5 dişa açik ekonomilerde (DÖrt sektöRLÜ modelde) denge hasila düzeyiNİn belirlenmesi


d.ogren-sen.com > Doğru > Evraklar
5.3. DIŞA AÇIK EKONOMİLERDE (DÖRT SEKTÖRLÜ MODELDE) DENGE HASILA DÜZEYİNİN BELİRLENMESİ

Modelin dışa açılmasıyla sisteme ihracat ve ithalat dahil olur. İhracat (X), otonom bir değişken (X0) konumundadır. İhracat miktarı, diğer ülkelerin gelir seviyesi ve ihraç talebinin gelir esnekliği tarafından belirlenir.

İthalat (M), yurt dışından satın alımlar için ödenen bedeldir. Yurtiçi geliri ve talebi azalttığı için tıpkı tasarruflar ve vergiler gibi “sızıntılar” içinde yar alır. İthalat fonksiyonu şu şekilde ifade edilir,

M= M0 + mY

Burada;

M0= Otonom ithalat (gelirden bağımsız ithalat)

M= marjinal ithal eğilimi

mY= gelire bağlı ithalattır.

İthalat ile gelir arasında doğru yönlü ilişki vardır. Milli gelir arttığında ithalat ta artar.

Marjinal İthal eğilimi ; (m= ) gelirdeki bir birimlik artışın ithalatı ne kadar artırdığını gösterir. Örn.; m= 0,2 (%20) olması, gelir 100 TL arttığında ithalatın 20 TL artacağını ifade eder.

(ithalat fonksiyonu koyulacak)

5.3.1. Toplam Planlanan Harcama yada Toplam Talep

Dışa açık ekonomilerde toplam talep; tüketim, yatırım ve kamu harcamaları ile ihracat ve ithalat arasındaki farktan oluşur.

AE= C + I0 + G0 + (X0-M)

Bu denklemde tüketim fonksiyonu ve ithalat fonksiyonu yerine konursa

AE= (C0 + cTR0) + c (1-t)Y + I0 + G0 + X0- (M0+mY) olur.

Otonom kalemler bir araya toplanıp A0 ile ifade edilirse denklem;

A0 = C0 + cTR0 + I0 + G0 + X0 - M0

AE= A0 + [c (1-t) –m ]Y olur.

-Toplam Talep Doğrusunun Eğimini Belirleyen Faktörler ve Etkileri

Diğer modelleri de kapsayan dışa açık modelde toplam talep doğrusunun eğimi c(1-t)-m ile ifade edilmektedir. Doğrunun eğimi; c, t ve m tarafından belirlenir. Aralarındaki ilişkiler ise şu şekildedir;

  • Marjinal tüketim eğilimi (c), artarsa eğim artar yani eğri daha dik hale gelir. Tersi de doğrudur.

  • Marjinal vergi oranı (t), azalırsa eğim artar yani eğri daha dik hale gelir. Tersi de doğrudur.

  • Marjinal ithal eğilimi (m), azalırsa eğim artar yani eğri daha dik hale gelir. Tersi de doğrudur.



5.3.2. Denge Hasıla Seviyesinin Belirlenmesi

Y= AE eşitliğine göre Y= A0 + [c (1-t) –m ]Y olur. Bu denklem Y’ye göre çözüldüğünde;

Y=  yada Y= A0  denge değerine ulaşılır.

Milli gelir dengede olduğunda tasarruf-yatırım özdeşliği de sağlanır. Devletin dahil olduğu dışa açık modelde söz konusu özdeşlik; sızıntılar = enjeksiyonlar olmak üzere şu şekilde ifade edilir;

S + T + M = I + G + X

5.3.3. Denge Hasıla Seviyesinin Değişmesi

Dışa açık ekonomilerde iki yeni çarpan söz konusudur. Bunlar; ihracat çarpanı ve otonom ithalat çarpanı’dır. Diğer taraftan bu çarpanlar gelir vergisinin alınıp alınmamasına göre farklılık arz eder.

1.Gelir Vergisinin ALINMASI Durumunda Çarpan Süreci

İhracat Çarpanı; ΔX0  = ΔY

Otonom İthalat Çarpanı; - ΔM0  = ΔY

2.Gelir Vergisinin ALINMAMASI Durumunda Çarpan Süreci

İhracat Çarpanı; ΔX0  = ΔY

Otonom İthalat Çarpanı; - ΔM0  = ΔY

1-c=s olduğundan burada çarpan katsayısı  olarak ta alınabilir.

Soru

M= 50+0,15Y ve C= 200+0,8Y olan bir ekonomide milli gelir 1000 birim düzeyinde dengededir. İhracat 200 birim artırılırsa yeni denge gelir seviyesi aşağıdakilerden hangisi olur?

a.1000 b.2000 c.3000 d.4000 e.5000

Cevap

Soruda gelir vergisinden bahsedilmemektedir. Bu durumda ihracat çarpanı; ΔX0  = ΔY olur.

İthalat fonksiyonundan m=0,15 ve tüketim fonksiyonundan da c=0,8 olduğu anlaşılmaktadır.

200  =  = 4000 Milli gelir 4000 birim artar.

Yeni denge gelir seviyesi = 1000 + 4000 = 5000 birim olur. Doğru Cevap E Şıkkıdır.

Hızlandıran Mekanizması

Keynesyen teoriye göre, otonom harcamalarda meydana gelen bir atış çarpan mekanizması vasıtasıyla milli gelir üzerinde kendisinden daha büyük miktarda bir artış yaratır. Ancak, milli gelirdeki artış burada bitmez. Hızlandıran mekanizması olarak bilinen bir süreç devreye girer ve milli gelirdeki artış devam eder. Şöyle ki;

  1. Çarpan mekanizmasının işlemesiyle milli gelirde meydana gelen artış, marjinal tüketim eğilimi oranında tüketim harcamalarının artmasına neden olur. Yani tüketim; ΔC kadarlık bir artış gösterir. Tüketim harcamalarının artması demek, gıda, giyim, beyaz eşya gibi tüketim mallarına yönelen talebin artması demektir.

  2. Söz konusu tüketim mallarını üreten firmalar, ürettikleri bu mallar yönelik talep artışını karşılamak için (şayet tam kapasitede çalışıyorlarsa) yeni yatırım yapıp (uyarılmış yatırım) üretim kapasitelerini genişletmek zorunda kalacaklardır. Uyarılmış yatırım; yatırım fonksiyonunun gelirle ifade edilmesi durumunda (I= I0 + eY) uyarılmış yatırımlarda (eY) meydana gelen artıştır. (Geniş bilgi için yatırım konusuna bakınız) Peki, uyarılmış yatırımlar ne kadar artacaktır?

  3. ΔI= uyarılmış yatırım, e = hızlandıran katsayısı, ΔC= tüketimdeki artış olma üzere Uyarılmış Yatırımlar ΔI= e. ΔC kadar artar. Bu durumda uyarılmış yatırımlar tüketim harcamalarının doğru yönlü bir fonksiyonu olmaktadır.

Tüketim harcamalarındaki bir artışın, uyarılmış yatırımları ve dolayısıyla milli geliri artırma süreci hızlandıran mekanizması olarak adlandırılır.

ΔG. k = ΔY ΔC= c. ΔY ΔI= e. ΔC

(*)Burada hızlandıran katsayısını biraz açmak gerekir. Hızlandıran katsayısı literatürde Sermaye/Hasıla Oranı yada uyarılmış yatırım katsayısı olarak ta adlandırılmaktadır. Sermaye/Hasıla Oranı (S/H); üretimi, geliri yada hasılayı 1 birim artırabilmek için sermaye stokunda yapılması gereken artılı(yatırım) ifade eder.

S/H Oranı = ΔK/ ΔY şeklinde ifade edilir. Yatırım ise, sermaye stokundaki net artış olarak tanımlandığına göre ΔK=I yazılabilir. Bu durumda S/H Oranı = e= I/ ΔY şekline dönüşür. Örn.; geliri 1 birim artırmak için 3 birim yatırım yapmak gerekiyorsa S/H oranı 3 olur.

Hızlandıran mekanizması P. Samuelson tarafından literatüre kazandırılmıştır. “Samuelson Salınımı” olarak bilinen matematiksel yöntemle açıklanmıştır. Hızlandıran mekanizması her durumda çalışmaz. Hızlandıran mekanizmasının çalışabilmesi için şu şartların varlığı gereklidir;

  1. Tüketim malları sanayinin (örn. Ayakkabı üretimi yapan sektör) tam kapasite ile çalışıyor olması gerekir. Zira eksik kapasitede çalışılıyorsa yani atıl kapasite söz konusuysa artan talep uyarılmış yatırım yapılmadan Kapasite Kullanım Oranının artırılmasıyla karşılanabilir.

  2. Diğer taraftan ise yatırım malları sanayinin( Örn. Ayakkabı üretimini yapan makineyi üreten sektör) ise eksik kapasitede çalışıyor olması lazımdır. Zira tam kapasite ile çalışılıyorsa bu durumda tüketim malları sanayi için gerekli olan makine-teçhizat anında üretilemez.

  3. Ülkede yatırım malları sanayinin gelişmiş olması gerekir. Makine-teçhizat üretimi için gerekli olan nitelikli işgücü-hammadde-döviz gibi üretim girdilerinde sıkıntı yaşanmaması gerekir.

  4. Üretimde sermaye-yoğun teknolojilerin kullanılıyor olması gerekir.

  5. Yukarıda sayılan şartlar oluşsa bile ekonomide hızlandıran mekanizmasının işleyebilmesi için belirsizlik olmaması gerekir.

Hızlandıran mekanizması ve işlemesi daha çok gelişmiş ülkelere özgü bir durumdur. Az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde işlemesi zordur. Zira bu ülkelerde hızlandıranın işlemesi için gereken şartların oluşması söz konusu değildir.

Süper Çarpan

Çarpan ve hızlandıran mekanizmalarının ekonomide birlikte işlemesi durumu süper çarpan olarak adlandırılır. Zira, hızlandıran katsayısının devreye girmesi çarpan katsayısının değerini yükseltmektedir. Hızlandıran katsayısının değeri arttıkça süper çarpan büyümekte, azaldığında ise küçülmektedir.

I=I0 + eY gelire bağlı yatırım fonksiyonu olmak üzere

a) gelir vergisinin söz konusu olmadığı durumda süper çarpan ; ks= 

b) gelir vergisinin söz konusu olduğu durumda süper çarpan ; ks= 

şekkinde ifade edilir. Süper çarpan, basit harcama çarpanına göre milli gelir üzerinde daha fazla etkili olduğu için “süper” olarak adlandırılır. Çünkü;

 >  ve  >  durumu geçerlidir.

5.4. BASİT KEYNESYEN MODEL VE MİLLİ GELİRİN FARKLI DENGE SEVİYELERİ

Basit Keynesyen modelde, toplam talep ile milli gelirin denge seviyesi arasındaki ilişkiler analiz edilmektedir. Konuya derinlik kazandırmak için “milli gelirin denge seviyesi” kavramının irdelenmesi gerekir. Burada cevabı aranılan soru, toplam talebin belirlediği milli gelir denge seviyesinin, ideal (optimal) denge seviyesi olup olmadığıdır. Zira, milli gelirin birden fazla denge seviyesi vardır ve bunlardan sadece bir tanesi idealdir. Bu konunun incelenmesindeki amaç; dengenin ideal olup olmadığının belirlenmesi, eğer ideal değilse, hangi politikaların uygulanması suretiyle arzu edilen ideal düzeye ulaştırılabileceğini ortaya koymaktır.

Basit Keynesyen modellerde milli gelirin iki türlü denge seviyesi söz konusudur. Bunlar;

  • milli gelirin reel denge seviyesi

  • milli gelirin nominal denge seviyesi şeklindedir.

Milli gelirin reel denge seviyesi de kendi içinde;

  • tam istihdam denge seviyesi

  • eksik istihdam denge seviyesi şeklinde ikiye ayrılır.

Bu durumda milli gelirin üç farklı denge seviyesinden bahsetmek mümkündür. Bunlar;

a) Milli gelirin tam istihdam denge seviyesi

b) milli gelirin eksik istihdam denge seviyesi

c) milli gelirin nominal denge seviyesi şeklindedir.



5.4.1. Milli Gelirin Tam İstihdam Denge Seviyesi

Tam istihdam denge gelir seviyesi ekonominin ideal denge seviyesidir. Zira, milli gelirin tam istihdam denge seviyesi, üretim faktörlerinden tam ve etkin olarak yararlanılması durumunda ulaşılabilecek üretim düzeyini ifade eder. Bu denge seviyesinde ekonomide, işsizlik ve enflasyon problemi yaşanmaz. İşsizlik, doğal işsizlik düzeyinde (%4 - %6 arası), enflasyon ise tek haneli (% 5 gibi) ve kontrol edilebilir düzeylerdedir. Ekonomiyi yönetenlerin temel hedefi, milli geliri tam istihdam düzeyinde dengeye ulaştırabilmek ve orada tutabilmektir.

Tam istihdam milli gelir seviyesi, üretim fonksiyonundan yararlanılarak ortaya konulabilir.

YFE ; tam istihdam milli gelir denge seviyesi

LFE ; tam istihdam düzeyi

KFC ; tam kapasite kullanım oranı olmak üzere;

YFE = f ( LFE, KFC)

Üretim faktörlerinden ne ölçüde yararlandığımızın göstergesi; işgücü için işsizlik oranı, sermaye için Kapasite Kullanım Oranıdır. Eğer, doğal işsizlik dışında işsizlik yoksa ve kapasite kullanım oranı da %100 ise (yada atıl kapasite %0) üretim faktörlerinden tam olarak yaralanıldığı söylenebilir. Kaynaklardan tam yararlanma durumunda ulaşılan gelir düzeyi, tam istihdam milli gelir düzeyi yada Potansiyel GSYİH olarak adlandırılır.

Tam istihdam milli gelir düzeyi bir doğru ile ifade edilir. Tam istihdam gelir düzeyi toplam talepten bağımsızdır yani toplam talep tarafından belirlenmez. Bu nedenle Tam İstihdam Doğrusu, toplam talebin gösterildiği dikey eksene paralel olarak çizilir.



Tam istihdam milli gelir düzeyi, sahip olunan işgücü miktarı ve sermaye stoku tarafından belirlenir. Keynesyen modelde kısa dönem itibariyle sabit olduğu kabul edilen tam istihdam seviyesi esasında uzun dönem itibariyle değişken konumdadır. Sahip olunan işgücü ve sermaye miktarı artarsa tam istihdam doğrusu da sağa doğru kayar. Tersi durumda da sola kayma söz konusudur.

Tam istihdam doğrusu grafiği ikiye böler. Doğrunun sol tarafında kalan alan, reel alan yada işsizlik alanı olarak adlandırılır. Milli gelir bu alanda dengede ise (örn.; Y1 büyüklüğünde) toplam talepte meydana gelecek olan değişmeler (artma yada azalma)sonucunda, fiyatlarda herhangi bir değişme olmaksızın üretim değeri artar yada azalır. Yani milli gelirdeki değişmeler reel olur.

Tam istihdam doğrusunun sağ tarafında kalan alan ise, nominal alan yada enflasyon alanı olarak adlandırılır. Milli gelir bu alanda dengede ise (örn.; Y2 büyüklüğünde) toplam talepte meydana gelecek olan değişmeler (artma yada azalma)sonucunda, üretim düzeyinde herhangi bir değişme olmaksızın fiyatlar genel düzeyi değeri artar yada azalır. Yani milli gelirdeki değişmeler nominal olur.



Toplam Arz (Y) ve toplam talep (AE) eğrileri, tam istihdam doğrusunun (YFE) üzerinde kesişiyorsa (A noktası) ekonomi tam istihdam gelir seviyesine ulaşmış demektir. Bu noktada Potansiyel GSYİH, fiili GSYİH’ya eşit olur. Tam istihdam doğrusu, aynı zamanda bu ekonomideki işgücü arzının ve sermaye stokunu temsil eder.

Zira bu ekonomide; OYFE büyüklüğünde üretim yapılmış, OYFE büyüklüğünde olan işgücü arzının tamamı talep edilmiş, yine OYFE büyüklüğündeki sermaye stokunun ise tamamı kullanılmış demektir. Yani doğal işsizlik dışında işsizlik yoktur ve kapasite kullanım oranı %100’dür. Fiyatlar genel seviyesi ise biraz yükselmiş olmakla birlikte tehlike arz edecek boyutlarda değildir.

5.4.2. Milli Gelirin Eksik İstihdam Denge Seviyesi

Toplam arz ve toplam talep doğrularının kesişmesi her zaman tam istihdam doğrusu üzerinde gerçekleşmez. Mevcut işgücünün tamamı istihdam edilemiyorsa, yani işsizlik varsa ve sermaye eksik kapasitede kullanılıyorsa, eksik istihdam dengesi söz konusu olur. Bu durumda toplam arz ve talep eğrileri tam istihdam doğrusunun solunda kesişir.



Şekilden de görüleceği üzere toplam arz ve toplam talep doğruları A noktasında kesişmiş ve denge gelir düzeyi Y1’de oluşmuştur. Bu ekonomiye ilişkin olarak şunlar söylenebilir;

1) Ekonomide kaynakların tam kullanılması durumunda üretilebilecek olan Potansiyel GSMH değeri 0YFE kadar iken, kaynaklar tam kullanılamadığından dolayı fiil GSMH 0Y1 düzeyinde gerçekleşmiştir. Bu nedenle ekonomide Y1YFE büyüklüğünde GSMH Açığı oluşmuştur.

2) Bu ekonomideki işgücü arzı OYFE kadar,( Tam istihdam doğrusu aynı zamanda işgücü arzının da temsilcisidir)işgücü talebi ise (istihdam hacmi), arz ve talebin kesiştiği A noktasına tekabül eden 0Y1 kadardır. İşgücü arzı, işgücü talebinden büyüktür, işgücünden tam yararlanılamamaktadır, Y1YFE büyüklüğünde işsizlik mevcuttur.

3) Bu ekonomideki sermaye stoku OYFE kadar( Tam istihdam doğrusu aynı zamanda sermaye stokunun da temsilcisidir), Kapasite Kullanım Oranı ise arz ve talebin kesiştiği A noktasına tekabül eden 0Y1 kadardır. Kapasite Kullanım oranı %100’den düşüktür, Y1YFE büyüklüğünde Atıl Kapasite söz konusudur.

4) Bu ekonomide enflasyonist bir baskı yada tehlike söz konusu değildir.

5.4.2.1. Deflasyonist Açık ve Maliye Politikası

Y1 gelir düzeyinde eksik istihdamda dengede olan ekonomi, işsizlik ve atıl kapasite problemiyle karşı karşıyadır. İşsizliğin, atıl kapasitenin ve tam istihdama ulaşılamamasının nedeni ekonomide talep yetersizliğinin olmasıdır. Zira tam istihdam düzeyindeki toplam arz ve toplam talebi şu şekilde gösterebiliriz;

Toplam Arz ; KYFE Toplam Talep; LYFE Talep Yetersizliği ; KL

Ekonominin tam istihdama ulaşmasını engelleyen unsur, mevcut toplam talebin tam istihdam seviyesine ulaşmak için olması gereken talepten KL kadar küçük olmasıdır. Bu nedenle, KL büyüklüğündeki toplam talep açığı “Deflasyonist Açık” olarak adlandırılır.

Tam istihdama ulaşabilmek için toplam talebin KL büyüklüğünde artırılması gerekir. Toplam talebi artırmak amacıyla uygulanabilecek iki politika vardır. Bunlardan biri para politikası, diğeri ise maliye politikasıdır. Keynesyen düşünce, para politikasının etkisiz olduğu yaklaşımından hareketle bu politikayı dikkate almaz.

Toplam talebi artırmak amacıyla uygulanan genişletici yöndeki maliye politikası “anti-deflasyonist maliye politikası” olarak adlandırılır. Hükümetin/parlamentonun uygulama yetkisinde olan maliye politikasının; kamu harcamaları (G), transfer harcamaları (TR) ve vergiler (t) olmak üzere üç uygulama aracı vardır.

Anti-deflasyonist maliye politikası uygulamasında; kamu harcamaları ve transfer harcamaları artırılır, vergi oranları ise düşürülür. Kamu ve transfer harcamalarının artırılması toplam talep eğrisini paralel olarak yukarı kaydırır, AE konumundan AE’ konumuna getirir. Bu şekilde oluşturulan kısmi talep artışı, çarpan mekanizmasını işleterek milli geliri bir miktar artırır. Devreye sokulan vergi indirimi ise, toplam talep eğrisinin eğimini artırarak (başlangıç noktasının aynı kaldığına (A0’) dikkat ediniz), AE’ konumundan AE’’ konumuna getirir. Bu uygulamayla deflasyonist açık kapatılır ve ekonomi tam istihdama ulaşır.

5.4.3. Milli Gelirin Aşırı İstihdam Denge Seviyesi

Toplam arz ve toplam talep doğrularının, tam istihdamı temsil eden YFE doğrusunun sağında kesişmesi durumunda ekonomi nominal alanda dengeye gelmiş olur. Aşırı istihdam dengesini gösteren şekilden de görüleceği üzere, A noktasında Y1 gelir düzeyinde dengede olan bu ekonomi için şu özellikler sıralanabilir;



1) Ekonominin üretim düzeyi 0Y1 büyüklüğündedir.. Bu üretim miktarı; 0YFE kadar reel üretim ile YFEY1 kadarlık nominal üretimin toplamından oluşur. Zira, kaynakların tam kullanımı durumundaki reel üretim(arz) miktarı 0YFE kadardır. Toplam talebin, toplam arzı aşması sebebiyle fiyatlar yükselmiş, üretimi 0YFE seviyesinden 0Y1 seviyesine kadar şişirmiştir. YFEY1 kadarlık üretim, enflasyonun neden olduğu nominal şişmeyi temsil eder.

2) İşgücü arzı tam kullanılmış olduğundan doğal işsizlik dışında işsizlik yoktur.

3) Aynı şey sermaye stoku için de geçerlidir. Yani Kapasite Kullanım Oranı % 100’dür.

4) Ekonomi nominal alanda dengede olduğu için enflasyon söz konusudur. Eksik istihdam durumundaki ekonomilerin temel problemi işsizlik iken, aşırı istihdam durumundaki ekonomilerin temel problemi ise enflasyondur.

5.4.3.1. Enflasyonist Açık ve Maliye Politikası

Ekonominin tam istihdam duvarını aşıp, Y1 gelir düzeyinde nominal alanda dengeye gelmesinin ve enflasyon problemi yaşamasının nedeni, toplam talebin toplam arzdan fazla olması yani talep fazlalığıdır. Enflasyonun neden olduğu YFEY1 büyüklüğündeki şişkinliğin sebebi; toplam talebin, tam istihdam seviyesi toplam talebinden KL kadar fazla olmasıdır. Zira tam istihdam düzeyindeki toplam arz ve toplam talebi şu şekilde gösterebiliriz;

Toplam Arz ; LYFE Toplam Talep; KYFE Talep Fazlalığı ; KL

KL büyüklüğündeki toplam talep fazlası, enflasyona sebebiyet verdiğinden dolayı “Enflasyonist Açık” olarak adlandırılır.

YFEY1 büyüklüğündeki nominal şişkinliği ortadan kaldırmak ve tam istihdam üretim düzeyine geri dönebilmek için toplam talebin KL kadar azaltılması gerekir. Toplam talebi azaltmak için uygulanan maliye politikası “anti-enflasyonist maliye politikası” olarak adlandırılır.

Anti-enflasyonist maliye politikası uygulamasında; kamu harcamaları ve transfer harcamaları azaltılır, vergi oranları ise artırılır. Kamu ve transfer harcamalarının azaltılması, toplam talep eğrisini paralel olarak aşağı kaydırır, AE konumundan AE’ konumuna getirir. Bu şekildeki kısmi talep azalışı, çarpan mekanizmasını işleterek nominal milli geliri bir miktar düşürür. Devreye sokulan vergi artışları ise, toplam talep eğrisinin eğimini düşürerek, AE’ konumundan AE’’ konumuna getirir. Bu uygulamayla enflasyonist açık kapatılır ve ekonomi tam istihdam seviyesine geri döner.

5.4.4. Yapısal Bütçe Açığı ( Tam İstihdam Bütçe Açığı) Yada

Yapısal Bütçe Fazlası (Tam İstihdam Bütçe Fazlası)

Bütçe, devletin gelirleri ile kamu harcamaları hesaplarının tutulduğu bir tablodur. Kamu gelirleri harcamalarına eşit ise bütçe denkliği, gelirler harcamalardan büyükse bütçe fazlası, tersine harcamalar gelirden büyük olursa bütçe açığı ortaya çıkar.

Ekonomi eksik istihdamda dengede iken, tam istihdama ulaştırabilmek amacıyla kamu harcamaları artırılır, vergiler ise düşürülür. Başlangıçta bütçenin denk olduğu varsayılırsa, harcamaların artışı ve vergilerin azalışı bütçede açık meydana getirir.

Ekonomi eksik istihdam durumunda iken, tam istihdama ulaşabilmek amacıyla uygulanan genişletici maliye politikası neticesinde ortaya çıkan bitçe açığına “yapısal bütçe açığı” yada tam istihdam bütçe açığı denir.

Benzer şekilde, ekonomi aşırı istihdamda olduğunda, tam istihdam seviyesine indirgemek için bu defa kamu harcamaları azaltılır, vergiler artırılır sonuçta bütçe fazlası ortaya çıkar.

Ekonomi aşırı istihdamda iken, tam istihdama indirgeyebilmek için uygulanan daraltıcı maliye politikası neticesinde ortaya çıkan bitçe fazlasına da “yapısal bütçe fazlası” yada tam istihdam bütçe fazlası denir.

sosyal ağlarda paylaşma



Benzer:

5 dişa açik ekonomilerde (DÖrt sektöRLÜ modelde) denge hasila düzeyiNİn belirlenmesi iconPlanlanan harcama, faiz orani ve hasila düzeyi; is-lm modeli

5 dişa açik ekonomilerde (DÖrt sektöRLÜ modelde) denge hasila düzeyiNİn belirlenmesi iconBaşlama ve durma komutlarına uyarak denge tahtasında ileri geri ve...

5 dişa açik ekonomilerde (DÖrt sektöRLÜ modelde) denge hasila düzeyiNİn belirlenmesi iconTÜRKİye ormancilar derneğİ’ne açik mektup

5 dişa açik ekonomilerde (DÖrt sektöRLÜ modelde) denge hasila düzeyiNİn belirlenmesi iconA- harcama Yetkililerinin Belirlenmesi

5 dişa açik ekonomilerde (DÖrt sektöRLÜ modelde) denge hasila düzeyiNİn belirlenmesi iconFİnans terimleri SÖZLÜĞÜ Açık Piyasa İşlemleri

5 dişa açik ekonomilerde (DÖrt sektöRLÜ modelde) denge hasila düzeyiNİn belirlenmesi iconDown By Law, CerModern Açık Hava Sineması’nda

5 dişa açik ekonomilerde (DÖrt sektöRLÜ modelde) denge hasila düzeyiNİn belirlenmesi iconHayat Bilgisi dersi öğretim programı konuları dört yılda işlenecek şekilde düzenlenmiştir

5 dişa açik ekonomilerde (DÖrt sektöRLÜ modelde) denge hasila düzeyiNİn belirlenmesi iconDers Araç ve Gereçlerinin Belirlenmesi

5 dişa açik ekonomilerde (DÖrt sektöRLÜ modelde) denge hasila düzeyiNİn belirlenmesi iconAÇik kuruma ayrilma, denetiMLİ serbestliK ve sair hususlar

5 dişa açik ekonomilerde (DÖrt sektöRLÜ modelde) denge hasila düzeyiNİn belirlenmesi iconMuhammed esed’İn mezhepleriN (DÖRT) dişinda kalan yorumlari çERÇevesinde...


Yasa




© 2000-2018
kişileri
d.ogren-sen.com