1-24 sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere uygun düşen kelime veya ifadeyi bulunuz


sayfa1/4
d.ogren-sen.com > Doğru > Evraklar
  1   2   3   4
1998 MAYIS KPDS SORULARI
1-24 sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere uygun düşen kelime veya ifadeyi bulunuz.

1. If we are serious about suppressing terrorism we shall have to ____ stronger measures than those currently in practice.

  1. require

  2. revise

  3. adopt

  4. abduct

  5. suspend


2. When an unknown but gifted artist is finally recognised, his paintings can become valuable ____ in the future.

  1. rates

  2. accounts

  3. sales

  4. interests

  5. assets


3. It is ____ ten years since AIDS caught the world’s attention.

  1. formidably

  2. generously

  3. pertinently

  4. roughly

  5. inevitably


4. The new ceramics, which have little in common with the chinaware we use in our kitchens everyday, are being used ____ in engines and electronics.

  1. depressingly

  2. seemingly

  3. increasingly

  4. discouragingly

  5. obligingly


5. I am horrified at the turn things have taken and am convinced that he is ____ of much better treatment than that which he is receiving.

  1. rebutting

  2. deserving

  3. defending

  4. safeguarding

  5. indulging


6. Progress in materials research is ____ to overcoming such problems as the finiteness of the world’s resources and possible shortages of strategic materials.

  1. crucial

  2. inexpensive

  3. adamant

  4. subversive

  5. subsequent

7. Despite the gusty wind they were able to put out the fire before it ____ .

  1. fell off

  2. was taken into account

  3. was held out

  4. got out of hand

  5. broke up



8. I don’t know how we are going to ____ the expected surge of immigrants into the country.

  1. run through

  2. cope with

  3. put out

  4. take down

  5. look over


9. Of all the policies put into effect by the Thatcher governments ____controversial was the economic one.

  1. most

  2. the more

  3. the most

  4. more

  5. mostly


10. If the others hadn’t voted in favor of the younger candidate, I probably wouldn’t have done so ____ .

  1. even

  2. too

  3. also

  4. as well

  5. either

11. Today the expansion of knowledge in astronomy, physics, chemistry, and biology is ____ vast and complex, and multiplying ____ quickly to be mastered fully.

  1. so / that

  2. just as / as

  3. as well / as

  4. so / so

  5. too / too


12. Scientists rely on computers to model phenomena ____ would ____ be difficult to observe.

  1. whereby / in case

  2. such as / nonetheless

  3. which / nevertheless

  4. that / otherwise

  5. so that / in fact

13. The lawyer decided to call ____ of the witnesses only and paid no attention to ____ .

  1. both / others

  2. the two / any other

  3. two / the others

  4. some / another

  5. any / some others

14. Several experts were working on the project, and each came up with some interesting proposals, and naturally ____ claimed that ____ was the best.

  1. many /each

  2. some / its

  3. we / it

  4. all / he

  5. each / his

15. We are prevented ____ completing the project ____ time due to unforeseen circumstances.

  1. from / on

  2. in / by

  3. by / in

  4. at / over

  5. for / about


16. The Hollywood studio system in film making, which began ____ 1920 and flourished from the early 1930s ____ the 1950s is unique in Western culture.

  1. throughout / into

  2. around / through

  3. by / until

  4. within / over

  5. along/ till


17. ____ the embargo imposed on us is lifted in the near future, we can’t hope for any economic recovery.

  1. Whereas

  2. While

  3. Because

  4. In case

  5. Unless

18. ____ proving useful in many scientific fields, computers-generated knowledge, ____ Professor Hayes acknowledges, is not without pitfalls.

  1. Although / because

  2. Since / while

  3. While / as

  4. As long as / even if

  5. Once / whether or not



19. ____ suggestion he may make as regards the tax rate, let’s not give any response ____ we have discussed the matter thoroughly together.

  1. However / when

  2. Whatever / until

  3. Whyever / after

  4. Whatsoever / while

  5. Whenever / before


20. Most newspapers are of the opinion that if a majority of Scots really ____ independence, the British Parliament has no option but ____ to their wishes.

  1. did want / had acceded

  2. wanted / have acceded

  3. had wanted / would have acceded

  4. do want / to accede

  5. would have wanted / acceded

21. For a hundred years or so some critics ____ that poetry is dying and all that time poets ____ poems that later generations recognise as great.

  1. have maintained / have been writing

  2. maintained / wrote

  3. had maintained / were writing

  4. maintain / are writing

  5. would maintain / had been writing



22. What I ____ is that we ___ to think seriously about a thorough reform in the legal system.

  1. have proposed / should have begun

  2. had proposed / were beginning

  3. am proposing / begin

  4. was proposing / have begun

  5. proposed / had begun

23. When the Italian astronomer Giovanni Schiaparelli ____ a map of Mars in 1877, he ____ a large number of straight linear features, which he called “canali” that is “channels”.

  1. publishes / has noted

  2. had published / was noting

  3. has published / notes

  4. published / noted

  5. would have published / had noted



24. If we ____ the terms of the contract, all the paint-work in the building ____ finished by the 15th of next month.

  1. are to meet / will have to be

  2. were meeting / will be

  3. met / would have had to be

  4. had met / is being

  5. will meet / was being

25-34 sorularda, verilen İngilizce cümlenin Türkçe dengini bulunuz.

25. Belgium has always seen itself as quiet, devout, prosperous and civilised country, where people are nice to children.

  1. Daima uygar, zengin, huzurlu ve barış sever bir ülke olarak bilinen Belçika’da insanlar çocuklara karşı hep iyi davranırlar.

  2. Belçika çocuklara her zaman iyi davranılan huzurlu, güvenli, gelişmiş ve uygar bir ülke olarak görülmektedir.

  3. Sakin, dinine bağlı, kalkınmış ve uygar bir ülke olarak görülen Belçika’da insanlar çocuklara karşı hep sevecendir.

  4. Çocuklara karşı insanların anlayışlı olduğu görülen Belçika, düzenli, inançlı, zengin ve uygar bir ülkedir.

  5. Belçika hep kendini insanların çocuklara iyi davrandığı, sakin, dindar, müreffeh ve uygar bir ülke olarak görmüştür.


26. Despite these objections raised in the Senate, there are strong arguments in favour of both sanctions and bombing.

  1. Senato’da dile getirilen karşıt görüşlere karşın, harekatı ve bombardımanı destekleyen yaklaşımların daha güçlü olduğu görülüyor.

  2. Senato’da yapılan bu itirazlara karşın, hem yaptırımlar hem de bombardıman lehinde güçlü görüşler bulunmaktadır.

  3. Senato’da tartışmalar devam etse de saldırı ve bombardıman lehindeki görüşler gittikçe artmaktadır.

  4. Senato’da böyle iddialar ileri sürülse de ortaya konan görüşler hem ablukayı hem de bombardımanı kuvvetle destekler niteliktedir.

  5. Tüm bu itirazlara karşın, senato’da yapılan güçlü tartışmalar işgal ve bombardımanın lehinde sonuçlanmıştır.


27. Britain’s newspaper market, which is one of the world’s most diverse, continues to prosper with relatively stable prices.

  1. Dünyanın en çeşitlilerinden biri olan İngiliz gazete piyasası, nispeten istikrarlı fiyatlarla gelişmeye devam ediyor.

  2. Dünyanın en karmaşık basın piyasasına sahip olan İngiltere’de gazete fiyatlarındaki istikrar kısmen devam etmektedir.

  3. Kısmen istikararlı fiyatlara sahip olan İngiliz basın piyasası, dünyanın en çok farklılık gösteren piyasalarından biridir ve gelişmesini sürdürmektedir.

  4. Dünyanın en güvenilir basın piyasasına sahip olan İngiltere’de gazete fiyatlarının istikrarlı durumu devam etmektedir.

  5. Dünyanın en farklı piyasalarından biri olan İngiliz gazete piyasası kısmen istikrarlı fiyatlar sayesinde olumlu gelişmesini sürdürmektedir.



28. When, in the mid-19th century, the wool trade boomed in Yorkshire, almost a tenth of the population of Bradford consisted of Irish immigrants.

  1. On dokuzuncu yüzyılın ortalarına doğru Bradford’da yaşayan ve nüfusun onda birini oluşturan İrlandalı göçmenler Yorkshire’da hızlı bir gelişme gösteren yün ticaretini ellerinde tutuyorlardı.

  2. On dokuzuncu yüzyılın ortalarında Yorkshire’da yün sanayiinin hızla gelişmesi Bradford’a yerleşen İrlandalı göçmenlerin nüfusunun on kat artmasına neden oldu.

  3. Bradford nüfusunun onda birini oluşturan İrlandalı göçmenler, on dokuzuncu yüzyılın ortalarında Yorkshire’da hızlı bir gelişme gösteren yün dokumacılığının temelini oluşturuyordu.

  4. On dokuzuncu yüzyılın ortalarında, Yorkshire’da yün ticareti hızlı bir gelişme gösterdiğinde, Bradford nüfusunun hemen hemen onda biri İrlandalı göçmenlerden oluşuyordu.

  5. On dokuzuncu yüzyılın ortalarına doğru Yorkshire’da yün ticaretinin hızla gelişmesi Bradford’daki İrlandalıların hemen hemen onda birinin göç etmesi ile sonuçlandı.



29. The main issue in the Russian economy this year is whether or not interest rates can be held at the 25% average envisaged in the budget.

  1. Bu yıl Rus ekonomisinin önemli sorunu, bütçede belirtilen %25 ortalama ile faiz oranlarının nasıl dondurulacağı konusudur.

  2. Bu yıl Rus ekonomisinde yaşanan temel sorun, faiz oranlarının temel bütçede kabul edildiği gibi %25 düzeyinde nasıl durdurulacağı hususudur.

  3. Faiz oranlarının bütçede bu yıl öngörüldüğü gibi, %25 düzeyinin altına indirilebilmesi, Rus ekonomisini bu yıl en çok uğraştıran sorun olmuştur.

  4. Faiz oranlarının, bütçede ifade edildiği gibi %25’lere nasıl indirileceği konusu, Rus ekonomisini bu yıl en çok uğraştıran sorun olmuştur.

  5. Bu yıl Rus ekonomisindeki ana sorun, faiz oranlarının bütçede öngörülen %25 ortalamasında tutulup tutulamayacağıdır.


30. Spain’s King, Juan Carlos, speaks fluent Porteguese, since he grew up in Portugal, where his father lived in exile.

  1. İspanya Kralı Juan Carlos, Portekiz’de doğup büyüdüğü ve babası gibi burada sürgünde yaşadığı için mükemmel Portekizce konuşur.

  2. İspanya Kralı Juan Carlos’un çok akıcı Portekizce konuşmasının en önemli nedeni, babasının sürgüne gönderildiği Portekiz’de uzun süre yaşamış olmasıdır.

  3. İspanya Kralı Juan Carlos, Portekizceyi akıcı bir şekilde konuşmayı Portekiz’de babası gibi sürgün yaşadığı yıllarda öğrendi.

  4. İspanya Kralı Juan Carlos, babasının sürgün yaşadığı Portekiz’de büyümüş olduğu için akıcı Portekizce konuşur.

  5. Portekiz’de doğup büyüyen İspanya Kralı Juan Carlos, sürgünde yaşayan babası kadar akıcı Portekizce konuşur.

31. There was much documentary evidence about the case, which was subjected to rigorous testing by the forensic specialists and found to be authentic.

  1. Davaya ilişkin bir sürü kanıt ve belge bu alanın uzmanlarınca köklü bir incelemeye alınmış ve bunların doğruluğu ispatlanmıştır.

  2. Güvenlik uzmanları, dava ile ilgili pek çok belge ve kanıtı yoğun bir incelemeye almış ve bunların gerçek olduğunu ortaya koymuştur.

  3. Dava hakkında, adli tıp uzmanlarınca sıkı incelemeye tabi tutulan ve gerçek olduğu anlaşılan pek çok belgesel kanıt bulunmaktaydı.

  4. Parmak izi uzmanlarınca ayrıntılı bir incelemeye tabi tutulan belgesel kanıtlar, davaya ilişkin gerçekleri kesin olarak ortaya koymuştur.

  5. Davaya ilişkin o kadar çok belge ve kanıt bulunmaktaydı ki bunların gizli uzmanlarca incelenmesi ve doğruluklarının saptanması çok uzun süre almıştır.



32. Today there are some political scientists who would date the beginning of the cold war back to the early 1920s when the Soviets declared ideological war on western capital societies.

  1. Bugün bazı siyaset bilimciler, Sovyetlerin kapitalist batı ülkelerine karşı ideolojik bir savaş açtığı 1920’li yılların, soğuk savaşın başlangıç tarihi olarak kabul edilmesine karşılar.

  2. Bugün, soğuk savaşın başlangıcını, Sovyetlerin kapitalist batı toplumlarına karşı ideolojik savaş ilan ettiği 1920’lerin ilk yıllarına dayandıran bazı siyaset bilimciler bulunmaktadır.

  3. Bugün bazı siyaset bilimcilere göre, Sovyetler’in 1920’li yılların başında kapitalist batı ülkelerine karşı ideolojik bir savaş açması, soğuk savaşın başlangıcını oluşturan ilk gelişmedir.

  4. Bugün bazı siyaset bilimciler soğuk savaşın başlangıç tarihini 1920’li yıllar olarak kabul ederler, çünkü bu dönemde Sovyetler kapitalist batı ülkelerine karşı ideolojik bir savaş ilan etmişlerdir.

  5. 1920’li yılların başında Sovyetler’in bazı kapitalist batı toplumlarına karşı ideolojik bir savaş başlatmaları, bugün bazı siyaset uzmanları tarafından soğuk savaş olarak kabul edilmektedir.

33. The Cuban missile crisis was in fact a highly educative process for both the Americans and the Soviets, and thereafter each treated the other with respect.

  1. Gerek Amerikalılar gerekse Sovyetler açısından oldukça eğitici bir süreç olan Küba füze bunalımı, her iki tarafın birbirine karşı saygı göstermesine neden olmuştur.

  2. Küba füze bunalımı, gerek Amerikalılar gerek Sovyetler üzerinde oldukça eğitici olmuş ve daha sonraki yıllarda her ikisi de birbirine karşı saygı göstermeye başlamıştır.

  3. Hem Amerikalılar hem de Sovyetler, Küba füze bunalımı oldukça eğitici bir süreç olarak görmüşler, bundan böyle biribirlerine karşı saygılı davranmaya özen göstermişlerdir.

  4. Esasında, Küba füze bunalımı hem Amerikalılara hem de Sovyetlere göre son derece eğitici bir süreç olmuştur, çünkü bunun sonucunda her iki taraf birbirine karşı saygılı davranmayı öğrenmiştir.

  5. Küba füze bunalımı, gerçekten, hem Amerikalılar hem de Sovyetler için son derece eğitici bir süreç olmuş ve bundan sonra her biri diğerine saygılı davranmıştır.

34. From 2010 onwards, in almost every country in continental Europe, public finances will be under threat because of a growing number of elderly people dependent on the state pension.

  1. Emekli maaşına bağlı yaşlıların sayısının çok artması 2010 yılından itibaren kıta Avrupa’sının tüm ülkelerinde kamu gelirleri üzerinde azaltıcı bir etki oluşturacaktır.

  2. 2010 yılından sonra, kıta Avrupa’sının tüm ülkelerinde kamu harcamaları baskı altında olacaktır, çünkü devletten emekli maaşı alan yaşlıların sayısı hızla artıyor.

  3. Devletten maaş alan emeklilerin sayısı hızla arttığı için kıta Avrupa’sı ülkelerinde kamu bütçeleri 2010 yılından başlayarak denk bütçe özelliğini yitirecektir.

  4. Devletten emekli maaşına bağlı yaşlı kişilerin sayısının artması nedeniyle, 2010 yılından itibaren kıta Avrupa’sının hemen her ülkesinde kamu maliyesi tehdit altında olacaktır.

  5. Devletten emekli maaşı alan yaşlıların sayısı giderek arttığı için 2010 yılından başlayarak kıta Avrupa’sı ülkelerinin hemen hepsinin kamu bütçeleri açık verecektir.


  1   2   3   4

sosyal ağlarda paylaşma



Benzer:

1-24 sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere uygun düşen kelime veya ifadeyi bulunuz icon1-24 sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere uygun düşen kelime veya ifadeyi bulunuz

1-24 sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere uygun düşen kelime veya ifadeyi bulunuz icon1-24 sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere uygun düşen kelime veya ifadeyi bulunuz

1-24 sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere uygun düşen kelime veya ifadeyi bulunuz icon1-24 sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere uygun düşen kelime veya ifadeyi bulunuz

1-24 sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere uygun düşen kelime veya ifadeyi bulunuz icon1-24 sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere uygun düşen kelime veya ifadeyi bulunuz

1-24 sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere uygun düşen kelime veya ifadeyi bulunuz icon1-24 sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere uygun düşen kelime veya ifadeyi bulunuz

1-24 sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere uygun düşen kelime veya ifadeyi bulunuz icon1-24 sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere uygun düşen kelime veya ifadeyi bulunuz

1-24 sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere uygun düşen kelime veya ifadeyi bulunuz icon1-24 sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere uygun düşen kelime veya ifadeyi bulunuz

1-24 sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere uygun düşen kelime veya ifadeyi bulunuz icon1-24 sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere uygun düşen kelime veya ifadeyi bulunuz

1-24 sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere uygun düşen kelime veya ifadeyi bulunuz icon1-24 sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere uygun düşen kelime veya ifadeyi bulunuz

1-24 sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere uygun düşen kelime veya ifadeyi bulunuz icon1-24 sorularda, cümlede boş bırakılan yerlere uygun düşen kelime veya ifadeyi bulunuz


Yasa




© 2000-2018
kişileri
d.ogren-sen.com