, 2014).
Tablo 2. İkinci Evre: Geleneksel Ahlak Gelişimi

2.Evre

Gösterge

Tanım




Örnek

Kaynak

İyi Çocuk

Başkalarının (anne, öğretmen, arkadaş vb) onayını almak için eylemde bulunma

İyi çocuk ve iyi kadın “yönelimidir. Kişilerin gösterdiği ve diğerleri tarafından onaylanan davranışları içermektedir

1.Örnek

Olay

… yere düşen kişi de benim arkadaşım olduğu için ona yardım ederdim (K13).

Kolhberg ve Hersh, 1977, Ulusoy, 2007

2.Örnek

-

-

Yasa-Düzen

Toplumsal kurallar doğrultusunda eylemde bulunma

Otorite ve kurallara uyumu gerektirir ve sosyal emirlerin sürdürülmesini içerir. Doğru davranış; birisinin üzerine düşen görevi yapması, otoriteye saygı gösterme ve verilen sosyal görevleri yerine getirmeyi içermektedir.

1.Örnek Olay


-

Kolhberg ve Hersh,1977, Özbay ve Erkan, 2012

2.Örnek Olay

… oyunu kendi hakkımla kazanmazdım o zaman arkadaşlarımın hakkını yemiş olurdum. Ondan hakeme bildirirdim (K7).


Bu ahlaki gelişim evresi; kişinin başkalarının onayı, ailenin beklentileri (Senemoğlu, 2007), geleneksel değerler, toplum kuralları ve ülke bağlılığına yönelik davranışları içermektedir (Koç ve ark., 2009). Bu evrede bireyler, çıkardan çok ortak duygu, düşünce ve beklentilerin farkındadır (Özbay ve Erkan, 2012). Ayrıca sadece kişisel beklenti ve toplumsal kuralları içermemekte; kuralları sorgulama, toplumdaki grup veya kişileri tanımlamayı da desteklemektedir (Kolhberg ve Hersh, 1977; Senemoğlu, 2007).
Tablo 3. Üçüncü Evre: Gelenek Sonrası Ahlaki Gelişim

3.Evre

Gösterge

Tanım




Örnek

Kaynak

Sosyal Sözleşme

Kuralların insan yaşamını kolaylaştıracak şekilde düzenlenmesi

Yasalar kişilerin aleyhine ise sorgulanır ve değiştirilebilir.


1.Örnek

Olay

…durumu eşitleyerek oyunun devam etmesini sağlayarak, haksızlığın yapılmasını engellerdim. Böylece haksızlık olmaz (K14).

Kolhberg ve Hersh, 1977, Senemoğlu, 2007

2.Örnek

-

-

Evrensel Ahlak

İnsan hayatı her şeyin üzerindedir.

Kişi yasalardan tamamen bağımsız kendi oluşturduğu ahlak ilişkilerine uygun davranışlar sergiler veya kendi ahlak ilkeleriyle uyuşmayan yasalara uymayabilir.

1.Örnek Olay

İnsanlara yardım etmek insanlığın vazifesidir. Ya da bu olayın kendi başımıza geldiğini düşünürsek, tek başımıza yaralı bir şekilde duruyorsunuz bu olay hepimizi üzer (K35).

Kolhberg ve Hersh,1977, Yeşilyaprak, 2014

2.Örnek Olay

Oyun dediğin hileyle ve yalancılıkla oynanmaz. Oyuncu dediğin dürüst ve yardımsever olmalı (K9).


Gelenek sonrası dönemde birey, ahlaki değer ve ilkeleri kendi bakış açısından yola çıkarak ele alır ve yorumlar (Özbay ve Erkan, 2012). Toplumun gereksinimlerini karşılamakta yetersiz kalan kural ve yasaların değiştirilmesinin gerekli olduğu vurgulanır (Yeşilyaprak, 2014). Dönemin son evresi olan evrensel ahlak ilkesinde, Bu evre bireyin kendine özgü ahlak ilkelerini seçtiği ve değer sistemini örgütlediği düzeydir (Senemoğlu, 2007).

Elde edilen nitel verilerin analizi için araştırmaya katılan öğrencilerin her biri K1’den K42’ye kadar numaralandırılarak, araştırma raporunda kod isimler ile ifade edilmiştir. Ardından araştırmacılar ve nitel araştırma alanında çalışmaları bulunan diğer bir araştırmacı tarafından verilerin analizine geçilmiştir. Öğrencilerin örnek olaylara verdiği yanıtlar, Kolhberg’in Ahlaki Gelişim Kuramı temel alınarak değerlendirilmiştir. Araştırmanın güvenirliğini sağlamak için, araştırmada ulaşılan kavramsal kategorilerin altında verilen kodların, söz konusu kavramsal kategorileri temsil edip etmediğini teyit etmek amacıyla iki araştırmacının kodları ve kodlara ilişkin kategorileri karşılaştırılmıştır (Kurt ve Ekici, 2013). Mevcut çalışmada kodlama uygulamalarının güvenirliği için, Miles ve Huberman (1994) tarafından ortaya konan araştırmacılar arasındaki uzlaşma korelasyon katsayısı; [Görüş Birliği/(Görüş Birliği+Görüş Ayrılığı) x100] formülü kullanılmıştır. Bunların her biri, dikkatle üzerinde durulması gereken, geçerli ve güvenilir veri toplamada oldukça önemli yeri olan aşamalardır (Yıldırım ve Şimşek, 2011). Verilen eşitliğin kullanılmasıyla, kodlama sürecine ilişkin uzlaşma korelasyon katsayısı %89 olarak belirlenmiştir. Güvenirlik hesaplamasındaki uyuşum yüzdesi % 70 olduğunda güvenirlik yüzdesine ulaşılmış kabul edilir (Yıldırım ve Şimşek, 2011). Bu durum, analizi yapan araştırmacıların kendi içlerinde tutarlı olduklarını göstermektedir.
Bulgular

Nicel Verilere Yönelik Bulgular

Ortaokul öğrencilerinin sportmenlik yönelimlerinin cinsiyet, sınıf ve spor branşı değişkenlerine göre analizleri aşağıda gösterilmiştir.
  1   2   3   4

sosyal ağlarda paylaşma



Benzer:

International Journal of Human Sciences iconInternational Journal of Human Sciences

International Journal of Human Sciences iconThe Journal of International Social Research

International Journal of Human Sciences iconE ducation international

International Journal of Human Sciences iconInternational Law-ii

International Journal of Human Sciences iconA. I. D. Agency for International Development A. S. (At sight)

International Journal of Human Sciences iconInr 287 international law

International Journal of Human Sciences iconII. uluslararasi ticaret hukukunu düzenleyen kurumlar a. Unidroit...

International Journal of Human Sciences iconTechnical Education in Turkey, Gazi University Journal of The Faculty...

International Journal of Human Sciences iconInternational Covenant on Civil and Political Rights Adopted and...

International Journal of Human Sciences iconCumhuriyet Hemşirelik Dergisi 2013 Cumhuriyet Nursing Journal 2013


Yasa




© 2000-2018
kişileri
d.ogren-sen.com