Önce seçeneklere bakın ve eğer seçenekler kısa ise tümcede eksik olan bölümün ne olduğunu görün. Seçenekler uzun ise zaman kaybetmeyin. Soru tümcesini okuyun


sayfa8/45
d.ogren-sen.com > Doğru > Evraklar
1   ...   4   5   6   7   8   9   10   11   ...   45
Because anlamı taşıyan bu yapılar resmi durumlarda kullanılır.

Thomas is also guilty, insomuch as he knew what they were going to do.( ..., because he knew ...)

 

 

1.5. In that
 

KULLANIMI 
in that + tümce 

ÇEVİRİSİ 
-mEsI açısından/yüzünden, -DIğI için 

The evidence is invalid in that it was obtained through illegal ways.

 

 

1.6. Now that

Time Clause yapılarda ele alınan Now that ile aynı anlamı taşır.

1.7. (The reason) why
 

KULLANIMI 
(The reason) why + tümce + be + because/that ... 

ÇEVİRİSİ 
-mE("kişi eki")In(In) nedeni/sebebi ... (-dIr) 

The reason (why) they lost is that/because they did not know the rules.

 

 

 

She won't tell me the reason ..... she is leaving me!

A. how
B. when
C. which
D. whom
E. why

1.8. While
 

KULLANIMI 
while + tümce 

ÇEVİRİSİ 
hazır ... olduğuna göre/-mIş iken 

While you are in the kitchen, can you bring me a knife ?

 

 

2. TÜMCE İLE KULLANILMAYANLAR

2.1. Because of, Due to, Owing to, On account of
 

KULLANIMI 
because of / due to + owing to + on account of + ad  + (Ving) [1] / + my / his /.. + Ving [2] 

ÇEVİRİSİ 
Türkçeye because ile aynı şekilde aktarılırlar. 

Because of rain the rescue operation had to be stopped. [1]

 

 

Owing to his trying to save the situation, a scandal was prevented. [2]

 

 

2.2. Ving ...,

Önemli bir özellik:
 



Ving ile time ve reason anlatıldığı zaman, ana tümcenin ve yan tümcenin öznesinin aynı olması gerekir.

 
In any election campaign, we see that all the candidates promise to bring all essential facilities to the area, ......

A. bearing in mind the fact that it has a potential vote population
B. in that they were quite successful in bringing service
C. that has always been neglected by local politicians
D. which actually needed almost nothing other than a sewage system
E. whose political career depends on the leading party's policies


Seeing that it was likely to rain, he stayed in. (=Because / When he saw ...)

 

 

Knowing their tastes, she was able to bring a good gift. (=Because she knew ...)

 

 

Having completed the task, they had a break. (=Because / After they had completed ...)

 

 

2.3. Past participle (= V3)

Önemli özellikler:
 



Bu yapı edilgen özellik taşır. 

Past Participle ile time ve reason anlatıldığı zaman, ana tümcenin ve yan tümcenin öznesinin aynı olması gerekir.

 
Constructed according to my specifications, the building was able to withstand the earthquake. (=Because it was constructed ...)

 

 

2.4. With
 

KULLANIMI 
with + ad + Ving [1] 
with + ad + to + yüklem [2] 

ÇEVİRİSİ 
"var iken", -mekte iken, -DIğI için, -DIğIndEn ötürü 

With the exams coming, we have no time for a social life. [1]

 

 

With so many children to support, they both have to work. [2]

 

 

2.5. What with

Yukarıda ele alınan With yapısı ile aynıdır.

PURPOSE CLAUSE

1. (In order) to, so as to
 

KULLANIMI 
in order (not) to / so as (not) to + yüklem 

ÇEVİRİSİ 
yüklem + -mEk için 

To open the lid, turn it left.

 

 

They left the door open in order for me to hear what they were talking about.

 

 

She has to hurry in order not to be late.

 

 

So as to yapısının aşağıdaki örnekte görülen kullanımına sık rastlanmaktadır.

He never stayed in one place so long as to be recognised.

 

 

 

He has been studying ..... fail again.

A. to
B. because of
C. in order not to
D. in spite of
E. even if

2. In order that
 

KULLANIMI 
in order that + tümce 

ÇEVİRİSİ 
yüklem + -sIn diye / -mEk için 

The school closes early in order that the children can get home before dark.

 

 

3. For fear that
 

KULLANIMI 
for fear that + tümce 

ÇEVİRİSİ 
yüklem + -mEk /... olur + korkusu ile 

They left early for fear that they'd miss the train.

 

 

4. Lest

Resmi (= formal) nitelik taşıyan tümcelerde kullanılır.
 

KULLANIMI 
lest + tümce 

ÇEVİRİSİ 
yüklem + -mEmEk için / -mEsIn diye 

They checked the list again lest they should leave something behind.

 

 

RESULT CLAUSE

1. So (that), Such that
 

KULLANIMI 
so (that), such that + tümce 

ÇEVİRİSİ 
böylece, bu yolla, öyle ki, -sIn diye 

We announced the test results immediately so that those who failed wouldn't have to wait.

 

 

They had considered all the possibilities in preparing the leaflet, such that even the most inexperienced would be able to inform the candidates of the requirements for application.

 

 

Çok önemli bir özellik:
 



So that ile oluşturulan yan tümcede hemen her zaman bir yardımcı yüklem olur.

2. Thereby
 

KULLANIMI 
thereby + Ving

ÇEVİRİSİ 
böylece, bu yüzden, bu yolla, sonuçta 

Because he was so young and fiery, he drove the sport car at top speed, thereby deserving three different traffic tickets.

 

 

SIMILARITY CLAUSE

1. (Just) as
 

KULLANIMI 
(just) as + tümce [1] / it is/was/.. [2] 
Kimi zaman as yerine the way kullanılabilir. 

ÇEVİRİSİ 
gibi

She is a fine singer, just as her father used to be. [1]

 

 

In autumn, as (it was) in spring, there were floods. [2]

 

 

Bu yapı resmi (= formal) nitelik taşıyan anlatımlarda devrik yapı (= inversion) kullanılarak oluşturulabilir.

He was Catholic, as were most of his friends.

 

 

He believed, as did all his colleagues, in the supremacy of the institution he worked for.

 

 

 
..... it was expected, Peter won the game.

A. The same
B. As
C. Likewise
D. Similar
E. Contrary

Dikkat edilmesi gereken kullanımlar:
 



be that as it may = öyle oldu ki

such ... as

 
I had never had ..... terrible time ..... I had in that seaside hotel.

A. as / than
B. so / that
C. more / that
D. such / as
E. the most / as

2. Like
 

KULLANIMI 
like + ad / him/her/... ; like + tümce ( AmE) 

ÇEVİRİSİ 
gibi, benzer 

My sister isn't much like me.

 

 

 

Many tropical climate animals are facing the danger of extinction, ..... the panda.

A. as
B. as if
C. even if
D. like
E. similar

As ve like farkı:
 



as =olarak

like = gibi

 
I gave her a ring ..... a birthday present.

A. like
B. as
C. as if
D. such as
E. that

3. As if, as though
 

KULLANIMI 
as if, as though + tümce 

ÇEVİRİSİ 
(sanki) ... (-mIş) gibi 

You look as if you are about to cry.

 

 

 

We know that it may be wrong to treat a child as if he ..... an adult.

A. had been
B. has been
C. is
D. were
E. will be
 

As soon as I entered the room, I noticed that it looked ..... it hadn't been lived in for a very long time.

A. although
B. though
C. because
D. even if
E. in case

EXCEPTION CLAUSE

1. But (that)

Resmi (= formal) nitelik taşıyan anlatımlarda kullanılır.
 

KULLANIM 
but that + tümce [1] 
but for me/him/.. to + yüklem [2] 

ÇEVİRİSİ 
dışında, haricinde 

Nothing would stop them but that the President (should) make a speech. [1]

 

 

Nothing would stop them but for the President to make a speech. [2]

 

 

2. Except (that), excepting (that)
 

KULLANIMI 
except/excepting (that) + tümce 

ÇEVİRİSİ 
ama, fakat, ancak, haricinde, dışında 

We would most happily help you, except we are in need of cash.

 

 

3. Save that
 

KULLANIMI 
save that + tümce 

ÇEVİRİSİ
dışında, haricinde 

The company has lost almost all its possessions, save that they still hold a small share in a vast piece of land.

 

 

4. Only

Günlük konuşma dilinde kullanılır.
 

KULLANIMI 

only + tümce 

ÇEVİRİSİ 

fakat, ancak, ama 

I'd love to come, only I have no time.

 

 

COMMENT CLAUSE

1. Tanım

Tümce içinde paranteze alınmış bir fikir, yorum, yargı görevi üstlenen ifadelerdir. Tümce içinde altı değişik yapıda kullanılabilirler.

2. Tümce olarak

There were no applicants, I believe, for that job.

En sık kullanılan yapılar şunlardır.

God knows 

Tanrı bilir (ya)

Heaven knows 

Tanrı bilir (ya)

it grieves me to tell you 

üzülerek söylüyorum

it has been claimed 

iddiaya göre

it is reported 

bildirildiğine göre

it is rumoured 

söylentiye göre

it is said 

denildiğine göre/ denir ki

it is true 

şurası da doğru ki/ doğru olan şu ki

it may interest you to know 

öğrenmek ilgini(zi) çekebilir

it pains me to tell you 

üzülerek söylüyorum

it seems 

görünüşe göre, görünüşe bakılırsa

it transpires 

söylenildiğine göre

I admit 

bence de/ kabul ediyorum

I agree 

bence de/ kabul ediyorum

I ask myself 

diye sormaktayım

I assume 

sanırım

I believe 

bence/ sanırım

I can see 

gördüğüm kadarı ile

I claim 

bence

I consider 

bence

I daresay 

sanırım

I don't deny 

kabul

I doubt 

hiçsanmam ama/ pek sanmasam da/ korkarım

I expect 

umarım

I fear 

korkarım

I feel 

bence

I guess 

sanırım

I hear 

duyduğuma göre

I have heard 

duyduğuma göre

I have heard tell 

söylenenlere göre

I have no doubt 

hiç kuşkum yok

I have read 

okuduğuma göre

I have to say 

belirtmeliyim ki

I hope 

umarım

I imagine 

sanırım

I know 

bildiğime göre/ biliyorum

I may assume 

sanırım

I'm afraid 

korkarım

I'm convinced 

eminim/ inanıyorum ki

I'm delighted to say 

sevinerek söylüyorum (ki)

I'm glad to say 

sevinerek söylüyorum (ki)

I'm happy to say 

sevinerek söylüyorum (ki)

I'm pleased to say 

sevinerek söylüyorum (ki)

I'm sorry to say 

üzülerek söylüyorum (ki)

I'm sure 

eminim

I'm told 

bana anlatılana göre/ duydum ki

I must admit 

kabul/ itiraf etmeliyim ki

I must say 

söylemem gerekir ki

I must tell you 

anlatmam gerekir ki

I presume 

sanırım

I regret 

korkarım/ ne yazık ki

I regret to say 

üzülerek söylüyorum (ki)

I remember 

hatırlıyorum (da)

I see 

bence

I suppose 

sanırım

I think 

bence

I understand 

anlıyorum ki/ bence

I venture to say 

diyebilirimki

I wish 

umarım

I wonder 

acaba

mind you 

hatırlarsan(ız)

one hears 

söylenenlere göre

they allege 

iddiaya göre

they claim 

iddiayagöre

there is on doubt 

kuşkusuz

they say 

dediklerinegöre

you can see 

gördüğün(üz) gibi

you know 

biliyorsun(uz)

you may have heard 

duymuş olabileceğin(iz) gibi

you may know 

belki biliyorsun(uz)

you must admit 

kabul etmelisin(iz) ki

you realise 

anlayacağın(ız) gibi

you see 

gördüğün(üz) gibi

3. As + tümce

Türkçeye "yüklem + -DIğI gibi/kadarı ile" şeklinde aktarılabilir.

I'm working overtime, as you know.

En sık kullanılan yapılar şunlardır:

as everybody knows 

herkesin bildiği gibi

as it appears 

görünüşe göre

as it happens 

öyle oldu ki/ tesadüf bu ya

as (it) is common knowledge 

bilindiği gibi

as it may interest you to know 

öğrenmek isteyebileceğin gibi

as (it) often happens 

hep olduğu gibi

as it seems 

görünüşe göre

as it seems likely 

muhtemelen

as it transpires 

göründüğü gibi

as (it) was pointed out 

belirtildiği gibi

as (it) was said earlier/later 

anlatıldığı gibi

as I can see (it) 

gördüğüm kadarı ile/ bence

as I have said 

söylediğim gibi

as I interpret it 

bence/ bana göre

as I'm told 

duyduğuma göre

as I remember 

hatırladığım kadarı ile

as I say 

dediğim gibi

as I see (it) 

bence/ bana göre

as I take it 

bence/ bana göre

as I understand 

bence/ bana göre

as you know 

bildiğin(iz) gibi

as you may have heard 

duymuş olabileceğin(iz) gibi

as you may remember 

hatırlayacağın(ız) gibi

as you said 

dediğin(iz) gibi

as you say

dediğin(iz) gibi

as (it) was/seemed natural 

normal göründüğü kadarı ile, doğal olarak

as (it) was expected 

beklenildiği gibi

4. What ...

Türkçeye " ... olan şey/olan yan(ı)" ile aktarılabilir.

What was more upsetting, we lost our luggage.

En sık kullanılan yapılar şunlardır:

what is more surprising / upsetting / ...

işin en/daha (da) ... (olan) yanı ...

what is more to the point

dahası, üstelik, üstüne üstlük.

5. To + yüklem

Türkçeye "-cası, ... olmak gerekirse, ... olur ise" ile aktarılabilir.

To be fair, I lost the money.

En sık kullanılan yapılar şunlardır:

to be fair 

açıkçası

to be frank 

açıkçası

to be honest 

açıkçası

to be precise 

kesin konuşmak gerekirse/ tam olarak

to be serious 

ciddi olmak gerekirse

to be truthful 

açık konuşmak gerekirse

to put it briefly 

kısacası

to speak candidly 

açıkcası

6. -ing

Türkçeye "yüklem + -Er/Ir ise" ile aktarılabilir.

I doubt, speaking as a layman, that his views are our salvage.

En sık kullanılan yapılar şunlardır:

broadly speaking 

genelde/ genele konuşulursa

figuratively speaking 

örneğin/ genele konuşulursa

generally speaking 

genel anlamda/ genele konuşulursa

loosely speaking 

genel anlamda/ genele konuşulursa

putting it crudely 

kabaca anlatılırsa

putting it mildly 

kısacası

speaking frankly 

işin doğrusu

speaking generally 

genel anlamda/ genele konuşursak

speaking personally 

bence

7. Past participle (= V3)

Türkçeye "yüklem + -Il/-In .. ise" (= Edilgen) ile aktarılır.

Stated plainly, he has no chances of winning.

En sık kullanılan yapılar şunlardır:

put bluntly 

kabaca anlatırsak

put in another way 

diğer bir deyişle

rephrased 

diğer bir deyişle

stated quite simply 

basitçe anlatılırsa

worded plainly 

basitçe anlatılırsa

VERBLESS CLAUSE

Bu tür tümceler İngilizcede fazla kullanılmaz ve çeviri ya da sınavlar açısından önemli bir sorun oluşturmaz.

He waited, anxious for a reply. (= he was anxious for a reply)

 

 Tedirginlikle bir yanıt bekledi.

She was standing, a statue of innocence. (= she was like a statue of innocence)

 

 

Yüklem taşımayan yan tümce ayrı bir tümce gibi ele alınmalıdır. Çeviri işleminin de buna göre yapılması gerekir.

DİĞER YAPILAR

ARTICLE

1. TANIM: A(N) VE THE

Article birkaç noktada çeviri işlemlerinde ve sınavlarda sorun haline gelmektedir. A(n) (= Indefinite article) ve the (= Definite article) adlarla birlikte kullanılırlar.

Bu iki sözcüğün nasıl ve ne durumlarda kullanıldıklarına geçmeden önce, ad yapılarını incelemek yararlı olabilir.

2. SAYILABİLİR VE SAYILAMAYAN AD

Ad, sayılabilen ve sayılamayan olarak sınıflandırılabilir:

Sayılabilen (= countable) ad

a) Tekil (= singular)

cat, leaf, man, person, iron (= ütü)

b) Çoğul (= plural)

cats, leaves, men, people/persons, irons

Sayılamayan (= uncountable) ad

a) Somut (= concrete)

water, oil, sugar, iron (= demir)

b) Soyut (=abstract)

happiness, wealth, boredom

3. KULLANIM ALANLARI

A(n) sadece sayılabilen tekil adlar ile kullanılır. Kendisini takip eden ad sesli bir harf (a, e, i, o, u) ile söylenerek (yazılarak değil) başlarsa, an kullanılır.

an apple, an eagle, an iron, an orange, an umbrella

fakat

a university student

(u harfi "yu" olarak telaffuz edilmekte)

an hour

(sessiz olan h harfi telaffuz edilmemekte; {h}our)

The bütün adlarla birlikte kullanılabilir. Bir adın her zaman bir article alması gerekli ya da olanaklı değildir.

4. A(N) : KULLANILDIĞI YERLER

Önemli kullanım özellikleri:
 



A/an + sayılamayan ad  a kind of 
few + çoğul ad = az ve yetersiz 
a few + çoğul ad = az ama yeterli 
little + sayılamaz ad = az ve yetersiz 
a little + sayılamaz ad = az ama yeterli

4.1. Bilinmeyen ve önceden belirginleştirilmemiş

Herhangi biri, hangisi olduğu farketmez

I have never seen an elephant.

 

 Ben hiç fil görmedim.

We are looking for a person to help us in the home.

 

 

Sözü edilen şeyin, ait olduğu sınıfın/türün herhangi bir üyesi olması

A screwdriver is a tool.

 

 

Bu kullanımda çoğul ad da mümkündür.

Screwdrivers are tools.

Genel nesneler yerine belirginleştirilmiş nesneler kullanılması durumunda çoğul ad kullanmak gerekir.

Cars are parked at owners' risk. (Cars = Buraya parkedilen belirgin arabalar)

 

 

Tereddüte düşülmesi durumunda en iyisi çoğul ad kullanmaktır.

... de/başına

60 miles an hour

Three times a week

Ten pence a kilo

4.2. Bilinen fakat önceden belirginleştirilmemiş

Özel biri, fakat henüz belirginleştirilmemiş

I have found a good job at last.

 

 

She is a very old friend of mine.

 

 

A Mr Nash called to speak to you. (= Someone named Mr Nash ...)

 

 

Bir tür/örnek

We have a good climate.

 

 

What a strange man he is !

 

 

I have never heard such a thing !

 

 

Meslek

I am a teacher by profession.

 

 

To be a good MP, you must be a good speaker.

 

 

5. THE - KULLANILDIĞI YERLER

5.1. the + az önce/daha önce sözü geçmiş olan

"I've got an orange and some apples. Who wants the orange ?" "You have the orange and I'll have the apples."

 

 

5.2. the + belirginleştirilmiş ad

The dogs in our street are very noisy.

 

 

The Englishmen we met at the party knew a little Turkish.

 

 

5.3. the + eserde sözü geçen kişi(ler)/nesne(ler)

The Elephant and the Mouse

The Longest Day

The Mousetrap

5.4. the + tek olan şey

They toured the world together.

 

 

The earth goes round the sun.

 

 

She lives in the United States now.

 

 

5.5. the + superlative

the best/most recent/latest project

5.6. the + ordinal sayı

the first/last/next race

5.7. the + hayali bir türün/sınıfın temsilcisi olan tekil ad

The Panda is in danger of extinction.

 

 

The computer has replaced the typewriter in the office.

 

 

5.8. the + sıfat = o sıfat ile nitelenen grubun tümü

The young do not listen to the old. (= Young people do not listen to old people.)

 

 

Tekil kişiler için sıfat + person/man/.. kullanmak gerekir.

a / the young person / man / woman / ..

Farklı bir kullanım
 



the + police çoğul ad oluşturur.

5.9. the + yer adı = o yerin amacına uygun bir eyleme katılınmaması

She went to the prison (  mahkum olarak değil)

 

 

I would like to live near the sea.

 

 

5.10. the + yer = içinde bulunulan durumdan ötürü tanımlanabilen yer

Her insanın kendisine ait bir çevresi olduğu ve o kişinin o çevreye ait herşeyi tanımlayabileceği düşünülürse, o çevreye yakın olan bir kimse (akraba, arkadaş, aynı şehirli gibi) açısından da o çevre tanımlanabilir özelliktedir.

I must go to the bank

tümcesindeki the bank, konuşanı tanıyan bir kimse açısından belirgin bir bankayı niteler.

There is funny animal in the garden.

 

 

5.11. the + otel / tiyatro / sinema/.. adı

the Hilton

the Akün

Ayrıca

the theatre / cinema / opera / concert

5.12. the + çoğul yer adı

the Netherlands

the Azores

the United States

the Alps

5.13. the + sayılabilir bir ad içeren yer adları

Canal 
Channel 
Desert 
Gulf 
Islands/Isles 
Kingdom 
Mountain range 
Ocean 
Republic 
River 
Sea 
State(s) 
Straits 
Union

the Sues/Panama Canal 
the English Channel 
the Sahara (Desert) 
the Gulf, the Gulf of Mexico 
the British Isles, the Virgin Islands 
the United Kingdom 
the Rocky Mountains 
the Indian Ocean 
the Republic of Turkey 
the (River) Nile 
the Mediterranean (Sea) 
the Gulf States 
the Bering Straits 
the Union of South Africa

Yer darlığından ötürü haritalarda the genelde kullanılmaz.

5.14. the + milliyet belirten sıfat

the British

the English

the Spanish

Bazı milliyetlerden söz ederken, çoğul ad kullanılır.

(the) Russians / Arabs / Turks / Scots / ..

5.15. the + bilim ve teknoloji ile ilgili sözcük

I hate the telephone.

 

 

5.16. the + müzik aleti

I'd like to learn the guitar.

 

 

Caz ve pop terminolojisinde genellikle the kullanılmaz.

5.17. the + gazete adı

the Times

Dergi adları genelde the almaz.

Times (Magazine), Scala

5.18. the + A of B (A ve B birer ad)

the University of Oxford

5.19. the + gemi adı

The Queen Mary

5.20. the + space = bir alanda boş yer

He tried to park his car but the space was not big enough.

 

 

The kullanılmazsa space sözcüğü "uzay" anlamı taşır.

5.21. all the / the whole

a) all

all + the/ this/these/my/your/. + ad

all the time

all my life

all this confusion

all + çoğul ad ( every anlamında)

All Indian tribes were killed off. (Her bir ... .)

b) whole

my/your/the/this/.. + whole + ad

the whole life

my whole life

this whole confusion

whole + çoğul ad (complete, entire anlamında)

Whole Indian tribes were killed killed off. (= kimse sağ kalmadı)

the whole of + my/yourthe/this/that/. + tekil ad

the whole of the time

the whole of my life

the whole of this confusion

6. THE - KULLANILMADIĞI YERLER

6.1. A + B (A ve B birer ad)

Oxford University
London Bridge
Turkish Republic
Atatürk Airport

Bu yer adlarında the kullanılmamasının bir diğer nedeni de birer bölge ya da kişi adı taşımalarıdır.

6.2. türü / sınıfı temsil eden çoğul / sayılamayan ad

Pandas are in danger of extinction.

 

 

Sugar is bad for you.

 

 

Money can bring happiness.

 

 

6.3. yerin amacına yönelik eyleme katılma durumu

He was sent to prison for 2 years ( mahkum olarak).

 

 

He is a fisherman. He spends his time at sea.

 

 

6.4. ordinal sayı + yarışmada durum belirten ad / ödül

She won first prize for her essay.

 

 

The Irish contestant was in second place.

 

 

6.5. ünvan (+ kişinin soyadı)

I want to see the Captain, but Captain Smith.

 

 

Hello, Captain.

6.6. kıta, tekil ülke / şehir adı

Asia, Africa, South America, Great Britain, New York, Germany

6.7. tek dağ ve ada adı

Mount Everest

Cyprus, Long Island

6.8. göl adı

Lake Erie

6.9. preposition + ad

on time, for example, in turn, in harmony, at night.

Fakat

in the morning / afternoon / evening

ve

in/during/before/.. + (the) + autumn/spring/summer/winter

6.10. yüklem + ad

Artık birer terim haline gelmiş bazı yapılarda the kullanılmamaktadır.

yüklem + sayılabilir ad

to take place

yüklem + çoğul ad

to make friends

to shake hands

yüklem + sayılamayan ad

to make progress

to make love

1   ...   4   5   6   7   8   9   10   11   ...   45

Benzer:

Önce seçeneklere bakın ve eğer seçenekler kısa ise tümcede eksik olan bölümün ne olduğunu görün. Seçenekler uzun ise zaman kaybetmeyin. Soru tümcesini okuyun iconSİgortaliliğin tespiTİ davasi ( İşe Giriş Bildirgesinin Kuruma Verilmiş...

Önce seçeneklere bakın ve eğer seçenekler kısa ise tümcede eksik olan bölümün ne olduğunu görün. Seçenekler uzun ise zaman kaybetmeyin. Soru tümcesini okuyun iconGenel olarak tense nedir? Ne işe yarar? Olayın ne zaman gerçekleştiğini...

Önce seçeneklere bakın ve eğer seçenekler kısa ise tümcede eksik olan bölümün ne olduğunu görün. Seçenekler uzun ise zaman kaybetmeyin. Soru tümcesini okuyun iconÇek Kelimesi Ve Eğer Senet Türkçeden Başka Bir Dille Yazılmış İse...

Önce seçeneklere bakın ve eğer seçenekler kısa ise tümcede eksik olan bölümün ne olduğunu görün. Seçenekler uzun ise zaman kaybetmeyin. Soru tümcesini okuyun icon2- gözlerin kapalıysa neylersin güzel tabloyu, duymuyorsa kulağın...

Önce seçeneklere bakın ve eğer seçenekler kısa ise tümcede eksik olan bölümün ne olduğunu görün. Seçenekler uzun ise zaman kaybetmeyin. Soru tümcesini okuyun iconOrtada tek bir seminer vardır. İddianamenin de yasal kabul ettiği...

Önce seçeneklere bakın ve eğer seçenekler kısa ise tümcede eksik olan bölümün ne olduğunu görün. Seçenekler uzun ise zaman kaybetmeyin. Soru tümcesini okuyun icon1945 yılına kadar tek parti ile yönetilmiştir. Bu dönemde açılan...

Önce seçeneklere bakın ve eğer seçenekler kısa ise tümcede eksik olan bölümün ne olduğunu görün. Seçenekler uzun ise zaman kaybetmeyin. Soru tümcesini okuyun iconVatan ve milletimiz için tehlike; Dinde, Dinin propagandasında değil,...
Senin mektubunda benim istirahatimi ve eğer iktidarım olsa, benim Şam ve Hicaz tarafına gitmeme dair sizin hükûmet-i hazıraya müracaat...

Önce seçeneklere bakın ve eğer seçenekler kısa ise tümcede eksik olan bölümün ne olduğunu görün. Seçenekler uzun ise zaman kaybetmeyin. Soru tümcesini okuyun iconSorulari cevaplamaya geçmeden önce kitapçIĞinizin doğru olduğunu...

Önce seçeneklere bakın ve eğer seçenekler kısa ise tümcede eksik olan bölümün ne olduğunu görün. Seçenekler uzun ise zaman kaybetmeyin. Soru tümcesini okuyun iconSorulari cevaplamaya geçmeden önce kitapçIĞinizin doğru olduğunu...

Önce seçeneklere bakın ve eğer seçenekler kısa ise tümcede eksik olan bölümün ne olduğunu görün. Seçenekler uzun ise zaman kaybetmeyin. Soru tümcesini okuyun iconSorulari cevaplamaya geçmeden önce kitapçIĞinizin doğru olduğunu...


Yasa




© 2000-2018
kişileri
d.ogren-sen.com