"word formation, prefixes, suffixes, idioms, idiomatic phrases, phrasal verbs, proverbs, antonyms, synonyms, confusing words, etc."


sayfa4/28
d.ogren-sen.com > Doğru > Evraklar
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   28

D)


Damp: (adj) nemli (clammy)

Damp: (v) nemlendirmek, ıslatmak (mute)

Dazzle: (v) göz kamaştırmak (impress)

Dazzling: (adj) baş döndürücü, göz kamaştırıcı (amazing, sparkling, impressive)

Debate: (n) tartışma (discussion)

Debate: (v) tartışmak, görüşmek (dispute, argue)

Deceit: (n) hilekarlık, kazık, kötüye kullanma (fraud, trickery, dishonesty)

Deceitful: (adj) hileci, dolandırıcı, güvenilmez (dishonest, deceptive, insincere)

Deceive: (v) aldatmak, kandırmak, kaybetmek (cheat, delude, mislay)
Decently: (adv) terbiyeli bir şekilde, düzgünce (respectively, properly)

Deceptively: (adv) aldatıcı şekilde (deceivingly, shrewdly)

Decisive: (adj) kesin, sonuca götüren, belirleyici (certain, conclusive, critical)

Decisively: (adv) kararlı bir biçimde, muhakkak, kesinlikle (resolutely, firmly, obstinately)

Decline: (v) reddetmek, küçülmek, sapmak (refuse, shrink, turn down)
Dedicate: (v) adamak, ithaf etmek, söz vermek (donate, devote, pledge)

Deduce: (v) anlamak, çıkarsamak, sonucuna varmak (conclude, infer, understand)
Defer: (v) ağırdan alma, erteleme (delay, suspend)

Deficiency: (n) yoksunluk, gereksinim, kusur, noksan, eksiklik, yetersizlik, açık, eksik, gerilik, hesap açığı (absence, default, defect)

Deforest: (v) ağaçları yok etmek, ormansızlaştırmak (disforest)

Delay: (v) gecikmek, ertelemek, mani olmak (suspend, postpone, hinder)
Deliberately: (adv) bilerek, isteyerek, kasti (intentionally, consciously, on purpose)

Deluge: (n) sel baskını (great flood)

Demolish: (v) yıkmak, tahrip etmek, yok etmek (destroy, pull down, flatten)

Demonstration: (n) gösteri, ispat, örnekleme (display, exhibition, illustration)

Demonstrative: (adj) kanıtlayan, belirtici, duygulu (expansive, emotional, indicate)
Denial: (n) inkâr, yalanlama, geri çevirme (refutation, contradiction, negation)

Denounce: (v) kınamak, suçlamak (implicate, accuse, blame)

Density: (n) kalınlık, yoğunluk, sıklık, sıkışıklık (denseness)
Departure: (n) ayrılış, değişiklik, gidiş (leaving, difference, loss)
Deplete: (n) azaltma, tükenme, boşaltma (empty, drain, exhaust, run down)

Deplete: (v) tüketmek, bitirmek (consume)

Deprive: (v) yoksun bırakmak (prevent, dismantle)

Deputy: (n) vekil, milletvekili (substitute, replacement)

Derelict: (adj) terk edilmiş, sahipsiz (abandoned, desolate, deserted)

Descend: (v) alçalmak, çökmek (drop, deteriorate, go down)

Describe: (v) betimlemek, vasıflandırmak, izah etmek (narrate, depict, identify)

Design: (v) tasarlamak, plan yapmak, çizmek (plan, draw up, visualize)
Desperately: (adv) umutsuzca, çaresizce, son derece (hopelessly, severely, badly, fiercely)

Despise: (v) hor görmek, küçümsemek (scorn, look down on)

Destination: (n) amaç, hedef, varış noktası (goal, target, end)

Destructive: (adj) yıkıcı, zararlı, tahrip edici (harmful, injurious, dangerous)
Detain: (v) alıkoymak, tutmak (hold up, retard, hinder)

Deteriorate: (v) bozulmak, kötüleşmek, fenalaşmak (decline)

Determination: (n) kararlılık, istikrar, azim (certainty, decision, assurance)

Determine: (v) belirlemek, tayin etmek, tanımlamak (settle, decide, find out)

Detest: (v) nefret etmek, tiksinmek (hate, loathe)

Detriment: (n) zarar, hasar, ziyan (damage, harm, disadvantage)

Devastating: (adj) yok edici, yıkıcı (crushing, mordant, savage)

Development: (n) gelişme, ilerleme, kalkınma (growth, improvement, advancement)

Devise: (v) tasarlamak, planlamak, icat etmek, bulmak (concoct, design)

Devote: (v) adamak, kendini vermek (dedicate, consecrate, give oneself)

Devout: (adj) içten, samimi, yürekten (sincere)

Dictate: (n, v) dikte (etmek) (command, rule) (push sb around/about)

Digest: (v) sindirmek, hazmetmek, kavramak (assimilate)

Dignity: (n) sakinlik (calm behavıour)

Dilemma: (n) ikilem (predicament, quandary)

Diligently: (adv) özenle, itinayla (carefully, meticulously)

Diminish: (v) azaltmak, küçültmek, eksiltmek (decrease, lessen)

Disaster: (n) afet, felaket, talihsizlik (catastrophe, calamity, misfortune)
Disconsolate: (adj) çok üzüntülü, kederli (ınconsolable)

Discourage: (v) cesaretini kırmak, hayâl kırıklığına uğratmak, gözünü korkutmak (warn, disappoint, deter)

Discourteous: (adj) kaba, saygısız (rude, impolite, disrespectful)

Discover: (v) keşfetmek, ortaya çıkarmak, rastlamak (find out, search out, identify)
Discrepancy: (n) çelişki (difference, dissimilarity)

Discretion: (n) ağız sıkılığı, basiret, erginlik (diplomacy, wisdom, prudence)
Disdainful: (adj) kibirli, küçümseyen (scornful, superior, proud)

Disembark: (v) karaya ayak basmak, inmek (land, arrive)

Disentangle: (v) genişlemek, gevşemek (loose, disconnect) )

Disillusionment: (n) gözünü açma, gerçekleri görmesini sağlama (disenchantment)

Dismantle: (v) sökmek, parçalamak, yürürlükten kaldırmak (take apart)

Dismay: (v) dehşete düşmek, korkmak (alarm, daunt, frighten)

Dismissal: (n) reddetme, af, azat (reject, disregard)

Disparaging: (adj) kötülemek, aşağı görmek (mocking, scornful, insulting)

Dispatch: (v) göndermek, transfer etmek, idam etmek (send, transmit, kill, execute)

Dispel: (v) dağıtmak, defetmek (disperse, drive out)

Dispersal: (n) dağılma, yayılma, dağıtım (dispersion)

Display: (v) göstermek, sergilemek, afişe etmek (show, wxhibit, put forth)
Disproportionate: (adj) orantısız, aşırı (unequal, uneven, excessive)

Dispute: (n) tartışma, ihtilaf, münakaşa, kavga (argument)

Dispute: (v) tartışmak, çekişmek, karşı koymak, itiraz etmek (debate)

Disrupt: (v) aksatmak, bozmak, dağılmak (disorder, intrerrupt, disorganize)
Distillation: (n) damıtma (distillment)

Distinction: (n) farklılık, ayrım (difference)

Distraction: (n) dikkat dağıtma, karışıklık (confusion)

Disturbance: (n) kargaşa, endişe, bozulma (disruption, disorder, interference)

Divert: (v) yön değiştirmek, ayırmak (deflect, redirect, avert)

Divulge: (v) ifşa etmek, açığa vurmak (disclose, reveal, leak)

Dominantly: (adv) baskın olarak, zorla, otoriter bir biçimde (principally, mainly, prevailingly)

Dotty: (adj) kaçık, çılgın (crazy)

Doubt: (n) şüphe, kuşku (suspicion, mistrust)

Downfall: (n) batış, çökme, düşüş (fall, ruin, collapse, destruction)

Drag: (v) çekme, sürükleme (pull, draw, haul)

Drain: (adj) atık, boş, lağım (empty, remove, evacuate, strain, exhaust, consume, leak)

Dramatically: (adv) dramatik bir şekilde (strikingly, significantly)

Draught: (n) kıtlık, kuraklık (dryness, shortage)

Drift: (v) sürüklenmek (float)

Drowsy: (adj) uykulu, uyku veren (sleepy, tired)

Dump: (v) boşaltmak, atmak (throw, empty out, drop)

Duplicate: (v) kopyasını yapmak (copy)

Duplication: (n) kopya, suret (duplicate)

Dwindle: (v) giderek azalmak (diminish, decrease)
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   28

Benzer:

\"word formation, prefixes, suffixes, idioms, idiomatic phrases, phrasal verbs, proverbs, antonyms, synonyms, confusing words, etc.\" iconNesne, phrasal verbs ‘ den sonra gelebilir, veya cümleyi iki kısma ayırabilir

\"word formation, prefixes, suffixes, idioms, idiomatic phrases, phrasal verbs, proverbs, antonyms, synonyms, confusing words, etc.\" iconWord sizi pek fazla zorlamamıştı. Biraz zaman ayırırsanız Word'ü...

\"word formation, prefixes, suffixes, idioms, idiomatic phrases, phrasal verbs, proverbs, antonyms, synonyms, confusing words, etc.\" iconDaughter in law in our provebs, idioms and manis *

\"word formation, prefixes, suffixes, idioms, idiomatic phrases, phrasal verbs, proverbs, antonyms, synonyms, confusing words, etc.\" icon1. Give broad transcriptions of the following words. (Ex. 42) 9 pts; 39 each) #

\"word formation, prefixes, suffixes, idioms, idiomatic phrases, phrasal verbs, proverbs, antonyms, synonyms, confusing words, etc.\" iconEger dosya ekini (word docx) aciyor da Bolum

\"word formation, prefixes, suffixes, idioms, idiomatic phrases, phrasal verbs, proverbs, antonyms, synonyms, confusing words, etc.\" iconYoung women who participate in sports exhibit the great associated...

\"word formation, prefixes, suffixes, idioms, idiomatic phrases, phrasal verbs, proverbs, antonyms, synonyms, confusing words, etc.\" iconİleri düzey ms office programları (Word, Excel, PowerPoint) ve Ağ bilgisi

\"word formation, prefixes, suffixes, idioms, idiomatic phrases, phrasal verbs, proverbs, antonyms, synonyms, confusing words, etc.\" iconResearch field of the submitted work Makale ile ilgili anahtar sözcükler...

\"word formation, prefixes, suffixes, idioms, idiomatic phrases, phrasal verbs, proverbs, antonyms, synonyms, confusing words, etc.\" iconAşağıdaki 10 adet tablo uygulamasını yapınız. (Her tablo farklı bir word belgesine yapılacak)


Yasa




© 2000-2018
kişileri
d.ogren-sen.com